Ahmet Haşim Merdiven Şiiri

'En Güzel Şiirler' forumunda ZORBEY tarafından 30 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Merdiven

    Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
    Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...

    Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

    Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
    Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
    Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

    Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

    ahmet haşim merdiven şiirinin açıklaması

    Şiirde sular, ağaçlar, kuşlar kısaca bütün tabiat akşam vakti bambaşka görünmektedir. Şair gerçek dünyayı değil, bu dünyanın kendinde uyandırdığı izlenimi şiirleştirir. Şiirin geneline hüzün ağırlıklı bir akşam hâkimdir.

    Şair “merdiven” sembolüyle insan ömrünü anlatmak istemiştir şiirde. Çıkılan basamaklar arkada kalan yıllardır. Şiirde ömrün son devresi anlatılmaktadır. Bunu “ağaç, ağlamak, güneşin gruba meyletmesi, akşam vakti ve sararmış yapraklar”dan anlıyoruz. İnsanın, hayatının son dönemlerindeki fiziki görünümündeki değişimler şairin ifadesinde, şeklinde belirmektedir. Bu da şaire hüzün vermektedir. Bu hüzün dizelerinde kendini hissettirmektedir.
    Bu şiirde de sembolist özellikler ağır basar. Şair şiirde duygularını açıkça belirtmeyerek, birtakım sembollerle kendi şiir anlayışını da yansıtır; çünkü onun şiir anlayışına göre şiir anlamdan çok, musikiye yakın olmalıdır. Ayrıca bunu yaparken söz sanatlarından da yararlanır. “Merdiven” sözcüğüyle istiare yapılmıştır. Bu sözcükle “hayat yolu, yani insan ömrü” anlatılmak istenmiştir. “Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?” derken tecahül-i ariften yararlanmış; dizesinde gülün akşam güneşiyle aldığı rengi, kan rengine benzetmiştir Gülün daldaki duruşu ve renginin de kanayan yaraya benzetilmesi şiirdeki ahengin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Sanatçı, söz sanatlarından ve sembollerden yararlanarak yoruma açık bir şiir yazmıştır.

    Şiir, aruzun “mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilün (fa’lün) kalıbıyla yazılmış. Şiirin genelinde “r” sesi çokça kullanılarak aliterasyonla ses ahengi sağlanmıştır. Uyak ve redifleri başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Ayrıca şair, bir ressam titizliğiyle yansıtmıştır doğayı:

    Gruba yakın bir vakitte merdivenlerden yavaş yavaş çıkan biri… Etrafa saçılmış sarı yapraklar… Suların sararması, nesnelerin belirgin çizgilerini yavaş yavaş kaybetmesi… Kızıl bir şekle bürünen güneşin etkisiyle suların yanıyor gibi görünmesi… Bütün bunlara ek olarak bu tabloyu tamamlayan karamsarlık, korku ve hüzün.