Akarsu Birikim Şekillerinin Oluşmasında Hangi Faktörler Etkilidir

'Sözel Dersler' forumunda EyLüL tarafından 4 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Akarsu Birikim Şekillerinin Oluşmasında Hangi Faktörler Etkilidir
    Akarsu Birikim Şekillerinin Oluşması
    Akarsuların Aşındırma Şekilleri Nelerdir?

    AKARSULAR

    Yağışlarla yeryüzüne inen ve bir kaynaktan çıkarak bir yataktan akan suya akarsu denir. Akarsuyun doğduğu yere kaynak, denize yada göle döküldüğü yere ise Ağız denir. İkisi arasında kalan kısma ise Çığır adı verilir.

    Akarsuyun birim zamanda aldığı yola Hız adı verilir. Hız Muline ile ölçülür. Akarsuyun en hızlı aktığı yer orta kısmıdır. Akarsuyun bu hızında:

    a)Yatak eğimi

    b)Yatağın darlığı

    c)Suyun fazlalığı

    d)Sürtünme

    e)Vadinin biçimi

    f)Bitki örtüsü gibi faktörler etkilidir.

    Akarsuların en hızlı aktığı noktaların birleştirilmesi ile hız çizgisi ortaya çıkar.

    Talveg: Bir akarsu yatağının en derin noktalarını birleştiren eğriye denir.

    Akarsu Havzası: Bir akarsuyun kollarıyla birlikte sularını boşalttığı veya topladığı noktaya denir. Bu akarsu havzasının genişliği:

    a)Yağışa

    b)Akarsuyun boyuna

    c)Yüzey şekillerine

    d)Arazinin genişliğine

    e)Havzanın zemin yapısına göre değişir.

    Akarsular havzaları itibariyle Açık ve Kapalı olmak üzere 2 ye ayrılır. Eğer akarsu sularını denize boşaltıyor ise Açık, sularını denize ulaştıramıyorsa kapalı havza olarak adlandırılır. Bu durumun oluşmasındaki en önemli faktör yer şekilleridir. Çünkü kıyıya yakın olan yerlerde açık havza iç kısımlarda ise kapalı havza çok görülür. Bundan dolayı İç Anadolu bölgesindeki akarsuların büyük çoğunluğu kapalı havza iken Kızılırmak, Yeşil ırmak gibi akarsular açık havzadır. Dünyada kapalı havzanın en az olduğu bölge Avrupa en fazla ise Asya’da kapalı havzalar bulunur.

    Su Bölümü Çizgisi:

    İki akarsu havzasını birbirinden ayıran doğal sınıra denir. Genelde dağların yüksek kesimlerinden geçer. Karstik ve bataklık alanlarından geçtiği zaman bu çizgi belirsizdir. Su bölümü çizgisi kapma olaylarından dolayı genelde her zaman aynı yerden geçmez.

    Akarsuyun akımı(Debisi):

    Akarsuyun herhangi bir kesiminden bir saniyede geçen suyun m3 cinsinden değerine denir. Debiyi çeşitli faktörler etkiler:

    a)Yağış miktarı

    b) Sıcaklık

    c)Yatak eğimi

    d)Arazinin geçirimliliği

    e)Kar ve buz erimeleri

    f)Yer altı suları

    g)Bitki örtüsü

    h)Yağış türü

    i)Yükselti

    j)Bakı şartları gibi faktörler etkilidir.

    Akarsu Rejimleri:

    Akarsuyun yıl içinde göstermiş olduğu beslenme düzenine bağlı olarak yıl içinde göstermiş olduğu düzene denir. Yıl boyunca akarsu aynı düzeyde su taşıyor ise Düzenli, taşımıyorsa Düzensiz olarak adlandırılır.

