3-6 yaş çocuklarında karşılaşılan uyum problemleri nelerdir

Konusu 'Bebek Bakımı' forumundadır ve YAREN tarafından 29 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525

    Çocuklarda Uyum Problemleri,
    Çocuklarda Uyum Bozuklukları,
    3-6 yaş çocuklarında karşılaşılan uyum problemleri nelerdir?


    Uyum; bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ile içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilmesi ve bu ilişkiyi sürdürebilmesi şeklinde tanımlanabilir.

    Gün geçtikçe hızlı sosyal, teknolojik, ekonomik, bilimsel değişmeler ve gelişmeler oldukça, bireyin uyması gereken yeni yeni koşullar artmaktadır. Bu durumun uyumsuzlukları da arttırdığı bir gerçektir. Uyumsuz çocukların okul çağında olanların nüfusumuzun % 2’sine tekabül ettiği görülmektedir.

    Gelişim evrelerinin getirdiği doğal zorluklara yakın çevrenin olumsuz etkileri katıldığında çocukta bunlara tepki olarak çoğunlukla duygusal düzeyde bozukluklar görülebilir. Bu olumsuz tepkilere “Uyum Bozuklukları” deniliyor.

    Kişilik en uygun ortamda bile bir çok sorunları çözülüp engeller aşılarak geliştirilir. Çocuk bir yandan yeni yetenekler, yeni beceriler kazanarak çevresine uyum sağlamakta bir yandan da gelişmenin gereği olarak yeni sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlarla başedebilme olumlu çevreyi oluşturmak, güven veren, anlayışlı, sevgi dolu yaklaşımlara bağlıdır. Bu çevreyi bulamayan çocuk güvensiz olur. Karmaşık duygu, düşünceler ve çelişkiler içinde bunalır. Kendi yaş düzeyine göre, gelişim düzeyine göre karmaşık duygular içine girer. Kimsenin kendini sevmediği, istemediği kuşkusuna kapılarak çevresindekilere inanmaz, güvenmez. Büyüklerin ilgisini çekebilmek için gereksiz davranışlar yapar. Bu davranışlar ilk zamanlar belli bir ölçüde devam ettiği için aile ve çevreyi rahatsız etmez. Belli bir sınırdan sonra çocuğun davranışı bozularak çevreye uyum sorunu ortaya çıkar. Bu tür bozuklukların başında sürekli hırçınlık, sinirlilik, geçimsizlik, yalancılık, kavgacılık, söz dinlememe, kaygı ve korku hali gelir. Yaş büyüdükçe bu tür davranışlar aileye ve topluma uyum bozukluğu şekline dönüşür.

    Evden, okuldan kaçma, hırsızlık, sürekli başkaldırma, saldırganlık, yankesicilik, alkol alma, kuralları çiğneme, kavga, tahrip, bıçak ve tabanca taşıma, yaralama gibi davranış bozuklukları gösterir.

    Uyumsuzluğun Nedenleri

    1. Kalıtım: Uyumsuzluğun ortaya çıkmasında kalıtımın bir etkisi olduğu gerçektir. Ancak uygun eğitim ortamı hazırlanarak ya bertaraf edilebilir ya da derecesi azaltılabilir.

    2. Bedensel nedenler: Körlük, şaşılık, ağır işitme, kamburluk, çolaklık, topallık, şişmanlık, sürekli ve kronik hastalıklar, ani kazalar ve şoklar. Bu tip bedensel özürlülerin kendiliğinden uyumsuzluk nedeni olmayıp çocuğun çevresindekilerin bu özüre karşı takındıkları olumsuz tutum ve davranışlar göstermesine sebep olur.

    3. Temel ihtiyaçların doyurulmaması: Bu ihtiyaçları 3’e ayırabiliriz.

    a) Biyolojik ihtiyaçlar; beslenme, barınma, giyinme, nefes alma, boşaltım, dinlenme, asgari düzeyde doyurulması gerekir.

    b) Psikolojik temel ihtiyaçlar; sevmek-sevilmek, öğrenme ihtiyacı, korku- endişe ve güvensizlikten korunma ihtiyacı, başarılı olma ihtiyacı, kendisine saygı duyulma ihtiyacı.

    c) Sosyal temel ihtiyaçlar; arkadaşlık kurma, bir gruba ait olma, statü, prestij sahibi olma, bağımsızlık ihtiyacı.

