A'dan Z'ye çocuk hastalığı

'Hastalıklar' forumunda HazaN tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Akut Romatizmal Ateş

    A grubu beta streptokok mikrobu ile enfeksiyon (boğaz ağrısı, ateş) geçiren çocuklarda, hastalıktan bir süre sonra ateş, eklemlerde şişlik, kızarıklık, ağrı, sıcaklık ile beliren ve gezici karakterdeki bir eklem hastalığıdır. Bazen deride döküntüler, maksatlı hareketleri yapmada güçlük gibi belirtiler de eşlik edebilir. Eğer olaydan kalp de etkilenmiş ise, değişik oranda semptomlar ortaya çıkabilir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonunu izleyen dönemde bu tip gezici eklem bulgularının ortaya çıkması önemlidir ve doktora danışılmalıdır.
     



  2. Allerji

    Günümüzün önemli hastalıklar grubunu oluşturur. Oldukça geniş bir yelpazeyi içerirler. Solunum yolu, mide – bağırsak sistemi, deri gibi. Alerjen dediğimiz dış etkenler solunum yollarını etkilediklerinde saman nezlesi, hapşırık, gözlerde sulanma, kaşınma veya bazen astım gibi nefes darlığı, öksürük nöbetleri ile seyreden hastalıklara neden olabilir. İnek sütü ile beslenmelerde kusma – ishallerin oluşu, mide bağırsak sistemini etkileyen alerjik mekanizma ile oluşur. Çocukta solukluk, iştahsızlık, büyümede gecikme gibi bulgular fark edildiğinde doktora başvurulduğunda yapılan bir kan tablosu değerlendirmesi ile nedene yönelik bir tedavi oldukça kolaydır.
     



  3. Altıncı Hastalık

    Egzantem subitum da denilen altıncı hastalık, hemen bütün bebeklerin ve çocukların geçirmesi mümkün olan, sekim seyirli döküntülü bir virüs hastalığıdır. 3 – 4 gün yüz, boyun ve gövdede topluiğne başı gibi kırmızı döküntülerle seyreder. Kol ve bacakları genellikle tutmaz. Döküntü ateş düştükten sonra belirir. Daha çok süt çocuğu ve oyun çocuğu döneminde görülür. 2 – 3 günde döküntüler kaybolur.
     



  4. Apandisit

    Appendiksin ağzında bir daralma ya da kapanma oluşursa, ucundaki çıkıntı iltihaplanır. İltihaplanmış appendiks zamanında ameliyat edilmezse, iltihap karın boşluğuna kadar ulaşabilir. Böyle bir durum hayati tehlike demektir. Özellikle küçük çocuklarda apandisit hastalığının anlaşılması kolay değildir. Dört yaşın altındaki çocuklarda pek sık görülmese de şiddetli karın ağrılarında apandisitten şüphelenilmelidir. Şiddetli ve giderek artan karın ağrıları alarm demektir. Böyle bir durumda hemen doktora başvurulmalıdır
     



  5. Arpacık

    Gözkapağı bezinin iltihaplanmasıyla oluşur. Çoğu zaman arpacık alt göz kapağının kenarındadır. Pek sık rastlanmasa da göz kapağının iç kısmında oluşan arpacıklar tehlikelidir. Bu tür arpacıklar göz boşluğunda iltihaplanmaya neden olabilir. Arpacık olan göz ağrır ve kenarında kızarıklık oluşur. Arpacığın ailenin diğer fertlerine bulaşmaması için, çocuğun tedaviden önce ve sonra ellerini yıkaması ve kendisine ait bir havluyu kullanması sağlanmalıdır.

    Arpacık Belirtileri

    Arpacık evde tedavi edebileceğiniz kirpik kökünde oluşan bir enfeksiyondur. Bir hafta içinde kendi kendine iyileşebilir. Günde 4 kez 20 dakikalık ılık kompres uygulanabilir. Genel temizlik kurallarına uyulması ile bu sorundan uzak kalmak mümkündür.

