Ahiret inancı ile ilgili bilgi

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Masal tarafından 22 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. İnsanın, Allah’ın sahip olduğu başka bir boyuta geçerek yaşadığı sonsuz varoluş, Kur’an’da ahiret ile ifade edilmiştir. Buna göre, ölüm bir son değil daha gerçek bir hayata geçiş demektir.

    Ahiret, Kur’an’da dünya hayatına alternatif sonsuz yeni bir hayat boyutuna ad olarak kullanılmıştır. Birinci hayat için ‘ul⒠ikinci hayat için ‘âhir’(1) ifadelerinin kullanması bunu göstermektedir.

    Ahiret terimi kelâmî eserlerde şöyle tarif edilmiştir: Ahiret, kıyametin kopmasından başlayıp cennetliklerin cennete, cehennemliklerin cehenneme girmesine kadar geçecek olan zaman veya haşirden sonra başlayıp ebediyyen devam edecek olan ikinci hayattır ki, ba’s, haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet- cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine almaktadır.

    Ahiret teriminin kapsam açısından ifade ettiği bu anlamı bir bütün olarak Kur’an’da bir yerde göremiyoruz. Fakat muhtelif sûrelerde bu bütünlüğü görmek mümkündür. Buna göre âhiret, bu alemin nizamının bozulup yok olmasıyla ve alemdeki bütün canlıların ölümünü müteakip, yeryüzü ve göklerin diğer bir aleme dönüşmesiyle başlar. Sonra Cenab-ı Hakk alemi tekrar inşa edip bütün insanları yeniden diriltir ve hayat verir. Dirilişten sonra, herkesi işlediği iyi ve kötü amellerinden hesaba çeker. Hayrı şerrinden fazla olanları cennete, şerri hayrından fazla olanları da cehenneme koyar.

    Ahiret aleminin başlangıcıyla ilgili olarak bir diğer mülahaza ise, ahiret gününün, insanın ölümüyle başlayacağı şeklindedir. Buna “Kişi öldüğünde kıyameti kopmuş olur.”(2) hadisi delil olarak getirilmiştir.
     



  2. Ahiret her insanın inandıgı sozsuzluga kıyametin kopması demektir ahiret yaşamın bir diger yaşantısıdır ahirete aninmak allaha inanmak peygamber efendimiz H.z Muhamed .s.a.v ona inen yüce kitap kur.andır Kur,andada yazdıgı Gibi ahiret ve kıyamet kopacaktır

    insanlarla beraber bütün canlı ve cansız varlıklar yok olacaktır. Bütün dağlar-taşlar, yerler-gökler parçalanacaklardır. Böylece bu alem bambaşka bir alem olacaktır. Bu, kıyamettir. Bundan sonra yine Yüce Allah’ın takdir ettiği zaman gelince, bütün insanlar yeniden dirileceklerdir. İnsanların hepsi “Mahşer” denilen çok geniş ve düz bir sahada toplanmış olacaklar ve yeni bir hayat başlayacaktır. Buna “Umumi Haşr” denilir. Bu yeni hayatın başlayacağı günden itibaren, bitmez ve tükenmez, sonu gelmez bir halde devam edecek olan aleme, ahiret alemi denir. Buna inanmak da, müslümanlıkta bir esastır.
    Kıyametin kopması ve ahiretin meydana gelmesi, Kur’an’ın ayetleriyle, Peygamberin hadisleriyle ve ümmetin birliği ile sabittir. Diğer bütün peygamberler de kendi ümmetlerine bu gerçeği bildirmişlerdir. Onun için ahirete iman etmek büyük bir görevdir ve her din için önemli bir inançtır.
    Kudretine nihayet bulunmayan Yüce Allah için, gelecekte ahiret hayatını meydana getirmek pek kolay şeydir. Alemleri yoktan var eden, hele insanları birçok güç ve meziyetlerle yaratıp kendilerine hayat veren büyük Yaratıcımız için, bütün bu alemleri yok ettikten sonra tekrar yaratmak zor bir şey midir? Bir şeyi önce var eden, sonra tekrar onu var edemez mi? Bunları tekrar var edemeyen yaratıcı olur mu? Hayır, Yüce Allah öyle bir büyük yaratıcıdır ki, nice alemleri de yaratmaya kadirdir. Bir kere astronomi ilmine bakalım: Ucu bucağı olmayan bir boşlukta dolaşıp duran ve zaman zaman parlayıp sönen yüz binlerce nur ve ışık alemini bu ihtişamları ile yaratmış olan Allah, ahiret alemini de yaratmaya kadirdir.
    Allah’a hamdolsun ki, biz müslümanlar, ahiret gününe, ahiretin sonsuz hayatına, Cennet ve Cehennem’in daha önceden yaratılmış olduğuna inanıyoruz. İşte bu iman bizi kurtuluşa götürür, ruhumuzu yükseltir ve bizi mutluluğa kavuşturur. Bu imandan yoksun olmak, insanı şaşırtıp sapıklığa düşürür, hertürlü fenalığa sürükler ve hem dünyada ve hem de ahirette yüzü kara eder