AHLAK (Adab-ı Muaşeret) Kuralları

'Güncel Bilgiler' forumunda Tanınmaz tarafından 10 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Telefon Adabı :

    -Telefon eden önce kendini tanıtmalı,sonra da kimi istediğini söylemelidir.
    -Telefon eden kimsenin,önce kapatması lazımdır.
    -Telefon kısa konuşmalar içindir.Uzun uzun sohbet etmek hoş değildir.
    -Bir eve çok geç veya çok erken telefon etmek,uygun olmaz.
    -İş yerine telefon edildiğinde kısa konuşmalı ve özel konulara girilmemelidir.
    -Bir yere telefon edip,garip sesler çıkarıp Bil bakalım,ben kimim? gibi sorular sorulmamalıdır.
    -Aradığınız kişiyi bulamayınca,cevap verene mutlaka adınız,telefon numaranız bırakılmalı.Birisi sizi aramışsa ilk fırsatta onu aramalıdır.
    -Telefonda çok yüksek sesle konuşulmamalıdır.

    Restoranlarda Yemek Yerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

    -Bir restorana gitmeden önce yer ayırtmış olmak akıllıca bir harekettir.Özellikle birilerini yemeğe çağırmışsınız,restorana gittiğinizde,geriye dönme ya da uzun uzun bekleme rizikolarını önlemiş olursunuz.Bir rezervasyon yaptıktan sonra planınız değişirse rezervasyonu zamanında iptal ediniz.
    -Bir restoranda yemekler ısmarlanırken bir erkek ailesini temsil edebilir.Herkesin ne istediğini sorduktan sonra,garsona siparişi verir.Ama kalabalıkça bir grupta,garsonun herkesin siparişini ayrı ayrı alması da uygun düşebilir.
    -Birisi tarafından bir restorana davet edilen bir kimse,yemek siparişini davet eden kimseye bırakmalıdır.Onun durumunu bilmeden pahalı yemekler istememelidir.Ama davet eden kimse,ısrarla istenilen yemeklerin seçilmesini söylerse,o takdirde daha serbest davranılabilir.

    Bir Kadınla Yürürken Şemsiyeyi Kim Tutar?

    Bir şemsiyenin nasıl kullanılacağını bilmemiz gerekir.Bir erkek bir kadınla yolda yürürken,şemsiyeyi ikisi için erkek tutmalıdır.Ama çok uzun boylu bir kadın,eğer varsa kendi şemsiyesini kendi kullanır.Ayrıca şemsiye uçlarının kimseye değmemesine dikkat etmek gerekir.Şemsiyeyi kapatınca onu yere dik biçimde tutun ya da kolunuza asın.Yatay şekilde tutarak gelip geçene çarpmasına mani olmak gerekir.

    Hediye Verirken Göz Önünde Tutulması Gereken Bazı Noktalar Nelerdir?

    -Bir evde ya da büroda birkaç kişiye birden hediye verildiği zaman kutuların üzerlerine,verilen kimsenin adı yazılmalıdır.Böylece benzer kutuların birbirine karışması önlenmiş olur.
    -Yakın kimseler arasında birine hediye verilmeden önce o kimsenin ne istediği sorulabilir.Böylece,daha isabetli bir karar alınmış olur.Ama gerektiği zaman sürpriz yapmak da düşünülebilir.
    -Verilen bir hediye artık unutulmalıdır.Yani,gelininize bir salata tabağı hediye etmişseniz,onlara her yemeğe gidişinizde,“Sana verdiğimiz salata tabağını kullanıyor musunuz?” gibi sorular sormayın.Belki de kırılmıştır.Ya da gelininizin zevkine uymuyordur.

    Birisiyle Tanıştırılırken Unutulmamsı Gereken Üç Kural Nedir?-Daima erkek,kadına tanıştırılır.

    -Genç bir kimse,daha yaşlı olan kişiye takdim edilir.
    -İki kişiden daha az kıdemli olan,daha kıdemli olan kimseye takdim edilir.Örn; Sayın Vali,sizi Okul Müdürü xx Bey‘le tanıştırayım.Yeni Tanıştığınız Bir Kişi İle Sohbet Yeni tanışılan birisiyle konuşmaya başlamak oldukça zordur.Kimi zaman sadece isimler,meslekler söylenmekle yetinilir tanıştırmalarda.Sonra da havadan,sudan laf bulup konuşma yapabilmek için iki taraf da zorlanır.Oysa bu tanıştırma işlerinde usta tecrübeli kişiler tanıştırırken söze başlamayı kolaylaştırıcı bilgileri de sıkıştırıverirler araya.Örn; size xx kişiyi tanıştırayım.Kendisi de sizin gibi bankacı,tiyatrodan hoşlanır vb.Böylece ortak bir konuşma konusu bulmalarına yardımcı olmuş olur.