    Belirtileri
    Göz kapaklarında kırmızılık ve içi dolu, ağrı veren, küçük başlı bir şişlik gözlenir. Eğer bir hafta içinde iyileşmezse ve göz çevresi tamamen kızarmışsa doktorunuza danışmalısınız.
     



  6. Astım
    Hekimler tarafından alerjik astım ve alerjik olmayan astım olarak ikiye ayrılır. Çocuklar genellikle bunların karışımı olan türden şikayetçidirler. Alerjik astımda bronş mukozası çiçek tozu, evlerdeki tozda bulunan akarlara ya da hayvan tüylerine karşı tepki gösteriri. Alerjik olmayan astım ise enfeksiyonlar, soğuk, kuru hava, egzos, yorgunluk yada ruhsal sorunlardan dolayı ortaya çıkabilir. Astım kalıtsaldır. Astım hastası çocuklarda saman nezlesi ve egzama gibi belirtiler genellikle bir arada görülür. Astım normalde şiddetli öksürük ve zorlukla çıkan uzun süreli hırıltılı nefes verme gibi belirtilerle kendini gösterir. Bronşlar balgamla doludur. Bronşların kendilerini kasmalarından dolayı çocuğun balgamdan öksürerek kurtulması mümkün değildir. Gerçek bir astım krizi ürkütücüdür. Çocuk zorlukla soluk alır, nefes almaya çabalar, oksijen yetersizliğinden dolayı dudakları morarabilir. Burada önemli olan krizi engellemektir. Bu da çocuğun üzerindeki ailevi problemleri azaltarak ve krize neden olabilecek sebeplerden kaçınarak gerçekleşebilir. Bir kriz anında çocuğa gerekli ilaçlar verilmeli ve doktora ya da hastaneye götürülmelidir.

    Astımlı Çocuk İçin Öneriler
    Havayollarının daralmasıyla solunumu güçleştiren nöbetlerle gelen kronik akciğer hastalığıdır. Nedenleri alerjiye ya da ailede olup olmadığına bağlı olabilir. Nöbetler şeklinde gelebilir ve özellikle geceleri öksürük artar eğer soğuk algınlığı da varsa ciddi soluma güçlüğü ve hırıltı oluşur. Çocuğunuzun ilk astım nöbeti ise doktorunuza mutlaka danışın.

    Tozlar, kuştüyü yastıklar, polenler, sigara dumanı ve hayvan kılları, astım nöbetlerini şiddetlendirebilir. Bu ortamlardan çocuğunuzu uzak tutun.
     



  7. Ateş

    Alışkın olmayan genç anne – babanın fark etmekte geç kalabileceği ve bebek için son derece önemli olan bir semptomdur. Yeni doğan döneminde ateşin yükselmesi kadar düşmesi de enfeksiyon açısından büyük önem taşır. Ateş koltuk altı kasık, rektumdan veya kulaktan ölçülebilir. Rehtal yoldan termometre ile algının 38 derecenin üzerinde, deriden ölçülen ısı da 37.5 dereceden yüksek olması ateş anlamınadır. Ateşi yüksek olan bir bebek veya çocuk titremelerle üşüyor gibi davransa bile, üzeri mutlaka soyulmalı ve eklem yerlerinin iç yüzüne boyuna, kasıklarına ılık su ile kompres yapılmalıdır. Ateşi düşüren ilaçlara başlanıp, ateşi düşmüyor ise doktora danışılmalıdır.
     



  8. Bademcik İltihabı

    Boğazda aşırı ağrı ve bademciklerde enfeksiyon oluşur. Mikrop kapan bademcikler kızarır, büyür ve üzerinde beyaz renkte noktalar oluşur. Ateş yükselir ve bezelerde şişmeler meydana gelir. Çocuğunuza soğuk ve sulu içecekler verin. Doktorunuz enfeksiyonun antibiyotikle tedavisini uygun görebilir ya da bu enfeksiyon sık oluşuyorsa ve çocuğun genel sağlığını etkiliyorsa bademciklerin alınmasını uygun görebilir.
     



