Ağrının düğünleri

'Türkiye Coğrafyası' forumunda ZORBEY tarafından 27 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ağrının düğün gelenekleri
    Ağrının düğün adetleri
    Ağrının evlenme adetleri

    Kız isteme ve Elçilik
    Oğullarını evlendirmek isteyen ana babanın kız bulmak amacıyla yaptıkları işlere dÜnÜr gezmesi denir. DÜnÜr gezmesi sırasında uygun bulunan kız, babasından istenir, yani elçi gidilir.

    Kızlar, elçilik yapılarak ailesinden istenir. Elçiliğe hatırı sayılır kişiler götÜrÜlÜr. Kız kaçırmalarında elçilik söz konusu değildir. Oğlan tarafı ön elçilik yapmış, kız tarafından he sözü almışsa, yakın akrabalarını ve komşularını alarak elçiliğe gider. Erkekler misafir odasında, kadınlar başka bir oda da toplanır. Oğlan temsilcisi geliş sebeplerini dolaylı olarak anlatır. Kız temsilcisi haberleri yokmuş gibi davranır. Sohbet ve şakalaşmalardan sonra alınacak hediye ve başlık kesilir. Geline yÜzÜk takılır. Başlık sÜt hakkı veya sÜt parası olarak ta adlandırılır. Alınan bu para gelinin hazırlayacağı çeyiz içindir. çeyiz eşyalarının çoğunu oğlan tarafı alır.

    Nişan
    Nişan ayrı yapıldığı gibi, düğünle birliktede yapılır. Nişanda hediye olarak şunlar alınır. YÜzÜk altın bilezik gelinin giyim ve kullanma eşyası, gelin Ailesinin fertlerine hediye, çerez sigara misafir şekeri, yemek eşya ve malzemesi.

    Nişandan bir veya iki gÜn önce oğlan babası komşu ve akrabalarını davet ederek çay verir ve isteğini belirtir. Topluca kız evine gidilir. Kız ailesinin yakınları gelen konukları misafir ederler. Akşam getirilen nişan hediyeleri bir tepsi içerisinde takdim edilir. Oğlanın yakınlarından başlanarak kim ne hediye getirmişse adı yÜksek sesle seslenerek belirtilir. isteyen para da atar. Nişan şerbeti içiler çerezler dağıtılır. Nişan şerbetinden sonra yemek verilir.

    Nişan ile düğün arasında gelin görmesi denilen ziyaret vardır. Bu olan tarafının akrabaları ile birlikte çeşitli hediyeler alarak ziyarete ve gelini görmeye gitmesiyle olur. Buna haftalıkta deniliyor. Araya dini bayram girmişse, bayramda gelin görmeğe gidilir ve götürülen hediye ye bayramlık denir.

    Gelin görmesinden sonra, gelin kız, rahatça çeşmeye gider, bahçe ve tarlaya çıkar. Buna gelin ayağını çıkarma denir.

    çeyiz ve hasat durumu göz önÜnde tutularak, gelin görmelerinde dÜğÜn gÜnÜ kararlaştırılır. Düğün gününün belirlenmesine gÜn kesimi denir.

    Düğün:

    Düğün gününün belirlenmesine "gün kesimi" denir. Düğüne yakın bir tarihte köyde veya mahallede biri ölmüşse, onun yası kaldırılarak müsaade alındıktan sonra yapılır.
    Şehir merkezlerindeki düğünler daha kısa süreli ve Belediye Düğün Salonu, Halk Eğitimi Mer-kezi Salonu gibi yerlerde yapılan törenlerden ibarettir. Bunlar köy düğünleri kadar neşeli ve gös-terişli olmaz. Ancak kapısı ve bahçesi müsait evlerde köylerdekine benzer düğün tören ve şenlikleri yapılır.
    Düğünler hayırlı gün diye genel olarak perşembe günü başlar, iki veya üç gün sürer. Çalışma (mesai) günleri ve memurlar da dikkate alınarak, son yıllarda cumartesi ve pazar günlerine kaydırılmıştır.
    Düğünden iki-üç gün önce çeyiz açma demek olan "saçı" yapılır. Saçıya sadece kadınlar gider, hediye götürür veya para bahşişi yaparlar.