    Yukarıda bahsedilen ihtiyaçların doyurulmaması halinde uyum bozukluğu oluşma olasılığı yüksektir.

    4. Çevre ve sosyo-ekonomik etmenler:

    a) Aile çevresi: Çocuğun ihmal edilmesi, ihtiyaçlarının karşılanmaması, aşırı sevgi ve hoşgörü, sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük, anne babanın çocuk önünde tartışmaları, kavgaları evi terk etmeleri, kovma, dövme, ve sövmeleri uyumsuzluğa neden olabilir.

    b) Çocuğun yakın çevresi: Çocuğun her gün birlikte olduğu, oynadığı arkadaşlarının, büyüklerinin sevgi ve davranışlarından etkilenir. Ayrıca TV seyretmek, tiyatro, sinema çocuğu etkiler. İyiyi, güzeli görürse olumlu etkilenir; ancak hoşgörüsüzlük, güvensizlik ortamında bulunursa uyumsuzluk olabilir.

    c) Okul: Çocuğun psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının okulda karşılanmaması bir çok uyum bozukluğunun ortaya çıkmasına sebep olabilir.


    5. Yanlış eğitim: Çocuk, kendinde ve çevresinde olup bitenleri, toplumun isteklerini uygun bir eğitim ile öğrenebilir, çocuğu uygun bir eğitim ile önceden kendi ilgi ve yetenekleri, sonra çevre ve toplumun değer yargıları tanıtılmalıdır. Nerede, nasıl davranacağı, problemlerini nasıl çözeceği öğretilmelidir. Çocuğun bütün arzularını yerine getirmek veya sınırlandırmak onda çeşitli uyumsuzlukların geliştirilmesine sebep olmaktadır.

    Problemli çocukların tanısı kadar tedavisi de uzun ve titiz bir çalışmayı gerektirir. Bu çalışmada sabırlı ve etkin yaklaşımlar ile anne-babaya görev düştüğü gibi uzman pedagog, çocuk psikiyatristi ve klinik psikologuna da görevler düşmektedir.

    UYUMSUZ ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞLAR

    1. Sinirli hareketleri vardır.

    2. Huzursuz ve rahatsızdırlar.

    3. Adale seğirmeleri görülür.

    4. Okul çalışmalarına karşı ilgisizdirler.

    5. Okula sık sık devamsızlık yaparlar.

    6. Okuldan hoşlanmazlar.

    7. Kıskançtırlar.

    8. Yarışmaktan hoş>ırlar.

    9. Tırnaklarını yer, ısırırlar.

    10.Dikkatsizdirler.

    11.Eleştirilere tahammülsüzdürler.

    12.Oyun bozandırlar.

    13.Kolayca hüsrana kapılırlar.

    14.Devamlı gerilim içindedirler.

    15.Sık sık titreme görülür.

    16.Daima kendilerinin savunurlar.

    17.Sık sık çalarlar.

    18.Otoriteye karşı direnirler.

    19.Övünmeyi severler.

    20.Akranlarından hoşlanmazlar.

    21.Yalan söylerler.

    22.Kronik şekilde hastalıklarından şikayet ederler.

    23.Babaları tarafından baskıya maruz kaldıklarını söylerler.

    24.Öfke nöbetleri gösterirler.

    25.Neşesiz ve yalnız olular.

    26.Utangaç, korkak, ürkek, endişeli olurlar.

    27.Hallüsünasyon (gerçekte varolmayan bir şey varmış gibi davranmak) ları vardır.

    28.Çözemediği problemleri içine atar.

    29.Başkalarıyla çalışmaktan hoşlanmazlar.

    30.Kendi kendine güvenmez, fikirlerini değersiz görür, aşağılık duygusu vardır.

    31.Sık sık iç çekme, saçlarını kıvırma ve çekmeler görülür.

    32.Gereksiz yere bağırıp çağırırlar.
    Alıntı