2012 Ve İslam

'İslami Bilgiler' forumunda Violet tarafından 14 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. 2012 Ve İslam,

    Mevcut İslam inancında 2012 ile ilgili bir veri yoktur. Fakat kıyametle ilgili çok fazla veri vardır. Tarih hariç detaylarla ilgili çok şey söylenmiştir. Zamanı tahmin edebilmek için kıyamet alametleri değerlendirilebilir. Bu yazımda bende bunu yapacağım.

    İslam inancında kıyamet ile ilgili iki kaynak var. Biri sözlü anlatım, diğeri ise Kuran’dır. Sözlü anlatımı oluşturan hadisler çok güvenilir değildir. Fakat bazı hadisler var ki o şekilde söylenmiş olmaları doğru olduklarının delilidir.

    Öncelikle hadislere dayalı kıyamet alametleri birçok sitede bulunup okunabilir. İsteyen onlardan yararlanabilir. Ben büyük alametler denen kıyamete çok yakın olacağı düşünülen alametlerden bahsedeceğim.

    Öncelikle Kuran’da bahsedilen Dabbe ve Yecüc Mecüc’den bahsetmeliyim.

    Dabbe, “Neml 82- Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerimize kesin inanmadıklarını kendilerine söyler.” ayetinde söylendiği gibi insanlara bilgi verecek olan ve yerden çıkacak bir şeydir. Vereceği bilgiye göre inanılanın hatalı olduğunu söyleyecektir. Çünkü ayetlere doğru mana verilemediği için oluşan inançta kesin olamayacağından mevcut inanışların sorgulanması gerekecektir.

    Yecüc-Mecüc ise tek ayet değildir. ENBİYA 96-97 Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc(un seddi) açıldığı zaman, ki onlar her dere ve tepeden akın edip çıkarlar. Ve gerçek vaad yaklaştığında, işte o zaman kâfir olanların gözleri beleriverir. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik.” derler. Bu ayetlerde de yukarda ki anlama benzer bir durum var. Vaat yaklaştığında Yecüc ve Mecüc sebebiyle birilerinin gözü açılacak. Bakacaklar ki bildikleri hatalıymış.

    Her iki ayette de kıyamette olacak olanlardan bahsediliyor. Yani bu iki durum bize kıyametin büyük alameti olarak gözükecek. Bu ayetleri destekleyen birde hadis vardır. “Kıyamet alametlerinin ilki, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vaktinde insanlara Dabbet-ül-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir.” [Müslim, Ebu Davud] Bu hadis Dabbe ile Yecüc-Mecücü birleştiren bir hadistir. Bu konuyu iyi anlayabilmek için öncelikle Kehf süresinde Zülkarneyn’in bu Yecüc Mecüc’ü bir yerlere kapatmasını anlamak gerek. Zülkarneyn demirden bir yer yapıp içine bir şeyler kapattı. İşte bu kapatılan şeylerin “BİLGİ” olduğunu anlamak gerek. Bu bilgiler kadim halkların bilgileridir. Agarta efsanesinde de Mu ve Atlantislilerin kadim bilgeleri Mısır’ı kurmuştu. Bu tanımlamalar iki ayrı yer altı kütüphanesinin varlığına işarettir. Biri Mısır’da bulunan ve Edgar Çayce’nin Arşivler piramididir. Kuran buraya Dabbe demektedir. Dabbe İslam âlimlerince büyük bir hayvan olarak tasvir edilir. Dabbe ile Sfenks kastedilmektedir.

    Yecüc-Mecüc ya da Dabbe’nin daha açık anlatımı yine Kuran’da gizlenmiştir. Eğer Kehf süresinde mağarada uyuyan gençleri ‘BİLGİ’ olarak alırsak kıyametten önce ortaya çıkmamaları gerektiğini anlarız. Bu konuyu burada daha etraflıca inceledim.

    Eğer Bize şifrelenen asıl şeyin “BİLGİ” olduğunu anlarsak her şey tam bir anlam almaktadır. Yani Dabbe yerden çıkarak bilgi verecek, Yecüc-Mecüc ortalığı sel gibi kaplayacak ve birilerinin yanlış bildiğini gösterecek. Ayrıca “Güneşin battığı yerden çıkması” da bilginin kapatıldığı yerden insanlığa duyurulması anlamına gelir.

    Tüm yollar bilgiye çıkmaktadır. Yani kıyamette bize hiç bilmediğimiz bazı kaynaklardan bilgi ulaşacaktır. Bu bilgiler; kesin, net ve açık bilgiler olacaktır. Böylece insanlık kıyamete geldiğini tam olarak anlayacak ve dağlar dümdüz olmuş olacaktır.

