21 temmuz haberler

'Spor Gündemi' forumunda ucurtma08 tarafından 21 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Lincoln: Kelimelerle anlatılamaz


    Galatasaray’ın Brezilyalı yıldızı Cassio Lincoln suskunluğunu GS TV için bozdu. Lincoln, Almanya kampında GS TV’nin sorularını yanıtlarken geçtiğimiz sezonu değerlendirdi. Bu yıldan beklentilerini anlattı. Galatasaray taraftarına olan bağlılığı ve hayranlığının altını özellikle çizdi. Türkiye’ye geldiğinden bu güne ilk kez konuştu. İşte Lincoln’den çok özel mesajlar.

    Lincon, "Ben ilk önce Galatasaray taraftarlarına sıcak bir merhaba göndermek istiyorum. Çok uzun zamandır benim Galatasaray taraftarına seslenme şansım olmamıştı. Bu röportaj sayesinde kendilerine selam gönderiyorum. Geçen sezon benim için gerçekten çok iyi başlamıştı. Ancak şunu kesin olarak açıklamamız gerekiyor ki, ben ne yazık ki hep maç içersinde sakatlandım. Bana karşı gerçekten çok sert fauller yapıldı.

    Maçlar dahilindeki sakatlanmaların dışında ben ciddi sorunlar yaşamadım. Benim için sezon tabiî ki daha iyi geçebilirdi fakat bu faullerin bende yarattığı sakatlıkların sıkıntılarını yaşadım. Dolayısıyla yaşadığım bu sakatlıklar nedeniyle geçtiğimiz sezon için “Evet benim istediğim gibi geçti diyemem dedi.

    Brezilyalı yıldız, "Biz geçtiğimiz sezon takım olarak çok çalışarak başarıya ulaştık. Geçen sene takımda tek sorun yaşayan ben değildim. Bir çok arkadaşım en az benim kadar ağır sakatlıklar yaşadı. Basının bu noktada Galatasaray’ın aleyhine bir tutum izlediğini gözlemledik ancak buna karşılık biz çok çalıştık. Takımı oluşturan herkes gerçekten kazanmak istedi ve biz çok çalışarak şampiyon olduk. Şampiyonluğu takım olarak hak ettik. Tüm dünyada şampiyonluk hedefleyen büyük takımların sahip olması gereken bir şey vardır. O da geniş bir kadrodur. Geniş bir kadroda oyuncuların sadece sayısına değil niteliklerine de bakmak gerekir. İyi oyunculardan kurulu geniş bir kadronuz varsa ve oyuncularınızın yaş ortalaması 20 yada 30 olması sizin için fark etmemelidir. Bunun dışında en önemli unsurlardan biri, belki de takımın mümkün olduğunca fazla oyun oynaması, yani birlikte oynamaya alışık olmasıdır. Kendimden bahsetmem gerekirse, takımın içerisinde bulunduğum bu 1 yıllık dönemde adaptasyon sürecini geçirmekte olduğumdan bahsedebilirim. Her geçen gün hepimiz birbirimizle oynamaya daha fazla alışıyoruz ve bu tecrübe, birbirimizle oynama alışkanlığı bizi daha da ileriye götürecek. Yaşın ise ben önemli olduğunu düşünmüyorum. İyi oyuncular 20 ya da 30 yaşında olabilirler. Onların iyi olmalarını yaşları belirlemez. Kaliteleri ve yaptıkları önemlidir" diye konuştu.

    Geçen yılla ilgili çok değerli anıları olduğunu belirten Lincoln şöyle konuştu:
    "Çok zor zamanlar geçirdik. 1-0 zorlukla kazandığımız birçok maç oldu. Ama bu maçlarda aldığımız puanlar bizi şampiyonluğa götürdü. Sadece bir maçtan ya da birkaç maçtan bahsetmem mümkün değil. Tüm takım olarak gerçekten zor etaplardan geçip sene sonunda şampiyon olduk ki, bence önemli olan geçirdiğimiz sezonun bütünü… Ama yine de Gençlerbirliği maçı bende gerçekten çok fazla yer etmiş bir maçtır. Hatta o maçtaki formalardan birini ben de yıkamadım evde aynı çamurla saklıyorum. Çerçeve yaptırdım ve duvarımda duruyor. Şampiyonluk yolunda unutulmaz bir maçtı. Benim için ailem çok önemli. Öyle zannediyorum ki bunu da herkes biliyor. Ben yaklaşık 7-8 senedir evimden uzakta Avrupa'da top oynuyorum ve ailemi ancak sezon sonlarında görüyorum. Ailemi gördüğüm kısa dönem için kendimi şarj etme dönemi diyebilirim. Yine bu sene kendimi ailemin yanında bir süre şarj edebildikten sonra döndüm ve şimdi önümüzdeki sezona hazırlanmaya gayret ediyoruz"

