Afrika halkı açlıktan ölüyor

'Haberler' forumunda EyLüL tarafından 5 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Afrika halkı açlıktan ölüyor
    Afrika Can Çekişiyor!
    Somali'de açlıktan 29 bin çocuk öldü
    Afrika`da insanlar açlıktan ölüyor

    [​IMG]

    Afrika'da milyonlarca kişi, açlık ve kuraklıkla karşı karşıya kalıyor.

    [​IMG]

    Daha 7 aylık masum bir bebek olan Miga Gedi Farah, şimdiden dünyanın bütün çilelerini çekmiş gibi bir yüz ifadesine sahip.

    [​IMG]

    Ağırlığı sadece 3.4 kilogram olan ve kaburgaları teker teker sayılabilen minik bebek bir sahra hastanesinde bakım altına alındı...

    [​IMG]
    Açlık ve susuzluktan bedeni kururken giderek daha fazla ortaya çıkan gözleri, acıyla 'Beni kurtarın' diyor...

    BM, Doğu Afrika'da bu yüzyıl içinde ilk kez bir ülkede, Somali'de kıtlık ilan ederken, iki yıldır süren kuraklık Somali nüfusunun yüzde 25'ini yerlerinden etti.
    Doğu Afrika'nın 60 yıldır en kötü kuraklığı yaşadığını duyuran BM'ye göre, Somali, Etiyopya ve Kenya'da 11 milyon kişi, açlıktan ölme tehdidi altında.
    Bu durumdan yağışların olmaması ve hükümetlerin tarım ve sulama projelerini yeterince finanse etmemesi sorumlu tutulurken, kıtlıktan en fazla etkilenenlerin, Somali'nin Bakul ve Aşağı Şabelle bölgeleri olduğu, ülkede her gün 10 bin çocuktan 4'ünün yaşamını yitirdiği, yüzde 30'unun ciddi biçimde yetersiz beslendiği ifade ediliyor.

    Somali başta olmak üzere doğu Afrika’da yaşayan 12 milyondan fazla insan, kıtlık nedeniyle büyük bir tehditle karşı karşıya. Somali, Etiyopya, Kenya, Cibuti ve Uganda’nın da aralarında bulunduğu “Afrika Boynuzu” olarak adlandırılan bölge, son 60 yılın en büyük kuraklığının ve bunun sonucunda yaşanan kıtlığın pençesine düşmüş durumda. Kimisi kuraklıktan kurtulmak için ölümcül yolculukları göze alırken, Kimisi yardım kuruluşların dağıttığı yiyecekleri almak için çaba harcıyor. Kimisi de açlıktan hayatını kaybediyor.

    SOMALİ, ETİYOPYA VE KENYA HALKI AÇ

    Kuraklık Somali’nin kuzey, güney ve batı kesimleriyle Kenya’nın kuzeybatı Turkana bölgesinde ve Etiyopya’nın güneydoğusundaki Oramia ve Ogaden çevresinde yoğun olarak hissediliyor. Buralarda yaşayan 8 milyon 100 bin kişi hâlihazırda kuraklıktan etkilenmiş durumda. Halkın geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu kuraklık bölgesinde Mart ayından bu yana yağan yağmur oranı %5 oranına gerilediğinden çok sayıda küçükbaş hayvan telef oldu, ekili arazilerin neredeyse tamamı büyük zarar gördü.

    Somali ve Etiyopya’ya göre daha yerinde önlemler alan Kenya kuraklıktan nispeten daha az etkilendi. Alınan önlemlere rağmen Kenya’da da yiyecek fiyatlarında % 240’a varan artışlar yaşandı ve enflasyon şimdiden %18’le son 30 yılın rekor seviyesine ulaşmış durumda.

    Küresel Hava Tahmin Kuruluşu bu bölgelerde kuraklığın Kasım ayına kadar devam edeceği, Kenya’nın orta ve kuzey bölgeleriyle Uganda’nın kuzeydoğusunun da bu durumdan etkileneceği tahmininde bulunarak kuraklık nedeniyle 1 milyona yakın insanın ölebileceğini açıkladı.

    HALK, KAMPLARA SIĞINIYOR

    Doğu Afrika’da İnsanlar kuraklık ve kuraklığın tetiklediği açlık yüzünden ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Kuraklıktan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelen Somali’de halk, evlerini terk ederek başta Kenya ve Etiyopya olmak üzere komşu ülkelere sığınıyor. Kenya’nın 90 bin kişilik Dadaab Kampı’na şu ana kadar 480 bin kişi sığındı. Mülteci sayısının her geçen gün hızla arttığı kampta yetkiler, gıda ve diğer ihtiyaçları karşılamakta zorlandıklarını bildiriyorlar. Aynı şekilde Etiyopya’ya ise 11 bin kişi sığındı.