    Rejimi Etkileyen Faktörler:

    a)İklim: İklimde yağış rejimi olarak bir düzen varsa o bölgenin akarsu rejimi de düzensizdir. Ama soğuk bölgeler hariç. Çünkü yağış rejimi düzenli olsa yani mevsimlerde almış olduğu yağış aynı olsa ama kışın kar yağışı gözlenmiş olsa kar hemen eriyip akarsuyu etkilemediği için rejimi düzensiz olur.

    b)Yağış şekli: Yağış şekli eğer kar ise rejim düzenli değil iken yağış yağmur şeklinde ise rejim düzenli olabilir.

    c)Yağış Rejimi: Birinci maddeye bağlı olarak değişir. Rejim düzenli ise akarsu rejimide düzenlidir. (Ekvator ve Ilıman Okyanus ikliminde olduğu gibi)

    d)Havzanın Genişliği: Havza geniş bir alandan su topluyor ise akarsuyun rejimi düzenlidir.

    e)Yerin Yapısı: Yer geçirimli ise bölgedeki akarsu rejimleri düzensizleşir.(Akdeniz Bölgesi)

    Türkiye’deki Akarsuların Özellikleri:

    Türkiye akarsu ağı bakımından çok zengindir. Bunun en önemli sebebi yer şekilleridir.

    Karadeniz’e Dökülenler: Kızılırmak, Yeşil ırmak, Çoruh, Barın, Sakarya

    Marmara denizine Dökülenler: Susurluk ve Gönen Çayı

    Ege denizine Dökülenler: Meriç, K. Ve Büyük Menderes, Bakırçay, Gediz

    Akdenize Dökülenler: Dalaman ve Manavgat çayı, Aksu, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Asi

    Ayrıca kaynaklarını ülkemizden alıp dışarı dökülen akarsular vardır. Bunlar:

    Hazar denizine: Aras, Kura, Arpaçay

    Basra Körfezine: Fırat, Dicle

    Çoruh: Karadeniz’e

    Asi ise Suriye’den doğup Ülkemize dökülür. Akarsularımızın özelliklerine gelince:

    a)Akarsularımızın akımı yağış azlığından dolayı fazla değildir.

    b)Dağlık ve engebelikten dolayı boyları kısadır.

    c)Yatak eğimi fazladır.

    d)Akış hızları fazladır

    e)Mekanik aşındırma fazladır.

    f)Akarsulardan ulaşım yönünden faydalanılmaz.(Bartın Çayı Hariç)

    g)Hidroelektrik üretimi fazladır.

    h)Rejimleri düzenli değildir.

    i)Yeni oluşmuş bir ülke olduğu için denge profiline ulaşamamıştır.

    j)Uzanışları yer şekillerine paralellik gösterir.

    k)Akarsularımız en çok, sulama, turizm, enerji üretimi ve içme suyu temininde kullanılır.

    l)Çok alüvyon taşıdıkları için geniş delta ovaları oluşmasına sebep olmuşlardır.

    AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

    Akarsu genel olarak aşındırma, taşıma ve biriktireme faaliyeti yaparlar. Bu çalışmaların hepsi bir coğrafyada olduğu gibi farklı coğrafyalarda da olabilir. Bu şekillendirici etkiler ise;

    1)AŞINDIRMA

    Aşındırma iki şekilde görülür.

    a)Kimyasal aşındırma: Akarsuların yatak içindeki kolay aşınabilen kayaçları aşındırmasıdır. Erime olayı sıcaklığın artmasına bağlı olarak en fazla Ekvator ve Orta kuşakta yazın olur.

    b)Mekanik Çözülme: Akarsuların taşımış olduğu moloz, çakıl ve taşların tabana ve yanlara yapmış olduğu aşındırmadır. Akarsular genelde fiziksel aşındırma yaparlar. Fiziksel aşınmanın etkin bir halde olabilmesi için:

    Su miktarının fazla olması

    Yatak eğiminin fazla olması

    Yük miktarının fazla olması

    Zeminin aşındırmaya karşı dirençli olmaması

    Bitki örtüsünün de zayıf olması gerekir.

