aıds günü

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda şeker2 tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. DÜNYA AIDS GÜNÜ (1 Aralık)


    1 Aralık Dünya AIDS günü ve izleyen günler hastalığın işlendiği bir hafta olarak anılıyor. Dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen ve 22. Yüzyılla birlikte Afrika başta olmak üzere geri kalmış ülkelerde ortalama yaşam süresinin 30'un altına düşebilme beklentisinden olsa gerek ülkemizde de konu ilk kez ciddiyetle ele alındı.

    Tarih boyunca her yüzyılın kendine has bir salgına tanıklık ettiğini görüyoruz. Christopher Colombus Amerika'dan döndükten hemen sonra Fransız ordusu Napoli'yi işgal edince şehir bir salgına yakalanmıştı. Fransızlar buna Napoliten Hastalığı, İtalyanlar ise Fransız Hastalığı adını vermişlerdi. Aynı yıllarda benzer bir salgın Kuzey Hindistan'da da görülmüş, bu kez Müslümanlar Hinduları, Hindular da Müslümanları suçlamaya başlamışlardı. Ama çok kişi Frenginin Avrupa'ya Colombus'un gemileriyle ulaştığını söylüyordu. Frengiye yakalananlar tarih boyunca lanetlendiler. Ne de olsa cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalıktı. Etken olan mikrobun belirlenmesi için 20. Yüzyıl beklenecekti.

    18. yüzyılda beliren Tüberküloz, tamamen aşağı sınıfın hastalığı olarak bilindi. 19. yüzyılda Yahudilerin bu hastalığa genetik olarak dirençli olduğu iddia ediliyordu.

    Yine o yıllarda ortaya çıkan Gut Hastalığı ise yüksek sınıfın bir rahatsızlığıydı. Kolera ise Asya'nın Avrupa'nın başına bela ettiği bir hastalıktı. Tamamen geri kalmış toplumlarda görülüyordu.


    20. yüzyıl başlarında beliren Kanser ise sigara ile oluşmaktaydı. Dolayısıyla sigara içenler toplum için birer hastalık kaynağıydı. Hitler Kanserin Ari ırkı zedelemek için özellikle oluşturulmuş bir hastalık olduğunu bile iddia etti.

    1980'lerde ortaya AIDS çıktı. Önceleri bir çeşit homoseksüel hastalığı olarak biliniyordu. Kökeni Afrikalılar veya Haitililerdi. Allah'ın günahkârlara verdiği bir ceza olmalıydı. Ama hastalık Amerika ve Avrupalıların da başına bela olunca işin rengi değişti. Yine dünyayı kurtarma görevi onlara düştü. Dünya Sağlık Örgütü AIDS için seferber edildi ve Ocak 1999'da 'Hangi ülkeden gelmiş olursa olsun HIV/AIDS ile yaşayan insan sınır dışı edilemez, aşağılayıcı muamele ya da ayrımcılık uygulanamaz' diye bildirge bile yayınladı. 2002 Raporunda ise her gün 6000 yeni gencin bu hastalığa yakalandığı ve bu yıl toplam 68 milyon yeni hasta beklendiği belirtildi. Halen dünyada 40 milyon kişinin HIV (+) olduğu ve %95inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.
     



  2. AIDS İLE MÜCADELE DERNEĞİ
    Ülkemizde AIDS ile mücadele etmek için kurulan ilk dernek AIDS ile Mücadele Derneğidir(1991). 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına dernek olarak onaylanmıştır. Genel Merkez İzmir’dedir. Birçok gönüllü çalışanımız vardır.
    Diyoruz ki! Çekinmeden, utanmadan bilgilenin. AIDS ile Mücadele Grupları kurun, bilgilenin,
    sorularınızı derneğe yazın, telefonla arayın veya gelip tartışın. Dergimizde yayınlanmak üzere,
    AIDS hakkında resim, karikatür, şiir veya yazı gönderin. Derneğin internet sitesi: Aids i Resmi Web Sitesi dir.

