300 Altınlık keklik

'Masallar ve Hikayeler' forumunda ANANE tarafından 8 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet yapmış, Kuşlar
    Çarşısı'nı geziyormuş.
    Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli,
    eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar.
    Bir ara gözü kekliklere ilişir padişah'ın.
    Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, "Tane işi satış fiyatı 1 altın"
    yazıyor.
    Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha
    var ki, fiyatı; 300 altın.
    Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır...
    "Hayırdır" der satıcıya, "Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar
    1 altın, bu 300 altın?"
    Satıcı, "Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor,
    Otmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun
    etrafına doluşuyor" diyor....."Tabii bu arada avcılar da o etrafa
    doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar" diye ekliyor.
    "Satın alıyorum" diyor Padişah, "Al sana 500 altın..."
    Parayı veriyor; hemen oracıkta kekliğin kafasını kesiyor.
    Adam şaşırıp, "Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını
    koparttınız, yazık değil mi" diye dövünürken;
    Padişah gürlüyor:

    " BU KENDİ SOYUNA İHANET EDEN BİR KEKLİKTİR... BUNUN AKİBETİ ER VEYA GEÇ BUDUR
     



  2. Cevap: 300 Altınlık keklik

    Çok güzel ve anlamlı bir hikayeydi annecim.
    Eminim bu hikayeyi dinleyipte ders almayacak yoktur
    Birgün vatanına milletine ve halkına ihanet edenlerden hesap sorulacaktır :f40: