2013 deneme aşk yazıları

'En Güzel Şiirler' forumunda Aderito tarafından 3 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. Herkes Bilsin Aşkımı Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde...Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda.Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini.Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında.Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım.Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz. Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin.
     



  2. Cevap: 2013 aşk sözleri ve şiirleri

    Ustaların çıraklarına sadece edindikleri mesleği,zanaatı değil hayatı da öğrettikleri, en geniş ve gerçek anlamıyla öğretmen oldukları dönemde Hintli bir ahşap ustası yaşıyordu.Bu ustanın çırağı büyüdü, ahşap işlemeyi ve hayatı öğrendi, kendi işini kurup başlattı. Bir süre sonra dostlarından biri oğlunu getirdi, ustadan onu yanına çırak almasını istedi. Fakat bu çırak sürekli yakınıp duran, her şeye bozulan bir çocuk çıktı.Tahta getirmeye gidiyor, döndüğünde ellerine kıymık battığından uzun uzun yakınıyordu. Bir iş teslim etmeye gidiyor,döndüğünde yoldan, sıcaktan, müşterinin tavrından yakınıyordu. Usta çocuğa bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama sözlerinin hiçbir etkisi olmuyordu. Bir gün usta çırağını köye tuz almaya gönderdi. Çırak ustasının söylediği gibi, tuzu alıp döndü. Usta bir bardak su getirmesini söyledi.Çırak bir bardak suyu da getirdi.Usta, 'Şimdi o tuzu suyun için at' dedi.Çırak ustasının söylediğini yaptı.Sonra usta 'Şimdi o suyu iç' dedi.Çırak suyu içti ve tabii ki içer içmez de tükürdü.Öfkeyle ustasına bakarken, usta 'Nasıldı tadı' diye sordu.Çırak nefretle, 'Çok acı' dedi.Usta çocuğa 'Tuzu yanına al gel, gidiyoruz' dedi. Çırak ustasının peşine takıldı. Bir süre sonra civardaki gölün kıyısına geldiler.Usta çırağa 'Bütün tuzu göle dök' dedi. Çıraksöyleneni yaptı. Usta 'Şimdi gölün suyundan iç' dedi. Çırak içti.'Suyun tadı nasıldı' diye sordu usta.Çırak, 'Çok güzeldi' dedi.'Peki tuzun acısını hissettin mi' diye sordu bu kez de. Çırak 'hayır' dedi.Usta çırağı karşısına oturtup anlattı:'Hayattaki bütün olumsuzluklar işte bu bir avuç tuz gibidir. Eğer sen küçük bir bardak su isen, nasıl tuzun bütün acısını tattıysan, hayatın bütün olumsuzluklarından da öyle etkilenirsin. Eğer sen kişiliğinle ve gönlünle bu önümüzdeki göl gibi isen, hayatta karşılaşabileceğin bütün olumsuzluklar seni, o bir avuç tuz gölün suyunu nasıl etkilediyse öyle etkiler, bir bardak suda tattığın acıyı vermez sana. Seçim senindir:Ya bardak olacaksın ya da göl...'
     



  3. Cevap: 2013 aşk sözleri ve şiirleri

    CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi..Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp, ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi, keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla, bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni..Canım yalnızca sevmek istiyor seni, nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa, sırf aklıma esti diye, sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil, öğretilmemiş, bilmediğimiz biçimlerde, kuşların kanatlarını açıp, özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle, içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni.Tatlı, ekşi ya da tuzlu değil, bilmediğim bir tatla, bir duyguyla.Öyle, bir meyvenin tadını alır, bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin, serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi, anlatamadığın ama bırakmak istemediğin, bitmesini istemedigin bir hisle..CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ..NE UMUT ETMEK, NE DE BEKLEMEK.. BASKA HİÇBİR ŞEY..