    AMAÇLARI
    AIDS bulaşından korunmak için toplumu eğitmek.
    Özellikle riskli annelerin AIDS’li çocuk doğurmamaları için her türlü eğitimi yapmak.
    Okullarda (ortaokuldan itibaren) AIDS eğitimini yerleştirmek.
    AIDS tanı yöntemlerini yaygınlaştırmak.
    AIDS’li hasta veya taşıyıcıların haklarını korumak ve yardımcı olmak, toplumun dışına
    itilmelerini önlemek.
    Kongre,sempozyum,paneller organize etmek.
    Yurtdışı AIDS yayınlarını izleyip Türkiye için önlemler almak.
    Değişik meslek gruplarında çalışanlara (doktor, diş hekimi ,hemşire, laboratuar çalışanları,
    öğretmen vb.) kurs açıp onların AIDS EĞİTİMCİSİ ve DANIŞMANI olmalarını sağlamak.
    AIDS HAKKINDA BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

    AIDS tehlikelidir, aşısı yoktur!
    Öldürür, kesin tedavisi yoktur!
    Sınır tanımaz; IRK, CİNS, YAŞ ayrımı yapmaz!

    HANGİ YOLLARLA BULAŞMAZ ?
    AIDS günlük normal yaşam aktivitesi ile bulaşmaz. Örneğin;

    El tutmak,
    Sarılmak,
    Aynı evde beraber yaşamak,
    Aynı okula gitmek,
    Ortak giysi, çamaşır kullanımı,
    Beraber oynamak,
    Seyahat etmek,
    Ortak tabak, kaşık, çatal, bardak kullanımı,
    Aynı havuzda yüzmek,
    Ortak tuvalet kullanmak,
    Besin ve sularla,
    Öksürük ve kuru öpüşmeyle,
    Böcek, sivrisinek ısırması ile bulaşmaz.
    AIDS ÜÇ ÖNEMLİ YOL İLE BULAŞIR

    AIDS hastası veya virusu taşıyan kişi ile cinsel ilişki,
    Enfekte kişinin kan veya kan ürünlerinin verilmesi,organ nakli,sperm nakli, enfekte kişilerle ortak enjektör kullanımı (uyuşturucu kullananlar), virüslü kanla bulaşık aletlerin sağlam kişilerde kullanılması (özellikle diyaliz servislerinin çok dikkatli olması gerekir),
    AIDS’ li anneden bebeğe;
    Hamilelik sırasında döl yatağı yoluyla,
    Doğum sırasında vajinal sıvılarla,
    Doğumdan sonra anne sütüyle geçebilir.
    Kendinden şüphe eden anne adayı test yaptırıp gebeliği sona erdirmeli veya hamile kalmamaya özen göstermeli, “kondom” kullanımı devreye girmelidir.

    Tükürük ve gözyaşında çok az virus bulunduğu,bunlarla bulaşma görülmediği bildirilmiştir. Ancak tükürükte kan da varsa bulaşma olasılığı vardır.
    Sineğin tükürüğü virus üretmez,aksine virusun öldürücü etkisi vardır.İnsan tükürüğü de
    virusu öldürücü etkidedir.

    Özetle

    Kan, yara akıntısı, kadın ve erkeğin cinsel organ salgıları ve organları virus içerir

    AIDS’ E NASIL TANI KONULUR

    Kan muayenesiyle ,virusa karşı vücudun oluşturduğu bağışık maddeler aranır. Kanda bağışık
    madde varsa virus da var demektir.
    Kuşkulu ilişki veya kan bulaşmasından en az 2 ay geçmeden kan muayenesi sonuç vermez.
    3.ve 6.aylarda kan muayenesi sonucu HIV yönünden olumsuz ise,virus % 95 bulaşmamıştır.


