Akdeniz bölgesinin örf ve adetleri

'Türkiye ile ilgili' forumunda anniccha tarafından 3 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Her yörenin kendine özgü çok çeşitli gelenek ve görenekleri vardır, bu gelenek ve görenekler o bölgenin insanının kültür mirasıdır Akdeniz bölgesinin de bir takım gelenekleri vardır İşte onlardan bazıları yazımızda sizler için anlatılmaktadır

    DÜĞÜN GELENEKLERİ

    Kız İstemede Mendil Düğümleme : Gelinlik çağına gelen genç kızlara çevrede dünürcü gelinir Bu dünürcüler bir tane olabileceği gibi aynı anda birden fazla da olabilir Kıza gelen dünürcülere kız babası düşüneceğini söyler Kız babası kıza doğrudan doğruya kiminle evlenmek istediğini soramadığı için bir kadın tarafından kıza kaç tane taliplisi varsa o kadar ayrı renkte mendil getirilir Bu mendillerin kime ait olduğu da söylenir Kızın kime gönlü varsa o kişiye ait mendili düğümler ve böylece kiminle evlenmek istediğini belirtir

    Düğün : Babası oğlunu çağırır,oğlan diz çökerek oturur Baba oğlum falan adamın kızını sana isteyeceğim,git kızı uzaktan gözet der Oğlan kızı beğenirse arkadaşlarıyla babasına haber gönderir Oğlan babası iyi konuşan ,ağzı laf yapan bir komşusu ile dünüre gider Oturup uzun uzun sohbet ederler Olan tarafı çekingen davrandığı için bir türlü konuya giremez Ziyaretin sonuna yakın komşusu Allahın emri üzeri Peygamberin Kavli üzeri oğlumuz falancaya sizden hısımlık diliyorum der Kız babası başını eğerek sonra cevap veririz biraz düşünelim der Daha sonra ikinci bir ziyaret gerçekleştirilir Geçen günkü sözümüz ne oldu diyerek söze başlanırKız babası yine başını eğerek cevap vermek istemez,düşünelim der Oğlan babası yine cevap alamadan geri döner Çünkü kız evi naz evidir Kız evine üçüncü ziyarette maddi duruma göre hediye (Baklava,çikolata) alınarak götürülür Oğlan babası bu kez biz geldik gitmeyiz,kuzu kurban kabul etmeyiz,bu kızı Allah yazdıysa gelin almak isteriz derEve getirilen hediye kız evi tarafından kabul edilirse oğlan evini görmeceye (kız ile oğlanın biribirini görmesi) çağırır Kız ile oğlan görüştükten sonra kız babası yakın bir akrabası vasıtasıyla kızının fikrini sorar Kız babam bilir derse gönlü var demektirBundan sonra söz kesilirArkasından oğlan tarafı nişan ister Nişandan sonra bir gün alırlar ve kızın evine kesene (Kıza altınını,elbisesini ve çeyizini götürmek)giderler Kesene kızın çeyizini evine serer Kesene Perşembe günü gider düğün cumartesi akşamı kına ile başlarKına gecesi gelinin tüm tanıdıkları ve arkadaşları gelerek gelini giydirip süslerler Gelin odaya gelince alkışlanır ve oturmadan oynatılırBundan sonra meydan genç kızlara kalır Ve uzun bir süre söyleşirler Birbirlerini överler,türkü söylerler Oyun faslı bittikten sonra sıra geline kına yakmaya gelmiştir Kına yakılmadan önce kız anasından şöyle izin istenir

    Kız mısırdan kınan geldi mi?
    Kız annesi duydu mu?
    Çağırın gelsin öz anasına
    İzin versin kınasına
    Geline kına yakmadan önce abdest aldırılırGenç kızlar tarafından büyük bir leğende kına yoğrulurYoğrulan kınanın üzerine mum yakılırKına ilk olarak ,annesi tarafından gelinin eline sürülürDaha sonra genç kızlar kına türküsünün eşliğinde birbirlerine kına yakarlar

    Gelin söyler:
    Ak elime mor kınalar yakarlar
    Baba evinden el evine atarlar
    Ana söyler:
    Var git kızım güle güle
    Göz yaşını sile sile
    Gelin söyler :
    Sabah erken kalkarım
    Elim kına yıkarım
    Anne,baba ve kardeşlerim artık sizi çok özlerim
    Kız anası söyler:
    Var git kızım güle güle
    Göz yaşını sile sile
    Oğlan tarafı Pazar günü gelin alıcı gelerek gelini alırlar