  9. Baş Ağrıları

    Her beş çocuktan biri, düzensiz aralıklarla baş ağrısı çeker. Baş ağrıları, tek bir hastalık olarak ya da başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Baş ağrılarının sebepleri çok çeşitlidir. Bir çok enfeksiyon hastalıklarında örneğin göz, diş, boyun, burun ya da kulak gibi baş ağrıları görülür. Baş ağrılarının diğer sebepleri ise, boyun omurgasındaki hasarlar, kafadaki iltihaplanmalar ya da tümörler, yüksek tansiyon, beyin sıvısının akışkanlık sorunu ve de ruhsal sorunlardır. Baş ağrısının özel bir türü ise, migrendir. Dikkatli bir gözlemle baş ağrısının nedeni ve onu arttıran faktörler bulunabilir. Çocuk doktoruna teşhisi kolaylaştırmak için, baş ağrılarının başlama şartlarını gözlemlemek gerekir, yani : Ağrılar ani ve şiddetli mi, yoksa hafif başlayıp şiddetleniyor mu? Ağrı tek mi çift taraflı mıdır? Günün belli saatlerinde mi yoksa belirli hava şartlarında mı baş ağrıyor? Belli yemeklerden sonra baş ağrıyor mu? Çocuğun baş ağrısından başka şikayetleri ya da ateşi var mıdır? Baş ağrısı ne kadar sürüyor? Çocuk baş ağrısından kısa bir süre önce başını bir yere vurdu mu? Baş ağrıları; kusma, boyun tutukluğu, 38 dereceden yüksek ateş ile birlikte ortaya çıkarsa, çocuk derhal doktora götürülmelidir. Sebebi anlaşılamayan baş ağrılarından çoğu kez karartılmış bir odada istirahat ya da temiz havada bir yürüyüş iyi gelecektir.
     



  10. Beşinci Hastalık

    Kelebek hastalığı da denilen, selim seyirli viral bir hastalıktır. Hafif ateş ile birlikte yüzde, yanaklarda, gövdede, kol ve bacaklarda toplu iğne başından daha büyük kırmızı döküntüler oluşur. Yüzdeki görünüm; burun, yanaklar kanatlarına benzetilerek “kelebek hastalığı” denmesine neden olmuştur. Gebelerde düşüğe yol açacağından dikkat edilmesi gerekir.
     



  11. Boğmaca
    Üst üste gelen öksürük atakları, boğulur gibi seyreden krizlerle karakterize, bazen haftalar süren öksürük nedeni ise, çocuğu rahatsız eden bir bakteriyel hastalıktır. Başlangıç döneminde nezle, ateş ve öksürük görülür. Tedavi edilmediğinde komplikasyonlarla seyredebilir. Bebeğin aşılama programında boğmaca aşısı yapılmakta ve böylece bu hastalıktan korunma sağlamaktadır.

    Boğmaca Bulaşıcıdır
    Ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Çok bulaşıcıdır ve aşılanmamış çocuklarda çok ağır geçebilir. Şiddetli öksürüğe sebep olur. Eğer çocuğunuzun boğmaca hastalığına yakalandığını düşünüyorsanız en kısa sürede doktorunuza danışmalısınız. Bu hastalık yaklaşık 10 hafta sürebilir; fakat ilk 3 haftası ciddi ve tehlikelidir.

    Belirtileri
    1.haftada öksürük, boğazda yanma ve acıma,hafif ateş gözlenir.
    2.haftada öksürük nöbetleri ve kusma ayrıca solunum güçlüğü görülür. Öksürükten sonra kusmaya sık rastlanır. Nöbetler arasında hasta iyidir. Şiddetli öksürüklerden sonra bebeklerde solunum sıkıntısı görülebilir.
    3.haftadan itibaren düzelmeye başlayan hastalık soğuk alınırsa tekrar kötüleşebilir. Bu yüzden bu süre içerisinde dikkat etmek gerekir. İyileşme döneminde nöbetlerin sıklığı yavaş yavaş azalır, buna karşılık öksürük 100 gün kadar sürer.
     