    AIDS’i DÜŞÜNDÜREN BELİRTİLER

    Erişkinlerde

    Vücut ağırlığının %10’undan fazla kayıp,
    Bir aydan fazla süren kronik ishal,
    Bir aydan fazla süren ateş,
    Kanamanın durmaması,
    Bir aydan fazla kronik öksürük,
    Genel kaşıntı,
    Tekrarlayan zona,
    Kronik generalize herpes (uçuk),
    Ağızda kandidiazis (mantar),
    Bezlerin şişmesi (özellikle boyunda),
    Hatırlama eksiklği,
    Sinir uçlarının tahribi,
    Kırmızı lekelerin görülmesi şeklindedir,
    Herhangi bir hastalıkta tedaviye cevap vermemesi.
    AIDS VİRUSU İLE ENFEKTE KİŞİ HERHANGİ BİR BELİRTİ GÖSTERMEYİP SAĞLIKLI GÖRÜLEBİLİR,FAKAT BAŞKALARINA BULAŞTIRIR !!!
     



  3. ÖNLEMLER
    AIDS Yayılımını Önlemek İçin Ne Yapmalı?

    Tek ve bilinen eşle seks
    Kondom (prezervatif=kaput) kullanımı
    Steril olmayan ve başkasında da kullanılan enjektör ve iğneleri kullanmamak.
    Sünnette ve kulak delmede aletlerin dezenfeksiyonu
    Uyuşturucu kullanmamak (enjektörle bulaş)
    Kan Nakillerinde Dikkat Edilecek Hususlar

    Bilinmeyen veya yaşam biçiminde çok eşle yaşayan kişilerden veya diğer riskli kişilerden kan almamak.
    Acil olmayan ameliyatlardan 10 gün evvel kan alıp, aynı kişide ameliyat esnasında kendi kanını kullanmak (ototransfüzyon). Dünya sağlık örgütü bu uygulamanın yaygınlaştırılmasını önermektedir.
    HIV (+) KİŞİ TEKRAR ENFEKSİYONU ALIRSA BU İNTİHARDIR!
    (REENFEKSİYON)



    KÜBA'DA ENFEKTE KİŞİ, ENFEKTE OLMAYAN BİRİSİ İLE BİLEREK KONDOMSUZ İLİŞKİYE GİRERSE CİNAYET İŞLEMİŞ KABUL EDİLİR.

    H I V T a ş ı y ı c ı l a r ı n ı n B i l m e s i G e r e k e n l e r

    Tekrar enfeksiyonu almamak,
    Kondom kullanmadan cinsel ilişkide bulunmamak,
    Kimseye kan vermemek,
    Başka enfeksiyonu varsa tedavi olmak,(Tüberküloz, veneral hastalıklar, mantar hastalığı vb.)
    Alkol, sigara ve uyuşturucu almamak
    (Bunlar bağışıklılığı yok eder).

    AIDS hastalarının veya taşıyıcılarının evlerinde aileleriyle birlikte yaşaması en iyi yoldur. AIDS’li hastaları rencide eden hareketlerden kaçınmak gerekir. HIV taşıyıcıları sağlam insanlar gibi yaşantılarına, çalışmalarına devam etmelidir ve işten atılamazlar.

    Kişisel Temizlikte Ana Hatlar

    Bulaşık eşyalar 20 dakika klorlu suda bekletilmelidir.
    (1 lt. suya, 5 gr. klor). Çevre temizliği için evlerimizde kullanılan sulandırılmış klorlu deterjanlar yeterlidir.

    El ve yüzey temizliğinde %50 - %70 derecelik alkol emniyetle kullanılabilir.
    Gluther-Aldehide HIV’e karşı etkin bir dezenfektandır.
    Kanlı eşya ve malzemenin mikroptan arındırılmasının en iyi yolu kaynatmaktır.
    EVLENECEK ÇİFTLER; LÜTFEN EVLENMEDEN ÖNCE AIDS TESTİ YAPTIRINIZ!