    Toy adı da verilen düğünlerde, bir de "toy babası" tayin edilir ki, bu düğün yapan adamın komşusu, kirvesi yahut yakın bir akrabası olur. Düğünü olan (toy babasına) önceden bir hediye verir. O da, düğün işlerine yardımcı olur, vekillik yapar, gerektiği yerlerde bahşiş verir. Bazı köylerde toy babası, oğlanın sağdıcıdır. Formaliteleri yerine getirir, birçok harcamaları o yapar.
    Düğüne (kız evine), oğlan tarafı atlıları ile topluca gider. İlk gün davul çalar, toplananlar oynar.
    O akşam gelinin eline kına yakılır. Kınanın kalan kısmı erkek evine yollanır. Kına tepsisi, üzerinde mumlar yanar vaziyette ortalığa gelince, orada bulunanlar, tepsiye para bırakırlar. Erkek evinde yapılan çabuk biter ve ayrıntılı olmaz. Esas tören kız evinde yapılır. Kız evindeki kına gecesine, saçıda olduğu gibi yalnız kadınlar katılır. Gelinin çeyizi köylülere / misafirlere gösterilerek sayılır. Bu işlemin adı, çeyiz yazma'dır.
    Kız evindeki eğlence geç saatlere kadar devam eder. Harman yerinde, evin bahçesinde veya müsait bir mekânda yapılan düğünde halaylar çekilir, yörenin oyunları oynanır, düğün türküleri söylenir. Düğün eğlencesine katılmayıp odada oturanlar da kendi aralarında çeşitli oyunlar sergiler, şakalar yaparlar. Âşık yahut dengbej varsa, türküler söyler, dinleyenleri eğlendirir.
    Nişan için alınan hediye ve yiyecekler, düğün için de alındığından, kız babası misafirlere, komşulara yemek verir.
    Gelin evinde yapılan eğlenceler bitince, gelin törenle evden çıkarılır. Gelinin çıkarılmasına, ata, arabaya bindirilmesine oğlan akrabalarından bir yenge eşlik eder.
    Gelin çıkarılmadan birkaç saat önce çeyiz yollanır. Gelinin erkek kardeşi, çeyiz sandığı evden dışarı çıkarılacağı sırada sandık üzerine oturur, bahşişini almadan sandığı vermez. Gelin kapıdan dışarı çıkarken bir kişi kapıyı basar; önemli ve kıymetli bir hediye almadan gelini bırakmaz. Buna "kapı basması" denir. Ayrıca gelinin erkek kardeşi, gelinin kemerinin altına para yahut başka bir armağan koyar ve belini bağlar. Gelin ata bindirilip uğurlanırken, arkasından su serpilir. Gelin çıkarılırken, evin önünde topluluk oluşur, davul-zurna farklı, biraz acıklı havalar çalar.
    Gelin alayı yolda giderken önü kesilir ve bahşişler alınır. Eskiden gelin atla götürülürken yolda at yarışları yapılırdı. Birinci olan at, müjde yastığını oğlan evine ulaştırarak hediyeler alırdı. İkinci, üçüncü gelen atlara da hediyeler verilirdi.
    Gelin oğlan evine yaklaştığı sırada, damat sağdıcı ile birlikte evin damına çıkar. Başlarına bir pardesü çekmiş halde gelini beklerler. Gelin kapıda attan / taksiden indirilirken damat bacadan gelinin başına demir para ve karışık meyve atar, elmayı gelinin başına vurmaya çalışır. Gelin ba-ba evinden çıkarılırken ve oğlan evine indirilirken silâh atılır.

    Düğüne oğlan evinde devam edilir. Misafirlere komşulara ve düğün için orada bulunanlara ye-mek verilir. Düğün yemekleri genel olarak etli yemek, pilav ve yoğurttur. Durum ve zamana göre bunlara eklemeler olur. Yemeği yapan aşçı bahşişini almadan servis yapmaz. Buna "kazan ağzı açma" denir. Ağrı'da sünnet, nişan ve düğün yemeklerinde içki bulundurulmaz.
    Yemekten sonra düğün eğlenceleri devam eder. Oyunlar ağırlıklı olarak halaydır. Gelini de oyuna çıkarırlar, gelin oynarken gelinliğe ve elbisesine, damatın yakasına para takılır. Gelinin bu şekilde oynatılmasına, damat ile el ele tutup halayda yer almasına "gelini kuyruklama" adı verilir.
    Geline götürülen hil'at ve hediyelerin takdimi de çoğunlukla bu sıralarda olur. Atlıların getirdiği hediyelerin takdimi, nişandaki gibi bir kişi tarafından orada bulunanlara yüksek sesle duyurularak ve gösterilerek yapılır. Düğün eğlenceleri gecenin uygun bir saatinde bitirilince, sağdıç, damadı tokatlayıp gelin odasına bırakır.
    Düğünden üç gün sonra gelin ve damat önce anne ve babalarına, sonra tüm aile büyüklerine el öpmeğe giderler. Bu ziyarette kendilerine armağanlar verilir.