Akrep Burcu Şubat 2010

'Astroloji ve Burçlar' forumunda Aysell tarafından 3 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. Akrep Burcu şubat yorumları

    Aşk ve İlişkiler

    Filmin Tekrarı

    18 Ocak-10 Şubat tarihleri arasında Kova burcunda ilerleyecek Venüs gezegeninin etkisi hala devam etmekte. Doğal olarak Şubat ayına bu enerjiyi tekrar hatırlatarak başlamak istiyorum. Ancak sizler açısından ben Şubat ayını aşk anlamında geçen aya göre çok daha olumlu bulmaktayım. Bunu birazdan açıklayacağım. Şimdi gelin hep beraber geçtiğimiz aydan bu yana devam eden Venüs Kova burcu seyrinin etkilerini hatırlayalım. İlişkinizle bir yandan özgürlük ihtiyacınız yoğunken, diğer yandan duygusal açıdan güvende olmaya önem verebilirsiniz. Tabi ki bir ilişkinin uzun ömürlü olması için herşeyden önce partnerinizle aranızda belli bir sıcaklık oluşması veya böyle bir ortam oluşturulması lazımdır. Bu tarihler arasında ise, sizin ilişkinize bakış tarzınız ile, ilişkinizin kalitesi ve niteliği arasında belli bir gerilim oluşması mümkündür. Kimi Akrepler için bu dönem birkaç olasılığı içeriyor olabilir. Her Akrep burcu kişisi aynı olayları yaşamayacağına göre, her zamanki gibi bu olasılıkları sizlerle paylaşmamız en doğrusudur. Kimileriniz bu dönemde, eşiniz veya sevgilinizin üzerinizdeki baskısı nedeniyle özgürlüğünüzün kısıtlandığını düşünürken, bazılarınız huzur ve mutlu olmak için eşit paylaşımlar içinde olduğunuz bir kişiye ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir olasılık ise, üzerinizdeki ailevi yükümlülükler, sorumluluklar nedeniyle bir yuva kuramamanın, bir düzene kavuşamamanın sıkıntısını yaşayabilirsiniz.

    Daha önce boşanmış ve aile evine geri dönmüş veya kendine yeni bir düzen kurmuş Akrepler için de bu dönem biraz sıkıntılı geçebilir. Bir yandan hayatınızı yeniden düzene koyma ihtiyacınız, diğer yandan ailenin dul olmanız sebebiyle üzerinizdeki baskısı sıkıcı gelebilir. Kimilerinizde ise durum çok daha ilginçtir. İyi bir yuva kurmuşsunuzdur fakat eşinizin işi dolayısıyla birbirinizi göremiyor oluşunuz veya bu dönemde eşinizin yuvanızdan uzak oluşu nedeniyle sıkılabilirsiniz. En son olasılığımız ise, eşinizin çalışmıyor oluşu nedeniyle, sizin bu dönemde evinizin ihtiyaçlarını tek başına karşılamak zorunda oluşunuzdur. Yaşı genç olan kardeşlerimizin bu enerjinin anlamı ise, ilişkiniz nedeniyle ailenizin özgürlüğünüzü kısıtlaması ve bu dönemde size karşı belli bir mesafe koymalarıdır. Hangi durumda olursanız olun, bu tarihler arasında kendinizi arzuladığınız şekilde ifade etmek isteğiniz ön plandadır. yaşamınızı haklarınız çerçevesinde sürdürmek isteyebilir fakat sahiplenici ve kısıtlayıcı tavırlardan hoşlanmadığınız için bazı kişilerle aranıza mesafe koyabilirsiniz. Beraberlikler açısından zorlu bir süreç olacağını söyleyebilirim. Evet şimdi sıra geldi yorumun başında size bahsettiğim güzel enerjiye. Bazen kısa süreli ancak bizi motive edebilecek, içimizi ısıtacak bir desteğe ihtiyaç duyarız. İşte bahsedeceğim enerji aynen bu güzellikte.