    HERKES HIV ENFEKSİYONU İÇİN RİSKLİDİR (Erkek, kadın,çocuk)
    Özellikle;

    Eşcinseller
    Damar içi uyuşturucu alanlar
    Bir çok kişi ile seks yapanlar
    Veneral (cinsel) hastalığı olanlar
    Bilinmeyen bir kişiden test edilmemiş kan alanlar.
     



  4. Sağol şeker bilgilendirme için sağol...
     



  5. tedbiri elden bırakmayınız [​IMG]
     



  6. Çağımızın vebası olarak tabir edilen aids hastalığı en az terör kadar tehikeli..Önlem alınmadığı ve toplumların bilinçlendirilmediği takdirde ileride milyonlarca insanın ölümüne neden olabilecek türden..
    Bilgiler ve paylaşımın için teşekkürler şeker eline emeğine sağlık..

    [​IMG]

     



  7. 1 Aralık Dünya Aıds Günü

    Bugün 1 Aralık Dünya AIDS günü. Sağlık Bakanlığı AIDS gününün en etkili şekilde değerlendirilmesini istedi, toplumsal duyarlılık çağrısı yaptı.
    [​IMG]

    Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada hastalıkla ilgili bilgiler verildi, gönüllü danışmanlık ve test merkezleri ile halk eğitiminin önemi vurgulandı.

    Bakanlık, tek eşliliğin ve kondom kullanımının önemsenmesini istedi.

    Çocuk ve gençlerin cinsellik konusunda bilinçlendirilmesi gereği üzerinde durulan açıklamada hastalık taşıyan kişilerin dışlanmaması ve hastalığın günlük yaşamdaki sosyal ilişkilerle bulaşmayacağının da altı çizildi.

    Ortaya çıktığı yıllarda "çağın vebası" olarak nitelendirilen AIDS hastalığına karşı farkındalığı artırmak amacıyla 10 yıl önce düzenlenmeye başlanan Dünya AIDS Günü'nün bu yılki teması "Liderlik-Yetkilendirme-Sonuçlandırma zamanı" olarak belirlendi.

    Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye'de HIV/AIDS görülme oranı düşük. Ancak yeni vakaların yıldan yıla artması, HIV/AIDS ile ulusal mücadelenin her kesim tarafından önemsenmesi gereğini ortaya koyuyor.

    Türkiye, HIV/AIDS önleme, tedavi, bakım ve destek hizmetlerini her kesime ulaştıracağı taahhüdünde bulunan ülkelerden birisi. Ancak tedaviye ulaşımın sağlanmasının yanında, hastalıkla mücadele için HIV/AIDS'e karşı farkındalığın artırılması; topluma, hastalığa karşı hassas ve risk altındaki gruplara gerekli eğitimin verilmesi, herkesin anonim bir şekilde danışmanlık alma ve test olma hizmetine ulaşabilmesi, damgalama ve ayrımcılığın önlenmesini içeren sürdürülebilir programların uygulanması da büyük önem taşıyor.

    Bu çerçevede, Ulusal AIDS Komisyonu tarafından hazırlanan ve HIV/AIDS'e karşı mücadelede yapılması gerekenleri içeren HIV/AIDS Ulusal Çerçeve Programı, geçen yıl kabul edildi.

    Yetkililer, bundan sonraki süreçte bu programın etkili bir şekilde hayata geçirilmesi gereğine dikkati çektiler.

    "Damgalanma korkusu"

    Sağlık Bakanlığı yetkilileri, virüsün, alındıktan sonra enfeksiyon olarak uzun süre belirtisiz seyredebildiğini, bu arada kişilerin, hastalığın sosyal yönü, yani "damgalanma korkusu" nedeniyle test için başvurmaktan kaçınabildiklerini kaydederek, henüz HIV( ) iken tespit edilmesi önem taşıyan bu kişilere danışmanlık hizmeti verilmesi ve gereken yönlendirmenin yapılmasının büyük önem taşıdığına işaret ettiler.