  12. Bronşiolit
    Bronşiolit solunum yollarının en küçük dalları olan bronşiollerin enfeksiyonudur. Bu dallar havayı büyük bronşlardan akciğerlerdeki mikroskopik hava keselerine taşırlar. Bu hava keseleri oksijeni kana verir. Bronşiolit genellikle altı yaşın altında görülür ve her iki cinsi de etkiler.

    Belirti ve bulgular:
    Ani başlayan solunum zorluğu genellikle soğuk algınlığını ve öksürüğü izleyerek ortaya çıkar ve şunlar görülür,

    ·Hırlama
    ·Hızlı soluk alıp-verme
    ·Soluk alıp verme sırasında göğüs ve karında görülen çekilmeler
    ·Ateş
    ·Tırnak ve dudaklarda morarma. (şiddetli vakalarda)

    Sebepler:
    Viral veya bakteriyel enfeksiyon. Bazı çocuklar her soğuk algınlığının arkasından bunu yaşarlar. Bronşiolit bulaşıcıdır ve salgın yapabilir.

    Risk Faktörleri:
    ·Vücut direncini düşüren enfeksiyonlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonları
    ·Ailede alerji öyküsü

    Komplikasyonların veya tekrarlamaların önlenmesi:
    ·Çocuğun odasında soğuk buhar veren bir alet kullanılabilir.
    ·Soğuk algınlığını önlemek için çocuğa kalabalık gruplardan ve hastalardan uzak tutmak.

    Hastalığın gidişatı ve sonuç:
    Genellikle bir haftada iyileşir. Bazı çalışmalar iki yaşın altında iki ya da daha fazla bronşiolit geçiren çocuklarda alerji ve astım görülebileceğini göstermiştir.

    Tedavi:
    Ev Bakımı; Çocuğun odasındaki hava, tercihen soğuk buhar veren aletlerle nemlendirilmelidir. Böyle bir nemlendiricinin olmadığı durumlarda duş yardımıyla ortam hazırlanabilir. Çocuk günde birkaç kez ve gece yatarken yirmişer dakika bu ortamda tutulur. Eğer gece hırıltı ve öksürükle uyanırsa bu işlem tekrarlanır.

    İlaç:
    Doktorunuz bakteriyel enfeksiyon düşünüyorsa antibiyotik verebilir veya duruma göre bronşları genişleten ilaçlar önerebilir.

    Aktivite:
    Bulgular gerileyene dek 48 saatlik istirahat sağlanmalıdır. Daha sonra normal aktivitelere yavaş yavaş geçilir.

    Diyet:
    Çocuğa sık sık sıvı verilmelidir. Süt, solunum yolu salgılarını koyulaştırabileceği için edilmemelidir.

    Yuvaya, Okula gidiş:
    bulgular gerilediğinde, iştah açılmaya başladığında çocuk rahat hissediyorsa gidebilir.

    Doktorunuzu Ne Zaman Aramalısınız?
    ·Bulgular 24 saat içinde gerilemezse
    ·Ateş makattan 38,5°C’yi aştığında
    ·Balgamlı öksürük
    ·Deri, tırnak ve dudaklarda morarma olduğunda
    ·Çocukta çevreye ilgisizlik ve uyuşukluk ortaya çıkmışsa,
     



  13. Burun Tıkanıklığı

    Kuru havanın yarattığı, özellikle bebeklerde sorun yaratan bir semptomdur. Kaloriferlerin üzerine nemli havlu koymak, yetersiz kalırsa buruna serum fizyolojik damlatmakla çocukların rahat soluk alıp vermesi sağlanmalıdır.
     



  14. Çapak

    Hemen her yeni doğanda göz kapaklarında çapaklar görülebilir, bu iltihabi bir akıntı halini almadıkça önemli değildir. Antibiyotikli damla veya pomatlar normal florayı bozabileceğinden, yalnızca kaynamış – ılınmış su ile gazlı bezle temizlenmesi yeterlidir.
     



  15. Çocuk Felci

    Polio virüsünün sinir sistemini etkileyerek değişik oranda yaptığı felçlerle seyreden bir hastalıktır. Aşılama ile önlenebilir hastalıklardandır.

