Alfabetik Esmaül Hüsna

'İslami Bilgiler' forumunda Masal tarafından 25 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Alfabetik Sırayla Esmaül Hüsna


    Alfabetik Sıraya Göre Esmaül Hüsna


    ........A.......

    Allah : Yaratan, yapıp-eden, ezeli, ebedi olan, varlığında başkasına muhtaç olmayan, eşsiz, ortaksız kudret.


    Afüvv : Affeden, hataları, günahları bağışlayan.


    Ahad : Zatında, varlığında tek olan


    Âhir : Sonu olmayan.


    A'lâ : En yüce


    A'lem : En iyi bilen


    Âlim : Tüm bilgilerin kaynağı olan, her şeyi gereğince bilen.


    Alim : Her şeyi bilen, bilgi bakımından eşi benzeri olmayan.


    Aliyy : Yüceliğin kaynağı ve sahibi. Ulu


    Azim : Ululuğun kaynağı ve sahibi, çok yüce


    Aziz : Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi. Çok güçlü, çok onurlu


    ........B........

    Bâri : Var eden, varoluşu kotarıp yöneten


    Basir : Görme gücünün kaynağı, en iyi şekilde gören. Her şeyi gören.


    Bâtın : Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan.


    Bedi' : Var eden, yarattıklarını ahenk ve güzellikle donatan.


    Berr : İyilik ve lütfu sonsuz olan. Eşsiz cömert.


    ..........C.........

    Câmi : Toplayan, bir araya getiren. Mahşer günü tüm insanları, hesap vermek üzere huzuruna toplayan.


    Cabbâr : Yapılmasına karar verdiği şeyi, dilediğinde zorla yaptıran.


    ........E..........

    Ekrem : Cömertlerin cömerdi, cömertliği sonsuz.


    Evvel : İlk. Başlangıcına zaman belirlemek söz konusu olmayan.


    .........F........

    Fâlık : Yarıp parçalayarak ortaya yeni bir şey çıkaran; tohumun ve dânelerin içinden yeni bir şey çıkaran.


    Fâtır (Fâlık) : Yaratan. Birtakım varlıkları yarıp parçalayarak yeni varlıklara ve oluşlara vücut veren.


    Fettâh : Açan. Fetih ve zafer lütfeden. Kolaylık sağlayan.


    .........G..........

    Gaffâr : Dilediğinden, günahları beklenmedik şekilde affeden.


    Gâfir : Bağışlayıcı, affedici.


    Gafür : Sürekli bir biçimde günahları affeden.


    Galib : Her hal ve şartta galip gelen.


    Gani : Zengin. Zenginliği sınırsız olan. Yanında herkesin yoksul kaldığı kudret.


    ............H............

    Haalik : Yaratan, var eden.


    Habir : Her şeyden en iyi biçimde haberdar olan.


    Hâdi : Hidayet veren. Doğruya, iyiye ve güzele kılavuzlamada en yüce kudret.


    Hafiy : Lütufkâr.


    Hâfız : Koruyan, her şeyi ezberinde tutan.


    Hafiz : Koruyup gözeten. Her şeyi kontrol ve gözetimi altında tutan.


    Hakim : Tüm hikmetlerin kaynağı. Her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan.


    Hakk : Gerçeğin kaynağı ve belirleyicisi. Her yaptığı ve emri gerçeğe en uygun olan. Hakkın ve hukukun kaynağı kaynağı ve belirleyicisi.


    Halim : Davranışlarında yumuşak ve şefkatli. Sertlik ve katılıktan uzak olan.


    Hallâk : Yaratışı sürekli olan. Yarattıklarında sürekli yeni boyutlar ve türler oluşturan. Yaratışındaki yoğunluk ve çeşitliliği izlemek mümkün olmayan.


    Hâmid : Her türlü övgünün sahibi ve muhatabı olan. Dilediğini, dilediği şekilde öven.


    Hasib : En iyi ve en hassas biçimde hesap soran. Tüm yarattıklarını ince bir hesaba uygun olarak var eden.


    Hayy : Sürekli diri. hayatın kaynağı. Kendisi için ölüm sözkonusu edilemeyen.


    .........İ.........

    İlah : Tapılmaya layık tek kudret. Yüce, eşsiz.


    ........K...........

    Kaadir : Kudretin kaynağı ve sahibi.


    Kaahir : Yarattıkları üzerinde hüküm ve egemenlik kuran. dilediğinde kahır ve baskıyla sindiren.


    Kadir : Gücü her şeye ulaşan, her şeyde hissedilen.


    Kâfi : Hem kendisine hem de yarattıklarına yeten. Kullarının her türlü istek ve ihtiyaçlarına, araya başkası girmeksizin
    cevap veren.


    Kahhâr : Gerçeği örtüp, buyruklarına karşı çıkan inkarcıları kahrı altında ezen.


    Karib : Çok yakında olan. Kullarına şah damarından daha yakın olan. Yakarış ve çağrıları duymada hiçbir aracıya, alete
    gerek bırakmayan.


    Kavi : Gücü bizzat kendinden olan. Gücünü kullanmada hiçbir buyruğa ve yönlendirmeye muhtaç olmayan.


    Kayyûm : Kudretin kaynağı. Kudretiyle her şeyi kıvamında tutan.


    Kebir : Tüm büyüklük ölçülerinin kavrayamayacağı şekilde büyük olan.


    Kerim : Lütfu hep işleyen, cömert.


    Kuddûs : Tüm kutsallıkların kutsadığı tüm varlığın tesbih edip yücelttiği. Tüm noksanlıklardan arınmış, tüm yüceliklerle
    donanmış olan.


    ............L............

