Acı bıber ve kanser

'Şifalı Bitkiler' forumunda bynness tarafından 25 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Acı Biber Kansere Karşı Koruyor





    Kansere karşı kırmızı biber Acı kırmızı biberin insan sağlığı üzerindeki

    olumlu etkileri, özellikle kanser hücrelerini yok eden özelliği,

    İngiltere'de yapılan bir araştırmayla bir kez daha doğrulandı.


    Nottingham Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, jalapeno biberinin

    (acı kırmızı biber) içinde bulunan `kapsaisin` maddesinin, hücrelerin enerji

    üreten ısı odası mitokondriye saldırarak, kanser hücrelerinin ölümünü

    tetiklediği belirlendi.


    Araştırmaya göre, kapsaisindeki molekül ailesi vaniloidler, kanser

    hücrelerindeki protein gelişimine engel olarak `apostosis`i veya hücre

    ölümünü tetikliyorlar. Vaniloidler, bunu yaparken, etraftaki sağlıklı

    hücrelere zarar vermiyorlar.


    Kapsaisin etken maddesini akciğer ve pankreas kanser hücrelerinde deneyen

    bilim adamları, bu etken maddenin tümörlü hücrenin tam kalbine saldırdığını

    belirterek, `Tüm kanserlerin (Aşil topuğunu) keşfettiğimizi düşünüyoruz`

    diye konuştular.


    Araştırmaya başkanlık eden Timothy Bates, kanserli hücredeki mitokondrinin

    biyokimyasal yapısının normal hücrelerdekinden çok farklı olduğunu kaydetti.



    Bates, bir doz kapsaisinin bir kanser hücresinin apostosise girmesine yol

    açtığını, ancak normal hücrede bu sonuca yol açmadığını belirterek, `Bu,

    kanserli hücreleri doğuştan diğerlerinden ayıran ve savunmasız olduğunu

    gösteren bir durum` dedi.


    Türkiye'de sıklıkla tüketilen acı kırmızı biberde de yoğun olarak bulunan

    alkaloid madde kapsaisinin başta kanser olmak üzere birçok sağlık sorununda

    olumlu etkiye sahip olduğu hekimlerce daha önce dile getirilmişti.


    *TÜRKİYE VE ABD'DEKİ ÇALIŞMALAR*


    Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi'nde geçen yıl yapılan bir

    araştırmada da acı kırmızı biberde yoğun olarak bulunan alkaloid madde

    kapsaisinin, kanser başta olmak üzere birçok sağlık sorununda olumlu etkiye

    sahip olduğu belirlenmişti.


    Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Yılmaz, çalışmalarının

    sonuçlarına göre, kırmızı biberin içerisinde bol miktarda bulunan kapsaisin

    maddesinin insan sağlığı üzerine birçok olumlu etkiye sahip olduğunu

    belirlediklerini ifade etmiş, `Ağrı kesici ve iltihap çözücü etkisini P-

    maddesi yok ediyor, kanser önleyici etkisini ise içindeki kırmızı karotenoid

    maddesi sağlıyor. Ayrıca kırmızı biber kolesterol düşürücü, mide asidini

    düzenleyici ve mikrop öldürücü etkilere sahip. Sanıldığının aksine kırmızı

    biber zayıflatıcı etki de gösteriyor` diye konuşmuştu.


    Yılmaz, bu faydaların sağlıklı kurutulmuş ya da taze yenilen kırmızı biberde

    görüldüğünü bildirmişti.


    ABD'nin Los Angeles kentindeki Cedars-Sinai hastanesi Kanser Enstitüsü ve

    Kaliforniya Üniversitesi'nde yapılan bir başka araştırmada da kırmızı

    biberin içinde yoğun olarak bulunan ve acılığını veren kapsaisinin, prostat

    kanseri hücrelerini yok eden etkisi ortaya çıkarılmıştı.


    Los Angeles'taki Cedars-Sinai Hastanesi Kanser Enstitüsü ve California

    Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, acı kırmızı biberde yoğun olarak

    bulunan alkaloid madde kapsaisin, kanserli prostat hücrelerine enjekte

    edildiğinde, bunların parçalanarak yok olmalarını sağlıyor.


    *İSOT-CAPSİCUM-ANİTUM *


    Türkiye'de isot (ısı otu), bilim çevrelerinde ise `capsicum anitum` adıyla

    bilinen kırmızı acı biber, sevilerek tüketilen ve kültürü yapılan bir bitki.



    Anavatanının Meksika olduğu sanılan ve Azteklerin yazılı belgelerinde söz

    ettikleri kırmızı acı biber, Avrupa'ya 15. yüzyılın sonlarında geldi, 16.

    yüzyılda kıta ülkelerine ve Osmanlı topraklarına yayıldı.


    Kırmızı biberi en çok tüketen ülkelerden olan Hindistan'a ise bu bitki 17.

    yüzyılda Portekizliler tarafından ulaştırıldı. Hint ve Meksika mutfağında

    çok sık kullanılan kırmızı acı biber, Türkiye'de en fazla Güneydoğu Anadolu

    Bölgesi'nde yetiştirilmekte ve tüketilmekte. L.T. Tresh adlı bilim adamı,

    1846 yılında bibere acılığı veren maddenin kristal yapısında olduğunu tespit

    ederek, adını `capsaicin-kapsaisin` koymuştu.