    Yetkililer, bu amaçla Türkiye HIV/AIDS Önleme ve Destek Programı kapsamında Ankara (2), İstanbul (5), İzmir (3) ve Trabzon'da (1) 11 Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi kurulduğunu, bu merkezlerin Türkiye geneline yaygınlaştırılmasının planlandığını bildirdiler.

    Bu hizmetlerin artırılması ve ihtiyaca göre ülke çapında yaygınlaştırılmasıyla, genel nüfus ve HIV/AIDS açısından önemli hedef grupların danışmanlık hizmetleri ile HIV testlerinden ücretsiz ve gizlilik içerisinde yararlanmalarının sağlanacağını belirten yetkililer, böylelikle HIV( ) vakaların hastalık ilerlemeden bulunmasının amaçlandığını kaydettiler.

    Ücretsiz test

    Hekim, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve hemşirelerin danışman olarak görev yaptığı bu merkezlere başvuranlara HIV/AIDS ile ilgili konularda bilgi veriliyor, soruları yanıtlanıyor, istek olması halinde hızlı ücretsiz HIV testi uygulanıyor, testin sonuçlarına göre gerekli yönlendirmeler yapılıyor, isteyenlere kondom gibi koruyucu malzeme, broşür ve kitapçık gibi bilgilendirme materyalleri temin ediliyor.

    Söz konusu merkezler Ankara'da Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul'da Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi,Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beşiktaş Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ve Şişli Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, İzmir'de Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve AIDS'le Mücadele Derneği, Trabzon'da ise Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi çatısı altında faaliyet gösteriyor.

    3 bin 175 AIDS hastası var

    Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de 3 bin 175 AIDS hastası bulunuyor.

    Bunların 682'sinin vaka, 2 bin 493'ünün de taşıyıcı olduğu bildirildi.

    Bunlardan 266 erkeğin virüsü homo-biseksüel ilişki, 120 kadın ve 11 erkeğin madde bağımlılığı, 5 erkeğin homo-biseksüel ilişki ve madde bağımlılığı, 10 erkeğin hemofili hastalığı, 31 erkek ve 17 kadının kan nakli, bin 108 erkek 743 kadının heteroseksüel cinsel ilişki, 11 erkek ve 6 kadının nozokomiyal bulaşma (hastanede bulaşma), 628 erkek ve 166 kadının bilinmeyen nedenlerden dolayı kaptıkları tahmin ediliyor. Bu vakalar içinde yer alan 53 bebeğin ise virüsü enfekte annelerinden aldıkları bildirildi.
     



  8. Türkiye'nin AIDS bilançosu

    Prof. Dr. Melahat Okuyan, Türkiye'de kaç bin AIDS'li hasta olduğunu açıkladı 2 bin 28'i erkek, 892'si kadın olmak üzere toplam 2 bin 920 HIV'li hasta bulunuyor.

    AIDS ile Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Melahat Okuyan, Türkiye'de 2007 yılı rakamlarına göre, 2 bin 28'i erkek, 892'si kadın olmak üzere toplam 2 bin 920 HIV'li hasta bulunduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Okuyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada 1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde konunun önemine dikkati çekmek için bir dizi etkinlik düzenlediklerini, ulusal sempozyum gerçekleştireceklerini anlattı.

    AIDS ile mücadelenin yolunun uyuşturucudan geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Okuyan, bu amaçla ''akran eğitimi''ne önem verdiklerini kaydetti. Şu anda İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Artvin ve Rize'deki 100'ün üzerinde okulda akran eğitimi vererek AIDS ve uyuşturucuyla mücadele ettiklerini dile getiren Okuyan, bu konuda yetişmiş iki öğretmenin danışmanlığında 9 öğrenciye konu hakkında bilgi verildiğini, öğrencilerin ise kurdukları ''Uyuşturucu ve AIDS Mücadelesi Kulüpleri'' vasıtasıyla tüm okula AIDS ve uyuşturucu konusunda bilgi verdiğini ifade etti. Bu sayede daha geniş kitlelere ulaşabildiklerini bildiren Prof. Dr. Okuyan, ''Akran Eğitimi sayesinde 100 binden fazla öğrenciye ulaştık. Akran Eğitimi'nin ortaöğretimde zorunlu kılınması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı'ndan talepte bulunacağız'' dedi.