    Bir Kapıdan Önce Kim Girmelidir?

    Bir araca binerken,bir binanın kapısından içeri girerken,önce bir erkekle birlikte yürüyen kadın ardından da erkek girer.Ancak bozuk yollarda ya da engebeli arazide,erkek önden yürür.Ne var ki bu kurallar abartılmamalıdır. Çünkü eşit haklara sahip günümüz kadını,kendisine bu tür özel ayrıcalıklar tanınmasından hoşlanmayabilir.O zaman ısrar edilmemelidir.
    -Bir kadın içeriye girerken,eğer kapı oldukça ağır ve kapalı ise erkek kapıyı açarak kadının içeri girmesini sağlar.Ama normal bir kapıyı kadın da pekala iterek açabilir.

    İşyeri Görgü Kuralları

    İşyerinde ki kurallar birlikte çalıştığınız meslektaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza karşı saygı göstermek demektir. Ayrıca görgü kurallarına uymanız iş görüşmelerinizde yada iş başvurularınızda bırakacağınız etkiyi önemli oranda etkileyecektir.
    * Her zaman takdim edildiğinizde ya da tanıştırıldığınızda ayağa kalkın.
    * Siz insanları tanıştıracağınız zaman daha önemli kişinin ismini önce söyleyin.
    * Telesekreterinize isminiz, göreviniz, departmanınız ve ne zaman müsait olduğunuza dair kısa ve profesyonel bir mesaj bırakın.
    * Mesaj bırakırken isminizi ve soyadınızı, neden aradığınızı ve telefonunuzu bırakın.
    * Kıyafet kuralına uyun. Eğer belli bir kural yok ise üst düzey yöneticilerden örnek alın.
    * Bütün toplantılara tam zamanında gelin.
    * Toplantı sırasında kalemler, ataçlar ya da diğer ofis araçları ile oynamayın.
    * Çok gerekmedikçe toplantı sırasında telefonunuzu kapalı tutun.Eğer kapatamıyorsanız o zaman kapının yakınına oturun böylece telefonunuz çaldığında sessizce dışarı çıkabilirsiniz.
    * Oturuşunuza ve duruşunuza dikkat edin, koltuğa gömülmeyin, sandalyenizde geriye yaslanmayın, ya da kollarınızı göğsünüzün üzerinde kavuşturmayın.

    Görgü Kuralları

    Genel görgü kurallarına uyma zorunluluğu yoktur. Yani hukuken suç sayılmaz. Genelgeçer ahlak beni ilgilendirmez diyebilir, Nietzsche’ye hayranlık duyabilir ve güçlü olan haklıdır düsturuna bayılıyor olabilirsiniz. Ancak, toplum genel görgü kurallarına uymayanlara cahil, bencil, kaba, saygısız ve saire sıfatlarla tanımlar ve kınar.
    Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir.Toplum hayatının düzenlenmesinde etkili olan genel görgü kurallarına uyan kişileri; terbiyeli, saygılı, nazik ve saire şeklinde nitelemek mümkündür.
    Bu kurallar toplumdaki uygarlık düzeyinin de göstergesi olabilir. İnsanın bencil, kaba düşüncelerden sıyrılarak, başkalarına karşı davranışlarını bir düzene koyması , onun duyarlı ve nazik olmasını sağlar. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı ve tutarlı olmasına neden olur.
    Görgü kuralları bir toplumun ayrı ayrı bölgelerinde farklı olduğu gibi değişik uluslarda da farklılıklar gösterir.
    Dış görünümle güç elde edebileceği ancak bu yeterli değildir. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zeka ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında bir çoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz.
    Başarılı insanların çoğu düzgün görünüm ve görgü kurallarının, doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır

    Kuralların faydaları nelerdir;

    1-Kurallar belirsizliği azaltarak öngörülebilirlik ve istikrar sağlar,
    2-Kurallar insan davranışlarına denetim ve sınırlama getirirler, böylece insanı ve çevresini o insanın zaaflarından (zayıf yönlerinden) ve hatalarından korurlar.
    3-Kurallar bireyi özgür kılarlar, çünkü neyi özgürce yapabileceklerini, neyi yapmaları halinde kimsenin karışamayacağını belirler.

