Ali Rıza Acara Kimdir

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 17 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Ali Rıza Acara Biyografi
    Ali Rıza Acaraın Hayatı

    Ali Rıza Acara 1897 yılında Batum’un Yukarı Acara bölgesinde doğdu.Ali Rıza Acara Feyzizade Dursun Efendinin oğlu. İlk ve orta öğrenimini Yukarı Acara ve Batum’da medresede tamamladı. Eğitimine devam etmek amacıyla İstanbul’a geldi ve Medresetül Kuzat’ta okudu. 1916'da Medresetü’l Kuzattan mezun oldu. Ali Rıza Acara Birinci Dünya Savaşında Batum ve civarındaki direnişçiler arasına katıldı. Batum İslam Cemiyetinin kurulmasında etkin rol aldı. Birinci Büyük Millet Meclisi’ne Batum milletvekili olarak davet edildi, Batum’daki mücadeleleri nedeniyle meclise dört ay sonra girdi. Ali Rıza Acara, Batum dönüşü Trabzon’a uğrar ve Müdafa-i Hukuk Cemiyeti reisi Barutçuzade Ahmet ile ulemadan İbrahim Cudi ile görüşür, halka vaaz ve nasihatler vererek, milli mücadeleye katılmalarını teşvik eder.

    Ali Rıza Acara 6 Eylül 1920’de TBMM’ye katılır. Mecliste Dışişleri, Şeriye, Evkaf ve Adalet komisyonlarında çalıştı. Teşkilatı Esasiye Kanununda “Devletin Dini İslam”dır maddesinin girmesini temin eden takriri Ali Rıza Efendi imzalayıp verdi. 3 toplantı yılında Şeriyye komisyonu kâtipliğini yürüttü. Dönem içinde kürsüde ikisi gizli oturumda on beş konuşma yaptı. İki soru önergesi verdi.

    Ali Rıza Acara, hem meclis parlamento faaliyetlerine iştirak etti hem de cephedeki silahlı mücadeleye katıldı. Anadolu’yu şehir şehir gezerek, cami cami vaaz ve konferanslar verdi, halkı kurtuluş savaşına katılmaları yönünde teşvik etti. Yaklaşık 16 ay fiilen silahlı mücadeleye katıldı ve bir keresinde Gemlik dağlarında yaralandı. Cephede bulunduğu bir sırada İkdam gazetesinin muhabiri kendisiyle bazı sorular sordu. Bu sorulara verdiği cevaplar onun Allah’ın izniyle zafere olan inancını göstermiştir. İznik ile Mekece arasında Halid Paşa emrindeki kuvvetlere at üstünde vaaz eden Ali Rıza Bey’in şehadet ve şehitlik içeren heyecanlı vaazı sonucunda erlerden bazıları etkilenerek bayılmışlardı. O zaman gayet genç ve gür sesli idi. Heybetli, siyah sakallı ve ilim ve fazilet sembolü sarığıyla ruhlara mehabet ve heyecan vermiştir.

    Ali Rıza Bey, milletvekilliği sona erince Kocaeli-İhsaniye Köyünde bir süre çiftçilikle meşgul oldu. 1931’de Adalet Bakanlığından bir hâkimliğe atanması istemesi ile 2 Haziran 1931’de Uşak Mahkemesi Mülazımlığına tayin edildi. 6 Şubat 1935’te hâkimlikten istifa ederek 20 Haziran 1935’ten itibaren PTT genel müdürlüğünde avukatlık yapmaya başladı. 12 Ağustos 1938’de bu görevi de son buldu. Sonraki yaşamını Ankara’da avukatlık yaparak geçirdi. 11 Ağustos 1969’da vefat etti. Kabri Cebeci Asri mezarlığındadır. Ali Rıza Acara, evli olup 3 çocuk babası idi.