30 Ağustos İle İlgili Şarkılar

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda EyLüL tarafından 27 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. 30 Ağustos Şarkıları




    30 Ağustos İle İlgili Şarkı ve Şiirler

    ZAFERDEN DÖNENLERİN TÜRKÜSÜ

    Anneler dindiriniz gönlünüzün yasını,
    Düşman kanıyla sildik palamızın pasını...
    Yeniden çizmek için vatan haritasını
    Hep ateşten ve kandan bir sahneye çevirdik
    Gökleri çatırdayan bir vatan parçasını.

    Anneler, ağlamayın dönmeyenlerinize,
    Yurda saldıranları getirdik işte dize.
    Şu dağların üstünden yol ararken denize
    Çöktü hücumumuzdan düşmanla dolu dağlar,
    Gökler genişleyerek denizler geldi bize.

    Biz, taze kanların hürriyete katan
    Bir nesliz, ülkemizde biziz biricik sultan,
    Tan yeri nur alıyor gururlu alnımızdan,
    Karşımıza çıkmayın başı dumanlı dağlar,
    Bizden zafer müjdesi bekliyor anavatan.

    Kemalettin KAMU


    Akdeniz Kıyılarında

    Yaslı gittim, şen geldim,
    Aç koynunu ben geldim,
    Bana bir yudum su ver,
    Çok uzak yoldan geldim.

    Korkma, açıl! Şen yurdum,
    Dağlara ordu kurdum;
    Açık denizlerine,
    Süngümle kilit vurdum.

    Rüzgârlardan atım var,
    Şimşekten kanadım var,
    Göğsümde al yapılı,
    Gazilik beratım var.

    Rüzgâr bana at oldu,
    Şimşekler kanat oldu,
    Eğilin gökler dedim,
    Bulutlar kat kat oldu.

    Irmaklar gibi taştım,
    Yalçın kayalar aştım,
    Hakk'a şükürler olsun,
    Geldim sana ulaştım.

    Varsın, yansın ocağım,
    Kurtuldu al sancağım,
    Bayrağımın altında,
    Ben hür yaşayacağım.

    Deniz, deniz, Akdeniz!
    Suları berrak deniz,
    Karşıda yâr ağlıyor,
    Gideyim, bırak deniz!

    Açıldı Kale yolu,
    Göründü Gelibolu,
    Bırak beni gideyim,
    Orası yârla dolu.

    Yürü ey şanlı Gazi!
    Kılıcı kanlı Gazi!
    Meriç seni bekliyor,
    Büyük ünvanlı Gazi!

    Samih RİFAT

    Akdeniz'e Doğru

    Eğilmez başımız taç yaptık hürriyeti,
    Zaferle kalbimize yazdık cumhuriyeti...

    Sakarya'dan su içen o çelik süngülerle,
    Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

    "Hedef Akdeniz, asker!" diyen parmağa koştuk;
    Zafer bahçelerinden gül koparmağa koştuk.

    Yol gösterdi göklerden bize binlerce yıldız,
    Kıpkızıl ufuklardan taştı al bayrağımız;

    Koştuk aslanlar gibi kükreyip dağdan dağa,
    Canavarlar dişinden vatanı kurtarmağa...

    Vahşetlere dikilmiş gözlerimiz dumanlı,
    Hürriyete susamış yanık bağrımız kanlı;

    Çılgınca atılarak şanlı Dumlupınar'a,
    Süngümüzden şan verdik coşkun yıldırımlara...

    Sakarya'dan su içen o çelik süngülerle,
    Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

    Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti,
    Zaferle kalbimize yazdık cumhuriyeti...

    Ömer Bedrettin UŞAKLI


    30 Ağustos

    Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos
    İçime bir ordu havası dolar.
    Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
    Bayrak imil imil, geçer ordular...

    Geçer tunç adımlar demir göğüsler,
    Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,
    Hepsinin alnında zaferden süsler.
    Geçer hayalimde bir bir alaylar.

    Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,
    Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler...
    Yangınlar üstünde ince bir hilal!..
    Yaralılar düşe kalka geçerler.

    Çılgın bir istekle bu şan akını
    Afyon'dan, İzmir'e kaçlar çağıldar.
    Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,
    Can canı unutmuş zafere kadar.

    Ne var bu dünyada sana yakışan,
    Alnında bir zafer sabahı kadar;
    Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,
    Sana zafer kadar yakışan ne var?

    Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,
    İçime bir zafer havası dolar.
    Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
    Bayrak imil imil, geçer ordular...

    Ahmet Kutsi TECER


    30 Ağustos

    Otuz Ağustos...
    Ufukta bir duman, bir toz.
    Türk süvarisi yürüyor; uzakta,
    Top sesleri homurdanmakta.
    Köpük içinde, tere batmış atlar...
    Bunlar at değil.
    Ayaklı kanatlar.
    Sisli tepelerde gölgeler boğuşuyor
    Gölgeler düşüyor, kalkıyor, koşuyor
    Süngüler parlıyor,
    Eziyor, vuruyor;
    Mehmetçik yeni Türkiye'yi yuğuruyor.
    Bir sürünün dağılışı.
    Boğulan bir boğazın kısık nefesi...
    Bir el, Akdeniz'i gösteriyor.
    Bir el ki, bütün cihana bedel.
    Uçuyor atlar, Köpüklü kanatlar.
    Kaçıyor gölgeler,
    Eriyor mesafeler...
    Dokuz Eylül, İzmir,
    Sanki bir Gelincik tarlası,
    İki sevgilinin kavuşması,
    Gözler yaşlı, denizler sapsarı,
    Sevinç içinde çırpınıyor, Akdeniz'in Dalgaları.

    Server ZİYA