    Bir Dilek Tutabilirsiniz

    11 Şubat-6 Mart tarihleri arasında aşk evinizde ilerlemeye başlayacak Venüs gezegeninin Balık burcu seyri son derece olumlu bir ilahi yardım gibi. Venüs Balık burcunda astrolojik olarak güçlü bir enerjidir. Platonik bir ilişki veya karşılıksız bir aşkın göstergesi olarak da önem taşıyabilir. Hatta kimilerinizde imkansız bir aşkın sizi çember içine alması anlamına da gelebilir. Bu durum her ne kadar zorlu gibi görünse de, bu enerji öylesine bir etki taşır ki, aşk uğruna çekilen her sıkıntı insana lezzetli gelebilir. Çünkü içinde fedakarlık, özveri ve güçlü bir sevgi isteği saklıdır. Bu enerji altında yaşanabilecek bir aşk biraz önce sözünü ettiğim gibi, aşık olmaya kendinizi oldukça hazır hissettiğiniz bir dönemi simgelediği için, karşınızdaki kişiyi gerçekçi bir gözle görememeniz anlamı da taşıyabilir. Sorunlarla boğuşmak öylesine sizi yormuştur ki, hayatı güzel yanlarıyla görmek isteğiniz daha da büyüdüğünden açıkçası bu dönemde karşınıza çıkabilecek bir kişinin eksileri, yanlışları veya olumsuzluklarından ziyade, size göstereceği ilgi ve sevgisi daha fazla hoşunuza gidebilir. İşte bu nedenle gözleriniz hep güzel yönleriyle onu görmekten yana bakabilir.
    Peki bu süreçte karşınıza çıkan kişi size ne kadar gerçek bir aşk sunabilir. Sevgisinde samimiyet ne kadar doğrudur derseniz, Venüs Balık burcu seyrinde güçlü olduğu için tabi ki şüphe duymanıza gerek yoktur. Yalnız kalıcılığı açısından şüphe duymanız gerekebilir. Çünkü Venüs etkisi altında yaşanan bir ilişki belki iyi niyetle başlayabilir ama devamında ya sizin veyahut onun bir sorunu çıkabilir. O nedenle bu dönemde yaşanan bir ilişki gerçek hayatla pek örtüşmeyebilir, fakat tadı damağınızda kalacak kadar güzel olabilir. Ben şunu yapmalısınız veya bunu yapmayın gibi astrolojik anlamda sizi sınırlamaktan yana değilim. Neye ihtiyacınız varsa bu enerji altında yaşamak istiyorsanız, sonuçlarını bilerek adım atmanız lazım. İlişkisi olanlar açısından bu dönemin anlamı ise, daha romantik ve birbirinize daha güçlü bir şekilde bağlanmanız anlamına gelebilir. Taraflar sorunlarını konuşmaktan ziyade, aşkı yaşamayı ve yaşatmayı daha fazla önemseyebilirler. Birbirlerinin problemlerinde yanında olabilir, her türlü özveriyi gösterebilir, karşısındaki kişiyi mutlu etmeye çalışabilirler. Bana göre bu dönem, ilişkilerdeki sevgi alışverişini yoğunlaştırıcı titreşimler içerebilir. Partneriniz size karşı daha sıcak ve duygusal davranabilir. Eksiklerinizi görmezden gelebilir ve size daha fazla sevgi sunabilir. Ayrıca bu dönem beraberliğinizdeki tahammül gücünüzün yükselmesi anlamı taşır. Ki bu durum gayet olumludur. İlişkisinde sorun olanlar için bu dönemin anlamı ise, biraz önce sözünü ettiğim gibi, problemlerin kulak arkası edildiği bir dönem olması nedeniyle herşeyi bir yana koyarak, birbirinize yönelmeniz anlamı taşıyabilir. Fakat burada dikkat edilecek nokta, geçiştirilen her durumun daha sonra yine karşınıza çıkacak oluşudur. Bunu da es geçmemek lazımdır.
    İş ve Kariyer

