3 kadından birinde bu rahatsızlık var

'Sağlık bilgisi' forumunda Pardus tarafından 1 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. 3 kadından birinde bu rahatsızlık var
    [​IMG]



    Prof. Dr. Sedat Kiraz, kemiklerin yapım aşamasında östrojen ve testesteron gibi seks hormonları çok önemli yer tuttuğunu belirterek, ''Hem kadında hem erkekte seks hormonlarının azalması kemik yıkımını artırıyor'' dedi.

    Yeşim Sert Karaaslan'ın haberi

    Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği Bilimsel Kurul Üyesi Prof. Dr. Sedat Kiraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemiklerdeki kalsiyumun azalmasına bağlı yoğunluğunun ve dayanıklılığının azaldığı bir hastalık olduğunu, tüm iskeletin zayıflamasına yol açtığını ve özellikle omurga, kalça ve el bileğinde kırıklara yol açtığını söyledi.

    Osteoporozda kemiğin erimediğini, şeklini aynen muhafaza ettiğini, ancak dayanıklılığının düştüğünü belirten Kiraz, ağrı ile kendini göstermediği için sinsice ilerleyen bir hastalık olduğunu bildirdi.

    Kiraz, yıllar içinde gelişen omurga kırıklarının hastanın boyunda kısalmaya yol açtığını, bel, sırt veya kalçada ağrı duyulmasının, omurlarda ezilme ve çökmeye bağlı vücudun öne eğilmesinin, omurga, kalça ya da el bileğinde aniden kırık gelişmesinin osteoporozun belirtileri olduğunu kaydetti.

    Kemik gelişiminin anne karnındayken başladığını ve yapımın 30 yaşlarına kadar devam ettiğini anlatan Kiraz, kemik yapısının gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra hormonlar, 50 yaşın üstünde olmak, besleme alışkanlığı, fiziksel aktivite ve güneş ışınlarından yeterli yararlanabilme, ince vücut yapısı, hastalık veya sakatlık, hareketsizlik gibi yaşam biçimiyle ilgili faktörlerin çok önemli rolü olduğunu belirtti.

    Değiştirilebilen risk faktörlerinin bilinmesi ve zamanında önlem alınması halinde hastalığın ve buna bağlı kırıkların oluşmasının engellenebileceğini ifade eden Kiraz, kalça ve diz bölgelerindeki kasların güçsüz olmasının, denge ve yürüme bozukluğuna yol açan hastalıkların, görme sorunlarının, uygun olmayan ev ortamının düşme riskini ve buna bağlı oluşabilecek kırık riskini artırdığını söyledi.

    -ÖSTROJEN HORMONUNUN AZALMASININ ETKİSİ-

    Belli bir doygunluğa gelen kemiklerin, yaşla birlikte kemik yoğunluğunun azaldığını ifade eden Kiraz, ''Kemiklerin yapım aşamasında östrojen ve testesteron gibi seks hormonları çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle hem kadında hem erkekte seks hormonlarının azalması, kemik yıkımını artırıyor'' dedi.

    Kiraz, osteoporozun özellikle menopoz sonrası dönemde her 3 kadından birinde görüldüğüne dikkati çekerek, ''Kadınlarda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kemiklerdeki kalsiyum miktarı düşmeye başlıyor. Dolayısıyla, menopozla birlikte ortaya çıkan hormonal değişim, kadınlarda sık görülmesinin ana nedenidir'' diye konuştu.

    Yaşlı erkeklerde de yine seks hormonu olan testesteron hormonunun düşmesine bağlı kemik yıkımının arttığını ifade eden Kiraz, yurt dışında yapılan çalışma sonuçlarına göre, yaşam boyunca erkeklerin üçte birinin osteoporoza bağlı kırık riski taşığını ifade etti. Kiraz, ''Sağlıklı bir erkekte kemik yoğunluğunun en önemli belirleyicisi testesteron yeterli düzeyde olmasıdır. Testesteron hormonunun azalmasıyla birlikte kemik yoğunlu da azalmaya başlar, güçsüzleşir. Ayrıca ağırlık ve kütle kas gücünde azalma gibi faktörler de etkilidir. 60 yaş üzerindeki erkeklerde en önemli risk faktörü, düşük vücut ağırlığı, kilo kaybı, kaslarda güçsüzlük ve sigara kullanımı olarak görülmektedir'' şeklinde konuştu.

    -KALÇA VE OMURGA KIRIKLARINDA ÖLÜM RİSKİ-

    Kemik yoğunluğunun azalması ve yaşlılıkla birlikte en sık omurga ve kalça kırıkları ile karşılaşıldığını anlatan Kiraz, her iki kırıkların da ölüm riski taşıdığını söyledi.

    Kiraz, yurt dışında yapılan kimi çalışmalarda ''yüzde 10-20 arasında kalça kırıklarına bağlı ölüm görüldüğünü'' ifade ederek, cerrahi operasyon sırasında ya da sonrasında damar tıkanıklığı ve akciğere embole atması gibi durumların hastanın yaşamını yitirmesine neden olabildiğini kaydetti.

    Osteoporoz tanısı konulabilmesi için romatoloji uzmanı tarafından kişinin kas-iskelet sisteminin tam olarak muayene edilmesi ve altta yatan bir başka hastalığının olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurgulayan Kiraz, ''kemik dansitometrisi'' ile kemik yoğunluk ölçümlerinin yapıldığını anlattı.

    -KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞU ARTIRILMALI-

    Kemik kütlesinin artırılabilmesi için özellikle 30 yaşına gelinceye kadar yeterli ve dengeli beslenilmesi gerektiğini, kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünlerinin tüketilmesinin önemine işaret eden Kiraz, kalsiyum ve D vitamininden zengin diyet yapılması ve güneşten mutlaka yararlanılması gerektiğini söyledi.

    Prof. Dr. Sedat Kiraz, kemik kaybını yavaşlatabilmek ve kas gücünü artırmak için düzenli egzersiz yapılmasının çok faydalı olduğunu, bunun bir yaşam biçimi haline dönüştürülmesini önerdiklerini kaydetti.

    AA
    haber7
     



  2. Cevap: 3 kadından birinde bu rahatsızlık var

    :f73: