Almanca Atasözleri 2012

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Meryem tarafından 17 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Almanca Atasözleri 2012
    Almanca Atasözleri



    Almanca Atasözleri 2012


    *Geteiltes Leid ist halbes Leid.
    Paylaşılan dert yarım derttir.

    *Nichts zu wissen ist keine Schande, nichts zu Lernen ist eine Schande.
    Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.

    *Auch wenn man einem Esel die Ohren abschneiden würde, würde er nicht zum Vollblutpferd
    Eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz:bazı insanlar da vardır ki kendilerine ne denli ceza verilirse verilsin asla gidişatlarını değiştirmezler.

    *Alte Liebe rostet nicht.
    Eski aşk paslanmaz:eek:lgunluk aşkları ile gençlik aşkları arasındaki farkı anlatır.

    *Liebe macht blind.
    Aşk kör eder

    *Der vollendete Pessimist würde verstummen und-Sterben.
    Tamamlanmış Karamsarlık Körleşir ve ölür.

    *Geteilte Freude ist doppelte Freude
    Paylaşılan sevinç iki katına çıkar

    *Wichtig ist, dass man nicht aufhört zu fragen
    önemli Olan Sormayı Hiç Bırakmamaktır

    *Spreche nicht jedes Wort aus, der Boden hat Ohren.
    Her sözü söyleme yerin kulağı var

    *Es ist nicht alles Gold, was glänzt.
    Her parlayan sey altin degildir:Güzel görünen herşey iyi değildir anlamındadır.

    *Geben is Seliger nehmen
    Vermek Almaktan Daha Hayırlıdır.

    *Eile mit weile.
    Acele işe şeytan karışır

    *Helte Ordnung Hüte Sie Denn Ordunung Spart Dir Sorg Und Müh
    Düzeni Tut Koru Onu Çünki Düzen Seni telaş Ve uğraştan Korur.

    *Auf jeden Regen folgt auch Sonnenshein.
    Her sağnak yağmurun arkasından, güneş açar.

    *Bescheidenheit ist eine Zier, doch weiter kommt man ohne ihr
    Kargalarla yarenlik eden güvercinin tüyleri beyaz kalır, ama kalbi kararır.

    *lobe den tag nicht vor dem abend
    tamamlanmamış bir iş için kararını verme

    *Jeder ist seines Glückes Schmied
    Eğitim özgürlüğe götürür.

    *Aus den Augen, aus dem Sinn
    Gözden uzak gönülden ırak


    *Arbeit ist Gebet.
    Çalışmak ibadet etmektir

    *Arbeit bringt Brot, Faulenzen Hungersnot
    iş, işi çeker

    *Wer zuletzt lacht, lacht am besten.
    Son gülen iyi güler

    *Arbeit zieht Arbeit nach sich
    Yemek pişirmek eski tavalar ile öğrenilir

    *Tränen lügen nicht
    Gözyaşları yalan söylemez

    *Auf alten Pfannen lernt man kochen
    Ağaçlar gökyüzünde yetişmez.

    *Bäume wachsen nicht in den Himmel
    Seni besleyen eli ısırma.

    *Beib nicht in die Hand, die dich füttert
    Eldeki serçe, damdaki güvercinden iyidir.

    *Besser den Spatz in der Hand, als die Taube auf dem Dach
    Tek gözlü olmak kör olmaktan iyidir.

    *Geteilte Freude ist doppelte Freude
    Paylaşılan bir acı yarıya iner.

    *In der Liebe und im Krieg ist alles erlaubt
    Savaş, barışın sağladığını yıkıp gider.

    *Man fasst den Wolf nicht am Ohr
    Kurt kulağından tutulmaz.

    *Ein Bauer zwischen zwei Advokaten ist ein Fisch zwischen zwei Katzen
    Balıklar oltayla, insanlar tatlı dille avlanır.

    *Bescheidenheit ist eine Zier, doch weiter kommt man ohne ihr
    Herkes kendi kaderinin demircisidir.

    *Jeder ist seines Glückes Schmied
    Kadeh içinde, derede boğulanlardan çok daha fazla insan boğulmuştur.