    beklentisiz ve delice sevmenin tadını sende yaşadım ben Sana akıyorum kaygısızca ve hiçbir şey bunu engelleyemiyor ve geri çeviremiyor bu akışı. Çünkü sen her tarafımdasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda... Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam, ulaşacağım son nokta sensin, orada yalnızca sen varsın... Sana akıyorum, çünkü senin yolunda gidiyorum, attığın adımları takip ediyorum sorgulamadan. Önüme çıkan hiçbir ayrım, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürüyorum peşin sıra, yürümenin en zor olduğu yol bu olsa bile yürüyorum... Şikayet de etmiyorum çakılından, tozundan, toprağından üstelik. Sana yaklaşabildiğim her adımda mutlu oluyorum ya da yaklaşmayı başaramasam da bu umudu yaşamak heyecanlandırıyor beni... Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım... Doğa nasıl ki her canlının yaşaması için bir düzen kurmuşsa ve nasıl ki kuralları varsa doğada yaşamanın, benim var olmamın da, yaşamamın da kuralı sensin, senin var olduğun bir düzen içerisinde ben olabilirim ancak...Sana akıyorum, çünkü sesinde, bedeninde, kuşatmış durumda beni... Sana karşı savunma dahi yapmıyorum ve böyle bir teslimiyet de rahatsız etmiyor beni... Yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça, sesine yüklediğin gizleri çözerken, hep kendimden bir şeyler buluyorum sende... Sana akıyorum, çünkü o kadar çok paylaşacak şeyimiz var ki seninle... Bu güne kadar paylaþtığımız her þey, her an umut veriyor sonrası için bana ve ben belki de sende bu umudu yaşamayı, yaşatmayı seviyorum... Biliyorum ki hayatın bir yerinde sadece bize özel bir çiçek var, o çiçeği birlikte bulup, kokusunu ciğerlerine çektiğimizde hayata ve birbirimize sımsıkı sarılacağız... Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz ve delice sevmenin tadını sende yaşadım ben... Bunun anlamını senle öğrendim, bunu senden başkasıyla da yaşayamayacağımı biliyorum... Sende, seninle yaşamak her an bir şölen tadında ve ben böylesine keyifli, böylesine eğlenceli ve hayat dolu bir şöleni bırakıp gitmek istemiyorum... Sana akıyorum, çünkü “hayatın uslanmaz ruhusun” sen ve ben belki de bu ruha aşığım aslında... Seninle yenileniyorum, sadece seni düşünmekle yüreğimde, beynimde çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa hepsinden arınıyorum bir anda... Sana akıyorum, Bütün coşkum, bütün saflığımla... Aşka, sevgiye, güzelliğe dair ne varsa benimle akıyor onlarda sana... Benim gibi çoşku dolu bir ırmağı da huzurlu, sakin bir göle çevirecek tek güç sensin... Ne olur orada kal, ayrılma seni gönül gözümün görebileceği noktadan... Sana ulaşamasam bile varlığını hissetmek ve senin yolunda olmak yetiyor bana...
     



  4. Cevap: 2013 aşk sözleri ve şiirleri

    Hiçbir zaman olmayacağını da biliyorum Herşeyi sil baştan yaşayacağım bir hayat sunulsa. Bu hayatın bir silgisi olsa da tekrar baştan yaşayabilsem.Karanlık düşen çığlıklarımın içine tebessümlerin hakim olduğu bir yaşam girebilse...Bir yaprak gibi titreyen yüreğime su serpebilecek pencereler açılsa...Silsem silsem silsem...İç çektiğim günleri bir hayat silgisiyle yok edebilsem. Fırtınaları dindirebilecek bir liman oluşturabilsem iç dünyamda. Bir anda her acıyı yokedebileceğim bir sihir gibi silgim olsa. Tutanabilcek bir dal oluşturabilsem. Hiç bir yöne beni savuramayacak sımsıkı bir dal.Üzerinde tomurcuklarım olsa. Açılmamış umut tomurcuklarım olsa her biri. Sabah tanyeri ile tomurcuklarımın üzerine çiğ düşse. Düşen çiğ damlaları gözyaşlarımın yerine alsa.Bu hayatta her yediğim darbeyi o silgimle yok edebilsem ne güzel olurdu.Yalnızlığıma davetiye çıkaran sancılı ağrılarımı dindirecek bir hayat sunulsa. Ah diye geçmişime bakıp nedenlerimle dolu hayatımı silebilsem.Yerine yeni bir hayat çizsem kendime. Dizimin üstüne çöküp bittiğimi anladığım anlarda bu karanlıktan beni kurtarabilecek ince bir çizgi oluşsa. Öyle bir çizgi oluşsa ki hep onun üzerinde yürürken beklenmedik acılarla karşılaşmasam. Hatalarımı, pişmanlıklarımı bir anda silsem.Yerine kaybettiklerimi geri alabileceğim bir hayat verse bana sildiklerime karşılık.Böyle bir hayata saklı kutumdaki hayallerimi, bilinmeyen ağaçlarımdaki umutlarımı çıkarıp tekrar ben olarak yaşamaya başlasam. Bütün acılarımı hiç hatırlatmayacak asla ve asla hüzünlerin kol gezdiği karanlıklardan iz taşımayacak bir yaşam sunulsa.Baktığım her yerde eski beni aramadığım bir mesken verilse bana. Yok böyle bir hayat silgisi evet biliyorum yok... Hiçbir zaman olmayacağını da biliyorum. Bize düşen acı ve hüzünle boğuşmak kalacak.
























