4. Murat Kitabının Özeti

'Kitap özetleri' forumunda Merve tarafından 25 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. 4. Murat Kitap Özeti

    IV. Murat Kitabının Özeti

    Turan Oflazoğlu’nun bu eseri ilk kez, 1971 yılında Pınar Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Oyun, ilk defa Devlet Tiyatrosu tarafından İstanbul Kültür Sarayı’nda, Şahap Akalın yönetiminde oynanmıştır.

    1977′de TRT Türkiye Radyoları’nda radyo oyunu, 1980′de Kültür Bakanlığı ve TRT yapımı dört bölümlük televizyon dizisi olarak yayımlanmıştır. 3 Mayıs 1980 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi’nde IV. Murat “Muhteşem Bir Türk Operası” olarak Cüneyt Gökçer yönetiminde, Okan Demiriş’in bestelemesiyle gösterilmiştir.

    IV. Murat, 1970 yılında TRT en iyi oyun ödülünü almıştır.

    Eserin özeti:
    Yeniçeri ve sipahiler isteklerini Padişah IV. Murat’a kabul ettirmek için Topkapı Sarayı’nı basmışlardır. Hüsrev Paşa’nın azlettirilmesinden sorumlu olanları padişahtan isterler. Böylece Hafız Paşa’nın yerine kendi adamları Recep Paşa’yı sadrazam yaptırırlar. İstanbul’da “artık ne baş bellidir, ne ayak”, “düzenli tek şey kargaşadır”. halka “demir yumruklu biri” gerekmektedir. Halk bu şekilde konuşurken IV. Murat kılık değiştirerek halkın arasında dolaşmakta ve bu başıboşluğu şaşkınlıkla seyretmektedir. Diğer taraftan Recep Paşa ile birlik olan valide Kösem Sultan “Murat bir silkinirse paşa, bizim borumuz ötmez olur bilesin!” diyerek kaygılarını dile getirir ve Recep Paşa’ya IV. Murat’ı sürekli baskı altında tutmayı salık verir. Abisi Genç Osman’ın başına gelenlerin kendi başına da gelmesinden çekindiği kadar, çevresinde tek güvenilir kişi kalmamasından da yakınan IV. Murat karşıtlarını henüz ezecek güçte olmadığından annesi Kösem Sultan’ın da kışkırtmasıyla Murtaza Paşa’dan Tokat’taki eski sadrazamı Hüsrev Paşa’nın başını İstanbul’a getirmesini ister. Hüsrev Paşa’nın başını sarayın kapısında gören İstanbul halkı, aralarında, padişaha bir şeyler olduğunu, artık büyüdüğünü konuşurlar. Kösem Sultan padişahtaki bu apansız değişimden korktuğunu Recep Paşa’ya söylediğinde paşa, Sultan Murat’ın cesaret denemesi yaptığını söyleyerek Kösem Sultan’ı teselli etmeye çalışır. Bu arada Hüsrev Paşa’nın öcünü almak isteyen yeniçeri ve sipahiler IV. Murat’tan Hafız Paşa’yı isterler ve katlederler. Asiler Hasan Halife ve Mustafa Paşa’nın da kendilerine teslim edilmesini isterler; fakat IV. Murat nerde olduklarını bilmediğini söyler. Kulun padişaha güveni kalmadığını söyleyerek kendisine “düzensizliğe fırsat vermeyeceğine, kargaşanın uyanmasına göz yummayacağına” dair ant içirtirler.