    Hayatta kalma dersi

    Ben Satürn gezegeninin Terazi burcundaki 2010 yılı etkisini bu sözle özetliyorum. Yıllık yorumları yazarken de buna benzer bir özetleme yapmıştım. Şubat ayının sizler açısından dikkate alınması gereken en önemli enerjisi, Satürn ve Pluto gezegenleri arasında oluşacak mücadeleci görünümdür. Bu görünüm 31 Ocak tarihinden itibaren hissedilmeye başladı. Yani siz bu yorumları okurken bu oluşum henüz bir günlük bir bebek. Doğal olarak ona fazlasıyla dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü bizi epeyce yoracak, terletecek, ancak ona ne kadar değer verirsek bizi o kadar mutlu edecek. Şimdi bu enerjiyi beraberce bir inceleyelim. Satürn Terazi burcunda iş ve özel ortaklık ilişkileri konusunda ders verici, aksayan noktaları gözden geçirmenizi ve düzenlemenizi sağlayıcı güçlü bir yansıma. Düzgün yürümeyen, eşit hak ve özgürlük olgusu çerçevesinde sürdürülmeyen bir iş veya özel yaşamınız varsa, bu tarihler arasında gerçekçi bir şekilde durumunuzu gözden geçirmeniz için size baskıda bulunacak olan enerjiniz. Peki Pluto Oğlak burcu sürecinin önemi nedir? Kişiyi dönüşümde bulunmaya, yenileştirmeye ve yapılandırmaya yönelten bu astrolojik güç, bunun tam tersini yapmanız halinde sizi oldukça zorlayarak bütün bunları gerçekleştirmeniz adına baskıda bulunan disiplinli bir öğretmene benziyor. Şimdi bu iki güç arasında biraz önce belirttiğim gibi, birbirlerine karşı bir gövde gösterisi başladı. Bu gösteri sizler açısından en başta gücün kontrollü kullanması gerektiğini gösteren bir uyarı niteliğinde. Bu uyarı, bir yandan dünyadan soyutlanma isteğinize neden oluyor diğer yandan tam tersine etrafınıza baskı uygulamanıza. Hani derler ya iki dağ arasında kaldım diye.İşte buna benzer bir durum.

    Bu baskı altında bir Akrep, onaylanmak ve güven duymak istiyor. Bu güven arzusu ister dışarıdan gelsin isterse kendi içinde oluşsun farketmez. Hayata inanmak ve desteklenmek istiyor. Bir tür teslimiyetçilik haline benzetiyorum ben bu durumu. Son zamanlarda hiç, sessizlikte mutlu olduğunuzu farkettiniz mi? Dış dünyadan soyutlanarak yaşamın anlamını kendi içinizde sorguladınız mı? peki bu sorgulamada gerçek bir mutluluğun bu dünyada bulunmasının imkansız olduğunu düşündünüz mü? Eğer bu sorulara evet diyorsanız, Satürn-Pluto gövde gösterisinin büyüsüne kapılmışsınız demektir veyahut bu gösterinin bir izleyeni. Peki birkaç soru daha sormaya devam ediyorum izninizle. Son zamanlarda, içinde bulunduğunuz şartların zorluğuna isyan ederek üzerinizde hakimiyet kurmaya çalışan insanlara ve durumlara ters tepkide bulunduğunuz oldu mu? Hatta ne oluyor bana böyle diyerek kendinize kızdığınız. Sanki ayağınızın altındaki yer oynuyormuş gibi bir hisle korktuğunuz. Eğer bu sorulara da evet diyorsanız bu zorlayıcı enerjinin etkisi sizin yaşamınızda başlamış demektir. Satürn ve Pluto gezegenleri arasındaki bu görünüm sırasıyla tüm Akrepleri yeni bir dönüşüme hazırlayan belki zorlayıcı ancak son derece önemli ve güçlü bir oluşumun ilk yansımaları arasında yer alıyor.

