Akciğer Zarı İltihabı Tedavisi

'Hastalıklar' forumunda ZeuS tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Akciğer Zarı İltihabı Tedavisi nasıl olur?
    Başka bir hastalığa bağlı olarak gelişen ikincil akciğer zan iltihaplar, bu hastalığın gidişiyle yakından ilişkili olarak bazen aylar bulabilen bir süre sonunda iyileşir. Hastalık seyrek olarak kalp dış zarı iltihabı (perikardit), karın zan iltihabı (peritonit), akciğerde kan göllenmesi ve akciğer zan çevresinde apseleşme gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

    Tedavide belirleyici olan iltihabın nasıl iyileştiğidir. Biriken sıvı tümüyle geri emilirse akciğer açılır, akciğer zarı eski bütünlüğüne kavuşur ve solunum işlevinde hiçbir bozukluk görülmez. Ama olgulann çoğunda akciğer zan katmanlanndaki fibrin örtülerinin üzerinde bağdoku gelişimiyle zar kalınlaşır (pakiplörit); göğüs duvannda büzüşmeler ve mediyastinde çekilmelere yol açan büyük yapışıklıklar oluşur.

    Büyük yapışıklıklar solunum hareketlerini zorlaştınr. Öncelikle akciğer zan katmanlarının birbiri üzerinde kay-malannı engelleyerek hareketleri sınırlar, özellikle birbirinden uzak bölgelerdeki yaygın yapışıklıklar akciğerin soluk alma sırasında açılmasını zoriaştıra-rak göğüs kafesinin hareketini kısıtlar. Böylece solunum işlevi önemli ölçüde sınırlanabilir. Özellikle de göğüs boşluğunda geniş alanlann sert bağdokusuyla dolarak büzüşmesi ve esnekliğini yitirmesi (fibrotoraks) durumunda ağır kalp-dolaşım yetersizliği gelişir.

    Bu tür olumsuz sonuçların önlenmesi çok büyük ölçüde uygun tedavi türünün ve yönteminin seçilmesine ve tedaviye erken başlanmasına bağlıdır. Böyle karmaşık sorunlar bir kez ortaya çıkarsa cerrahi girişim kaçınılmaz olur. Akciğer zan iltihabının etkeni belirlendikten ve uygun tedavi seçildikten sonra hasta kesin olarak yatakta dinlenmeye alınır ve ağrı kesici ilaçlarla ağnsı önlenir. Günde 3-4 kez 0,5 gr lık dozlarda verilen aspirin ağnyı gidermeye yetebilir. Sıvı-fibrinli akciğer zan iltihabının tedavisi Önce verem ya da zatürree gibi hazırlayıcı hastalığın tedavisiyle sağlanabilir. Torasentezle her seferinde bir litreyi aşmamak koşuluyla birkaç kez sıvı boşaltılması, hastayı rahatlatıp iyileşme süresini kısaltabilir. Torasentezle bir litreden fazla sıvı alınırsa, az da olsa dolaşım yetersizliği ve akciğer ödemi gelişebilir. Ama hastada ileri derecede solunum güçlüğü yapacak kadar çok sıvı bi-rikmişse, göğüs drenaj sondası kullanılarak ve iyi denetlenen koşullarda bir litreden fazla sıvı boşaltılabilir. Biriken sıvının elden geldiğince büyük miktarlarda boşaltılması aynı zamanda sıvının bağdokuya dönüşmesini de engeller. Sı-vı-fibrinli akciğer zan iltihabının vereme bağlı olduğu düşünülüyorsa, akciğer veremi tedavisine ağırlık verilmelidir. Aynca ateşin yüksek olduğu evrede ve ateş düştükten sonraki altı hafta boyunca hasta yatakta dinlendirilir. Akciğer filmleriyle düzenli denetim hastalıktan sonra 3-5 yıl daha sürdürülmelidir. Yeterli tedavi görmeyen akciğer zan veremli hastalann büyük bölümünde 5 yıl kadar sonra akciğer veremi geliştiğinden tedavinin titizlikle tamamlanması çok; önemlidir. İrinli akciğer zan iltihabında torasentezle elden geldiğince erken aşamada irin boşaltılmalıdır; aşın sıvı birikimi ya da keselcşme varsa girişim kaburgalar arası aralıktan bir sondayla yapılabilir. Boşaltmanın ardından akciğer zan boşluğu bir litre kadar ılık fizyolojik serumla yıkanmalıdır. Sıvınm bakteriyolojik incelenmesi ile akılcı bir antibiyotik tedavisi planlanabilir. Anti-biyogram sonuçlan alınmadan önce akciğer zan boşluğuna torasentez iğnesinden 1.000.000-2.000.000 ünite penisilin hemen yerel olarak uygulanabilir, ama bunun için hastada penisiline karşı aşırı duyarlılık bulunmadığı kesinleştirilme-Hdir. Akciğer zan iltihabının iyileşme süresi birkaç ayı bulabilir. Hastalık etkeni verem basiliyse verem tedavisi iyileşme sonrasında birkaç ay daha sürdürülür. Bundan sonra da akciğer dokusunda verem başlaması olasılığına karşı hasta akciğer filmleri ve muayenelerle bir süre daha izlenir. İyileşme döneminde solunum alıştırmalan oldukça yararlıdır. Beslenmeye önem verilmeli bol ve çeşitli gıdalar alınmalıdır. Çok soğuk ya da nemli ve 800 m den yüksek olmayan dağ havası önerilebilir.

    Alıntı