2014 En Güzel Kız Bebek İsimleri

'Bebek Bakımı' forumunda Yasemin tarafından 17 Mart 2014 tarihinde açılan konu


  1. En Güzel Kız İsimleri

    Yeni doğacak bebeğiniz kız olacak ve siz henüz adının ne olacağına karar veremediniz mi?Öyleyse görüntülediğiniz sayfamızda 2014 yılının en güzel kız bebek isimlerini görebilirsiniz.

    2014 Yılında doğacak kız bebekleri için en güzel isimler.

    kiz-bebek-ismi-.

    En Güzel Kız isimleri her dönem kullanılan ve popüler olan kız bebek isimleri listesi

    A
    AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
    AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel
    AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.
    AJDA: Filiz,sürgün. Çok genç.
    AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı
    AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi
    AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün
    AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan
    ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş
    ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
    ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
    ANDAÇ: Anılar, hatıralar
    ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin
    ARMAĞAN: Hediye, ödül
    ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
    ARZUM: İsteğim,dileğim,hevesim.
    ASENA: Dişi kurt, güzel kız
    ASLI: Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri.
    ASU: Azgın, huysuz, isyan eden. Afacan.
    ASUMAN: Gökyüzü
    AYBEN: Ben ayım anlamında
    AYBİKE: Ay gibi güzel kız
    AYCAN:Ay gibi sevilen,aydınlık can.
    AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal.
    AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki
    AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel
    AYDENİZ: Hem ay, hem de deniz
    AYGÜN: Hem ay, hem gün
    AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi
    AYLİN: AYLA ile aynı anlamdadır
    AYNUR:Ay ışığı
    AYSEL:Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan
    AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.
    AYSUN:Ay gibi ışıltılı ve güzel.
    AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan
    AYŞEGÜL:Güller içinde mutlu yaşayan.
    AYŞEN:Neşeli,gülen,aydınlık.
    AYŞİM,AYŞİN parlak ışık saçan.
    AYTEN:Güzel bir tene sahip olan.
    AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız

    B
    BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.
    BALIN: Yar, sevgili
    BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.
    BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı
    BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.
    BELDE: Memleket, şehir, kasaba
    BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen
    BELKIS:Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.
    BELMA:Uysal,sakin.
    BENAN: Parmak uçları
    BENAY: Ben ayım, ay gibiyim
    BENGİ,BENGÜ: Ölümsüz, sonsuz
    BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç
    BERİL: Zümrüt
    BERİN,BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında
    BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı
    BERRAK: Duru
    BERRAN: Keskin, kesici
    BETÜL,BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
    BEYZA: Çok beyaz, lekesiz
    BİHTER: Daha iyi, en iyi
    BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi
    BİLLUR: Pek duru, pürüzsüz
    BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi
    BİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.
    BİNNUR:Çok ışıklı, ışığı gür
    BİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsiz
    BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.
    BİRSEN: Yalnız sen
    BUKET: Çiçek demeti
    BURCU: Güzel koku, ıtır
    BURÇAK: Bir bitki
    BURÇİN: Dişi geyik

    C
    CANAN: Gönülden sevilmiş, yar.
    CANAY: Ay gibi temiz.
    CANDAN: İçten, gönülden
    CANDAŞ: Candan, değerli dost
    CANSEL:Hayat veren su.
    CANSIN:İçten,gönüldensin.
    CANSU: Can suyu. Hayat veren su.
    CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan
    CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel
    CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif,ince bacaklı memeli.

    Ç
    ÇAĞLA Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali
    ÇAĞRI davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.
    ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
    ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
    ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan

    D
    DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
    DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
    DEMET: Çiçek bağlamı, deste
    DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
    DERYA: Büyük deniz anlamında
    DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme.
    DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.
    DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
    DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.
    DİLEK: İstek, rica,arzu.
    DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan
    DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.
    DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat
    DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali
    DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    DUYGUN duygulu,hassas,hisli kişi.

    E
    EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı
    ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.
    ECESU:Su gibi berrak ve güzel.
    EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup.
    ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel.
    ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan.
    ELÇİN: Deste, tutam
    ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
    ELVAN: Renkler,çeşitler.
    EMEL:Arzu,özlem.
    EMİNE: İnanılır,güvenilir.
    ESEN: Sağlıklı, salim
    ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça
    ESİN: Sabah rüzgarı
    ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.
    ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.
    ESRA: En çabuk, çok çabuk
    EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü
    EZGİ: Melodi, şarkı, türkü

    F
    FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
    FERAH: Aydınlık, iç açıcı
    FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet
    FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş
    FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.
    FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.
    FİGEN: Yaralayan, kıran
    FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
    FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.
    FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
    FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
    FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik
    FÜSUN: Büyü