    Söyle savurabilirmiyim kalbimden seni ötelere Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı.Kaç mum eridi gözlerimin önünde hayalini eritemedi hiçbiri. Hani imkansızlıklar ellerimizde tükenirdi.Kaç imkansız tükendi avuçlarımda bir sen kalakaldın parmak uçlarımda tek imkansızım. Hani uçurumlara merdivenler yapardık kenetleyip ellerimizi.Sensizlik mi uçurum yaşamak mı uçurum seni sensiz bir başıma. Dokunmakla mı yaşanırdı anılar.Kıyamadıgım tenine dokunmayalı kaç asır geçti halbuki peki neden yaşamaktan usanmadı anıların. Kelimelerin karışıyor beynimin kıvrımlarına.Sen başka tenlerde erirken ben senin kokunda tükeniyorum.Gitmek kolaydı sen gitmeyi seçerken ben hiç gidemeyen olmuştum halbuki.Kendime bile itiraf edemediğim sevgini yaşamayı seçen olmuştum. Tek yanlışın tüm dogrularımı sildiği yerdeyim.Senle başladıgım ve bir daha hiç ayrılamadıgım yerdeyim.Sense benden sonra tükettiğin kimbilir kaçıncı sevdanda. Eski bir fotografın yakılmış kısmıyım belki de artık.Ama o sonsuz sevgiyi sonsuz kılan parçayım.Sense puzzlemın kayıp parçası. Hani yeniden severdi insan.Denemedim zannetme.Seni silmek için tutundum bir başkasının avuçlarına,beni yabancı ellere nasıl bıraktıgını hiç kabullenemeden. Belki de bir aldatmacanın başrol oyuncusu olarak,kalbimin kapılarını kapatıp yüreğimi susturarak. Sana yazılmadı bu satırlar üstüne alınma.Bu satırlar yüreğimin sessiz konuşması sadece.Dillenmeden aglaması.Sesini hiç duyuramadan tekrar susması belki de. Kaç yıl geçti oysa sen umarsızca gideli.Hani görmeden sevemezdi insan.Oysa yüzündeki tüm çizgiler ezberimde dururken kalbimden nasıl silinir suretin. İşte yine sensizlik kokan bir gecenin demindeyim.Sen gideli güneş dogdumu sahi.Denizin yosun kokusu yayıldı mı yine.Martı çıglıkları sardı mı gökyüzünü ya da gökyüzü aynı mavi mi.Sen gideli gece buralarda.Gökyüzü hep siyah.Deniz yosun kokmuyor.Dalga sesleri bile sustu.Yagmurlar yagar bazen gözlerime.Sen gittin gideli mevsim hep kış.Buzdan bir yatak seriliyor ayaklarımın bastıgı yerlerde. Hani ben hiç gülmekten vazgeçmezdim.Şimdi neden sahte gülücükler var yanak kıvrımlarımda.Neden ıslatıyor yagmur damlaları birer çig olup yanaklarımı.En sevdiğim mevsim bahardı şimdi anlıyorum baharım da sen.Papatyaların üzerine serilip gökyüzünün mavisini seyretmek gibi hala seni düşünmek.Gelincik tarlasına yol almak gibi hayalinde yaşamak.Galatadan İstanbul u seyretmek gibi fotografında uykulu gözlerim, yastıgıma sıgınıp sana uyumak. Söyle savurabilirmiyim kalbimden seni ötelere.Ya da kaç uzak alır götürür seni benden.Kaç asır unutturur sevdanı. Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı?Kaç mum eritmeli daha?Yüreğime akıtmadan sevgini ya da kaç mum sığdırmalı hayatıma seni unutmak için?































    Düşlerim var, rüzgara ters düşen... Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi... Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni...Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi? Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme? Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan...Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye..Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?... Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri...Neden?... Herşey yalan sadece düşlerim gerçek...Düşlerim var rüzgara ters düşen...Her attığım adımda onlara, biraz daha kaybediyorum içimdeki beni... Vardığıma kalacak mıyım?Bilmiyorum.Yalnız mıyım? onların dediklerine göre yalnız olamam... Etrafımdalar çünkü...Ve evet bencede yanlız değilim kimsenin bilmediği 2 kişilik bi dünyam var benim..Adım hala hayat kitabında yazıyor...Gerçek cok şeffaf tıpkı, ağladığımda gözlerimin kıpkırmızı kesilmesi kadar...Kahretsin, acınacak haldeyim yine, kelimelere vurmak bu olsa gerek...Melekler, duymuyor sesimiKaranlık işte yine her yerGözyaşlarım, keşkeleri yok edemiyorKorkuyorumİnancım kalmadı benim....
     



