Abdürrezzak Ali Efendi Kimdir

'Biyografi' forumunda Aysell tarafından 25 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Abdürrezzak Ali Efendi hakkında bilgi
    Abdürrezzak Ali Efendi hayatı


    Abdürrezzak Ali Efendi Anadolu evliyasındandır. Erzurum'da 1842 (H.1258) yılında doğdu. Babası Erzurum Nakîb-ul-eşrâfından olup, seyyidlerden Gadâyîzâde Muhammed Efendidir. Nesebi Peygamber efendimize ulaşır. İlimde çok kuvvetli olduğundan, İlmî mahlasını kullanırdı. Abdürrezzâk Efendi tahsil çağına gelince, ilk önce ağabeyi Muhammed Efendiden okumaya başladı. 14 yaşından îtibâren babası Muhammed Efendinin mânevî terbiyesi altına girdi. Aynı zamanda medreselerde okunan ilimleri de bitirerek İbrâhim Paşa Medresesi müderrislerinden Solakzâde Ahmed Tevfik Efendiden icâzet, diploma aldı. Tahsîlini tamamladıktan sonra Ahmediyye Medresesinde ders okutmaya başladı.

    Abdürrezzâk Ali Efendi, Tasavvuf yolunda da ilerlemek için bir mürşid-i kâmilin talebesi olmak istedi ve Şeyh Hakkı Erzurum'a gelince onun sohbetlerine devâm etti. Şeyh Hakkı hazretlerinin vefâtına kadar hizmetinde bulundu. Sonra tekrar talebe yetiştirmeye başladı. Tefsîr ilminde çok derin âlimdi. Rûhul Beyân Tefsîri'ni birkaç defâ baştan sona talebelerine okuttu.

    Abdürrezzâk Ali Efendi, orta boylu, sakalının kırı az, ince, zayıf, sevimli, nâzik, kibâr bir zâttı. Babasının vefâtından sonra Nakîb-ul-eşrâf oldu. Erzurum'da ikâmet eder, üç-dört senede bir Ramazan ayında İstanbul'a giderdi. Çeşitli câmilerde vâz ve nasîhatlarda bulundu. Sümbül Sinan Efendinin mânevî işâreti ile kendisine ayrılan odada elli sene kaldı ve ibâdetle meşgûl oldu. Sözleri çok tesirli idi. Dinleyenler huzur bulurdu. Kimseye halîfelik vermedi. 1907 (H.1325)'de Erzurum'da vefât etti. Büyük Câminin bahçesine defnedildi. Ali Efendinin Halal ve Haram Risâlesi, Musâvât-ı Aded-i Hurûfât, Manzûme-i Nüfûs-ı Seb'a adlı eserleri yanında bir de Dîvân'ı vardır. Hiçbirisi matbû değildir.

    Abdürrezzâk Ali Efendi buyururdu ki:

    "Kalbi Allahü teâlânın sevgisi ile diri olanın ölümü hayattır. Kalbi nefsin arzuları ile ölmüş olanın hayâtı ölüdür."

    "Ölüm, ölmeden önce ölünüz, sırrına eren âşıklara rahmet, devlet, seâdet, izzettir."

    Abdürrezzâk Ali Efendi, Allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söylemiştir. Bunlardan birisi:

    Cemâlullaha olan âşık hevâ ile sivadan geç

    Karışma fi'l-i Hakka ey gönül çûn-u-çirâdan geç.

    Bekâdan neş'edâr ol bâde-i tevhîd ile ey dil

    Gönülden hâzır ol Hakk'a heman mülk-i fenâdan geç.

    Libas-ı fahri neyler câme-i aşk âşıka kâfî

    Abâ-yı aşkı gey İlmî bütün dârû devâdan geç.

    Ey gönül erbâb-ı câha etme arz-ı ihtiyaç

    Bâb-ı Hak meftûh iken gayra ne lâzım ilticâ.