    G
    GAMZE: Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur
    GAYE: Amaç, erek
    GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek
    GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey
    GONCA: Tam açılmamış çiçek
    GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında
    GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel
    GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.
    GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
    GÜHER: Cevher
    GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül
    GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.
    GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.
    GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.
    GÜLCE: Gül gibi.
    GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.
    GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında
    GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel
    GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan
    GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen
    GÜLİN: Güzel,zarif.
    GÜLİZ: Gül yetiştiren
    GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam
    GÜLNİHAL: Gül fidanı.
    GÜLRİZ: Gül saçan
    GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı
    GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında
    GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan
    GÜLŞEN: Gül bahçesi
    GÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım.
    GÜNAY: Hem gün, hem ay
    GÜNNAZ: Nazlı kişi.
    GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.
    GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen.
    GÜZÜN: Güz mevsiminde olan

    H
    HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.
    HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
    HANDE: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
    HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
    HAZAR: Barış
    HEVES: Bir şeye duyulan istek
    HELİN: Yuva
    HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda
    HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
    HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik

    I
    ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.
    ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık
    IRMAK: Akarsuların en büyüğü
    IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.
    IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
    IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi

    İ
    İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad
    İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
    İLKAY: Ayın ilk hali.
    İLKE: Temel alınan düşünce, kural
    İLKİM: İlk çocuğum anlamında
    İLKNUR: İlk ışık
    İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım
    İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
    İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
    İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
    İZEL: El izi anlamında
    İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında

    J
    JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları
    JÜLİDE: Dağınık,karmakarışı

    L
    LALE: Çan biçiminde bir çiçek
    LAMİA: Parlayan, parlak.
    LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
     



  2. M
    MAYIS: Bir bahar ayı
    MISRA: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler.
    MİNA: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
    MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan

    N
    NEHİR: Akarsu, ırmak
    NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim
    NİRAN: Nurlar,aydınlıklar,ışıklar. Ateşler. Cehennem.
    NİSA: Kadın,kadınlar.
    NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı

    Ö
    ÖDÜL: Armağan
    ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.

    P
    PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan, güzel kimse

    R
    RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş
    ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
    RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut

    S
    SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
    SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
    SİTARE: Yıldız
    SİMA: Yüz, çehre
    SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği
    SEREN: Gemi direği
    SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam
    SAHRA: Kır,ova,çöl
    SARA: Halis, saf, katkısız
    SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi
    SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç

    T
    TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
    TÜRKÜ : Yankı, ses

    U
    UMAY : Devlet kuşu

    V
    VERDA : Gül.

    Y
    YAĞMUR : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
    YAREN : Dost, arkadaş
    YELDA : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi
    YUDUM : Bir içimlik sıvı

    Z
    ZEREN : Anlayışlı, kavrayışlı.
    ZÜMRA : Akıllı, çabuk kavrayan kadın.


    NADİR İSİMLER

    A
    AKSEV:Aydınlığı sev,ışık saç
    AKŞIN: Beyaz tenli kadın
    ALEDA: Nazlı, kaprisli
    ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli
    AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse
    AMİNE:Yüreğinde korku olmayan.

    B
    BEHİN: İyinin iyisi
    BELGİ: İşaret
    BELUR:Billur,billurdan olan.
    BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili
    BİNAY:Öylesine güzel ki bin ay eder.
    BİRAY: Ay gibi tek, eşsiz

    C
    CANEDA: İçten, sevimli kişi
    CEVZA: İkizler burcunun eski adı

    D
    DEVİN: Hareket, kımıldanış
    DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
    DİDAR:Güzel yüz. Görme.
    DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse

    E
    EFİL:Rüzgar,dalgalanma.
    EFSUN: Büyü, sihir
    ERDA: Beyaz karınca.
    ERNA: İşveli,cilveli,şen şakrak sevgili.
    EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın.

    F
    FERZİN: Kraliçe
    FERİS: Şık,zarif.

    G
    GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume
    GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
    GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar
    GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay

    H
    HENNA: Kına ağacı.
    HESNA: Güzel,hanımefendi kadın.
    HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça
    HEVİN: Aşk, sevda
    HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek

    I
    IĞIL: Çok yavaş akan su

    İ
    İYEM: Güzellik,iyilik.
    İLMA: Parlatma. Belirleme,işaret etme.
    İLSU: Ülkenin suyu,bereketi.
    İMER: Zengin,varlıklı.
    İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
    İZEM: Büyüklük, ululuk

    J
    JEYAN: Kızan, kükreyen

    K
    KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf

    L
    LEMA: Parıltı,parlayış.
    LEMİS: Dokunma,elleme.
    LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
    LİNET: Sürgün
    LİLA: Açık eflatun

    M
    MEHİR: Ay parçası
    MARAL: Dişi geyik
    MERZE: Mercan

    P
    PAMİRA: Orta Asya'da bir yayla
    PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın

    R
    RİMA: Dişi ceylan yavrusu
    RUHAN: Güzel kokulu

    S
    SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk
    SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma
    SEL: Taşkın su
    SELİS: Akıcı söz
    SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik
    SEYYAL: Akıcı, akışkan
    SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen

    Ş
    ŞEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı

    T
    TALHA : Güzellik
    TALİA : Güzel, şirin
    TAMAY : Dolunay, ayın on dördüncü

    V
    VİRA : Durmadan, aralıksız, sürekli.

    Z
    ZEHRE : Çiçek.
    ZİŞAN : Şanlı, şerefli - Bir tür lale