aikido nedir

'Spor Gündemi' forumunda Dark tarafından 7 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. aikido teknikleri


    Aikido, Morihei Ueshiba (1883-1969) tarafından geliştirilmiş bir Japon savaş sanatıdır. O Sensei Ueshiba, yaklaşık 900 yıllık Daito Ryu Aikijutsu tekniklerini, kendi aydınlanma yolunda kazandığı anlayışıyla yoğurarak farklı bir savaş sanatı olan bugünkü aikido formunu ortaya koymuştur. Aikido, Japonya’da 20. yy’ın ilk yarısında doğmuş ve geliştirilmiştir. Ueshiba 19. yy sonlarında küçük bir kasabada doğmuş, çok küçük yaşlardan itibaren Budoya ilgi duymaya başlamıştır. Budoyu öğrenmek amacıyla tüm ülkeyi karış karış dolaşmış, devrin en büyük ustaları ile ilişki kurup onların öğrencileri olmuştur. Savaş sanatlarının tamamını kısa sürede öğrenmiş ve ustalık mertebesine ulaşmıştır. Özellikle KITO ve DAİTO RYU AİKİJUTSU sanatları ile ülkenin kılıç geleneğini sürdüren YANGU ailesi ustalarından öğrendiği KENDO (kılıç sanatı) son derece ilgisini çekmiş ve bu dallarda yoğunlaşmıştır. Judonun doğuşuna da tanık olmuş, gelişmesine çok katkıda bulunmuştur.

    Ancak bu genç adam her Budo dalında uzmanlaşmasına rağmen sürekli bir eksiklik duygusu içerisindeydi ve bu çalışmalardan tatmin olmamaktaydı. Sonunda kendini felsefeye ve daha sonraları dine verdi ve bir gün gerçeğe, aradığı noktaya ulaştı. Sevgi ve uyum, barış ve şefkatin "yol" u Aikido doğmuştu. Tamamen yeni olan bu öğreti, savaşlara karşı doğayı ve yaratıcının tüm varlıklarını korumaya yönelik, doğayla, evrenle bir bütün olma sanatıydı ve Budo’nun tamamının üzerinde yer almaktaydı. Aikido çok kısa zaman içinde tüm Japonya’da duyuldu ve yaygınlaştı. Şu sıralar Japonya da 1300′e yakın üniversitede ders ve bir spor branşı olarak okutulmaktadır.

    1. Dünya savaşında dahi yayılma hızı düşmeyen Aikido, savaştan sonra yakınlaşan Japonya-ABD ilişkileri ile ABD’ye, oradan da Avrupa’ya sıçramıştır. Batıda Aikido barışçıl ruhu, oryantal felsefesi ve bitmek tükenmek bilmeyen estetik teknikleri ve doğal egzersiz yöntemleriyle özellikle entelektüel kesimce ilgi görmüş ve hemen hemen tüm Avrupa ve Güney Doğu Asya ülkelerinde aynı hızla yayılmaya başlamıştır. Boyutları sadece düşmanı öldürmenin ötesine ulaşmış ve birçok öğeyi kucaklayarak günlük yaşama dönüşmüştür. Ölüm yollarından yaşam yollarına doğru geçiş yapmıştır. Gelişimi O’ Sensei Morihei Ueshiba’nın ölümünden etkilenmeksizin sürmüş ve sürecektir. Aikido, bugün pek çok dünya ülkesinde 7′den 70′e kadın, erkek ve de çocuklar tarafından yapılmaktadır.

    Tamamıyla fiziksel bir düzeyde bakarsak jiu-jitsu’dan türetilmiş bazı fırlatışlar ve eklem kilitleri ile kenjutsu kaynaklı atışlar ve bazı diğer teknikleri barındıran bir sanat sayılır. Aikido rakipleri yumruklamaya ya da tekmelemeye odaklanmaz. Onları kendi enerjilerini kullanarak kontrollerini ele geçirmeye ya da fırlatışlarla sizden uzaklaştırmaya önem verir. Statik bir sanat değildir, harekete ve hareket dinamiğine büyük önem verir.