    Fiziksel aşındırma 3 şekilde gerçekleşir.

    a)Derine Aşındırma: Akarsuyun yatağını düşey doğrultuda aşındırıp deniz seviyesine indirmesidir.

    b)Yana Aşındırma: Akarsuların akış hızının ve eğimlerinin azalmasına bağlı olarak yanlara doğru salınımlar yapmasıdır.

    c)Geriye Aşındırma: Akarsuyun en fazla su taşıdığı ağız kısmından başlayarak denize doğru yapılan aşındırmadır.

    Bir akarsuyun en büyük ideali deniz seviyesine inmektir. Akarsu deniz seviyesine indiği zaman aşındırma faaliyeti biter ve bunun yerine biriktirme faaliyeti başlar.

    AKARSU AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ

    1. Denge Profili: Akarsular yataklarını derine doğru kazmaları esnasında eğimi,akış hızı ve hızı azalır. Böylece akarsular taban seviyesine ulaşır. Bunun sonucunda kaynak ile ağız arasındaki iç bükey görünüme Denge Profili denir. Bu sayede:

    a)Yatak eğimi azalır.

    b)Akış hızı azalır.

    c)Biriktirme artar.

    d)Aşındırma azalır.

    e)Su potansiyeli azalır

    f)Enerji üretimi azalır

    g)Ulaşım ve taşımacılık yapılabilir

    Ülkemiz genç oluşumlu olduğu için denge profiline ulaşmamıştır.

    2. VADİ: Akarsular önce aşındırma yolu ile önce kendilerine bir yol açarlar. Zamanla bu yolu veya yatağı derinlemesine ve yanlamasına aşındırarak uzun ince bir çukurluk oluştururlar. Buna VADİ denir.

    Akarsuyun en önemli aşındırma şeklidir. Bunların oluşmasında :

    a)Arazinin yapısı

    b)Su miktarı

    c)Yük miktarı

    d)Oluşum süreleri etkilidir.

    Bu şartlara bağlı olarak vadiler 5 ‘e ayrılır.

    a)Çentik Vadi: Genç vadi adıyla da bilinir. Çünkü akarsuyun kaynak kısmına yakın yerde meydana gelir. Yana aşınma fazladır. V şekilli vadidir.

    b)Boğaz Vadi: Dar ve derin akarsu vadileridir. Genç vadi gurubundadır. Yamaçlar dik ve enine kesilmiştir. En kısa yoldan iki dağı birleştirdiği için köprü yapımında kullanılır. Yer şekilleri biliminde yarma vadi olarak adlandırılır. Küre(Kızıl ırmak) Yeşil ırmak(Canik dağlarında )Marmara’da Geyve, Gülek boğazı Diclenin Mardin eşiğinde Sakarya’nın Samanlı dağında olduğu gibi. U biçimli vadidir.

    c)Kanyon Vadi: Çözülebilir kayaçların olduğu yerlerde görülen basamaklı vadidir. Ihlara vadisinde ve Göksü vadisinde olduğu gibi.

    d)Yatık Yamaçlı Vadi: Farklı dirençteki oluşan vadidir. Akarsu eğiminin azaldığı yerlerde görülür. Desimetrik vadide denir.

    e)Alüvyon Tabanlı Vadi: Eğimin iyice azaldığı yerlerde görülen vadidir. Bundan sonra akarsu biriktirme faaliyetine başlar.

    3.KIRGIBAYIR(BADLANS TOPOGRAFYASI): Yarı kurak bölgelerde Tüf, mil gibi malzemeden oluşan kayaçlarda görülür. Üzerinde yürünmesi zor olan dilik dilik bir yapıya sahiptir. Arazi keskin sırtlarla birbirinden ayrılır. Türkiye’de özellikle Kapadokya bölgesinde görülür.

    4.DEV KAZANI: Farklı dirençteki kayaların bulunduğu yamaçtan aşağı inen akarsular düşmüş oldukları zeminin sertlik dercesine göre kayacı oyarlar. Bu oyma neticesinde oluşan çukurluklara Dev Kazanı denir.