    “Kehf 47-(Yalnız kalıcı eylemlerin yarar sağlayacağı) O gün dağları yürütürüz; yeri alaçık (çırılçıplak) görürsün (dağlar savrulup dümdüz olmuş, engebeler kalkmıştır) onları (hep bir yere) toplamışız, hiçbirini bırakmamışızdır.” Ayetindeki dağlarında “Bilgi” olduğunu düşündüğümüzde ayet daha akılcı ve mantıklı olmaktadır. Yani dünya yerle bir olmayacak yalnızca bilgi dağları dümdüz olacaktır. Bilgi dağlarını ise şöyle düşünmek gerek. Bir dağ “Müslümanlık”, bir dağ “Hıristiyanlık”, bir dağ “Materyalizm” v.b. İşte kıyamette tüm bu inanç ve bilgi sistemleri yok olacak onun yerine tek ve gerçek bilgi tüm insanlar tarafından kabul görecektir.

    Görüldüğü gibi kıyamet tamamen bilgi üzerine kopacaktır. Eski bilgiler gidecek yerlerine yeni bilgi gelecektir.

    Peki, bu yeni ve açık bilginin ne zaman geleceği üzerine bir işaret var mı? Aslında elle tutulur bir veri yok. Benim iki argümanım var. Biri insanlığa bu tarih empoze edildi. İkincisi eğer yazdıklarım doğruysa kıyamette açıklanması gereken bilgileri açıklamış oluyorum. Yani zamanından önce böyle bir bilginin açıklanması mümkün değildir. Eğer açıklayabiliyorsam zamanı geldiğindendir. Yalnız burada atlamamamız gereken şey, eğer bu bilgiler doğruysa… Yoksa her şey güzel bir hikâyeden ileri gitmez. Fakat elde ettiğim bilgilerin bilim ve diğer argümanlar tarafından desteklenmesi beni bu bilgilerin doğru olduğuna götürüyor. Zaten onun için bu siteyi hazırladım.

    Bilgilerin doğruluğunu kabul edersek çok yakında iki adet kütüphane bulacağımızı düşünüyorum. Bunlardan biri Mısır’da Sfenksin sakladığı kütüphane, diğeri ise Tibet’te Budizm korumasında olan Yecüc-Mecüc ile temsil edilen kütüphane. Burayı Tibet söylenceleri, Agarta olarak tanıyor. Bizler bu kütüphaneleri yakın bir tarihte açacağız. Oradan dünyaya yayılacak olan bilgiler; dereden tepeden dünyayı sararken, İnsanlar; “Doğrusu biz gaflet içindeydik” diyecekler ve doğru bilgilere inanmadıklarını anlayacaklar. Ayrıca bu iki kütüphane aynı gün içinde tüm dünyaya duyurulacaktır. İşte ondan sonra Sur’a üfürülmüş olacaktır. Bilgi dağları yerle bir olacaktır. Benim tahminime göre bu durumun 2012 yılı sonuna kadar gerçekleşmesi gerekir. 2012 yılı sonunda kıyameti yaşayarak bedenlerimizden kurtulacağız.

    Yalnız Sayın Ömer Çelakıl’a göre Rahman Süresinde 31 kere tekrarlanan “O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” ayetinin ayet numaraları toplamı 2011 yılını işaret etmektedir. Doğrumu bilemem ama bu ayetin bu kadar kere tekrarlanmasının bir hikmeti olması gerekir.

    Kuran’a göre şu anda Mısır’daki kütüphane birileri tarafından biliniyor olması gerekir. Kehf süresindeki uyuyan gençlerin bilgi olduğunu söylemiştim. İşte “KEHF 25 Onlar mağaralarında üçyüz sene durdular, dokuz da ilave ettiler.” Ayetinde bu durumu anlatılıyor. Öyle sanıyorum ki bu kütüphane 300 yıl hiç açılmadı. Sonra Piramitlerde yapılan araştırmalarla bu kütüphane bulundu. Fakat bulanlar zamanı gelmeden kimseye haber vermediler. İşte bu bulunup da açıklanmayan sürede 9 yıldır. Eğer 2012 rakamı doğru ise baya bir zamandır o kütüphane açıktır. Yalnız şöyle bir durumda olabilir. Kütüphanenin kapısına ulaşan kişiler oradaki uyarıları dikkate alarak içeriye girmemiş olabilirler. Fakat neyi bulduklarının farkındadırlar ama zamanı gelmeden orayı açamayacakları konusunda uyarılmışlardır.