30 Ağustos Zafer Bayramı Şiirleri Kısa

'En Güzel Şiirler' forumunda Merve tarafından 11 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. 30 Ağustos Zafer Bayramı Kısa Şiirleri

    Kısa 30 Ağustos Zafer Bayramı Şiirleri

    Zafer Türküsü

    Yaşamaz ölümü göze almayan,
    Zafer göz yummadan koşana gider.
    Bayrağa kanının alı çalmayanın,
    Gözyaşı boşana boşana gider.

    Kazanmak istersen sen de zaferi,
    Gürleyen sesinle doldur gökleri.
    Zafer dedikleri kahraman peri,
    Susandan kaçar da coşana gider.

    Bu yolda herkes bir, ey delikanlı!
    Diriler şerefli, ölüler şanlı.
    Yurt için dövüşen başı dumanlı,
    Her zaman bu şandan, o şana gider.

    Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


    30 AĞUSTOS ŞİİR

    Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma,
    Vatanı saran düşman ermiş muradına,
    Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına,
    Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna.

    Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan,
    Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan,
    Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan,
    Düşmanları mahvettik silahımız olmadan.

    Kadın, erkek yanyana, taş, değnek, kürek ile,
    Düşmanları kovarken tepeler geldi dile,
    Ölüm korkusu yoktu, ölürken bile bile,
    İşte bu ruh bizleri destan etmiş dillere.

    Nazile DEMİR


    30 Ağustos

    Bugünü adın gibi iyi bil, daima an,
    Türk adında bir millet yok denildiği zaman.
    Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan,
    Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı.

    Parlayınca kılıçlar, ufuklar kızıllaştı,
    Ordu bir sel olarak bütün setleri aştı,
    Türk, istiklal uğrunda kahramanca savaştı;
    Bu 30 Ağustos’tur iyi bil, iyi tanı.

    Çınlasın kulağında Dumlupınar zaferi,
    Zaferi zaferle tat, çalış hiç kalma geri,
    Hedefin yükseliştir, ey Türk genci ileri,
    Eşsizliğe dönmeli bu vatanın her yanı.

    Ramazan Gökalp ARKIN


    30 Ağustos

    Ey isimsiz meçhul asker,
    Ağustosun otuzunda
    Kazandığın büyük zafer,
    Karşısında: Cihan titrer.

    Yüreğinde ateş yandı,
    Mecbur oldun harp etmeye.
    Elin kana bir boyandı,
    Destanını cihan andı.

    Tarihlere dönüm yaptı;
    Demir elin: -Dur, diyerek…
    Bütün dünya hisse kaptı;
    Huzurunda irkilerek.

    Meçhul asker; alkış sana,
    Yaşıyorum sayende ben…
    Vazifedir her an bana,
    Hürmet etmek mezarına.

    Selma FUAD


    Zafer

    Atların kişnemeleri kulaklarda
    Bekliyorlar yine zafer
    İnsanların hep düşünceleri aynı kafalarında
    Sesler geliyor kazanılmış zafer

    Zafer etkiliyor hep bizi
    Zafersiz olmuyor besbelli
    Atım da yeleli mi yeleli
    Zaferden önce ata vurmalı semeri

    (Serdar Sayıl-1979)


    30 Ağustos

    Otuz Ağustos…
    Ufukta bir duman, bir toz.
    Türk süvarisi yürüyor; uzakta,
    Top sesleri homurdanmakta.
    Köpük içinde, tere batmış atlar…
    Bunlar at değil.
    Ayaklı kanatlar.
    Sisli tepelerde gölgeler boğuşuyor
    Gölgeler düşüyor, kalkıyor, koşuyor
    Süngüler parlıyor,
    Eziyor, vuruyor;
    Mehmetçik yeni Türkiye’yi yuğuruyor.
    Bir sürünün dağılışı.
    Boğulan bir boğazın kısık nefesi…
    Bir el, Akdeniz’i gösteriyor.
    Bir el ki, bütün cihana bedel.
    Uçuyor atlar, Köpüklü kanatlar.
    Kaçıyor gölgeler,
    Eriyor mesafeler…
    Dokuz Eylül, İzmir,
    Sanki bir Gelincik tarlası,
    İki sevgilinin kavuşması,
    Gözler yaşlı, denizler sapsarı,
    Sevinç içinde çırpınıyor, Akdeniz’in Dalgaları.

    Server ZİYA



    alıntı