Akdeniz Defnesi

'Şifalı Bitkiler' forumunda Destina tarafından 12 Haziran 2009 tarihinde açılan konu


  1. Akdeniz defnesi, yemeklere lezzet kattığı gibi alternatif tıpta da birçok yararı vardır. Ayrıca Türkiye’nin tarım ihracatında önemli bir paya sahiptir.

    [​IMG]

    Tanımlaması

    Akdeniz’e özgü bir bitki olan defne, genelde 2-6 m boyunda bir çalı veya ağaçtır, ama boyu 10 metreyi bulabilir. Gövdesinin alt kısmı gri, üst kısmı yeşildir. Yaprakları 6–12 cm uzunlukta ve 2–4 cm genişliktedir. Yapraklar kokuludur, şekilleri mızrak ucu gibi, kenarları dalgalı, üst yüzleri koyu yeşil, alt yüzleri açık yeşıldir. Çiçekleri 1 cm çapında olup açık sarı veya yeşildir, sapın aynı noktasından 4-5 tanesi birden çıkarak birer öbek oluşturular. Bu çiçek öbekleri yaprağın yanında çift olarak açarlar. Ağaçlar erkek ve dişi olarak ayrılırlar. Meyvesi yaklaşık 1 cm çapında, içinde tek bir tohum barındıran siyah bir yemiştir. En büyük düşmanı yaprak bitidir.

    Kullanımı

    Defneden elde edilen defne yaprağı, yemeklerde tat vermek için kullanılmaktadır. Avrupa’da genelde önce kurutulur ve salça yapılırken beraberce pişirilir.

    Akdeniz defnesi, süs bitkisi olarak, özellikle süs bahçelerinde Akdeniz iklimi ve okyanus iklimi olan bölgelerde yetiştirilir. Dona çok duyarlı olduğu için daha soğuk yerlerde ise ev bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Defne bitkisinin kaynağı Doğu Akdeniz bölgesi olup oradan ılıman iklimli başka yörelere yayılmıştır.

    Defne yağı defne meyvelerini sıkarak elde edilen, 30°C’de eriyen bir yağdır. %95 yağ asitlerinden ve %5 esansiyel yağlardan oluşur. Yağ, en çok sabun üretiminde kullanılıp, bunun yanı sıra kozmetik sanayisinde cilt nemlendirici olarak kullanılır.

    Şifalı ot olarak romatizma, deri kızarıklıkları ve kulak ağrıları için kullanılır.

    Tıbbi literatürde defne yaprağının antioksidan, analjezik (ağrı kesici), antienflamatuar ve antikonvulsant (antiepileptik) yararlarının olduğu belirtilmektedir.


    Ekonomik boyutu

    Defne yaprağınin yıllık üretimi yılda 8 bin tondur, bunun yaklaşık %80′ı Türkiye’den kaynaklanır bu üretimden 8 milyon dolar gelir elde edilmektedir.

    İçeriği

    Defne yaprağı %1-3 esans yağlarından oluşur. Bu lipitler 1,8-cineole ve pinen, Terpen, Sesquiterpen, Metileugenol ve daha ufak miktarlarda α- ve β-Pinen, Phellandren, Linalool, Geraniol ve Terpineol. Defne yaprağının tat ve aroması büyük ölçüde eugenol adlı esansiyel yağdan kaynaklanır.

    Tarihçe ve mitoloji

    Akdeniz defnesi, Apollon’un simgesidir. Yunan mitolojisinde Apollon Dafni’ye aşık olur ama Dafni onu istemez ve ondan kaçar. Tam yakalanacağı sırada babası, nehir tanrısı Peneus onu bir defne ağacına dönüştürür. Ardından Apollon bu ağacı kendi ağacı ilan eder ve galibiyet, şarkı ve şiirlere adar. (Bakınız: Apollon ve Dafni)

    Antik Yunanistan’da ve Roma’da galipler ve şairler defne yapraklarından yapılma çelenk verilirdi, bu bir taç şeklinde giyilirdi. Modern olimpiyatların öncülü sayılan Pitik yarışmalarda defne tacın ödül olarak verilmesinin nedeni bu yarışmaların Apollon şerefine yapılmasıydı.

    Simgesellik

    Akdeniz defnesi, yaz kış yeşil kalır. Bu özelliği nedeniyle ölümsüzlüğün simgesidir.

    Antik Yunanistan’da bu ağaç Apollon’a adanmıştır ve galibiyetle elde edilmiş ölümsüzlüğü, ve bu galibiyeti sağlayan, kahramanlıkla birleşmiş erdemi simgeler. Kahramanlara, alimlere ve bilgelere verilen defne yapraklı tacın kaynağı budur. Gene Apollon’la ilişkili olarak, Apollon’un kehanet özelliklerine elde edebilmek için Delfi’teki kahinler de kehanette bulunmadan önce defne yaprakları çiğnerlerdi veya yakarlardı. Kahinlerden olumlu bir cevap elde edenler geri giderken bir defne tacı ile dönerlerdi.

    Orta Çağlarda üniversitelerde alimler defneden taç giydirlirdi. Tıp okullarında genç doktorların başına konan taçlar defne yaprakları ve meyvelerinden oluşurdu; Fransa’da üniversite diplomasının adı olan “baccalauréat” (Latince bacca laurea : defne meyvesi) burdana kaynaklanmaktadır.

    alıntıdır