Ahmed Mekki Efendi Kimdir

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 28 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Ahmed Mekki Efendi Hayatı
    Ahmed Mekki Efendi Biyografisi


    Ahmed Mekki Efendi Alim,ârif, veliy-yi kâmil olan Seyyid Abdülhakîm Arvâsî`nin büyük oğlu.Annesi büyük velî, kerâmetler sâhibi, Seyyid Fehîm-i Arvâsîhazretlerinin büyük oğlu M.Reşid Arvâsî`nin kızı Âişe Hanımdır. 1896 yılında Van`ın Başkale kazâsında doğdu. 1967 yılındavefât etti.

    Ahmed Mekki Efendi Küçük yaştan îtibâren fazîletlibabalarından ve amcası Seyyid Tâhâ Efendiden ilim tahsîline başladı.Medrese tahsîlini bitirdikten sonra yine babasından zâhirî ilimlerininceliklerini alarak icâzetle şereflendi. Yüksek teveccühlerine vehimmetlerine mazhar olarak evliyâlık yolunda kemâl mertebelere ulaştı.

    Ahmed Mekkî Efendi, din ilimlerindeki buüstün derecesine rağmen son derece edeb ve tevâzu sâhibi idi. Bu hâliile kendisini diğer insanlardan gizlerdi. Görünüşte herhangi bir kimse gibi insanlararasında bulunur, ancak gerçekte, devamlı cenâb-ı Hak ile olurdu.

    Ahmed Mekkî Efendi uzun yıllar Üsküdar veKadıköy müftülüklerinde bulunup, sağlam fetvâlar verdi. Bu vazîfelerisırasında temiz ruhlu yüzlerce genci ilim ve fazîletle süsledi. Cenâb-ıHak, İstanbul halkını bu feyz ve bereket kaynağından yıllarcafaydalandırdı. İlim öğretmek için ekseri zamanlarda talebelerinekendisi giderdi. Şâyet talebesi okumak istemezse, tatlı dili ile onuiknâ edip okuturdu. Bu işleri sırf cenâb-ı Hakk`ın rızâsı için yapar,hiç bir karşılık beklemezdi.

    Ahmed Mekki Efendi Yakınlarından birisi çocuklarını küçükyaşta okumaları için Ahmed Mekkî Efendiye gönderdi. Bir müddet sonraçocuklar derse girmekte gevşek davrandılar. Nasihat da fayda vermedi.Bu husûsu Mekkî Efendiye arz ettiğinde buyurdu ki: Onlara her dersiçin para vereceğini vâd et. Her gün benden dersini okuduğuna dâirimzâlı kâğıt getirene şu kadar para vereceğini söyle. O yakını dediğigibi yapınca, çocuklar derslere severek geldiler ve çok şeyleröğrendiler. Küçük yaştaki çocukları bu yolla okutmanın kolay ve faydalıolduğu anlaşılmış oldu.

    Cumartesi ve Pazar günleri öğleden sonraFâtih Câmiinde vâz verirdi. Bu vâzlarında Beydâvî Tefsîri`ni şerhleriile birlikte, baştan sonuna kadar dinleyenlere anlatıp îzâh etti. Buşekilde başlayıp bitirmek babalarından sonra bir de kendilerine nasîboldu. Ahmed Mekkî Efendi kendisine suâl sormaya gelenlere, Ehl-isünnetin gözbebeği İslâm âlimlerinin eserlerine bakmadan cevapvermezdi. Hattâ bâzan aynı suâli sormak için değişik zamanlarda farklıkimseler geldiğinde, hepsinde de; Hele bir kitaba bakalım. der vekitaptan okuyarak cevâbını verirdi.

    Çok cömert idi. Gece-gündüz kapısısevenlerine, gelenlerine açıktı. Misâfirlerine karşı her zaman ikrâmedilecek bir şeyler de bulurdu. Kendisi de çağırılan, dâvet edilen yeregider ve gittiği yerlerde büyüklerin hallerinden, yaşayışlarındanbahsederdi. Müftülük yaptığı zamanlarda din görevlilerine dâimâşefkatli davranır, hal ve hatırlarını sorup gönüllerini alırdı. Maddîdurumu iyi olmayanlara elinden geldiği kadar yardımcı olurdu. Busebeple emrinde çalışanlar onu bir müftü olarak değil, şefkatli birbaba gibi görürlerdi. Bir gün genç bir müezzin askere giderken vedâmaksadıyla yanına geldi. Ahmed Mekkî Efendi, ona duâ ederek; Evlâdımgidince adresini bana bildir. diye tenbih etti. Müezzin, askerolduktan sonra, Ahmed Mekkî Efendiye bir mektup göndererek adresinibildirdi. Bir ay kadar sonra komutanı kendisini arayarak İstanbul`danparası geldiğini ve almasını istedi. Müezzin çok şaşırmıştı. Çünküİstanbul`dan kendisine para gönderecek hiç kimsesi yoktu. Sonra parayıgönderen zâtın, Ahmed Mekkî hazretleri olduğunu öğrendi.

    Dînî ilimleri öğrenip hâfızlığa çalışanbir genç, Üsküdar Müftülüğünde imâmlık imtihânı açıldığını işitti.Fakir ve garipti. İmtihan günü müftülüğe gittiğinde mürâcaat edenlerinçok kalabalık olduğunu gördü.Bana burada iş vermezler. Elbiselerimeski, yaşım küçük, tecrübem de yok. diye düşünerek tam geri dönmeyekarar vermişti ki, o sırada müftülüğün kapısı açıldı ve dışarıya çıkanbir kişi gerilerden onu çağırarak; Oğlum sakın imtihana girmedengitme. dedi ve içeri girdi. Genç bu işte bir hayır var deyip imtihanagirdi ve kazandı. Sonra bu zâtın müftü Ahmed Mekkî Efendi olduğunu öğrendi.

    Ahmed Mekkî Efendi 71 yaşında iken 1967(H.1387)`de âhirete irtihâl eyledi. Son sözü Elhamdülillah. oldu.Cenâze namazına binlerce kişi katıldı. O zamâna kadar İstanbul böylebir cemâati az görmüştü. Edirnekapı kabristanlığına defnedildi.


    Ahmed Mekki Efendi Mekkî Efendinin Süheyl, Behâeddîn,Medenî, Hikmet ve Zâhide isminde beş çocuğu vardı. Bunlardan Süheyl veBehâeddîn efendiler babalarının sağlığında vefât etmişlerdir.

    Ahmed Mekkî Efendinin kabri üç yıl kadarsonra çevre yolu yapılması sebebiyle Ankara, Bağlum`a babalarınınyanına nakledildi. Bu üç sene içinde cesedi aynen duruyordu.
    Ahmed Mekki Efendinin Kefenininde kabre konduğu gündeki gibi bozulmamış olduğu görüldü.