    Aşılanmamış bireylerde ateş, gözlerde kızarıklık, nezle gibi belirtilerle başlayıp, daha sonra felç dönemi gelişir.

    Dünyadan mikrobun temizlenebilmesi için bütün çocukların aşılanması hedeflenmektedir.
     



  16. Çocuk Horlaması

    İnsanlar genelde horlamanın yetişkinlerde olduğunu düşünselerde horlama ile çocuklarda da karşılaşılmaktadır.

    Çocukları horlayan aileler geceleri bundan oldukça rahatsız oluyor olabilirler. Horlayan bir çocuğa sahipseniz, nasıl horladığına ve nasıl davranışlar sergilediğine dikkat edin. Horlama açık ağızdan giren havanın, yumuşak damak, bademciklerin çevresindeki alan ve dilin arkasında titreşime yol açmasından kaynaklanır. Çocuklarda horlamaya nadir olarak rastlanmaktadır ve çocukların büyük kısmı horlamaz. Bir kısmı ara sıra horlarken diğer bir kısmı da devamlı horlar (Habituel yada kronik horlama). Elbette ki çocuğunuzun horlamasının bir nedeni vardır. Bu herhangi bir solunum rahatsızlığından, ren uykusundan hatta normal uyumasından ve çocuğunuzun yatış şekillerinden kaynaklanıyor olabilir. Çocuğunuzun bu tip sorunları varsa horlaması bir süre sonra geçecektir.

    Çocuğunuzun horlaması bir alışkanlık haline de gelmiş olabilir. Aynı zamanda kronik bir sorun da olabilir, bademciklerinin büyümesi, adenoidlerin (geniz eti) havayolunun tıkanmasına sebep olması bunun nedenidir. Çocuğunuz böyle bir durumla karşı karşıya ise hapşırma, burun tıkanıklığı, genizden konuşma, ağızdan soluk alma ve burun akması gibi sorunları da yaşaması beklenir. Uzmanların görüşlerine göre çocuklarının soluk alma zorluğu çektiğini,gürültülü soluk ya da ağızdan soluk aldığını ve fiziksel aktivitelere karşı zayıf olduğunu gören ailelerin doktora başvurması gerekmektedir. Bu sorunun kaynağı bademcikler ya da adenoidler ise ameliyatla bunlar alınır. En sık kullanılan yöntem budur. Bu sorunun kesin kaynağı bademcikler ve adenoidler de olmayabilir ama yine de kontrolden geçmelidir.

    Çocuğunuzun horlamasının nedeni bademcik ve adenoid büyümesi değilde kronikse ailenin çocuğuna olan gözlemlerini yoğunlaştırması gerekir. Bu vakalarda sorun kendini pek göstermeyebilir ama ciddi durumlarla da karşılaşabilinir. Horlamanın nedeni uykuda tıkanmayı sağlayan uyku apnesi olabilir bu durumla birlikte uykuda bozukluklar da görülür. Uyku apnesi soluk almanın kısa bir süre durması, hava yolu hareketinin yetersiz olmasıdır.

    Çocuğunuzun beslenme güçlüğü çekmesi, ağızdan soluk alma, gündüz uyuklamaları ve altını ıslatma bu sorunun belirtileri olabilir. Bu konu hakkındaki en doğru yorumu doktorunuz yapacaktır.
     



  17. Çocukta Tansiyon

    Çocukta tansiyon nasıl ölçülür?
    Çocukların kan basıncı, tedirginlikleri (beyaz gömlek yüksek tansiyonu) giderilerek, basit sfigmomanometre veya otomatik cihazlarla ölçülebilir. Çocuk oturur veya sırt üstü yatar konumda olur, daha küçük çocuklar da anne-babalarının kucaklarında iken ölçüm yapılabilir. Ölçme işlemi sağ koldan yapılırsa, olağan değerleri içeren tablolardaki ölçümlere daha fazla uyum sağlanmış olur. Ölçme sırasında manşon boyutuna dikkat etmek gerekmektedir. Manşon kolun çevresini tamamen sarmalı, her yönden eşit basınç uygulamalıdır. Şişirilen manşon kolun uzunluğunun en az 2/3’ ünü örtmeli ve kol çevresinin %75’ i kadar olmalıdır. Kısa ve dar manşonlarla kan basıncı gerçek değerinden yüksek çıkmaktadır.