    AIDS hastalarının yüzde 70'inin bu hastalığa uyuşturucu sayesinde yakalandığını belirten Prof. Dr. Okuyan, şöyle konuştu:

    ''AIDS bulaşıcı bir virus hastalığıdır. HIV adı verilen virüs, girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HIV'in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olur. Bu hastalık korunmasız cinsel ilişkiyle, kan yoluyla bulaşırlar. Aşırı kilo kaybı, terleme, kırmızı lekeler belirtisidir, ancak bu hastalığa yakalanıp yakalanılmadığının en kesin yolu kan testidir. Yılın ilk 10 ayında 200 kişiye danışmanlık hizmeti verdik. 75 kişiye ise test yaptık. Yapılan testlerin hiçbirinde HIV virüsüne rastlamadık.''

    CEZAEVİNDE EĞİTİM VE HIV TESTİ

    Dünyanın birçok ülkesindeki cezaevlerinde çok sayıda AIDS hastası bulunduğunu ve bunun yayıldığını anlatan Prof. Dr. Okuyan, kendilerinin de Türkiye'deki cezaevlerindeki durumunu görmek için geçen yıl Foça Açık ve Buca Kapalı cezaevlerindeki mahkumlara yönelik çalışma yaptıkları bilgisini verdi. Cezaevindeki 1651 kişiye seminer verdiklerini, 1116'sına ise Eliza testi yaptıklarını kaydeden Okuyan, gönüllü olarak test yaptıranların hiçbirinde pozitif bulguya rastlamadıklarını vurguladı. Okuyan, ''Ceza infaz kurumlarında bu eğitim ve test uygulamalarının yaygınlaştırılması lazım. Uyuşturucu alanların çoğu ceza infaz kurumunda tedavi edilip dışarıya sağlıklı çıkmak istiyor'' dedi.

    ''TÜRKİYE'DEKİ AIDS'Lİ HASTA SAYISI ARTIYOR''

    Dünyada yaklaşık 39 milyon 500 bin kişinin HIV virüsü taşıdığını, bu rakama geçen yıl 4 milyon 300 bin yeni AIDS hastasının eklendiğini dile getiren Prof. Dr. Okuyan, yalnızca geçen yıl 2 milyon 900 bin kişinin AIDS nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

    Türkiye'deki hasta sayısına da değinen Prof. Dr. Okuyan, ''Türkiye'de 2007 yılı rakamlarına göre 2 bin 28'i erkek, 892'si kadın olmak üzere toplam 2 bin 920 AIDS'li hasta var. Aslında daha fazla AIDS'li hasta var. Ancak risk bölgesi diye bilinen bazı illerde anonim, hızlı test merkezlerinin olmamasından dolayı bu bilinmiyor. Bu merkezler olsa, hasta sayısının daha fazla olduğu anlaşılacaktır'' diye konuştu.

    Prof. Dr. Melahat Okuyan, milyon kişi başına İstanbul'da 75, İzmir'de 67, Antalya'da 47, Trabzon'da 41, Muğla'da 41, Hatay'da 39, Mersin'de 34, Sivas'ta 32, Ankara'da 31, Kayseri'de 31, Denizli'de 27, Kocaeli'nde 26, Konya'da 20, Manisa'da 19, Adana'da 18, Gaziantep'de 18, Bursa'da 18 HIV taşıyıcısı bulunduğunu sözlerine ekledi.
     



  9. tskler bilgilerniz icin arkdaslarrr
     



  10. teşekkürler arkadaşlar