Allah'ın Doksan Dokuz İsmi

Konusu 'İslami Bilgiler' forumundadır ve Wish tarafından 3 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye

    Allah'ın 99 İsmi
    Allah'ın İsimleri
    Esmaül Hüsna

    [​IMG]

    Allah : Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan, yaratan, yapıp eden, ezeli, ebedi olan, eşsiz ortaksız kudret.

    Afüvv : Affeden, hataları ve günahları bağışlayan.

    Ahad : Zatında varlığında tek olan.

    Âhir : Sonu olmayan.

    A’lâ : En yüce.

    A’lem :
    En iyi bilen.

    Âlim :
    Tüm bilgilerin kaynağı olan, her şeyi gereğince bilen.

    Aliyy :
    Yüceliğin kaynağı ve sahibi. Ulu.

    Azîm : Ululuğun kaynağı ve sahibi, çok yüce.

    Azîz : Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi. Çok güçlü, çok onurlu.

    Bâri : Var eden, bir model olmaksızın canlıları var eden.

    Basîr :
    Görme gücünün kaynağı, en iyi şekilde gören. Her şeyi gören.

    Bâtın : Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan.

    Bedî :
    Var eden, yarattıklarını ahenk ve güzelliklerle donatan.

    Berr :
    İyilik ve lütfu sonsuz olan.

    Câmi : Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlukatı toplayan.

    Cebbâr :
    İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren.

    Ekrem :
    Cömertlerin cömerdi. Cömertliği sonsuz.

    Evvel :
    İlk. Başlangıcına zaman belirlemek söz konusu olmayan.

    Fâlık :
    Yarıp parçalayarak ortaya yeni bir şey çıkaran, tohum ve danelerin içinden yeni ürün çıkaran.

    Fâtır :
    Yaratan. Birtakım varlıkları yarıp parçalayarak yeni varlıklara ve yeni oluşlara vücut veren.

    Fettâh :
    Açan. Fetih ve zafer lütfeden. Kolaylık sağlayan.

    Gaffâr :
    Dilediğinde günahları beklenmedik şekilde affeden.

    Gâfir :
    Bağışlayıcı affedici.

    Gâfur : Sürekli bir biçimde günahları affeden.

    Gâlib :
    Her hal ve şartta galip gelen.

    Ganî :
    Zengin. Zenginliği sınırsız olan. Yanında herkesin yoksul kaldığı kudret.

    Haalik :
    Yaratan, var eden.

    Habîr :
    Her şeyden en iyi biçimde haberdar olan.

    Hâdî :
    Hidayet veren. Doğruya, iyiye ve güzele kılavuzlamada en yüce kudret.

    Hâfiy :
    Lütufkâr.

    Hâfız :
    Koruyan ezberinde tutan.

    Hafîz :
    Koruyup gözeten. Her şeyi kontrol ve gözetimi altında tutan.

    Hakîm :
    Tüm hikmetlerin kaynağı. Her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan.

    Hakk : Gerçeğin kaynağı ve belirleyicisi. Her yaptığı ve emri gerçeğe en uygun olan. Hakkın ve hukukun kaynağı ve belirleyicisi.

    Halîm :
    Davranışlarında yumuşak ve şefkatli. Sertlik ve katılıktan uzak olan.

    Hallâk :
    Yaratışı sürekli olan.

    Hamîd :
    Her türlü övgünün sahibi ve muhatabı olan.

    Hasîb :
    En iyi ve en hassas biçimde hesap soran.

    Hayy :
    Sürekli diri. Hayatın kaynağı. Kendisi için ölüm söz konusu edilemeyen.

    İlah : Tapılmaya layık tek kudret. Yüce, eşsiz.

    Kaadir : Kudretin kaynağı ve sahibi.

    Kaahir :
    Yarattıkları üzerinde hüküm ve egemenlik kuran.

    Kadîr :
    Gücü her şeye ulaşan, her şeyde hissedilen.

    Kâfî :
    Hem kendisine hem de yarattıklarına yeten. Kullarının her türlü istek ve ihtiyaçlarına cevap veren.

    Kahhâr :
    Gerçeği örtüp, buyruklarına karşı çıkan inkarcıları kahrı altında ezen.

    Karîb :
    Çok yakında olan. Kullarına şah damarlarından daha yakın olan.

    Kavî :
    Gücü bizzat kendinden olan.

    Kayyûm :
    Kudretin kaynağı.

    Kebîr :
    Tüm büyüklük ölçülerinin kavrayamayacağı şekilde büyük olan.

    Kerîm :
    Lütfu hep işleyen, cömert.