    İHH AFRİKAYA YARDIM GÖTÜRÜYOR

    Doğu Afrika’da yaşanan sıkıntıların ardından bölgeye giden İHH ekipleri ilk etapta Kenya’da çalışmalar yürütürken daha sonra Somali’ye geçti. İHH Acil Yardım ekipleri başkent Mogadişu’da kampları gezerek kısa ve uzun vadede neler yapılabileceğini yerinde gördüler ve hızlı bir şekilde çalışmalara başladılar. İHH yaptığı bir açıklamada, ilk etapta 45 bin kişiye gıda malzemesi dağıttıklarını ve dağıtılan bu yardımların Ramazan boyunca kendilerine yetebilecek miktarda olduğunu belirtti.

    BM DÜNYA GIDA FONU’NUN YOLSUZLUĞU

    1991 yılında Somali’de sözde açlıkla mücadele eden Dünya Gıda Fonu’nun (WFP) güvenliği bahane ederek 2009 yılında ülkeden ayrılmasının ardından ortaya çıkan skandal, bugün yaşanan açlığın ve beraberindeki ölümlerin perde arkasında neler olduğunu gözler önüne seriyor. Dünya gıda Fonu’nun, ülkeden ayrılmasından sonra içerisinde milyon dolarlık gıda bulunan depoların kapısına kilit vurarak ülkeden ayrıldı. 8 ay önce BM, Somali’deki WFP için yeni bir ekip görevlendirdi. Ancak bu ekip de, şu ana kadar depolardaki gıdaların dağıtımına bir türlü başlamadı. BM üyesi ülkelerle Cenevre’de gerçekleştirilen Somali toplantısında, alınan 1.61 milyar dolarlık yardım paketinin yarısı dahi bölgeye ulaştırılmış olsa, 12 milyon nüfusluk ülkede, açlıkla burun buruna olan 3.7 milyon kişi yaklaşık 4 yıl boyunca ülke standartlarında beslenme imkanına kavuşabilecek.

    BİR TARAF İSRAFLA EĞLENİRKEN; DİĞER TARAF AÇ

    İnsanoğlunun bugün şahid olduğu ayrımcılığa tarihinde şahid olmamıştır. Bir tarafta Kuzey Afrika güçlü ve zengin iken, diğer taraftan Güney Afrika fakir, zayıf ve halkı açlıktan ölüyor. Bütün dünyada aynı şekilde bir kısım insanlar tok iken, bir kısmı da aç, bir kısmı zengin iken, bir kısmı da mahrum, bir kısmı zalim iken, bir kısmı da mazlum.

    Batı ülkelerinden örnekler verirsek; ABD’de buğday fiyatlarının düşmemesi için, senelik tonlarca buğday gemilerle okyanusa dökülüyor. İspanya’da her yıl, bir hafta süren dünyadaki en büyük domates festivali yapılıyor. Bu festivalde 40 binden fazla kişi birbirine domates atıyor. Ülkenin Valensiya şehrinde yapılan bu domates savaşında Yaklaşık 100 bin ton domates israf ediliyor. Hollanda, İtalya, Fransa, Belçika, Almanya, ABD ve bunların dışında kalan batı ülkeleri her yılın belli aylarında çeşitli sebze, meyve ve tatlı festivalleri yaparak bu gıdaları israf ediyorlar.

    Bu konuda Biz, sadece batı ülkelerinin böyle olduğunu söyleyemiyoruz. Aynı şekilde diğer ülkelerdeki lüks ve savurganlık yönleri de gözler önündedir. Örneğin Arap ülkeleri, Gines Rakorlar Kitabına girmek için çeşitli yemek israfları yapıyor. Dünyanın en büyük baklava tepsisi, dünyanın en büyük meyve sepeti, dünyanın en büyük pilav sofrası gibi söylemlerle israf yapıyorlar.

    Bütün bu insanlar, çeşitli şekillerde kendilerini eğlendirmek için yiyecek ve içecekleri heder ediyorlar. Bunların yanı sıra diğer taraftan Afrika ülkeleri karınlarını doyuracak yemek ve susuzluklarını giderecek su bulamıyor. Doğu Afrikada yaşanan bu kıtlık ve bu kıtlığın sonucunda insanların açlıktan hayatını kaybetmesi 21. Yüzyılda yaşanan büyük bir utançtır.