    Lâtif : Gözle görülmeyen. Lütfu ve bağışı çok olan.


    ...........M.........

    Malik : Sahip olan.


    Mecid : Cömertlik ve ululuğun kaynağı, cömert ve ulu.


    Melik : Güç, saltanat ve yönetimin en yüce sahibi.


    Melîk : Mülk ve saltanatı dilediği gibi dağıtan.


    Metin : Her hal ve tavır karşısında sebat ve dayanıklılığını koruyan. Güçlü, zorlu.


    Mevlâ : Koruyup gözeten, destek veren. Sevdiklerinin her hal ve şartta yanında bulunan.


    Mucîb : En iyi şekilde, en kısa zamanda cevap veren. Kullarının istek ve yakarışlarına aracısız cevap veren.


    Muhît : Her şeyi çepeçevre kuşatan.


    Muhyî : Yaratan, hayat veren. ölüleri dirilten.


    Mukît : Yarattıklarının gıda sistemlerini, beslenme tarzlarını belirleyen ve her birinin gıdalanmasını yerli yerince
    düzenleyen.


    Muktedir : Gücünü, kendisi tarafından belirlenen ölçüler ve planlar dahilinde görünür hale getiren. Gücünden,
    yarattıklarına belli oranlarda nasip veren.


    Musavvir : Şekil, renk ve desen veren. Görünüş kazandıran, görünüşü ahenkli kılan.


    Müheymin : Hükmü altında tutan. Yarattıklarının, kendisi tarafından belirlenen ölçülere uygunluğunu denetleyen.


    Mümin : İnanan, güvenen. İnsana bir takım emanetler bırakan. Güven ve iman sunan. Kendisine iman edenlerle yakın ilişkiler içinde olan.


    Müsteân : Darda ve zorda kalanın başvurduğu, yardım dilediği kudret. Kendisinden yardım ve destek istenen.


    Müteâl : Aşkın, yüce. Akıl ve bakış ölçülerinin ulaşamayacağı boyutlarda olan.


    Mütekebbir : Ululuk ve yüceliğin kaynağı olan. Kibre, böbürlenmeye sapanları hizaya getiren.


    Nasir : Yardım eden. Yardım etmede yer, zaman ve sınırı kendisi belirleyen.


    ..........N..........

    Nûr : Işık. Işığın aydınlığın, yol gösterişin, erdirişin kaynağı ve yöneticisi olan.


    Rab : Besleyip, terbiye edip eğiten. Yarattıklarını belirlediği bir programa uygun olarak, birtakım hedeflere
    götüren. Tekâmülü programlayıp yöneten.


    Râhim : Rahmet ve merhameti sınırsız olan. Dünya hayatını buyruklarına uygun biçimde yaşayanlara, ölüm sonrasında özel rahmet sunan.


    Rahman : Rahmeti sonsuz olan. kendisine inanan-inanmayan herkese rahmet ve merhametinin tüm nimetlerini ayrım
    yapmaksızın sunan.


    Rakîb : Kontrol eden, gözleyip gözetleyen.


    Raûf : Acıma, şefkat ve esirgemesi sınırsız olan.


    Refi' : Yüceliğin sahibi ve tüm yüceliklerin dağıtıcısı olan. Dilediğini, dilediği makam ve yüceliğe çıkaran.


    Rezzâk : Yarattığı tüm varlıkların rızıklarını bol bol veren.


    Samed : Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz kudret.


    Selâm : Esenlik, barış ve mutluluğun kaynağı. Esenlik, barış ve mutluluğun nasıl sağlanacağını gösteren.


    Semî' : En iyi şekilde işiten, duyan. Her şeyi işitip duyan.


    ............Ş..........

    Şâkir : Şükredenleri duyup ödüllendiren. Kendisine şükredenlere teşekkür eden.


    Şehîd : En yüce tanık. Her şeyi görüp gözetleyen. İnsana, görüp gözetleme, tanıklık etme gücü veren.


    Şekûr : Bütün şükürlerin yöneldiği kudret. Şükredenlere daha fazlasını veren. Şükredenlere teşekkür eden.


    ............T.........

    Tevvâb : Tövbeleri çok kabul eden. Tövbe nasip eden. Kendisine yönelenlerin, bu yönelişlerini karşılıksız bırakmayan.


    .............V...........

    Vehhâb : Bağışı sınırsız olan. sürekli ve sınırsız bir biçimde bağışta bulunan.


    Vâhid : Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan. Kullarının, ibadet ve yönelişlerinde kendisine herhangi bir
    varlığı eş ve aracı tutmamalarını isteyen.


    Vâris : Bütün mülk ve saltanatların, sonunda kendine teslim edildiği kudret. Dilediğini, dilediğine mirasçı kılan. barış
    severleri mülk ve yönetime sahip kılmayı esas alan.


    Vâsi : Kudret ve belirişi süreçle açılıp saçılan. Varlığı sürekli genişleten. Yaratışı ve yarattıklarını dilediği şekilde artırıp genişleten.


    Vedûd : Sevginin kaynağı olan. Seven. Sevdiren. Sevme-sevilme ilişkisini kotaran. Tüm sevgilerin en son ve en yüce
    gayesi olan.


    Vekîl : Gücü ve yönetimi kullanan. Kendisine teslim olanlara vekalet eden. Son söz ve yetkiyi elinde bulunduran.


    Velî : Dost, yardımcı, destek veren. Kendisine inananların dostluğunu kabul eden. Kendisine inananların en güvenilir
    dost olarak yalnız kendisini kabul etmelerini isteyen.


    ........Z..........

    Zâhir : Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında kendisinden görünebilir izler, işaretler bulunan.