    5. PERİBACASI: Volkanik arazilerde kolay aşınan fakat buna karşılık zor aşınan kayaçlarında bulunduğu yerde görülen şekillerdir. Burada aşınması zor olan kayaç aşınmaz ama alttaki kolay işlenen tüf işlenerek bacalı bir görüntüsü olan yapılar oluşur. Peribacasında rüzgar tepenin işlenmesinde dolaylı etkiye sahiptir.

    6. PENEPLEN(YONTUK DÜZ): Akarsularla birlikte diğer dış kuvvetlerin engebeli araziyi alındırmasının sonucunda hafif dalgalı bir görüntüye sahip olan Peneplenler ortaya çıkar.

    AKARSU BİRİKİM ŞEKİLLERİ

    Akarsuyun biriktirme yapabilmesi için:

    a)Eğimin azalması

    b)Akarsuyun gücünün azalması

    c)Akarsuyun hızının azalması

    d)Suyun azalması

    e)Yükünde artması gerekir.

    Bunlara bağlı olarak akarsu biriktirmesini şu şekillerde gösterebiliriz:

    1. BİRİKİNTİ KONİSİ: Dağların yamaçlarından inen materyallerin yamaçta eğimin azaldığı yerde birikmesiyle oluşur. Eğer malzeme ince yapılı ise yayılmaya bağlı olarak Birikinti yelpazeleri oluşur.

    2. OVA: Çevresine göre alçakta ve yüzeyi alüvyonlarla örtülmüş ve akarsularca da derine yarılmamış olan düzlüklerdir. Deniz seviyesinde olanlara çukur ova, yüksekte olanlara ise Yüksek ova olarak adlandırılırlar. Ovalar oluşumlarına göre 4’ye ayrılır.

    a)Dağ Eteği Ovası: Birikinti konilerinin birleşmesiyle oluşan ovalardır. En tipik örneklerinin İtalya’nın Pieonte bölgesinde görüldüğü için Piedmont ovaları denir.

    b)Dağ içi-Çöküntü ovaları: Graben ve dağ içlerinde oluşan ve çökmeyle birlikte ortaya çıkan ovalardır. Ege ve Doğu Anadolu’da fazladır. Gediz, Küçük ve Büyük Menderes,Bolu, Amik,muş ve Erzincan ovaları gibi.

    c)Taban Seviyesi: Aşındırmanın sona erdiği alanlarda alüvyonların geniş bir alana birikmesiyle oluşan ovalardır.

    d)Deltalar: Akarsuyun taşıdığı malzemenin denize biriktirilmesiyle oluşan Deltaya benzer ovalardır. Oluşabilmesi için:

    1.Akarsuyun belli bir büyüklükte olması gerekir.

    2.Yük miktarını fazla olması gerekir.

    3.Denizin derin olmaması gerekir.

    4.Gel-Git genliğinin az olması gerekir.

    5.Güçlü akıntıların olmaması gerekir.

    6.Dalgalar etkili olmamalıdır.

    Bu şartların meydana gelmesi durumunda delta ovaları oluşur.

    NOT: Sakarya’nın denize döküldüğü yerde güçlü akıntıların olmasından dolayı delta oluşmamıştır.

    NOT: Ülkemizde Gel-Gitin olmadığına en güzel kanıt ülkemizde Delta ovalarının olmasıdır.

    HEM AŞINIM HEM BİRİKİM ŞEKİLLERİ

    1.SEKİ: Akarsuyun aşındırma faaliyetinin bitmesi durumun da yatağında akmaya devam eden akarsuyun yatağında belli bir zaman sonra tekrar bir yükselme meydana gelmesi sonucunda oluşan basamaklı yapıya denir.

    2.MENDERES: Akarsuyun genelde birikim yaptığı fakat yılana benzer büklüm yapmaları esnasında çarptıkları yerde aşındırdıkları malzemeleri diğer taraflara biriktirmesiyle oluşan büklümlerdir.