    Kuddûs :
    Tüm kutsallıkların kutsadığı, tüm varlığın tespih edip yücelttiği.

    Latîf :
    Gözle görülmeyen.

    Mâlik : Sahip olan.

    Mecîd : Cömertlik ve ululuğun kaynağı.

    Melik : Güç, saltanat ve yönetimin en yüce sahibi.

    Melîk : Güç ve saltanatı dilediği şekilde dağıtan.

    Metîn :
    Her hal ve tavır karşısında sebat ve dayanıklılığını koruyan. Güçlü, zorlu.

    Mevlâ : Koruyup gözeten, destek veren. Sevdiklerinin her hal ve şartta yanında bulunan.

    Mucîb : En iyi şekilde, en kısa zamanda cevap veren.

    Muhît :
    Her şeyi çepeçevre kuşatan.

    Muhyî : Yaratan, hayat veren. Ölüleri dirilten.

    Mukît : Yarattıklarının gıda sistemlerini, beslenme tarzlarını belirleyen ve her birinin gıda edinmesini sağlayan.

    Muktedir : Her şeye gücü yeten, kudretli.

    Musavvir : Şekil, renk ve desen veren. Görünüş kazandıran, görünüşü ahenkli kılan.

    Müheymin : Hükmü altında tutan. Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten.

    Mümin : Güven veren, vaadine güvenilen.

    Müsteân : Darda ve zorda kalanın başvurduğu yardım dilediği kudret. Kendisinden yardım ve destek istenen.

    Müteâl :
    Aşkın, yüce. İzzet, şeref ve hükümdarlık bakımından en yüce olan.

    Mütekebbir : Ululuk ve yüceliğin kaynağı olan. Kibre ve böbürlenmeye sapanları hizaya getiren.

    Nasîr :
    Yardım eden.

    Nûr :
    Işık. Işığın, aydınlığın, yol gösterişin, erdirişin kaynağı ve yöneticisi olan.

    Rab : Besleyip, terbiye edip eğiten.

    Rahîm :
    Rahmet ve merhameti sınırsız olan. Bağışlayan, esirgeyen.

    Rahman :
    Rahmeti sonsuz olan. Bağışlayan, esirgeyen.

    Rakîb : Kontrol eden, gözleyip gözetleyen.

    Raûf :
    Acıma, şefkat ve esirgemesi sınırsız olan.

    Refî : Yücelten, izzet ve şeref veren.

    Rezzâk : Yarattığı tüm varlıkların rızklarını fazlasıyla veren.

    Samed :
    Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz kudret.

    Selâm : Esenlik, barış ve mutluluğun kaynağı.

    Semî :
    En iyi şekilde işiten, duyan. Her şeyi işitip duyan.

    Şâkir :
    Şükredenleri duyup ödüllendiren.

    Şehîd : En yüce tanık. Her şeyi görüp gözetleyen.

    Şekur :
    Bütün şükürlerin yöneldiği kudret. Az iyiliğe çok mükâfat veren.

    Tevvâb : Tövbeleri çok kabul eden. Tövbe nasip eden. Kendisine yönelenlerin bu yönelişlerini karşılıksız bırakmayan.

    Vahhâb :
    Bağışı sınırsız olan. Sürekli ve sınırsız bir biçimde bağışta bulunan.

    Vâhid :
    Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan.

    Vâris :
    Bütün mülk ve saltanatların sonunda kendine teslim edildiği kudret. Dilediğini dilediğine mirasçı kılan.

    Vâsî : Varlığı sürekli genişleten. Yaratışı ve yarattıklarını dilediği şekilde artırıp genişleten.

    Vedûd : Sevginin kaynağı olan. Seven. Sevdiren. Tüm sevgilerin en son ve en yüce gayesi olan.

    Vekîl :
    Gücü ve yönetimi kullanan. Güvenilip dayanılan.

    Velî : Dost, yardımcı. Destek veren.

    Zâhir : Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında, kendisinden görülebilir izler, işaretler bulunan.


Benzer konu başlıkları: Allah'ın Doksan
Forum Başlık Tarih
İslami Bilgiler Allah'ın Doksan Dokuz İsmi Nedir? 26 Haziran 2010
İslami Bilgiler Allah'ın varlığının ayetlerle delilleri nelerdir 22 Nisan 2014
İslami Bilgiler Allah'ın İsim ve Sıfatları nelerdir? 9 Şubat 2014
İslami Bilgiler Allah'ın kullarından kesinlikle yapılmasını istediği şeyler 20 Kasım 2013
Haberler Ünlü Ateist Allah'ın Varlığını Kabul Etti! 23 Ocak 2013