    Yine de Recep Paşa, yeniçeri ve sipahilerin zaptedilmez hal aldıklarını öne sürerek Kösem Sultan’a IV. Murat’ın yerine Beyazıt’ı geçirmeyi önerir. Kösem Sultan ” Beyazıt benden doğma değil, nasıl güveneyim?” diye karşı çıksa da şehzadelerin ve kendisinin hoş tutulacağından emin olduktan sonra Recep Paşa’nın önerisini kabul eder. Ancak Recep Paşa ile Kösem Sultan’ın konuşmalarını dinleyen Dilfigar, duyduklarını Sultan Murat’a iletir. IV. Murat kendisine karşı yapılan eylemler için önlemlerini almıştır. Ocaktan Köse Mehmet’i sorumlu tuttuğu gibi annesi Kösem Sultan’ı da hareme hapsettirir. Sadrazam damat Recep Paşa’yı ise bostancıbaşı ve Kara Ali’ye boğdurtur. Daha sonra da ilk kez savaş giysilerini giyip yeniçeri ve sipahiler ile ulema ve halkı, tahtın çevresinde toplayarak güç gösterisinde bulunur. Kur’an’dan sureler okuyarak büyüğe nasıl davranmaları gerektiğini bildirir. Osmanlı Devleti’ne eski askeri gücünü yeniden kazandırmak gerektiğini söyleyerek Bağdat’ı geri almaya ve yepyeni bir ulus yaratmaya kararlı olduğunu bildirir. Yeniçeri Ocağı ve Sipahi Ocağı ile aydın çelebiler ve halk adına birer kişiyi çağırıp onlara “her işinde, her zaman kendisine destek olacaklarına” ant içtirir ve “kim buyruğuna karşı gelir, kurduğu düzeni tehdit ederse onu topuzuyla ezeceğini” duyurarak korkunç topuzunu havada sallayıp indirir. Artık bütün güç IV. Murat’ın elindedir. Revan Kalesi, Acem Şahı’nın elinden alınmış; şehzadeler giderilmiş; tütün, kahve ve içki yasağı konulmuştur. Nefi ile söyleşisinde “kurduğu düzen uğruna her şeyi göze alabileceğini, gerekirse bütün halkı yok edebileceğini” söyler. Makyavelli’nin “Hükümdar”ını bir Venedikliye çevirten Sultan Murat, Nefi’ye kitap için “güzel bir kitap ancak beni tanımadan yazıldığı için hayli eksik bir kitap” der. Sonra da Nefi’ye hiciv yazmasını yasaklar. Artık halkın gözünde en korkunç kişi Sultan Murat olmuştur.

    IV. Murat yasaklarına sürekli yenilerini eklemektedir. Bu arada silahtarı IV. Murat’a sürekli içki vermekte, onu zevk ve sefaya sevk etmektedir. Köse Mehmet’in, buyruğunun dışında cana kıymasına öfkelenen Sultan Murat, onu öldürtür. “Tehlike dağları nice yükselirse çepeçevre onca büyür topuzu Sultan Murat’ın” diyerek çevresine gözdağı veren IV. Murat, kılık değiştirerek halkın arasına karışmakta, koyduğu yasakları gizlice denetlemektedir. Mirgün bahçesinde sık sık eğlenen ve içkiye bağımlı hale hale gelen Sultan Murat’ın buhranları artmaya başlamıştır. Kendisini hicveden şair Nefi’yi öldürten Sultan Murat silahtarının da teşvikiyle, içkisine karıştığı ve koynunda afyon taşıdığı için hekimbaşıyı ölüme gönderir. Halkın tepkisini yatıştırmak için Bağdat seferini başlatan IV. Murat, Bağdat’ı alır. Bağdat’ın alınması halkı sevince boğar. IV. Murat Venedik seferini düşünmektedir; fakat hastalık nöbetine yakalanmış ve kabuslar görmeye başlamıştır. Sadrazam Kara Mustafa Paşa, kendisini içkiyi bırakması için uyarsa da söz geçiremez. Şehzade İbrahim’in öldürülmesini buyuran IV. Murat, şehzadenin giderilmesini önlemeye kalkarsa annesi Kösem Sultan’ın dahi öldürülmesini buyurur. Kösem Sultan ise Kara Mustafa Paşa’yı da “devletten yana” alarak Şehzade İbrahim’i Osmanlı tahtına hazırlamaya başlar. Tahtını kimseyle paylaşmak istemeyen Sultan Murat, tahtını ister, topuzunu havada sallar ve tahtına yığılır.


    alıntı

     



  2. kitap beyin yakıyo