    Ölçüm sırasında manşunun kola oranı kadar, çocuklarda tansiyona nasıl bakılması gerektiği de çok önemlidir.

    Çocukta hipertansiyonun nedenleri
    Hipertansiyonun nedenleri çocuğun yaşına göre değişmektedir. Sıklık sırasına göre yenidoğanlarda böbrek atardamarı tıkanıklığı, böbrek toplardamarı tıkanıklığı, doğuştan böbrek anomalileri; ilk yıl ve 1-6 yaş arasında aort damarındaki yapısal anomaliler ve böbrek hastalıkları hipertansiyondan sorumlu olmaktadır. 6-12 Yaş arasında renal parankimal, renovasküler hastalıklardan sonra esansiyel hipertansiyon sıklık sırasına göre nedenler arasına girmektedir. 12-18 Yaşları arasında ise hipertansiyon nedenleri erişkinlerinkilerden farklı değildir.

    Tedavi
    İlaç ve diyet

    Çocukta ve ergende hipertansiyon tedavisinde amaç, kan basıncını 95 persantilin altına indirmek ve süregen hipertansiyonun uzun süreli etkilerini önlemektir. İlaçsız ve ilaçlı olarak iki grupta toplanabilir. İlaçsız tedavi, şişmanlığın giderilmesi, tuz alımının kısıtlanması ve fizik egzersiz yapma alışkanlığının kazanılması , potasyum ve kalsiyumdan zengin besinlerle beslenme şeklinde sıralanabilir. İlaçsız tedavi 90 persantilin üstünde kan basıcına sahip çocuklarda ilk uygulanacak tedavi tipidir. Sekonder hipertansiyonlu olguların çoğunda ilaç ile tedavi gerekmektedir. Bunlarda tedavi öncelikle sebebe yönelik olmalıdır. Tuz kısıtlamasından faydalanan çocuk ve ergenlere diyet ve idrar söktürücü tedavi önerilebilir. Böbrek hastalıklarından kaynaklanan hipertansiyon olgularında ACE inhibitörleri, kalsiyum kanal blokerleri tek olarak veya değişen kombinasyonlar halinde kullanılmaktadır.
     



  18. Fıtık

    Kasıkta veya göbekte görülebilir. Kasıkta genellikle tek taraflıdır. Erkeklerde kızlara oranla kasık fıtığı daha sıktır ve bazen inmemiş testis de buna eşlik edebilir. Bu tür bebeklerin mutlak doktor kontrolünde olması gereklidir. Fıtığın karın duvarındaki delikten içeri itilmemesi ve bebekte kusmaların olması, fıtığın boğulduğuna işaret eden tehlikeli bir durumdur.

    Göbek fıtıkları daha selim seyretmekte, karın duvarı kasları bebek büyüdükçe güçlendiğinde normale dönmektedir.
     



  19. Gastroenterit

    Tanım:Sindirim yolunun enfeksiyonu veya irritasyonudur. Bazı durumlarda bulaşıcıdır. Mide, incebarsaklar ve kalınbarsaklar etkilenir. Her yaşta çocuğu etkileyebilir.

    Bulgu ve Belirtiler:Kusma, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık, ateş.

    Sebepler:Virüs, bakteriyel enfeksiyonlar, barsak parazitleri.

    Risk Faktörleri:Yetersiz beslenme, çocuğun direncini düşüren hastalıklar, kalabalık ve sağlık açısından uygunsuz ortamlarda yaşama.

    Komplikasyoları ve Tekrarları Önlemek:Çocuk beslenmesinden ve bakımından once eller ılık su ve sabunla yıkanmalıdır.

    Tıbbi Testler:Belirtiler hakkında kendi gözlemleriniz önemlidir. Doktorunuzun alacağı tıbbi öykü ve fizik muayene labaratuvarda yapılacak kan ve dışkı testleri.