    Daha yakından bakıldığında ise Aikido’yu uygulayanlar onda aradıklarını bulacaklardır; uygulamalı kendini savunma teknikleri, manevi aydınlanma, fiziksel sıhhat ya da zihinsel barış. O Sensei uyum ve barışın gelişimine büyük önem vermiş ve bu sanatın ahlakî ve manevî yönlerini vurgulamıştır. "Aikido"nun bir tercümesi "Ruhun Uyum Yolu" olarak yapılabilir. Bugün birçok stil ruhanî yönlerini farklı seviyelerde vurgulasalar da bu ilke Aikido için hâlâ geçerlidir. Her ne kadar barış ve uyumu arayan bir savaş sanatı bir paradoks olarak görülse de; bu, Aikido’nun en temel prensiplerinden biridir.

    Aikido’yu birçok şekilde özetlemeye çalışabiliriz ama hiçbiri tam olmayacaktır. Bu yüzden Aikido’nun herhangi bir önyargı olmaksızın kendileri için ne anlama geldiğini onu uygulayanlara bırakalım.

    DOJO KURALLARI

    1.) Tüm Uzakdoğu felsefesinde ve özellikle Japonya’da "saygı" kavramı çok önemlidir. Bu nedenle bir Dojo’ya girdiğinizde önce Dojoya, sonra oradaki insanlara selam vererek onlara saygınızı gösteriniz.

    2.) Temizlik yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir saygı göstergesi ve disiplin eğitimidir. Kendinizi ve Aikido elbisenizi daima temiz tutunuz.

    3.) Dojo temizliği, kişisel temizlikle eş değerdedir. Her çalışmadan önce veya sonra Dojo temizliğine katılınız. Bazı Dojolarda tatamiler (minderler) her ders toplanıp kaldırılır. Bu nedenle tüm öğrenciler minder taşımaya yardım etmelidir.

    4.) Çalışmaların başındaki ve sonundaki seremoniler, Aikido eğitiminin önemli bir parçasıdır. Her öğrenci, derse zamanında gelmekle yükümlüdür.

    5.) Tatamide uygulanacak tek oturma şekli SEİZA’dır. Bağdaş kurmak ya da başka bir şekilde oturmak yalnızca, hocanızın iznini alarak veya rahatsızlık durumlarında uygulanabilir. Ancak hiçbir zaman Dojoya yakışmayan saygısız biçimde olamaz.

    6.) Aikido bir savaş sanatıdır. Bu niteliği unutulmadan çalışılmalıdır. Çalışma alanı önemli bir neden olmadan, mecbur kalınmadıkça terk edilmemelidir. Çalışmaya ara vermek ya da bırakmak için mutlaka hocanın izni alınmalıdır.

    7.) Çalışmanın bölünmemesi ve dikkatlerin dağılmaması için cep telefonu, alarmlı saat vb. gürültülü cihazlar önceden kapatılmalı, derse geç kalınmışsa sessizce mindere çıkıp hocanın izni alınarak derse katılınmalıdır.

    8.) Hoca bir tekniği gösterirken, çalışma alanının kenarında oturun ve tüm dikkatinizle izleyin. Bu esnada konuşmak, başka yere bakmak, elbiseyle oynamak, yüzünü silmek vb. davranışlarda bulunmak doğru değildir. Bu durum hem diğer öğrencilerin, hem hocanın, hem de sizin dikkatinizi dağıtır. Hoca bir tekniğin bittiğini işaret edince hemen çalışmaya ara veriniz ve süratle çalışma alanını meşgul etmeyecek şekilde oturunuz.

