Ahmet Haşim Göl Saatleri Şiiri

'Kitap özetleri' forumunda ZORBEY tarafından 5 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ahmet Haşim Göl Saatleri şiiri oku
    Ahmet Haşim Göl Saatleri kitabı
    Ahmet Haşim Göl Saatleri

    [​IMG]

    Göl Saatleri, Ahmet Hâşim şiirinin açık denizi gibi... Şair, ilk yayımlanış tarihlerinden bu yana neredeyse yüz yıl geçen şiirleriyle hâlâ ayakta ve bizi gerçek şiirin uzak ve gizemli sularına buyur ediyor. Hâşimin ilk şiir kitabı olan Göl Saatleri de basıma hazırlanırken, öteki kitaplarda olduğu gibi metin ve notlar dışında, tanıtıcı ve çözümleyici sunuş yazısı, küçük sözlük de eklendi. Tadımlık ZULMET Ey sen Ki şimdi şüpheli bir şekl-i pür-hayâl oldun Bu semâ-yı mesânın altında! Gecenin mevti ufku bağlamadan Susmadan her teneffüs-i zinde, Ey sen Ki sönmemiş zer-i zülfünde son ziyâ-yı nehâr, Bu genç elinle bu yorgun cebîn-i lâlimi sar, Ve sonra git. Bana bî-vad olan bu yollar hep Adımlarınçün açılmış pür-incilâ vü zeheb Bırak leyâle bu cism-i garîb ü merdûdu, Dizim eğildi; soğuk bir deniz gibi zulmet Ağır ağır boğuyor bende ömr-i bî-sûdu. Diken ve taşları üstünde bir çetin râhın Dağıldı nesc-i harîr-i ümîd-i mahrûmum Ve mutlaka gelecek, gölgelerle şimdi ölüm Lâkin sen Ki gözlerinde güler nûru bir gümüş mâhın Eğilme, git Ve eyle gölgede pây-ı şebâbını tesbît Beni bir tûde eyleyen zulmet Sana hüsn-i hayâli nakşedecek: Oldu çeşmin nücûm ile mâlî, Onların iştiâl-i seyyâli Seni gûyâ karanlık üstünde Etti bir heykel-i ziyâ gibi hak. Sen git Ve eyle davet-i iklîm-i rûhuna rağbet. Bu yol, bu yol, bu derin yol ki dâimâ mümted Bu yol uzun ve benim dizlerim eğildi; gözüm Kapandı. Davet-i yeldâla titriyor rûhum; Bırak ve git, beni mevt-i leyâle tevdî et. Büyük, derin ve soğuk bir deniz gibi zulmet Etti eşkâl-i arzı bî-hareket, Ve döktü rûhuma rüyâya benzeyen bir mevt Büyük, derin ve soğuk bir deniz gibi zulmet: Lâkin sen Dudakların yine pür-hande, gözlerin pür-zer Saçın nücûm ile meşbû u müştail yine ter Bırakma rûhunu düşsün bu öldüren hisse, Ve git Ve eyle gölgede pây-ı ümîdini tesbît O belde-i zer ü hülyâda bekleyen gözler Nerde? derlerse, Ne oldu, nerde o? derlerse, âh o gözler eğer, Miyâh-ı sâyede mevt-i fecîimi anlat.