Abdülkerim Abushwereb Kimdir, Hayatı

'Biyografi' forumunda ZeuS tarafından 28 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Abdülkerim Abushwereb Kimdir,
    Abdülkerim Abushwereb Biyografisi
    Abdülkerim Abushwereb Hayatı

    Abdülkerim Abushwereb Hakkında bilgi


    Libyalı doktor Abdülkerim Abushwereb hakkın da yazılanlar;
    Trablusta yaşayan, çocuk doktoru ve aynı zamanda da öğretim üyesi olan Abdülkerim Abushwereb, ilk kez 1954 senesinde Türkiyeye gelmiş. O yıl 40 Libyalı talebe eğitim için Türkiyeye gönderilmiş. Gelenler arasında Abdülkerim Abushwereb de yer almış. Abdülkerim Bey, iki yıl sonra da yani 1956 yılında Türkiyedeki akrabalarını bulmuş. Bülent Ecevitin babası Fahri Bey 1954te vefat ettiği için o tarihte hayatta değil ama annesi Nazlı Hanım ve Bülent Ecevitle ilk irtibatı böylece kurmuş.

    Trablusta, Türkiyede Ortanın Solunu temsil etmiş kuzeni Bülent Ecevitten çok farklı bir hayat süren Abushwereb eğitimini de ülkemizde tamamlamış. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu Dr. Abdülkerim Abushwereb, Bülent Ecevitle de dört kez görüşüp konuşmuş. Ziyaretlerin ilki 1956da gerçekleştikten sonra üçüncüsü, Bülent Ecevit ikinci kez başbakanlık koltuğuna oturduğunda Çankayada gerçekleşmiş. Abdülkerim Bey, o görüşmede, Ecevite, 1973-80 yılları arasında Türkiyede Libya büyükelçisi olarak görev yapan, Muammer Kaddafinin ihtilal sırasında ismini kullandığı kuzeni Sadettin Abushwerebi tanıştırmış. Sadettin Bey, Mısır Harp Okulunu bitirdikten sonra Libya ordusunda albaylığa kadar yükselmiş ve sevilen bir kişi olarak biliniyor.

    KADDAFİNİN AYASOFYA TEKLİFİ

    Ecevit bu konuda Zaman gazetesindeki röportajında şu bilgileri vermişti: Abushwereb, İspanyada tatilde iken radyodan Libyada darbe olduğunu, darbeyi yapanın da kendisi olduğunu duymuş. Tabii çok şaşırmış. Hiçbir şeyden haberi yok. Libyadan döndüğünde Kaddafiye Neden böyle yaptınız? diye sormuş. Kaddafi de Asker sizi çok seviyor, takdir ediyor. Bunun için sizin isminizi açıkladım. demiş. Dr. Abdülkerim Abushwereb, bu olayın Libyada herkes tarafından bilindiğini ifade ediyor. Abdülkerim Bey, Kaddafinin, Albay Sadettin Abushwereb aracılığıyla Ecevitten istediği Ayasofyayı bir günlüğüne ibadete açın, gelip namaz kılacağım teklifini de doğruluyor.

    Abdülkerim Abushwerebin, Ecevit ailesiyle görüşmelerinden dördüncüsü ise 1978 yılında Libyada gerçekleşmiş. Bülent Ecevit, eşi Rahşan Hanımla Trablusa gittiklerinde, akrabalarını evlerinde ziyaret etmiş. Bundan sonra karşılıklı görüşmeler sona ermişse de mektuplaşmayı sürdürmüşler.

    Abushwereb ailesinin Ecevitlerle kan bağı

    Şimdi gelelim Abushwereb ailesinin Ecevitlerle kan bağına. Bülent Ecevit Libyadaki bu aile ile anne tarafından akraba. Abdülkerim Abushwereb ailemizin iki kolu var, biri Libyada, ikincisi Türkiyede diyerek aile bağlantılarına açıklık getiriyor.

