Adıyamanın Kültürü

'Türkiye Coğrafyası' forumunda Elfida tarafından 17 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Adıyaman ilinin kültürü
    Adıyaman kültürü hakkında bilgi

    Adıyaman İli mağara devrinden itibaren günümüze kadar çeşitli medeniyetlere sahne olmuş, birçok kültürün yoğrulup özleştiği; sözü, giyimi-kuşamı, oyunu-düğünü ve hayatın çeşitli dönemleri ile (doğum, evlenme, ölüm) ilgili adet ve inançları, misafirperverliği, insan sevgisi, hayat felsefesi, dünya görüşü, halısı, kilimi, sicimi, heybesi ile halkbilim konusu teşkil edebilecek değerlere sahip zengin bir İlimizdir.

    Folklor açısından bilimsel alan araştırmalarına konu olabilecek birikime sahip, çoğu yerde rastlanmayacak kadar özgün ve zengin kültürel değerler hazinesi olan Adıyaman İli günümüze kadar detaylı ve yeterli bir çalışmaya konu olmamıştır. Ancak bilimsel araştırmalar için ön çalışmalar başlatılmış bulunmaktadır.

    Türk ve yabancı bilim adamlarının yapmış olduğu arkeolojik kazılar neticesinde elde edilen bilgiler doğrultusunda Milattan Önceki dönemlerde bile insanların yaşadığı zengin medeniyetlerin varlığını kanıtlayan Pirin Mağaraları ve günümüze kadar bütünlüğünü koruyarak gelebilen tarihi eserleri ile insanlık tarihi ve kültürün aynası niteliğindedir. Folklorumuzun bugüne gelişinde bu yapının şüphesiz etkisi vardır.

    Teknolojinin ilerlemesi ve iletişim araçlarının gelişip yaygınlaşması ile kültürlerin daha hızlı kaynaşması ve değişmesi arasında sıkı bir bağ vardır. Bu kaynaşma ve değişim sürecini, Adıyaman İli’nin folklorik bir çok unsurlarında görmek mümkündür. Bu değişime giyim-kuşam, örf, adet, gelenek ve göreneklerin yanı sıra, değer yargılarında da rastlamaktayız.

    a) Efsaneler:

    Belli yerlere bağlı efsanelerin halk kültürü sahasında ayrı bir yeri vardır. Bütün dünyada insanlar oturdukları yeri kutsallaştırırlar. Değerlerine ve dini inançlarına bağlılıkları ile dikkat çeken Adıyamanlılar arasında inançlar etrafında teşekkül eden efsaneler yaygın ve Adıyaman İli bu bakınmadan oldukça zengindir. Adıyaman’da özellikle dini binalar olan türbeler dini büyükleri ve yerleşim yeri olan Adıyaman’ın adının nereden geldiği ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır.

    Önemli efsaneleri; Yedi Yaman Efsanesi, Kommgene Kralı Efsanesi, Efsane kahramanlarına ise Şeyh Abdurrahman Dede ile Çıplak Dede örnek olarak verilebilir.

    Bunlardan Yedi Yaman efsanesi şöyledir;
    "Putperes bir babanın inançlı yedi oğlu vardır. Bu nedenle babaları tarafından öldürülen yedi kardeş, aynı yere gömülürler. Sonradan "Yedi Yaman kardeş" diye anılan bu kişilerin gömülü oldukları yer, daha sonraları "Yedi Yaman" diye nitelenen bölge telaffuz edilmeye başlar. Nihayet bu deyim de zamanla değiştirilerek İlin adı olan Adıyaman sözcüğü kullanılır."

    b) Türkü ve Maniler:

    Tüm Anadolu insanı gibi, Adıyaman insanı da güncel yaşantısını, sevinç ve acılarını türkü ve manilerle dile getirir. Düğün, taziye ve mesire yeri gibi toplulukların oluştuğu mekanlarda kimi eğlence, kimi ağıt, kabilinde türkü ve maniler söylenir. Türküler çoğu kez saz (bağlama) eşliğinde söylenirken, maniler genellikle müziksiz terennüm edilir. Bazen türküler söylenerek halaylar çekilir. Adıyaman’ın Türkiye çapında ünlenmiş bir çok türküsü vardır. Türküler, genellikle uzun hava ve ağıt türküleridir. Ünlü türküler arasında "Gölbaşı’na vardım altın Yüzüğüm Kırıldı ve Türkmen gelini" sayılabilir.