    Genel Kurallar

    Hoşgörülü ve iyimser olmak
    Eleştiriyi yerinde ve zamanında yapmak
    Olgun bir kişiliğe sahip olmak, olgun davranmak (yaşına uygun olgunlukta olmak)
    Giyime önem vermek, Giysinin mevki yer ve zamana uygun olmasına özen göstermek
    Başkalarını rahatsız edici davranışlardan sakınmak
    Ziyaretin kısa ve zamanlı olmasına özen göstermek
    Oturuş ve kalkışlarda hareketlere özen göstermek
    Gerektiğinde özür dilemesini bilmek
    Özel konuşma yapanların yanına gitmemek
    Verilen sözü tutmak
    Uygun olmayan el ve sözlü şakalardan kaçınmak

    Yemekten önce ve sonra eller yıkanmalıdır.
    Yemek kendi önünde ve sağ elle yenmelidir.
    Lokma küçük alınmalı ve iyice çiğnenmelidir.
    Lokma ağızda iken konuşulmamalıdır.
    Bir lokma yutulmadıkça diğeri alınmamalıdır.
    Yemeği soğutmak için yemeğin içine üflenmemelidir.
    Su içerken, bardağın içine nefes verilmemelidir.
    Başkalarını tiksindirecek söz ve davranışlardan kaçınmalıdır.
    Yemek israfı edilmemeli, yenilebilecek kadar yemeği tabağa koymalı ve onu bitirmelidir.
    Toplu yemek yenirken, herkes yemeği bitirmeden sofradan kalkılmamalıdır.
    Yemeğe önce büyükler başlamalıdır.
    Sokaklarda yemek yenmemelidir.

    Yemek yeme eylemi, insanların en önemli gereksinmelerinden olup beslenme ve hayatın devamı amacıyla gerçekleştirilmesi zorunlu bir eylemdir.

    İlk çağlarda insanların çiğ yiyeceklerle beslendikleri zamanlarda yemek yeme eylemi çoğu zaman yardımcı araç ? gereç ve mekanlar gerektirmeden gerçekleşmekteydi. Daha sonraları aile yaşantısının gelişmesi yönünde aile bağlarının ortaya çıkması nedeniyle belirli bir gelişim göstermiş ve ateşin de bulunmasıyla pişirerek yeme alışkanlığı toplu halde yemek yeme eylemini ortaya çıkarmıştır. Bu sosyal gelişim sonucunda, insanların doğal gereksinmeleri yanında çalışma saatlerine de bağlı olarak belirli sürelerde giderilmeye başlanmıştır. Bu gelişme yemek yeme eylemini toplu bir eylem haline getirmiş ve aile bireyleri bu etkinliği belirli saatlerde toplu halde gerçekleştirme alışkanlığını elde etmişlerdir. Genellikle bu eylem bir günde sabah, öğle ve akşam olmak üzere 3 kez gerçekleştirilmektedir.

    Kontta yemek yeme eylemi için yemek hazırlama alanını genişletme ve aynı zamanda ev işlerini kolaylaştırma işlemi, konut içinde aynı bir yemek yeme alanı düzenlenmesini gerektirmiştir. Bu gereksinimin eşlerin her ikisinin de çalışması nedeniyle daha da önem kazanarak günümüzde de biçimlenerek gelişimini sürdürmektedir. Ailenin bir araya geldiği aynı zamanda sosyal ilişkilerin gerçekleştirildiği mekan ve alanların biri de konutun yemek yeme alanıdır. Bu bölüm yemek yeme eylemlerinin yanı sıra bireylerin çeşitli iş, günlük konuşma, ilgi alanlarına göre boş vakitlerini değerlendirme uğraşları için kullandıkları bir yerdir. Ayrı bir çocuk odası olmadığı zamanlarda büyüklüğüne bağlı olarak oyun alanı olarak da kullanılabilir.