    Komplikaasyonlar:Bir günde 10 ya da üzeri sayıda bol sulu dışkılama su kaybına neden olabilir. Çocuğun durgunlaşması, gözlerin çökmesi, ağız kkuruluğu, bıngıldakta çökme, derinin buruşması, idrar yapmanın azalması su kaybı işaretleridir.

    Sonuç:Genelde 48 saat içinde şikayetler azalır. Eğer ishal veya kusma çok şiddetli deavm dederse ciddi sıvı kaybına neden olabilir.

    Tedavi

    Ev Bakımı: Günde bir veya iki kez makattan ateşi ölçün. Çocukta sıvı kaybı belirtilerini gözleyin. Çocuğunuzun bakımından sonra veya yiyecek hazırlanmadan once ellerinizi yıkayın.

    İlaçlar:Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmayın.

    Aktivite:İyileşene kadar çocuğunuzun aktivitelerini kısıtlayın. Kusmanın durmasını izleyen yirmidört saatten sonra çocuk normal aktivitesini genellikle yeniden kazanacaktır.

    Diyet:
    •Sıvı alımı çok önemlidir, fakat bağırsakların da dinlenmeye ihtiyacı vardır.
    •Biberonla veya anne sütü ile beslenen bebeklerde doktorunuz ile bebeğin diyetini konuşun.
    •Daha büyük çocuklarda su, meyva suları, ayran bitkisel çaylar verin.
    •Doktorunuz size eczanelerden temin edebileceğiniz toz halinde hazırlanmış tuz ve şeker karışımını önerebilir. Bu karışım tarife göre sulandırılarak kullanılabilir.
    •Bir yaşın altında her yirmi dakikada bir çocuğunuz istedikçe bir kez bu karışımdan diğer kezde sade suyu yaklaşık 15 ml. kadar verin. Bir yaşın üzerinde 30 dakikada bir vermeyi deneyebilirsiniz. Bu arada inek sütü vermeyin ve katı gıda için zorlamayın.
    •İshal sayısı azaldığında şu gıdalardan herhangi biri verilebilir; elma püresi, muz, ekmek, havuç püresi, haşlanmış patates, yağsız et, pirinç, makarna, şeftali.
    •Katı gıda verilmesini izleyen iki saat içinde ishal tekrarlanmıyorsa yirmidört saat daha bu gıdalara devam edin. Daha sonra normal diyete kademeli bir şekilde geçin.

    Okula, Yuvaya Dönüş:
    Şikayetler tam olarak geçtikten sonra dönülebilir. Bazı gastroenteritler diğer çocuklara kolayca bulaşabilir.

    Doktorunuzu Ne Zaman Aramalısınız?
    •Rektal derecede 39.4C’I aşarsa.
    •Komplikasyonlar kısmında değinilen sıvı kaybı belirtileri ortaya çıkarsa.
    •Çocuğun şikayetlerinde 48 saatte bir düzelme görülmezse.
    •Çocuğunuz iki ayın altında ise.
     



  20. Göbek Bakımı

    Doğumda kordon kesilip, bakım bir antiseptikle yapılmaktadır. Ev koşullarında, göbeği temiz ve kuru tutmak gerekir, alkol ile veya bir antiseptikle bakım yapmak yeterlidir. Kordon yaklaşık 5 – 7. Günlerde kuruyarak düşer. Göbekten kanama, kötü kokulu sıvı gelmesi hallerinde veya kordon düştükten sonra sızıntı olmasında mutlaka doktora danışılmalıdır

    Fıtık
    Kasıkta veya göbekte görülebilir. Kasıkta genellikle tek taraflıdır. Erkeklerde kızlara oranla kasık fıtığı daha sıktır ve bazen inmemiş testis de buna eşlik edebilir. Bu tür bebeklerin mutlak doktor kontrolünde olması gereklidir. Fıtığın karın duvarındaki delikten içeri itilmemesi ve bebekte kusmaların olması, fıtığın boğulduğuna işaret eden tehlikeli bir durumdur.

    Göbek fıtıkları daha selim seyretmekte, karın duvarı kasları bebek büyüdükçe güçlendiğinde normale dönmektedir.