    Yukarıdaki sorulara verdiğiniz evet yanıtı veya hissettikleriniz sizi korkutmasın. Ancak doğru manada bir dönüşüm için şimdiden kollarınızı sıvamanız gerekiyor. Bu görünüm altında yapılması gereken, toprağın çömleğe dönüşmesi hali gibi, kişinin de yeri geldiğinde yanarak, pişerek olgunlaşması ve hayatına bir form kazandırmayı istemesidir. Eğer geçmişi geride bırakmak ve hayata güçlü bir yanıt vermek istiyorsanız benim size tavsiyem kendinize eziyet etmekten, acımaktan vazgeçmenizdir. Bu tür duygular insanı ilerletmediği gibi sağlık açısından oldukça rahatsız edici deneyimlerle başbaşa kalması demektir. Şu anda yaşadığınız sıkıntıları, tuhaflıkları, yaşamın size hazırladığını mı düşünüyorsunuz. Yani bunca insan arasında hayat gelip sadece size mi acı çektiriyor. Siz, seçilmiş ve her tersliğin üzerinde denenmesi gereken cezalılar mısınız? Ne alakası var. Kesinlikle böyle olmadığını biliyorsunuz. Öncelikle şu anki problemlerinize neden olan durumları ilk başa dönerek bir düşünün. Yanlış bir seçimde bulunmuş olamaz mısınız? Belki de hiçbir zaman karşılığı olmayan bir aşka tutuldunuz ve siz ısrarla gerçeği görmüyorsunuz. Bu yüzden de önünüze çıkan ve sizi gerçekten sevebilecek bir kişiyi engelliyorsunuz. Bu örnekleri çoğaltabilirim. Söz gelimi aşırı çalışıyor olabilir misiniz? veyahut size hiç uymayan bir işte yıllardır iki kuruşa talim ediyor ve ses çıkarmayı bile düşünmüyorsunuz. Hatta bu iyi niyetiniz diğerleri tarafından suistimal edildiği gibi işinizi kaybetmiş olabilir misiniz?

    Dostlarım öncelikle şunu biliniz ki, Pluto iletişimden tutun da, eğitim hayatınıza, çevrenizle olan bağlantınızdan yakın ilişkilerinize, kendinizi ifade edişinizden girişimlerinize kadar her konuda mükemmel bir enerjidir. Bu güç 2024 yılına kadar sizinle. Şimdi bu gücü kullanmak için yapılması gereken en önemli adım, öncelikle geçmiş defterleri kapamakla mümkündür. Önünüzdeki ışığı net olarak görebilmeniz için bu yorumu okuduğunuz şu an itibariyle lütfen ve lütfen, yeni bir başlangıç için önünüzde duran krizlerle, engellerle mücadele etmeye başlayın. Bunları kendinize işkence etmek için değil bilakis güç sağlamak adına yenmeyi kabul edin. Kendi üzerinizdeki hakimiyeti asla kaybetmeyin. Katılaşmış, kabuk bağlamış yaralarınızı deşmeyin. Eskiye ait olan ne varsa saplantılı bir şekilde sürdürmeye kalkmayın. Kendinize 2.5 yıllık bir hedef belirleyin. Ben bu hedefime ne olursa olsun varmaya kararlıyım demeyi bilin. Özellikle iş ortaklığı, sağlık, ilişki, yakın çevrenizle ilgili mevzularda takıntılı davranmayın. Bir sisteminiz ve planınız olsun. Bu sistem içinde hareket edin. Çalışın ancak eğlenmeyi de bilin. Aşk yaşayın ama acı çektirenini tercih etmeyin. Önüzdeki gelişime kapılarınızı kapamayın. Kendinizi hayattan izole ederek sanal bir dünyanın esiri olmayın. Bakın Jüpiter geçtiğimiz aydan bu yana aşk, yaratıcı ifade, sosyal hayat ve çocuklar gibi son derece uğurlu bir evde transitine başladı. Bu sizler açısından hakikaten güzel bir enerji. Bu etki sayesinde hayat size güzellikler sunmaya başladı. Tek sorun, Satürn gezegeninin eskiye ait olanları bırakmalısın, önündeki gerçeğe bakmalısın, yoksa baskılar ve olanaksızlıklar yüzünden kaybolup gideceksin diyen sesine kulak vermeniz gerekiyor. Madem elinizde Jüpiter ve Pluto gibi iki büyük güç durmakta. Neden hala ısrarla geçmişe takılı yaşamayasınız ki? Yapılması gereken gayet basit. Kendinizi ifade etmek, güçlü bir şekilde hayata yanıt vermek, bir hedef belirmek ve sağlıklı bir şekilde bu hedefi gerçekleştirmek adına canla başla güvenle ilerlemek. Bakın bunu yapmadığınız takdirde Jüpiterin rahmetinden yararlanmanız mümkün değil bunu bilesiniz.

