Abdullah Efendi (Himmetzade) Kimdir, Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 26 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Abdullah Efendi (Himmetzade) Kimdir,
    Abdullah Efendi (Himmetzade) Kimdir, Hayatı
    Abdullah Efendi (Himmetzade) Biyografisi

    Bayramiyyeyolunun şeyhlerinden. 1640 (H.1050) yılında İstanbul`da doğdu. 1710(H.1122) yılında vefât etti. İstanbul Üsküdar`daki Bezcizâde Tekkesindebabasının yanına gömüldü.

    Abdullah Efendinin Babası Himmet Efendi de Bayramiyyeyolunun şeyhlerindendi. Abdullah, küçük yaşta mükemmel bir tahsil veterbiye gördü. Bilhassa tefsîr ve hadîs ilimlerinde kendisiniyetiştirdi. Bu arada Bayramiyye tarikatına intisâb ederek babasınamürid, talebe oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. 1669`da Kasımpaşa, onyıl sonra da Fâtih civârındaki Halil Paşa Câmiine vâiz oldu. 1684yılında babasının vefâtı üzerine Yenibahçe`deki Himmetzâde dergâhınaşeyh tâyin edildi. Nezâketi, zarâfeti ve sohbetlerinin tatlılığı ilemeşhur oldu.

    1683 yılında Merzifonlu Kara MustafaPaşanın Viyana önünde uğradığı büyük bozgundan sonra, Almanlar vePolonyalılarla berâber Ruslar ve Venedikliler de üzerimizesaldırmışlardı. Dört düşmanla çarpışan ordularımız ağır mağlûbiyetlereuğruyordu. İstanbul halkı heyecan içinde idi. Padişah ve devlet ricâlialeyhinde her gün türlü dedikodular yayılıyordu. Sultan Dördüncü MehmedHanın bu nâzik vaziyet karşısında Edirne`den dönmemesi, aleyhindekisözlerin artmasına yol açıyordu.

    Dördüncü Mehmed Han Eylül başındaİstanbul`a geldiğinde câmilerdeki vâiz şeyhlerden ümit verici sözlerlehalkın heyecanını yatıştırmalarını emretti. Kendisi cumâ namazınıkılmak üzere Dâvûd Paşa Câmiine geldi. Himmetzâde Abdullah Efendiyi devâz vermek üzere oraya dâvet etti.

    Abdullah Efendi dâvet üzerine DâvûdPaşa`ya gitti. Câmide pek acı sözlerle halkı hüngür hüngür ağlatanvâzında özet olarak şöyle buyurdu:

    Ümmet-i Muhammed (sallallahü aleyhi vesellem), devlet sahipsiz kaldı. Şehir ve kaleler düşman eline düşüpcâmi ve mescidler kilise oldu. Bütün bunlar günahlarımız sebebi iledir.Fiilimizi değiştirelim. Günahlarımıza tövbe edelim. Şimdiden sonra bizelazım olan gözümüz yaşından çimen bitinceye kadar başımızı yerdenkaldırmamaktır. Sonra padişaha serzenişte bulunarak:

    Nedir bu inip binme, bu hay huy ve nefs-iemmârenize uymalar? Nice bir gaflet uykusunda yatursız? Gerçipadişahlar ava gide gelmiştir. Ancak şimdi zamanı değil. Her zamanınbir îcâbı var.dedi.

    Sultan Dördüncü Mehmed Han başı yerdeolarak dinlediği bu vâz ü nasîhatten sonra devlet işleri ile bizzatilgilenmeye başladı.


    Abdullah Efendi Himmetzâde Abdullah Efendi 1688`de haccagitti. İliklerine kadar Resûlullah aşkı ile yanarak şu kıtayı söyledi:

    • Ravzana yüz süren bulur amân
    • El amân ey Fahr-i âlem el amân
    • Her gelen dilhaste, bulur tâze can
    • El amân ey Fahr-i âlem el amân.

    Abdullah Efendi Hacdan dönüşünde Sultan Selîm Câmii CumâVaizliğine tâyin edilince selâtin câmileri kürsü şeyhleri silsilesinegirmiş oldu. 1694`te FâtihCâmii vâizliğine nakledildi. 1697`de Sultanİkinci Mustafa`nın Avusturya seferine ordu vâizi olarak katıldı.Abdullah Efendi Allahyolunda, İslâmiyet uğrunda savaşmanın fazîleti hakkında vâzlar vererekaskeri gayrete getirdi. Yapılan savaşlarda Osmanlı askerinin fevkalâdecesâreti neticesinde Avusturya orduları bozguna uğratıldı ve zaferledönüldü.

    Abdullah Efendi Hayatının son yıllarında Bâyezîd veSüleymâniye câmileri vâizliklerinde bulunan Abdullah Efendi 1710yılında Hakk`ın rahmetine kavuştu.