    Lincoln, "Brezilya’da ben bölgesel şampiyonluklardan sonra Schalke de iki kez kupa kaldırma şansına eriştim. Fakat hiç ulusal bir ligin şampiyonu olmamıştım. Benim için gerçekten çok değişik bir heyecandı. O gece kaldırdığım kupanın, benim kaldırdığım ilk ulusal lig şampiyonluğu olması açısından çok büyük önemi vardı. Geçen sezon en iyi çıkış yapan oyuncu derken; 1 veya 2 oyuncudan bahsetmem gerekiyor. Geçtiğimiz yıl bizi gerek saha içersinde, gerekse saha dışında bozabilecek birçok etken vardı. Fakat biz tüm bunlarla başa çıkabilecek kuvvete sahip olduğumuzu gösterdik ve bence bu çok önemli. Geçen sene biz bir şampiyonluk elde ettiysek bunu tüm takım halinde elde ettik. Önemli olan da bunun görülmesi ve anlaşılmasıdır. 1 veya 2 oyuncunun çıkısından bahsetmek yerine bence bir takım başarısından bahsetmemiz daha doğru olur" dedi.

    Kampı da değerlendiren Brezilyalı oyun kurucu, "Kamp ortamı çok güzel. Çok pozitif bir dönem geçiriyoruz. İyi bir hazırlık dönemi geçiriyoruz. Hiç kimse biz geçen yıl şampiyon olduk diye bu sene kolayca şampiyon olacağımızı düşünmesin. Şampiyon olmuş bir takımın başında her zaman daha büyük dertler, daha büyük sorunlar vardır. Biz bu nedenle daha fazla çalışmalıyız ki, bu şampiyonluk unvanımızı elimizde tutmayı becerebilelim. Bu yıl bizim için çok zor olacak. Ona hazırlanmak için çok olumlu bir dönemden geçiyoruz şu anda. İstanbul hoşuma gidiyor. Ama bildiğiniz gibi ben çok evden çıkan birisi değilim. Çalışma dönemlerinde benim yaptığım evden antrenmana, antrenmandan eve gidip gelmektir. Fakat arada sırada bir veya iki gün serbest vaktimiz olduğunda İstanbul’da biraz dolaştığım, arkadaşları görmeye gittiğim oldu. Özellikle son dönemde benim dışarı çıktığım hakkında biraz fazla spekülasyon yapıldı. Oysa biliyorsunuz ben gerçekten evcimen bir adamım ve vaktimin çoğunu evde geçirmeyi tercih ederim" dedi.

    "Galatasaray’ın taraftarını sözcüklerle anlatmam imkansız" diyen Lincoln, "Ne söylersem söyleyeyim, size onların tam tarifini yapamayacağım. Bir çok takımda oynadım. Ve oynadığım takımlarda seyircinin bana hoş bir ilgisi ve sıcak bir yaklaşımı oldu. Fakat Galatasaray seyircisinin bana gösterdiği yaklaşımı sözcüklerle anlatmak gerçekten mümkün değil. Bu gerçekten farklı bir şey. Bana geldiğim günden beri, sadece saha içinde değil saha dışında da bir yere gittiğim zaman gösterdikleri ilgi gerçekten çok özel. Ben bunu gerçekten anlatacak kelime bulamıyorum. Devamlı olarak bana hep çok güzel çok sıcak yaklaştılar. Kontratlı bir oyuncu olarak benim Galatasaray’da ebediyete kadar kalacağımı düşünmek mümkün değil. Ben bir gün gideceğim veya Galatasaray benimle olan kontratını ister istemez bitirecek. Fakat Galatasaray taraftarının benim kalbimdeki, benim gönlümdeki yeri ebediyete kadar sürecek. İlk gün nasıl karşılandığımı hatırlıyorsunuz. O ilk gün karşılandığımda edindiğim izlenim, o günün görüntüleri benim hala aklımda. Bazen yalnız kaldığımda, evde oturduğumda birden aklıma geliyorlar. Bu benim için çok önemli. Ne yazık ki futbolda tamam, şimdi hazırım diyemezsiniz böyle bir şey yok. Fakat benim istediğim gerçekten geçtiğimiz yıl yaşadığımız sorunlardan, benim yaşadığım sorunlardan kurtulmuş ve onlardan bir şeyler öğrenmiş olarak kendimi bu önümüzdeki yıla daha iyi hazırlamış olmak. Geçen yıl hepimiz hep beraber bir takım sorunlar yaşadık. Ümit ederim bu sene aynı sorunlarla uğraşmak zorunda kalmayız ve daha iyi bir sezon geçiririm. Fiziki olarak tabiî ki ufak tefek sorunlarım var. Fakat bunlar oynamamı engelleyecek sorunlar değil" dedi.

