Adananın Düğün Adetleri

'Türkiye Coğrafyası' forumunda Wish tarafından 22 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Adanada evlenme adetleri
    Adananın düğün gelenekleri



    Adana köylüsü düğününe Millî bütünlüğü temsil eden bayrağı oğlan evine astırmakla başlar. Davul zurnanın eşliğinde halayını çeker, kurbanını keser, karakucak güreşleri, cirit oyunları, silâh atma ve sinsin gibi eski Türk geleneğini, töresini aynen devam ettirir.

    Yakın zamana kadar düğünler köylerde genellikle perşembe günü başlar ve pazar günü son bulurdu. Köylerde ilk davulun sesi duyulduğu zaman hayat canlanır, renklenir. Köy halkı kendilerini düğün sahibi sayarak dışardan gelenleri konuklar, ağırlar, elbirliği ile düğünü yaparlardı.

    Adana'nın ovalık ve dağlık alanlarında ufak tefek ayrılıklara rağmen düğünle ilgili gelenek ve görenekler birbirine benzer. Çünkü il halkını çoğunlukla aynı boya, obaya mensup Türkmen ve Göçerler meydana getirirler. Zaman zaman çevre illerden veya yurt dışından gelen göçmenler Çukurova'ya kendi gelenek ve göreneklerini getirmişlerse de bunlar ilin bütünlüğünü bozmazlar.

    KIZ GÖRME, GÖRÜCÜ GİTM E

    Yurdun her yerinde olduğu gibi Adana'da da iki gencin yuva kurmasında ailelerin rolü büyüktür. Evlenme çağına gelen erkek çocukları için aile, hısım, akrabası görüşlerine uygun kız ararlar. Buna görücü gitme denir. Aile tarafında beğenilen kız hakkında delikanlının fikri sorulur. Müspet cevap alınınca kız istemeye gidilir. Bazen alacağı kızı delikanlı kendisi görüp beğenir. Ailesini bu işle görevlendirerek gerekli araştırmayı yaptırır, kızı istetir.

    DÜNÜR ve DÜĞÜR GİTMEK

    Aileler arasında ilk anlaşmalar kadınlar arasında olur. Oğlan evi, kız evine haber göndererek misafirliğe gider. Konuşma sırasında niçin geldiklerini, çocuklarının huyunu, mali durumunu vb. hususları açıklarlar. Kız tarafı düşünmek için zaman ister. Bu zaman zarfında oğlan evi ve oğlan hakkında gerekli araştırmayı yapar. Bu arada kızın fikrini de el altından almayı unutmazlar. Kararlaştırılan günde iki taraf anlaşırsa ailenin büyükleri işe karışır. Erkek tarafı belirtilen günde kız evine giderek söz kesimi yaptırır. Kız evinin istekleri sorulur, alınacak eşyalar kararlaştırılır.

    KIRKIM ATMA

    Adana'da kırkım atma usulü son yıllarda yapılmaz olmuştur. Kırkım kız veya oğlan tarafından seçilen bir kadın tarafından yapılır. Düğüne bir müddet ara verilir. Gelin ortaya getirilir. Başına al örtüldükten sonra, başına tepsi tutulur. Tepsiye örtülen temiz bir örtü üzerine kelle şeker kırılır. Arkasından önce oğlan evinden başlanarak kırkım atılır. Kırkım atan kadın eline aldığı hediyeyi göstererek bu hediyeyi getirenin ismini söyler ve arkasından darısı oğluna kızına diye bağırır. Kırkımla getirilen hediyeler düğün sahibine verilir.


    AĞIZ TADI:

    Kız evi ile oğlan evi anlaşmaya vardıktan sonra oğlan evinden getirilen tatlı, şekerleme lokum (Bu işin hayırlı olması temennisiyle) duaya takriben açılarak hep birlikte yenir. Buna halk arasında ağız tadı ve şirinlik denir.

    NİŞAN MERASİMİ (ŞERBET İÇME):

    Söz kesiminin yapıldığı zaman nişan günü de kararlaştırılır. Nişan aile arasında yapıldığı gibi salonlarda da yapılır. Nişan gecesi erkek tarafından bir büyük veya münasip gördüğü bir kişi her iki tarafa mutluluklar dileyerek yüzüklerini takar. Oğlan evi mâli durumuna göre kıza gerekli altın veya mücevherat takar.

    Köylerde ekonomik duruma uygun olarak nişan bir veya iki gün sürer. Köylerde nişana davet okuntu ile yapılır. Okuntu havlu, şeker, su bardağı, çorap gibi hediyelerdir. Okuntuyu alan kimse hediyesini nişana davet eden tarafa verir.

    Köylerde nişana gelen davetlileri ağırlamak için kurban kesilir, ziyafet sofraları hazırlanır. Davullar vurulur, halaylar çekilir, çeşitli eğlenceler düzenlenir.

