Ahlak nedir

'Dini Konular' forumunda Sibel tarafından 23 Mart 2010 tarihinde açılan konu


  1. Ahlak

    Ahlak'ın Tarifi ve Amacı:
    Ahlak Arapça "Hulk" kelimesinin çoğulu olup "huy ve karakter" gibi anlamlara gelmektedir. Çoğul olarak "ahlak" "huylar" demektir. Bilginler bir ilim dalı olan ahlak'ın çeşitli tariflerini yapmışlardır. Birkaç tarifi burada sıralayalım: "Ahlak, her iyi huyu benimsemek ve her kötü huydan sıyrılmaktır." "Ahlak, iyilik yapmak ve kötülüklerden sakınmak için uyulması gereken kuralları öğreten bir ilimdir." "Ahlak, insandaki manevi değerler ve davranışlar topluluğudur."

    İnsan maddi ve manevi olmak üzere iki ayrı yapının birleşiminden oluşmaktadır. Maddi yapımız beden olarak ortaya çıkarken manevi yapımız ruh olarak belirir. Ruhun eseri huylarımızdır. İyi olan huylara" ahlak-ı hasene: güzel huylar", kötü huylara da "ahlak-ı seyyie: çirkin huylar" denilmektedir. İnsan için gerekli olan ruhunu iyi huylarla donatıp kötü huylardan kaçınmaktır. İnsanın huyları ahlakın konusunu oluşturduğuna göre mutluluğu da gayesini meydana getirmektedir. Ahlak insana iyi huylarla donatmanın ve kötü huylardan kaçınmanın yollarını gösterir; doğru inancı, doğru düşünmeyi ve faydalı davranışlarda bulunmayı öğretir. İslam'dan Önce Araplar'daki Ahlaki Yaşayışı islam'dan önce, Araplar koyu bir bilgisizlik içindeydiler. Kalplerinden iman nuru silinmiş, iyiyi, doğruyu, güzeli göremez olmuşlar; zararlıyı faydalıdan ayırdedemiyecek duruma düşmüşlerdi. Allah Teala'yı unutup putlara tapınmaya başlamışlardı. Tevhid abidesi olarak yapılmış olan Kabe'yi yüzlerce putlarla doldurmuşlardı. Evlerinde de ağaçlardan yaptıkları putlara tapınmaktaydılar; bir yere giderken veya döndüklerinde mutlaka putlarını ziyaret ederlerdi. Bağa, bahçeye gittiklerinde peynir, helva gibi yiyecek maddelerinden put yaparlar, önce taparlar acıkınca da yerlerdi. Böylesine gülünç işler yaparlardı. Kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi, ticaret kervanlarına saldırırlar, hırsızlıklarıyle övünürlerdi. Kadınlara değer verilmezdi. Bunlar alınıp satılan eşyadan farksız sayılırdı. Namusun hiç değeri kalmamıştı, fuhuş her tarafı sarmıştı. Hak, haklının değil, kuvvetlinin sayılırdı. Bu yüzden zayıf olanlar daima ezilirdi. Bozgunculuk yeri göğü kaplamıştı. Mehmet Akif'in dediği gibi: "Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta, Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi."

    * İslam'ın Getirdiği Ahlak Anlayışı:
    Islam önce imanı emreder, sonra ibadeti.. İman eden ve ibadet eden müslümanın da ahlaklı olmasını ister. Sadece iman, hatta sadece imanla ibadet yetmez. İnsan aynı zamanda güzel ahlak sahibi olmalıdır. Çünkü islam'a göre imanla ahlak arasında sıkı bir ilişki vardır. İyi ahlaklı insanların imanları da sağlamdır. Kur'an-ı Kerim'in pek çok ayetlerinde güzel ahlak tavsiye edilirken, müslümanların kötü ahlaktan da sakınmaları bildirilir. Kur'an'da Lokman (as.)'ın oğluna yaptığı tavsiyeler şöyle anlatılır: "Oğulcağızım! Hakikat (yaptığın iyilik ve kötülük) bir hardal tanesi kadar olsa dahi, bir kaya içinde, ya göklerde yahut yerin içinde gizlenmiş olsa bile Allah onu getirir (meydana çıkarır ve hesabını görür). Oğulcağızım! Namazını dosdoğru kıl! İyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış! insanlardan (kibirlenip) yüz çevirme! Yeryüzünde şımarık yürüme! Zira Allah kibir taslayanı, kendini beğenip öğüneni sevmez. Yürüyüşünde mutedil (ölçülü) ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini elbet eşeklerin sesidir." Mukaddes Kitab'ımızda kendisi hakkında "Şüphesiz sen en büyük ahlak üzeresin" buyuran sevgili Peygamberimiz'in şu hadisleri de islam'ın getirdiği ahlak anlayışı hakkında bize ışık tutmaktadır:
    - "Ben güzel ahlak'ı tamamlamak için gönderildim."
    - "Sizin en hayırlınız ahlak'ı en iyi olanınızdır."
    - "Sirke balı nasıl bozarsa kötü ahlak da ameli öyle bozar."
    - "Allahım, senden; sıhhat, afiyet ve güzel ahlak dilerim."
    Peygamberimiz teorik olarak güzel ahlak'a sahip olmaktan ve kötü ahlaktan kaçınmaktan bahsetmekle kalmamış, hayatında bunun en güzel örneğini vermiştir. İslam'ın getirdiği ahlak anlayışını Kur'an-ı Kerim'de ve Sevgili Peygamberimizin davranışlarında ve onun yolunda yürüyen ashab ile tarih boyunca bunları takip eden değerli kişilerin hayatlarında görmemiz mümkündür.