    9.) Eğer hoca çalışma sırasında bir öğrenci ile özel olarak ilgilenirse, o bölümdeki öğrenciler çalışmaya son verip oturmalı ve hocanın açıklamalarını dikkatle izlemelidirler. Açıklaması bittikten sonra hoca arkasını dönmüş bile olsa selam verip çalışmaya devam etmelidirler.

    10.) Aksine bir şey söylenmedikçe tatamide bir yerden bir yere gidiş "ŞİKKO" ile yapılır. Şikko, seiza otururken, dizlerinin üzerinde yürümek suretiyle gerçekleşir.

    11.) Aikido öğrenme konuşma ile değil, kendini eğitime verme ve çok çalışma ile olur. Çalışma sırasında konuşma en az düzeyde tutulmalıdır. Hiçbir zaman ortada ilgisizce dolaşmayın, durup beklemeyin, her an çalışır durumda olun. Eğer sıranızı bekliyorsanız, seizada oturup çalıştığınız kişileri (başkalarını değil) izleyiniz.

    12.) Hocaya soru sorulması gerektiğinde (teknikle ilgili ya da izin almak için) kimseye engel olmayacak, dikkati dağıtmayacak şekilde yanına gidin ve selam vererek hocanın ilgilenmesini bekleyin. Cevabınızı aldıktan sonra yine selam vererek aynı şekilde yanından ayrılın. Hiçbir zaman işaretle ya da yüksek sesle hocayı yanınıza çağırmayın. En iyisi soru sormak için hocanın boş zamanını beklemektir. Hoca başkalarıyla ilgilenirken rahatsız etmeyin. (sakatlık vb. acil durumlar dışında) Eğer hoca öğrenciler arasında dolaşıyorsa, mümkün olduğunca yaklaşmasını bekleyin. Hoca meşgul ise ya da uzakta ise, tekniğin yapılışı ile ilgili olarak, size yakın eski öğrencilere (sempai) danışabilirsiniz.

    13.) Sempai’ler (eski öğrenciler), kohai’leri (yeni öğrencileri) dojo kuralları ve tekniklerin yapılışı konusunda uyarmak, bilgilendirmek ve yardımcı olmakla yükümlü ve yetkilidirler. Bu konuda kohailerin sempailere, sempailerinde kohailere itiraz hakkı yoktur.

    14.) Bir tekniğin yapılışı konusunda sempailerinizle veya hocanızla hiçbir zaman tartışmayın, onlara karşı gelmeyin. Eğer çalıştığınız kişi sizinle aynı düzeyde ve bir hareketin en temel ve kesin noktalarında bile hata yapıyorsa, konuşarak değil hareketin doğrusunu yaparak yol gösterebilir ya da karşınızdaki kişinin onurunu zedelemeyecek şekilde hocadan, o hareketi sizinle çalışmasını isteyerek hatalarını görmesini sağlayabilirsiniz.

    15.) Unutmayınız ki hoca sizden muhakkak ki daha deneyimli ve bilgili kişi olarak size bildiklerini aktarmaktadır. Bu nedenle anlamsız ya da vakitsiz sorular sormak yerine öncelikle kendinizi yaptığınız işe vermeli, hocanın gösterdiklerini sorgulamadan en iyi şekilde uygulamaya çalışmalısınız. Ancak zamanı geldiğinde, kendi kendinize tüm sorularınızın cevabını bulduğunuzu göreceksiniz.

    16.) Aikido dersine katılmanızı engelleyecek hafif sağlık sorunlarınız olduğunda (grip, sakatlanma, ameliyat sonrası, ilaç ya da alkol alma gibi) ya da derse katılamayacak kadar geç kaldığınızda hocanın iznini alarak dersi izlemelisiniz. Dersi izlemek de, derse girmek kadar hatta bazen daha da fazla öğretici olabilir. Derse hiç gelmemek yerine, dojoya gelip dersi izlemelisiniz.

    17.) Devamsızlık halleri önceden hocaya bildirilmeli ve izin istenmelidir.