    Yumurtalık, Bahçe, Kozan ve kısmen Karataş yörelerinde hediyeler kızın nişanlandığı gün getirilir. Bazı nişanlarda kırkımda atıldığı görülür. Adana'da kız evinin hediyeleri çeyiz gitmeden önce verilir.

    NİŞAN GÖRME

    Nişan'dan birkaç gün sonra oğlan evi aldıkları hediyelerle gelin evine gelinlik görmeye giderler. Kız evi bir hafta içerisinde damat adayına karşılığı yaparak hediye alır. Her iki tarafın birbirlerine aldıkları hediyeler konu - komşuya gösterilir. Nişan hediyelerinde eski Türk Töresine uyularak saygı bakımından büyüklere, kardeşlere ayrıca hediye konur. Böylece iki aile arasında yakınlık başlar.

    Bazı ailelerde nişan hediyesi nişan gününden önce gönderilir. Fakat kız evi kendi alıp diktirdiği elbiseyi kızına giydirir. Nişan elbiselerinin mavi, pembe renkte olması tercih edilir. Bayramlarda nişanlı kıza kurdelelerle süslü koç, tatlı, elbise gönderilir. Altın da takan olur.

    ÇEYİZ KESEME

    Türk geleneklerine göre kız evlâdı daha büyümeden çeyizi dizilir. Çeyizin önceden hazırlanması düğünde kolaylık sağlar.

    Çeyiz kesme işi düğüne yakın bir zamanda yapılır. Kız ve erkek evinin büyükleri birlikte çarşıya alışverişe çıkarlar. Çarşıdan elbise, gelinlik, çamaşır, ziynet ile eksik olan ev eşyası alınır. Çeyiz kesimine katılanlar için oğlan evi ayrıca hediyelik eşya alındıktan sonra hep birlikte yemeğe gidilir. Çeyiz kesilen elbiseler erkek evi tarafından terziye verilerek diktirilir.

    DÜĞÜN İÇİN SÖZ KESİMİ

    Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra aileler arasında düğün günü kararlaştırılır. İlde düğünler sonbaharın bitiminde ve kış aylarında yapılır.

    BAYRAK DİKME (BAYRAK KADIRMA)

    Şehir ve kasabalarda düğünler modern anlamda salonlarda yapılır. Caz ve davul eşliğinde bir süre eğlendikten sonra gelin ortaya gelir. Gelinin küçük kardeşi yoksa yakın bir akrabası gelinin beline dolaştırdığı kuşağı bağlar. Geline durumuna göre bir bir hediye takar ve tebrik eder. Sonra sıra ile bütün akrabaları kız ve erkek tarafı olmak üzere herkes hediyesini orada takar. Sonra tekrar eğlence başlar. Düğünü mümkün olduğu kadar neşeli geçirmeye çalışırlar.

    Köylerde düğün perşembe günü başlar pazar günü son bulur. Düğüne davet daha çok okundu ile yapılır. Düğün oğlan evinde bayrak dikilmesiyle başlar. Bayrak asma işine müteakip, köyün imamı ve ileri gelenleri oğlan evine gelerek düğün için süslenip hazırlanan kurbanı tekbir ile kesilir, silâhlar sıkılır ve davulun ilk tokmağı vurulur. Davul vurulup kurban kesilirken köylüler ve yakın akrabalar, komşular durumlarına göre ortaya para atarlar. Düğün sahibi bu paraları düğün masraflarına harcar. İlk gün düğünü yakınları yapar. Bayrak dikimine gelenlere oyalı mendil hediye edilir. Davetliler düğüne cuma ve cumartesi günü gelirler. Beraberlerinde durumlarına göre keçi, koyun, tosun, dokuma gibi çeşitli hediyeler getirirler.

    Düğün başlar, halaylar çekilir, tabancalar atılır, yemekler yenir ve her türlü eğlenceler tertiplenir. Misafirleri ağırlamak oğlan tarafına vazifedir.

    Düğünü damadın iki arkadaşı idare ederler. Bunlar kollarına kırmızı bant bağlarlar. Düğünün telâşını bu sağdıç denen idareciler yapar. Sağdıçlardan birisi evli birisi bekârdır. Oğlan evinde düğün hazırlıkları ve eğlenceler devam ederken kız tarafında da eğlenceler yapılır.
    Düğünden birgün önce damat evinden iki kadın gönderilir. Kız tarafının istekleri sorulur. Geline çerez götürülür. Gündüz beraberlerinde getirdikleri kurban kesilir, hep birlikte yemek yenilir, eğlenceler yapılır, gece kına yakılır.

    KINA GECESİ

    Kına gecesi konu - komşu gelinin arkadaşları ve akrabalarının katılması ile eğlence yapılır. Eğlence sırasında bir ara tepsi içerisinde etrafına mumlar dizilmiş kına ortaya getirilir. Gelin olacak ortaya çıkarılır. Bir masa veya sandalye etrafında üç defa döndürülerek oturtulur. Kızlar başlarında kına tepsisi ile kına türküleri söyleyerek dolaşırlar. Kına yakımının bitiminde çerez dağıtılır.