  5. Cevap: 2013 aşk sözleri ve şiirleri

    Bebeğim Sen Bebegim Sen;Benim gökyüzümsün Benim kalbimsinBenim en sevdigim tepesinBenim sicak yatagimsinBenim firtinada sigindigim limansinBenim en degerli armaganimsinBenim en duygusal animsinBenim sonsuza dek en yakin arkadasimsinBenim ilham kaynagimsinBenim kaderimsinBenim parildayan isigimsinBenim gecem, gündüzümsünBenim yüregimin ilacisinBenim öfkemin gidericisisinBenim agri kesicimsinBenim bahar atesimsinBenim nadir bulunan mücevherimsinBenim dualarimin yanitisinBenim kalbimsin, ruhumsunBenim hayatimi hayat yapansinBenim kutsalimsinBenim moralimi düzeltensinBenim en büyük sansimsinBenim son dansimsinBenim en iyi vurusumsunBenim enerjimsinBenim istah açicimsinBenim sabah günesimsinBenim aksam eglencemsinBenim dans partnerimsinBenim kalbimin bekçisisinBenim kahkahalarimin kaynagisinBenim sonsuzumsunBenim yanan atesimsinBenim en büyük arzumsunBenim ruhumun esisinBenim inancimsinBenim rüyalarimsinBenim herkesten önce gelenimsinBenim güvencemsinBenim sagduyumsunÖlene kadar sebebimsin. Belki bilmiyorsundur...



























    sen esirliğim ve hürriyetimsin, çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin, sen memleketimsin. Sen ela gözlerinde yeşil hareler, sen büyük, güzel ve muzaffer ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...
























    Seni düşünmek güzel şey,ümitli şey,dünyanın en güzel sesindenen güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...Fakat artık ümit yetmiyor bana,ben artık şarkı dinlemek değil,şarkı söylemek istiyorum...


















    Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedim bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden ya

















    ben gıderken sana aşkın son satırlarını bıraktım Suskun sevdam kalabalıktan sıyrılıp, Yalnızlığımla baş başa kalabilseydim Düşünmeyi unutup, acılardan sıyırabilseydim Kapkara içi dolu bir bulut olmayı bırakıp İçimdekileri tüm fırtınasıyla akıtabilseydim. Söyleyebilseydim, suskunluğumu Bırakıp dökebilseydim doyasıya yaşlarımı. Keşke bu kadar zor olmasaydı haykırmak. Saplanmasaydı kalbime yokluğun. Keşke gitmek yerine kalmayı becerebilseydin hayatımda. Belki bu kadar perişan olmazdım. Boğulmazdım sensizlik girdabında. Tüm acılara birde yokluğun eklenmezdi. Daraltıcı havasıyla bunaltan şu şehirde Birde sensizlik yarası kanamasaydı yüreğimde. Belki bir nebze daha nefes alabilirdim. Keşke bu kadar zor olmasaydı beni sevmen. Öylece aldırışsız bakmazdın belki. Belki mutluluktan boğulurduk bu şehirde. Oysa öyle zor ki sevgin Bir kez olsun dönüp bakmıyorken yüzüme. Bir kez olsun dikkate almazken. Nasıl sevecektin ki beni. Nerden bileceksin seni sevdiğimi. Keşke bu kadar cesaretsiz kalmasaydım karşında. Söyleyebilseydim sevgimi. Anlatabilseydim hissettiklerimi. Avazım çıktığı kadar bağırabilseydim. Doyasıya sarılsaydım boynuna bir kerecik. Bağrıma yokluğun yerine varlığını basabilseydim. Anlatmak bu kadar zor olmasaydı keşke. Belki bu kadar dolmazdı içim. Hayat bunca çatlak vermezdi belki yaşamıma. Hicrandan solan şu canım yıkılmazdı bu kadar. Belki de vazgeçmezdim yaşamaktan. Oysa öyle zor ki sevgimi anlatmak sana Kifayetsizce seviyorum seni diyememenin esirliğini. Aldırışsızlığının yüreğime vurduğu hüzün mührünü cesaretsizliğin çaresizliğini Bilemedim bunca gayretin hüsranlı sonunu. Bilemedim sevmek cesaretinin suskun korkaklığını. Bilemedim aşkın girdabına düşüp boğulacağımı. Yinede keşke elini uzatsan demekten Umut edip hayaller kurmaktan. Birde seni sevmekten kurtulamadım. Bir türlü vazgeçemedim senden. Keşke bu kadar imkânsız olmasaydın benim için. Böyle yerlere düşüp ağlamaz, kahrolmazdım. Yaşamın kamçısını birde yokluğun desteklemezdi. Keşke unutabilseydim sana dair her şeyi. Bunca acıya katlanmak yerine. Anlatıp kurtulmayı başarabilseydim Keşke beni sevebilseydin... Keşke… Sen geçerken kalbimin fırtınasından Keşke seni sokmasaydın o fırtınaya Durdurabilseydim gözlerini Gözlerime bakmadan K€ŞK€...... alıntı
     



  6. Cevap: 2013 aşk sözleri ve şiirleri

    Bir ask için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir ise yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için sunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karsılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki, o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayati ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, günesin çiçekleri dolduracak yüreğini.. alıntı