30 Ağustos Zafer Bayramı Günün Anlam Ve Önemi

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda Masal tarafından 3 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. 30 Ağustos Zafer Bayramı Önemi


    30 Ağustos Günün Anlam Ve Önemi


    Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 30 Ekim 1918de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, koşulları itibariyle Türk topraklarının tamamen işgalini hedef alıyordu. 10 Ağustos 1920de yine Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması da Türk milletinin yok sayılmasına neden olan çok ağır koşullar içeriyordu. Türk milleti bu antlaşma hükümlerini hiçbir zaman kabul etmediğini, Atatürkün önderliğinde başlattığı bağımsızlık mücadelesi ile bütün dünyaya ilan etmiştir.

    19 Mayıs 1919da Atatürkün Samsuna gelerek başlattığı bağımsızlık mücadelesi adeta bir çığ gibi büyümüş, yapılan kongreler ile birlikte daha da sağlam bir milli hareket haline dönüşmüştür. 23 Nisan 1920de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması ile memleket yönetiminin halkın kendisine verilmiş olması, milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasındaki ki en büyük etkenlerden biri olmuştur.

    Vatanın ve milletin bağımsız bütünlüğünü korumanın yolunun, düşmanla top yekun mücadele edilmesiyle mümkün olacağı fikrine sahip olan Meclis, bir çok önemli kararlara imza atmış, düzenli ordu kurularak ilk olarak Doğuda Ermeni çetelerine karşı önemli başarılar elde edilmiştir. Elde edilen her başarı halkın moral gücünü yüksek tutmuş, İnönü Muharebeleri ile Batıda Yunanlılara çok ağır kayıplar verdirilmiştir. 23 Ağustos-12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunanlılar büyük bir bozguna uğratılmış, bu savaş sonrasında TBMM tarafından, Mustafa Kemale “Gazi unvanı ve “Mareşal rütbesi verilmiştir.

    Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşının Türk ordusu tarafından kazanılması ile artık büyük zafere çok yaklaşılmıştır. Düşmanın son bir harekat ile vatan topraklarından atılması için tüm hazırlıklara son hızıyla devam ediliyordu. Tahrip olan toplar onarılmış, silah ve cephaneler temin edilmiş, Güneydeki Türk birlikleri gizlilik içerisinde Batı cephesine kaydırılmış, ordu taarruz eğitiminden geçirilmiş böylelikle 1922 yılı Ağustos ayına kadar tüm hazırlıklar tamamlanmıştı.

    Başkomutanlığını Gazi Mustafa Kemalin yaptığı ordumuz 26 Ağustos 1922de düşmana karşı taarruza geçerek bir saat gibi kısa bir sürede düşman mevzilerini ele geçirdi. 30 Ağustos günü çember içine alınan düşman kuvvetleri yok edilirken, elde edilen esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopiste bulunuyordu. Bu savaş Mustafa Kemalin önderliğinde yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.

    Büyük Taarruzun başarı ile sonuçlanmasının ardından kaçan düşman askerleri İzmire kadar takip edilerek 9 Eylül 1922de İzmirinde kurtarılması ile yurdumuz tamamen düşmanlardan temizlenmiş oldu.