    20 Aralık-10 Mart 2010 tarihleri arasında Aslan burcunda geri hareket yapacak Mars gezegeninin seyri yine durup durup karşımıza çıkıyor. Etki süresi devam ettiği için doğal olarak bize kendini tekrar hatırlatmakta. Şimdi gelin bu enerjiyi beraberce gözden geçirelim. Özellikle kariyer hayatınızla ilgili konularda sizleri kısıtlayabilecek ve kendinizi ortaya koymanızda güçlükler çıkartabilecek ancak geçmiş planların gözden geçirilmesi adına son derece yararlı bir süreçtir. Şimdi hangi alanlarda ve konularda etkili olduğuna bir bakalım. Mesleki kariyeriniz, toplumsal ün, şöhret ve saygınlığınızla ilgili durumlar, otoritelerle olan ilişkiniz(patronlarınız, ebeveynleriniz), sosyal itibarınız(statünüz), işverenleriniz, toplumsal açıdan tanınan güçlü yakınlarınız, yaşam hedeflerinizle alakalı girişimleriniz, yükselişiniz mesleki sorunlarınız, sosyal mevkiniz, mesleki ödülleriniz, toplumsal ifadeniz, profesyonelliğiniz. Gördüğünüz gibi bütün bu sıraladığımız alanlar son derece önemli. Peki bu geri harekette neler yaşanabilir. Başkalarının onayına ihtiyaç duyabilirsiniz. Hareketleriniz kısıtlanabilir. Tek başına kaldığınızı hissedebilir, kendi kendinizle mücadele edebilirsiniz. Sinirli tepkiler gösterebilirsiniz. Kendinizden şüphe edebilirsiniz. İhtiyaçlarınızı karşılamakta zorluk çekebilirsiniz. Saplantılı, aşırı gururlu, kibirli, kendini beğenmiş veya sıradışı davranabilirsiniz. Olayları gereğinden fazla abartabilirsiniz. Ve hepsinden önemlisi kendi kendinizle şüpheye düşebilirsiniz. Şimdi madem olabilecek bu yansımaların farkındayız. O zaman yapmamız gereken öncelikle kariyer hedeflerimizi bu geri hareket süresince gözden geçirmeli, yenilik anlamında kararlar almamalı, beklemede kalarak olayları daha geniş bir perspektiften gözlemlemeye çalışmalıyız. Böylece gücümüzü boş yere tüketmemiş oluruz. Ertelenmeler, gecikmeler veya tümüyle durgunluklar oluştuğunda sakin olmalıyız. Meydana gelişmelere, değişen koşullara temkinli yaklaşmalı ve sabırlı davranmaya çalışmalıyız. Kendimize olan güven duygumuzu kaybetmemeli, bekleme süresi olduğunun bilinci içinde durumları kendi akışı içinde değerlendirmeliyiz.