Afet Eğitimi Hazırlık Günü İle İlgili Şiir

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve EyLüL tarafından 12 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. EyLüL Üye

    Afet Eğitimi Hazırlık Günü şiirleri

    Afet Eğitimi Hazırlık Günü İle İlgili Şiirler

    Afet Bölgesi
    Önce bulutlar çıktı
    Kara kara bulutlar
    Kapladı gökyüzünü
    Ve hiç dağılmadılar.

    Ardından bir fırtına
    Topladı bulutları
    Her taraf kapkaranlık
    Kararttı umutları.

    Sonra şimşekler çaktı
    Karıştı suya sevgi
    Bulutlar yağmur oldu
    Sel kapladı her yeri.

    Silinmesi imkansız
    Fırtınanın izleri
    Afet bölgesi olduk
    Deli etti bizleri.

    Bomboş kaldı yürekler
    Aşkımızı sel aldı
    Fırtına durulunca
    Çamuru bize kaldı.

    Mehmet Ali Çıbıklı

    DEPREM
    Gürültü kopar uzaktan,
    Sular fışkırır topraktan
    İnsanlar yolu bulamaz,
    Oluşan bir karanlıktan

    Bu bir depremin sesidir
    Bir canavar nefesidir
    Karanlık kaplar her yeri
    Bilmem kentin neresidir?

    Anne ağlar, yavrum diye,
    Çocuk ağlar, annem diye
    İnsanların hepsi şaşkın
    Bakamazsın bu sahneye

    Elimizden bir şey gelmez,
    Bu felâket hiç sevilmez
    Bu sarsıntı yer küreden
    Daha önceden bilinmez

    Sağlam temel sağlam evler,
    Sözüm size mimar beyler
    Sağlam yapın her binayı!
    Yıkılmasın kentler, köyler!

    Halkım hiç acı çekmesin,
    Artık gözyaşı dökmesin!
    Sağlam yapın her binayı,
    Deprem bize kükremesin!

    Çok üzgünüm acılardan,
    Kurtulalım sancılardan
    Çığlıklara dönüp bakın,
    Ders alalım buncalardan

    İbrahim ŞİMŞEK


    Komşuda Yangın
    Bir gün gece yarısı
    Bir çığlıkla uyandık;
    Komşulardan birisi
    ”Koşun! ”,diyordu ”yandık! ”.

    Yataklardan fırlayıp
    Koşuştuk hep onlara,
    Allah’ım ne acayip,
    Ne acıklı manzara.

    Püskürüyor alevler
    Kapıdan,pencereden,
    Korkuyor öbür evler
    Bu amansız ejderden.

    Yükseliyor çığlıklar
    ”İmdat, imdat! ”diyerek;
    Bağrışıyor çocuklar
    Ağlayıp inleyerek.

    Orası, ana-baba
    Günü olmuştu birden,
    Herkeste vardı çaba
    Yardım için gönülden.

    Babam telefon açtı
    Hemen itfaiyeye,
    Hızır gibi ulaştı
    Arazöz mahalleye.

    Hep birden şahlandılar
    İtfaiye erleri,
    Kimisi su sıktılar
    Kimi daldı içeri.

    Kurtardılar önce can
    Sonra bazı malları,
    Duymadılar heyecan
    Ateşin kartalları.

    Mutlaka bir hatadan
    Çıkmıştı o felaket,
    Çok şükür çoğalmadan
    Atlatıldı bu afet.

    Bir küçük hatada bak
    Ne büyük felaket var,
    Bunu hatırlayarak
    Yapmayalım hatalar..
    Naim Yalnız

    Selden İyi Korunalım

    Selden korunmamız için,
    Vaktinde önlem alalım;
    Evimizi yapmak için
    Yeri iyi tanıyalım.

    Dere kenarına değil,
    Yükseklere ev yapalım;
    Yine de bir afet için,
    Evi sigortalatalım.