    Tek aile evlerinden genellikle geniş alanların varlığı aile bireylerinin bireysel uğraşlarını da gerçekleştirmesine olanak vermektedir. Ancak çok katı sosyal konutlarda alan darlığı yüzünden yemek yeme alanı yemek yeme dışında diğer gereksinmelerinin de karşılandığı bir yerdir. Bu amaçla kullanılması özellikle yaşama mekanlarından kopmamasına sağladığı için genellikle yaşama mekanı içinde olması istenmektedir.

    Ahlak,terbiye ve nezaket kuralları. Birini ziyafete davet etmek manasını ifade eden edeb, İslam'ın güzel saydığı söz ve davranışlardır. Bu itibarla edep, insanların kendisine davet olunan bilimum hayır, zarâfet, usluluk ve güzel ahlak demektir. Edeb, insanı ayıplanma ve kötülenme sebeplerinden koruyan nefsin köklü bir kuvvetidir.

    Ayet ve Hadisler Işığında Adab-ı Muaşeretten Örnekler

    *** Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü açık kalbli olmak. Allah iyi huylu güler yüzlü kimseyi sever.

    *** Herkes ile güzel görüşmek, halka eziyet vermekten sakınmak. "Müslüman diğer müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kişidir."

    *** Kötülüğe karşı iyilikte bulunmak ve halkın eziyetlerine karşı sabırlı olmak. Allah katında sıddîkların mertebelerine erişmek için zulmedeni affetmek, irtibatı kesenle irtibat kurmak esirgeyene esirgemeden vermek gerekir.

    *** Küskünlüğe, dargınlığa, düşmanlığa son vermek. Müslümanın müslümanla üç günden fazla dargın durrnası helal değildir.

    *** Dargın iki müslümanın arasını bulmaya çalışmak. Yalan söylemenin caiz olduğu yerlerden biri, dargınların barışmalarını sağlamak için söylenen yalandır. Bu da sadaka vermek kadar hayırlı bir iştir.

    *** İnsanların kusurlarını araştırmamak, bilakis bu kusurları örtmeye çalışmak. Başkasının kusurunu arayan, önce kendi kusurunu görmelidir. Başkasının kusurunu örten bir müslümanın kusurunu da Allah örter ve onu affeder.

    *** Dostlar birbirlerini arkalarından müdafaa etmelidir, haklarındaki yanlış fikirleri düzeltmelidirler. Kardeşine yardımda bulunana Allah da yardım eder.

    *** İnsanlara karşı kötü zan ve töhmette bulunmamak, nefret uyandırmamak, dedikodu yapmamak. Bu sözlerin konuşulduğu yerleri terketmek.

    *** Her insanla, kapasite ve mevkilerine göre konuşmak. Cahille ilmî konuşma yapılamayacağı gibi, alimle de cahille konuşulduğu gibi konuşulmaz. İnsanlara akıllarına göre hitap edilmelidir.

    *** Büyüklere hürmet ve saygı; küçüklere, düşkünlere şefkat ve merhamet, özellikle aile arasındaki fertlere iyi muamele etmek İslam'ın esaslarındandır. Allah ana babaya saygısızlık bir tarafa "öf" demeyi dahi yasaklamıştır. Başkasına merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

    *** Herkes hakkında hayır dilemek ve, yardımda bulunmak müslüman kardeşliğinin bir özelliğidir. Ancak bu yardımlaşma kötülükte değil, iyilikte olmalıdır. Mümin kendisi için arzu ettiği güzel şeyleri Müslüman kardeşi için de arzu etmelidir. Kendini kötülüklerden koruduğu gibi etrafındakileri de korumaya çalışmalıdır.


    Adab-ı muaşeret, insana, cemiyet içerisinde yaşamak için lazım olan nezaket kurallarını öğreten, insani ilişkilerde uyulacak şekil ve ölçüleri ortaya koyan ve şahsı, toplum içerisinde saygı ve hürmete lakıy kılan... davranış şekilleridir.”
     



  2. Telefon kısa konuşmalar içindir.Uzun uzun sohbet etmek hoş değildir.

    :oops::oops: Nasıl yani?? Ben günün özetini,anlam ve önemini vurgulamadan telefonu kapatmam.:) Tabiki bu sözünü ettiğim birkaç kişi için geçerli :f40:
     



  3. Aslında Cok Mantıklı Telefonda Konusma Başlayınca saatlerce :) Bende sevmem telefonla olan dıyaloglar uzun surerse... :)
     



  4. bunlar çok uzun :f106::f106::f63:
     



  5. slm tanışalım mı ;)