    Lincon şöyle devam etti:
    "Şampiyonlar Ligi bizim için gerçekten değişik bir tecrübe. Çünkü geçtiğimiz yıl çok iyi bir Süper Lig oynamış, kupada çok büyük başarılar elde etmiş olabiliriz. Ama Şampiyonlar Ligi’nin, UEFA’nın, Süper Lig’in ve Türkiye Kupası’nın oynandığı koşullar tamamıyla birbirinden farklıdır, bunları birbirleriyle karşılaştırmamak gerekir. Ben bu yıl geçtiğimiz yılla karşılaştırıldığında çok daha iyi bir takımımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü aynı takım bir yıl boyunca birbirleriyle oynadı, birbirlerini tanıdı. Dolayısıyla evet bu yıl şansımız çok yüksek ve ümit ederim iyi bir Şampiyonlar Ligi geçiririz bizim ligimizin yanında. Her oyuncunun aklında bir hedef, her oyuncunun bir hayali mutlaka vardır. Fakat Galatasaray oyuncusunun hedefi olabilecek en iyi noktaya kadar gitmek olmalıdır. Ve ben öyle zannediyorum ki tüm takım arkadaşlarımızın içerisinde bu var.

    Daha önce ben Schalke’de oynadığımda orada biz büyük başarılar kazandık. Şunu öğrendim her şeyden önce bir futbolcu olarak her zaman başarılı olmanın her zaman galip gelmenin hayalini kurmalıyız. Tamam bir maç kazanmış olabiliriz ama bir maç hedefe ulaşma yolundaki ancak bir adımdır.

    O maçı kazanıp akşam eve döndüğünüzde bunun o adımlardan biri olduğunu ve başarılı olma yolunda önünüzde başka adımlar olduğunu unutmamanız gerekir.

    Başarı için eğer adım bu hedefleri görürsek bence başarılı olamamamız için bir sebep yok.
     



  2. G.Saray, Kewell'ı şaşırttı

    Cimbom’un sürpriz transferi Harry Kewell, sarı kırmızılı takımda uyum sorunu yaşamadığını söyledi.

    Avustralyalı oyuncu şöyle konuştu: "Ben de kendi adıma ilk kez Galatasaray formasını Sofya karşısında giydim. Elimden gelen mücadeleyi verdim. Uyum sorunu yaşayan bir futbolcu değilim. İyi bir profesyonel olduğumu düşünüyorum. Ayrıca Galatasaray’da çok şey değişmiş.

    Galatasaray’a karşı oynadığım zaman kulübü hiç böyle düşünmemiştim.

    Birçok kulüpten önde

    Kulüpten içeri girdiğimde yanıldığımı anladım. Düşüncelerimden çok farklı bir kulüple karşılaştım. Yapılanmasından, yönetimine kadar her şey mükemmel. Bence Galatasaray, Avrupa’daki birçok kulüpten önde."

    Çok çalışmamız gerek

    Kewell, takımın tecrübeli ve çok yetenekli oyunculardan kurulu olduğunu ifade ederken, "Şampiyonlar Ligi ön eleme maçına kadar hazır olmak tek hedefimiz. Şampiyonlar Ligi gruplarına katılmak ve daha da ileriye gitmek istiyoruz. Fakat çok çalışmamız gerektiğini söyleyebilirim" diye konuştu.
     