    Yerimiz kırsal kesimse,
    Hemen ağaçlandıralım;
    Eğer, şehir içindeysek
    Yeterli menfez açalım.

    Her tür acil durumlarda,
    TV.,radyo dinleyelim;
    Su düzeyi yükselmişse
    Evi, tahliye edelim.

    Afet çantamızı her an,
    Yanımızda taşıyalım;
    Gerekli malzemeleri
    İçinden ayırmayalım.

    Akarsuların önüne,
    Setler, barajlar yapalım;
    Çevreye ağaçlar dikip
    Ağaçları koruyalım..

    Naim Yalnız

    GEDiZ

    Ölü sayısı oldu bin beş yüz
    Gediz bir anda oluverdi dümdüz
    Kalmadı insanlarında el, ayak ve yüz
    Toprağa karıştı binlerce nüfus

    Can dayanmıyor feci manzaraya
    Haber hemen ulaştı başkent Ankara'ya
    Yardımlar yüklendi taşıtlara,
    Taşıtlar sıralandı uzun yollara

    Gözü yaşla dolu ana çocuğunu arıyor
    Şaşırmış bir baba ailesini soruyor
    Bütün gözler ıslak, yürekler yaralı
    Sen koru bizleri afetlerden ulu tanrı

    Öğretmen
    Şaban Gürtuna

    YANGIN

    Bir küçük kıvılcım,
    Alevleri hazırlar
    Dikkatsizlik sonunda,
    Çıkar bütün yangınlar

    Ateşte yemek kalmaz,
    Elektrikle oynama,
    Hep böyle yanlış işler,
    Neden olur yangına

    Sönmeyen bir sigara,
    Zarar verir ormana
    En büyük düşmanlıktır,
    Bu güzelim vatana

    Yangın şakaya gelmez
    Dikkat edin çocuklar
    Bir kıvılcım yüzünden,
    Yanabilir yuvalar

    Hülya ÖZER

    Kar Afeti

    Kar yağmayacak galiba derken
    Öyle bir kar yağdı ki; diz boyu
    Kesildi şehrin elektrik ile suyu
    Tam da bayram arifesindeyken

    Olmadı derde derman, senaryo planı
    Soğuktan dondu nice insanların kanı
    Zayi oldu, nice insanımızın malı/canı
    Bu belleğimize kazınan kalıcı bir anı

    Teknik ve beşer, bugün de aciz kaldı
    Yüzlerce insan yollarda mahsur kaldı
    Kar bora fırtına kaç kulun canını aldı
    Mazideki duyulan endişe nerde kaldı

    Kesildi elektrik/su, halk perişan oldu
    Yetkililer, sırrı kadem basıp kayboldu
    Kaybolmayanlarsa, suçu halkta buldu
    Velhasıl, olan yine gariban halkı oldu

    Kardan tratuvar ve buz patenti oluştu
    Soğuktan kullar sağa sola koşuşturdu
    Boğaz Köprüsünün, çelik halatı koptu
    Kar boradan ademoğlunun ödü koptu

    Yağan karı tuz değil gözyaşımız eritti
    Yetkililerin duyarsızlığı bizleri delirtti
    Bereket ki askerimiz yardıma seğirtti
    Birazcık olsun, teselli olmamıza yetti

    Söylesem sözüm geçmez kalır havada
    Elinki toprak altında/bizimkisi havada
    Bak, fırtınadan kesildi yine elektrik/su
    Ders almadığımız kaçıncı hadisedir bu

    Ah koptu yine nakil hatları karanlık bastı
    Yoktu aslında bu şairin hiç kimseye kastı
    Şair, milletimizin yaralarına parmak bastı
    Acı/tatlı bir kar fırtınası daha geldi/geçti

    Varsın, bu sözlerimden kimileri az alınsın
    Tüm nakil hatlarımız toprak altına alınsın
    Dilerim ki, bu tür olaylardan ibret alınsın
    Ta çağdaş medeniyet seviyesine ulaşılsın
    Bayram Tunca