    Fırat Nehri üzerinde de bir çok türkü yakılmıştır. Bunlardan birinin öyküsü şöyle;
    Zamanın birinde Hamu Dayı, Fırat Nehrini geçerek Urfada askerliğini yapmakta olan oğlunu ziyaret etmek ister. Fırat, insan ve hayvanların birlikte bindirileceği ilkel bir Sal ile geçilecektir. Sal’a sabahın erken saatlerinde binilir. Ama nehrin tam ortasına gelindiğinde, salda bulunan bir atın ürkmesiyle Sal devrilir ve içindekilerle birlikte Hamo Dayı’da boğulur. Ailesi, olaydan habersiz günlerce onun yolunu gözler. Ama bir gün kara haber köye ulaşır. Dövünmeler, ağıtlar başlar.... Fırat, Hamo Dayı gibi çok canlar yakmıştır. Adıyaman’da işte Fırat’tan canı yananların söylediği ünlü Fırat Türküsü söylenir.

    c) Halk Oyunları:
    Adıyaman Halk oyunları içerisinde kadın ve erkeğin her türlü sosyal faaliyette omuz omuza olmaları, her türlü doğal felaketlere birlikte göğüs germeleri özellikle dikkat çekmektedir. Yöremiz halk danslarında kadın ve erkeğin yan yana diziliş ve oynayışı bunu göstermektedir. Davul ve zurnanın, İl folklor ünde önemli bir yeri vardır. Başta İlçelerimiz olmak üzere, bazı Köylerimizde insanımızın sanat ve estetik zevkini el becerisini gösteren halı, kilim, sicim, heybe ve hurç gibi dokumalar devam etmektedir. İhyacın karşılanması yanında turistik eşya olarak da üretilmektedir. Bunun yanında genç kızlarımızın sözü, dili sayılabilecek yazma oyaları, kanaviçe nakışları da yöremizde büyük önem ve değere sahiptir.Günümüzde gelişen teknoloji karşısında varlığını korumayan köşkerlik (Yemenicilik) hemen hemen yok olmuştur.

    e)Mutfak:
    Adyaman, yemek çeşitleri bakımından bir çok ille, özellikle de çevre İllerle benzerlik göstermekle beraber, gerek yemeklerin adı ve gerekse de yapılış şekli ile farklılık göstermektedir. Yöremizin yemeklerinin temel maddeleri; Buğday ürünleri, kuru baklagiller, sebzelerden patlıcan, domates, lahanadan oluşmaktadır. Tat verici olarak bütün yemeklerde soğan, sarımsak, salça, pul biber, maydanoz, kuru nane ve diğer baharatlar kullanılmaktadır.Ekonomik duruma göre etin yerini kuru baklagiller almaktadır. Ayrıca yabani bazı otların da yemeklerde kullanıldığı dikkat çekmektedir.Kültür değişiminin sonucu olarak Adıyaman mutfağında büyük gelişim ve değişim olduğu gözlenmektedir. Bu değişim süreci yöremiz mutfağını zenginleştirmiş olup, sebzelerin kullanımını artırmıştır.Bütün bu açıklamalar ışığında yöre yemeklerinden bir kaçını isim olarak şu şekilde sıralayabiliriz; Etli çiğ köfte dolmalı köfte (İçli köfte), eşkili köfte (Yöresel adıyla basalla), çılbır, mercimekli köfte, yapıştırma, lahmacun, ekmek üstü, meyhane pilavı, hitaptır.