    DOĞUM GELENEĞİ

    Doğum ve Sonraki Törenler: Doğum öncesi akraba ve komşulardan tecrübeli ve yaşlı kadınlar evde toplanırAnne adayının yanında ayrılmazlarDoğumu en tecrübeli kadın yaptırırVe ömür boyu çocuğun ebesi olarak kalır

    Doğum gerçekleşince bebeğin göbeği kesilerek bağlanırZaman geçirmeden yıkanarak bir beze sıkı sıkı sarılır(Kundaklanır)

    Doğumdan sonra göbedelik töreni yapılırBu tören yapılırken maddi durumu iyi olanlar ziyafet verir ,iyi olmayanlar ise lokum ve büskivi dağıtırlar

    Ad verme:Ailenin en yaşlı erkeği çocuğu kucağına alarak kulağına ezan okuyarak ismini verir

    Tuzlama: Bebek doğduktan 3 gün sonra yakın komşularının ve akrabalarının toplandığı ev ortamında bebek bal karıştırılmış tuzla tuzlanır(Büyüdüğünde teni kokmasın diye)

    Diş Diricesi(Gölleme): Bebeğin ilk çıkardığı dişi gören ilk kişi çocuğa hediye alırVe diş diricesi (nohut ,mısır,fasulye ve buğdayın harşlanmasıyla yapılan yiyecek) pişirilerek gelenlere ikram edilirGelmeyenlere gönderilir

    Günümüzde ise gelişen teknoloji sayesinde bebeğin cinsiyeti, sağlıklı mı yoksa özürlü mü olduğu önceden belirlenebilmekte, hastanelerde hijyenik ortamda doğum yaptırılmaktadır

    YAYLA GELENEĞİ

    İklimi nemli ve sıcak olan ilçemizde tarımsal üretimin gelişmediği ve turizmin olmadığı dönemlerde hayvancılıkla geçinen yöre halkı hayvanların ilkbaharda otlak ihtiyacı için yaz yurduna Temmuz ve Ağustos aylarında başyaylaya Eylül ve Ekim aylarında da güzlüğe gitmektedirGünümüzde ise daha çok iklim ve nostaljik sebeplerle Mayıs Eylül ayları arasında yaylalara gitmektedirlerGeçmişte barınak olarak inler,kümeler,taştan yapılmış çivliklerde ikamet edilirken ve at ,deve ve eşeklerle yayla göçü gerçekleştirilirken günümüzde motorlu araçlarla ulaşıma elverişli yayla yolları günübirlik yayla gidiş-gelişine olanak sağlamış,yayla evleri kalıcı konut halini almıştırÇoğu yaylada elektrik ve su imkanı yaylalarda yöre halkının kentsel imkanlara kavuşmasını sağlamıştır

    İMECE GELENEĞİ

    Özellikle kırsal kesimdeki köylüler,köyün ortak işlerini imece usulüyle çözdükleri gibi ,birbirleriyle de kendi aralarında özellikle ekim ve hasatlarda yardımlaşma geleneği günümüzde de halen devam etmektedir
     



  2. Bende ilginç bir şey anlatayım. Manavgat yöresinde genç kızlar saçlarını hiç kestirmezlermiş. Böylece uzun saçları ile diğer bayanlardan hemen ayırt edilirlermiş. Evlenmeyi düşünen delikanlı bu düşüncesini ya annesiyle paylaşır yada arkadaşlarının babaları yoluyla babalarına haber yollarlarmış.
    Evlenmek isteyen delikanlı işleri gönülsüz yapar akşamları da eve geç gelmeye başlayınca aile durumu anlar ve harekete geçermiş.
    Bir başka gelenek yine çok ilginç oğlunu evlendirmek isteyen baba ya komşudan yada pazardan bir okka tuz alır ve "bu tuz bitene kadar aileme, akrabalarıma, hayvanlarıma, malıma ve mülkümez zarar gelmezse şu kişinin kızını oğluma alacağım" diye niyetlenir. Tuz bitene kadar bir sıkıntı yaşanmazsa kız istenirmiş :)