  3. Mondragon'dan ziyaret

    G.Saray yeni sezon hazırlıklarını Duisburg kampında dün de sürdürdü. Skibbe yönetimindeki çalışmaya 3 grup halinde koşu ile başlayan futbolcular daha sonra sert pas uygulaması yaptı. İdman hafif koşuyla bitti. Gurbetçiler izledikleri idman sonrası futbolculardan imza aldı. Bu arada kampı G.Saray’ın eski file bekçisi Mondragon da ziyaret etti ve arkadaşlarıyla hasret giderdi.
     



  4. Savunma S.O.S veriyor

    Yeni sezon öncesi üçüncü hazırlık maçını önceki gün Lokomotif Sofya’yla oynayan G.Saray’da savunmadaki problem iyice gün yüzüne çıktı. Song’un ayrılması, Servet’in sakatlığı, Emre Güngör’ün ise henüz 2 gün önce iyileşmesi yüzünden özellikle defansın göbeğinde büyük sancı yaşayan Teknik Direktör Michael Skibbe, kampta bulunan yöneticiler Adnan Sezgin, Tunca Hazinedaroğlu ve Murat Yalçındağ’la bir kez daha bu konuyu masaya yatırdı. Karşılaşmanın ardından, “Hücum bölgemiz ve orta sahamız iyi ama savunmada büyük boşluklar veriyoruz” diyen Alman çalıştırıcı, yöneticilerden stoper transferinin bir an önce mutlaka yapılmasını istedi.
     



  5. Ne yapmak istiyor?

    'Hakan Şükür, Türk futbolunda bütün ilkleri başarmış bir futbolcudur. Hem Galatasaray'ı hem de milli takımı başarıdan başarıya koşturdu...' Spor yazarı İsmet Tongo'nun Fotomaç Gazetesi'ndeki köşe yazısı:


    Ne yapmak istiyor!

    Hakan Şükür, Türk futbolunda bütün ilkleri başarmış bir futbolcudur. Hem Galatasaray'ı hem de milli takımı başarıdan başarıya koşturdu. Her futbolcu gibi onun da futbol yaşamında sona gelindi. Ancak o bu sonun faal kısmını kapamamakta inat ediyor. Soru açık ve net: Hakan Şükür ne yapmak istiyor? Önce Cumhurbaşkanı'nı, sonra da Başbakan'ı ziyaret etti. Hakan, bu ziyaretlerle kime mesaj vermiştir. Galatasaray'a mı, yoksa başka bir yere mi? Bu bilinmiyor. Aslında bilinmeyen konu Hakan'ın ne istediğidir? Yüzyıllık üç kulübümüzün, üçü için de geçerli olan tek şey: Her zaman en büyük olmalarıdır. Yani Hakan Şükür, asla Galatasaray'dan üstün değildir. Daha önceleri baba Hakkıların, Şükrülerin, Şereflerin, Lefterlerin, Nacilerin, hem Beşiktaş'ta hem Fener'de üstün olamadıkları gibi... Hakan Şükür, bence hayatının en büyük hatasını, Florya'ya dikilmek istenilen heykelini kabul etmemekle yapmıştır. Böyle bir şeye hakkı yoktur. Çünkü böyle heykeller, yaşamı ve yaptıklarıyla örnek olmuş insanlara kurumların bir armağanıdır. Ama Hakan ne altyapıda görev almayı, ne de heykelinin dikilmesini konuşmadan geri çevirdi.

    Camiadan özür dilerdim
    Galatasaray kulübü, 'Aman kal, sakın gitme; sana ihtiyacımız var' deseydi Hakan için hayat Galatasaray'da daha mı başka olacaktı? 37 yaşına gelmiş olmasına karşın elbette başka bir yerlerde de futbol oynayabilir. Ama "Evim" dediği yerde futbolu bırakması daha uygun olur. Hakan'a transfer teklifleri de geldi. Konya, Kanada, Azerbaycan'dan teklifler olduğu konuşuluyor. Çok merak ediyorum: O mu futbolu bırakacak, yoksa topun peşinde koşup yaşı 38, 39'a varacak ve futbol mu onu bırakacak? Şimdi Hakan'ın gelecek yıllarındaki en büyük dostunun yine Galatasaray camiası olacağını bilmesi gerekir. Ben onun yerinde olsam reddettiğim bu imtiyazlı sınıf hakkını Galatasaray'da geri almak için bir basın toplantısı yapar, camiadan özür diler, koşarak Florya'ya giderdim. Adnan Polat ona hiç kimsenin yapamayacağı kadar açık ve net bir teklif yaptı. Polat'ın başkan olduğu günden bu yana yaptığı en güzel iş de budur. Ama ne yazık ki Hakan bunu değerlendiremedi. Bir kere daha söyleyeyim: Bütün ilkleri başarmana rağmen sen asla Galatasaray'dan büyük değilsin. Ama Galatasaraylı Hakansın. İtalya'da, İngiltere de top oynadın ama herkes sana "Galatasaraylı Hakan" dedi. Sen belediye başkanı da spor bakanı da milletvekili de olabilirsin. Ama borcunu ödemeden asla bu işleri yapamazsın. Önce Galatasaray'a olan borcunu öde sonra ne yaparsan yap!..
     