    KINACI CEZASI

    Kına gecesi için gelmiş erkeklere kız evi türlü türlü işkencelerde bulunurlar. Yapılan bu işkenceler oğlan evi sabırla karşılamaya mecburdur. Bunun için ceza verilecekleri sabırlı insanlar arasından seçerler. Kınacıyı uyutmazlar, türkü söyletirler, hikâyeler anlattırırlar, belinden ip bağlayarak tavana asarlar, ceketini ters giydirirler, kolundan su dökerler, ağaç üstündeki yumurtayı vurdururlar. Oturduğu mindere iğne koyarlar. Hatta sabana koştukları bile olur. Bütün bu işkencelerden sonra her şey tatlıya bağlanır. Kınacı cezadan ya para vererek veya susarak kurtulur. Kına gecesinin gündüzü gelini hamama götürürler ve çeşitli türküler ve maniler söyleyerek gelini yıkarlar.

    SEYMEN ALAYI

    Gelin pazar günü oğlan evine gider. Gitmeden önce hazırlıklar başlar. Gelin köyden uzak bir yere gidecekse at arabaları, traktörler veya arabalar hazırlattırılır. Köy meydanında gelin havası vurdurulur. Gelin alayı toplanarak aynı yoldan dönülmemek üzere hareket edilir. Gelin almaya giden kadınlara (Yenge), erkeklere (Seymen) denir. Yol boyunca eğlene eğlene giden seymen alayı kız evine yaklaşırken silâh atar, davul zurna eşliğinde halay çeker.

    Neşe içerisinde gelinin çeyizi arabalara yüklenir. Sıra gelini almaya gelir. Gelin ailesiyle vedalaştıktan sonra kapıya gelir. Gelinin kardeşi veya yakın bir akrabası tabanca, para veya bir hediye almadıktan sonra gelini vermez. Gelin süslü bir ata veya süslü bir arabaya biner. Yolda önü kesilerek para istenir. Arabanın etrafı kilimlerle kapatılır. Seymenler nezaretinde getirilir. Bir ara gelinin yanında duran gelin yastığı atlı seymenlerden biri tarafından kaçırılarak köyde bekleyen güveye ulaştırılır, hediye alınır.

    Silâh ata ata, halay çeke çeke köye ulaşan seymen alayı düğün evinin önüne gelince durur. Bu sırada gelin indirme havası çalınır. Gelin attan indirilirken başına para, leblebi ve şeker karıştırılarak serpilir. Kucağına iki yaşında bir erkek çocuk konur. Gelinin kaynanası, kayınbabası, yakınları geline hediye verirler. Tarla, çul, koyun, bilezik, dana gibi çok çeşitli olan bu hediyeleri almadan gelin yere inmez. Kapı önünde gelinin eline hamur, yağ ve yeşil ağaçtan yapılma bir madde verilir. Bazı yerlerde gelin bunları havaya atar kim kaparsa bahşişini alır.

    Bazı yerlerde de gelin odasına girerken kapıya hamur ile yeşillik, bala batırılarak yapıştırılır. Gelin ilk adımını kaynananın elinin altından geçerek eve atar. Nazar değmesin diye hemen bir oklava kırılır.



    GÜVEY TRAŞI

    Düğün günü güvey merasim traşı olur. Arkadaşlarının arasında berbere giden, davetliler kolonyaları halk serperler ve masaya para koyarlar. Güveyle birlikte sağdıçlar traş olurlar. Yatsı namazından sonra güveyi eve getirirken iki sağdıç önde mendil tutarlar. Mendilin arkasından güvey yürür. Atalım atalım ve hey heyler içerisinde evin kapısına getirilen güveye arkadaşları şakadan yumruk vurarak iterler. Sağdıçlar onu korurlar. Güvey sözde kaçarak evine girer. Güveyin arkadaşları şerbet dağıtırlar. En son düğün evinden sağdıçlar çıkar. Dinî nikâh ekseri düğün gecesi kıyılır.

    Güvey yüz görümlüğü takar. Ertesi günü baş bağlama mevlüdü yapılır. Tanıdıklar mevlüde hediyeleri ile gelerek çiftlere mutluluklar dilerler.

    Düğünden sonra kız ve erkek tarafı birbirlerini karşılıklı yemeğe davet ederler. Kaynana, kayınbaba ve kızın aile bu davetlerde kıza yüzgörümlüğü (Altın ve süs eşyası) takılır. Eve gelin görmeğe gelenler mutluluk diler ve hediye getirirler. Gelenlere el öpmeğe çıkarılır. Aile büyüklerinin elleri öpüldükten sonra tanıdıklara geçilir. Böylece mutlu olunur.