    Türkiyede bazı kaynaklara da girmiş bazı yanlışlıkları düzeltmiş olmak için önce ailenin en eski isminden başlayalım. Bülent Ecevitin anneannesinin babası Ali Kırat Paşadır. 1840 Trablusgarp doğumlu olan Kırat Paşa, Sultan II. Abdülhamidin yaverliğini yapmış birisidir. Ömer Kıratın oğlu olan ve 1903 yılında vefat eden paşa, evliliğini, Mekke ve Medinede uzun yıllar görev yapan Medine Harem Şeyhi Emin Paşanın kızı Emine Hasna (Türkiyede Hasene diye geçiyor) Hanımla yapar. Bülent Ecevitin Arabistanda kendisine intikal eden miras da buradan geliyor. Miras, Hacı Emin Paşanın vefatından sonra eşi Emine Şerife ile çocukları Vehbi Paşa, Saliha, Şadiye, Fatma Nazire, Havva Seher, Ayşe, Hilmiye, Hasene ve Medeniyeye geçmişti. Ecevit de buradaki mirası Türk hacıların konaklaması için devlete bağışlamıştı.

    Lütfiye Hanım, yaver Mehmet Faikle evlenmiş

    İşte buradaki Hasene yani Emine Hasna Hanımla evlenen Ali Kırat Paşanın Lütfiye, Adviye, Behire, Ferhunde ve Safia (Safiye) adında beş kızı dünyaya gelmiş. Lütfiye Hanım, yaver Mehmet Faikle evlenmiş ve Aksiyonun ulaştığı Dr. Abdülkerim Abushwerebin de babaannesidir.

    Ferhunde Hanım, Osmanlının son sadrazamı Tevfik Paşanın Afife Hanımdan dünyaya gelen ilk çocukları İsmail Hakkı Okdayın, Sultan Vahdettinin kızı Ulviye Sultandan boşandıktan sonra evlendiği ikinci eşidir. Dr. Abdülkerim Abushwereb, Safia Hanımın da Türkiyenin ilk hanım doktoru olduğunu söylüyor.

    Ecevitin anneannesi de olan Adviye Hanım ise alay kumandanı Mehmet Emin (Sargut) Beyle birleştirmiştir hayatını. Bu evlilikten Melahat ve Nazlı adında iki kız çocukları olmuş. Ressam Nazlı Hanım da Prof. Dr. Fahri Ecevitle evlenerek, 1925te doğan ve 2006 yılında hayata gözlerini yuman Karaoğlan Mustafa Bülent Eceviti dünyaya getirmiş.

    İşte Ecevitlerin Libyadaki akrabalarının hikâyesi böyle.

    Ailesinin, Ecevit soyadını, Kastamonu yöresindeki bir bucağın isminden esinlenerek aldığı Bülent Ecevitin Libyada kalan anne tarafından akrabaları bakın kendilerini nasıl tanımlıyor. Sözü yine Dr. Abdülkerim Abushwerebe bırakalım: Bu konuyu ben babama sordum, rahmetli Osmanlıyım derdi.

    AKRABALAR TÜRKİYE İLE İRTİBATI HİÇ KESMEMİŞ

    Ailesinde, İtalyaya karşı mücadele vermiş büyük mücahitler olduğunu da söyleyen Abdülkerim Beyden aldığımız bilgilere göre Ecevitin akrabaları, yani Ali Kırat Paşanın büyük kızının çocukları olan Abushwereb ailesi Libyada kalabalık değil. Fakat Türkiye ile irtibatlarını hiç kesmemişler. İki senede bir yaz tatillerinde Türkiyeye ziyarete gelen Abdülkerim Abushwereb, gerek televizyonlar aracılığıyla gerekse kongrelere katılmak üzere sık sık geldiği Türkiyeyi de yakından takip ediyor. En son ziyaretini 3 Ağustos 2006 tarihinde Libya-Türkiye Dostluk Cemiyetinin programı vesilesi ile gerçekleştirmiş. 40 kişilik heyetle Türkiyeye gelen Abuswereb, İstanbuldaki Cevahir Otelde kaldıktan sonra Bursayı da gezdiklerini anlatıyor.

    Bu arada Trablusta bir de Ecevit Parkı bulunuyor. Abdülkerim Bey, bunu şöyle açıklıyor: Kelime olarak Ecevit Arapçada cömert manasına geliyor. Tesadüf olabilir. Bülent Ecevitin Libyada da tanındığını anlatan Abushwereb, onun, dürüst, mütevazı ve temiz biri olarak bilindiğini söylüyor.

    Ecevitin hayatını kaybetmesi sadece Libyadaki akrabalarını değil bütün tanıdıkları da son derece üzmüş. Libyanın, büyük bir Türk dostunu kaybettiği inancındalar. Peki, Libyadaki Türkler Ecevit hakkında ne düşünüyor? Abushwereb Lehine ve aleyhine olanlar var, her politikacı gibi diyor.
    alıntı