  6. Skibbe: Ben de bekliyorum

    Galatasaray Teknik Direktörü Skibbe, yönetimin yapacağı yeni yabancı oyuncu transferini herkes gibi kendisinin de sabırsızlıkla beklediğini söyledi.
    Sarı-kırmızılı takımın henüz istenilen seviyede olmadığını belirterek, eksikleri gidermek için yeterli zamana sahip olduklarına dikkat çeken Alman hoca, “Milli oyuncuların da takıma dahil olmasıyla daha iyi bir çalışma ortamı yakaladık. İlerleyen günlerde çok daha değişik bir takım görüntüsü ortaya koyacağımza inanıyorum” dedi.
    Genç teknik adam, transfer konusunda yönetimden sürekli bilgi aldığını ve ortak bir çalışma yürüttüklerini de açıkladı.
    Alman hoca, “Tabii ki herkes gibi ben de bu işin bir an önce sonuçlandırılmasını isterim. Ancak transfer görüşmeleri büyük bir titizlikle yapılıyor. Tıpkı taraftarlarımız gibi gelecek oyuncu için ben de sabırsızlanıyorum. Eğer Kewell gibi kaliteli 1-2 oyuncuyu daha kadromuza katarsak, oldukça iyi bir takım kuracağımızdan eminim” ifadelerini kullandı.
     



  7. Meira bitiyor

    Galatasaray, Stuttgart’ta forma giyen Portekizli milli savunma oyuncusuyla prensipte anlaşmaya vardı.Sarı-kırmızılıların, birkaç gün içinde Meira’ya resmi imza attırarak transferi bitireceği bildirildi

    Cim-Bom, Portekizli stoper Fernando Meira’nın transferinde mutlu sona bir adım daha yaklaştı.
    Bir süredir 30 yaşındaki tecrübeli savunma oyuncusunun transferi için titizlikle çalışan sarı-kırmızılı yönetimin, Meira ile prensipte anlaştıkları ve kısa süre içinde bu transferin mutlu sonla noktalanabileceği vurgulandı.
    Galatasaraylı yöneticiler, ilk olarak önceki gün Alman gazetelerinde yer alan, “imzalar atıldı” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söylerken, bu oyuncuyla ciddi şekilde ilgilendiklerini ise doğruladılar.
    Bundesliga’nın güçlü ekiplerinden Stuttgart’ın kaptanlığını yapan Meira’nın, Galatasaray’a gelebilmek ve Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde oynamak için kendi takımının önceki gün Rusya’da Saturn’le yaptığı Intertoto Kupası maçında forma giymediği öğrenilirken, futbol şubesinden sorumlu yöneticilerden Haldun Üstünel’in transferi bitirmek için yoğun çaba harcadığı ifade edildi.
    Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Harry Kewell transferinde büyük payı bulunan Üstünel’in, Meira’yı da imza attırır attırmaz Almanya kampına getireceği belirlendi.
     



  8. Kewell göz kamaştırıyor

    G.Saray’ın Liverpool’dan kadrosuna kattığı Avustralyalı yıldız Harry Kewell, antrenmanlarda göz kamaştırıyor. Almanya kampına Milli Takım’dan dönen futbolcularla birlikte üç günlük gecikmeyle katılan Kewell, kısa sürede kalitesini ortaya koydu. Avustralyalı yıldız, çift kale maçlarda attığı goller ve isabetli şutlarıyla çalışmayı izleyenleri adeta büyülüyor.