2012 Safsatası

'Güncel Bilgiler' forumunda Wish tarafından 17 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. 2012 Safsatası ve Nibiru Gerçeği
    hayali Nibiru gezegeni
    2012 hikayesi nerden doğmuştur?

    Hikaye eski Mezopotamya uygarlıklarından Sümerliler hakkında fiction tarzı hikayeleri ile meşhur Zecharia Sicthin adında bir şahsın 1976 senesinde yayınlanan "Onikinci Gezegen" isimli kitabıyla başlar. Bu kitapta kendisi bazı Sümer belgelerinde Güneş etrafında dönen ve bu her bir dönüşü 3600 senede tamamlayan, Nibiru diye adlandırılmış bir gezegenden bahsedildiğini öne sürmektedir. Sümer mitlerinde ayrıca Anunnaki adında dünya dışı bir uygarlıktan gelen uzaylı varlıkların da Dünya'mızı ziyaret ettiklerinden de bahsedilmektedir.
    Sonrasında Nancy Lieder isimli kendisini psişik ilan etmiş olan bir muhterem, gene kendisine ait olan Zetatalk isimli web sitesinde, Zeta Reticuli yıldızı etrafında döndüğünü varsaydığı başka bir hayali gezegenden olduklarını söylediği uzaylı varlıkların kendisiyle irtibata geçtiklerini ve Dünya' nın Nibiru gezegeninden gelecek büyük bir tehlike altında olduğunu ilettiklerini iddaa eder. İddaa edilen tehlikenin dayanağı ise, hayali Nibiru gezegeninin yörüngesinin Dünya'nın yörüngesi ile çakıştığı ve 2003 senesinin Mayıs ayında Dünya' ya çarpacağı idir.
    2003 Mayıs ayı gelip te hiçbir şey olmadığı görüldüğünde ise, bu tarih bir anda 2012 yılına ötelenmiş, ve kıyametin yeni ve kesin tarihi olarak ta 2012 yılının kış gün dönümüne denk düşen ve Maya takviminin sonu olduğu iddaa edilen gün, 21 Aralık 2012 tarihi belirlenmiştir.
    Nibiru aslında Babil astrolojisinde rastlanan ve Tanrı Marduk ile ilişkilendirilen bir isimdi. Babilliler' in yaradılışla ilgili şiirinde (Enuma Elish) adı geçen ve çokta önemli olmayan bir karakterdir. Bu belgenin kaydı ise Kral Assyria zamanına (M.Ö. 668 - 627) denk gelmektedir. Sümerliler ise M.Ö. 23. ila 17. yüzyıllar arasında hüküm sürmüş olan, Babilliler' den çok daha eski bir uygarlık idi. Nibiru' nun aslında Sümerliler tarafından bulunan bir gezegen ismi olduğu ise Zecharia Sitchin dışında Sümer yazıtları ile ilgilenen hiçbir bilim adamı tarafından kabul görmemektedir. Kaldı ki, Sümerliler' in astronomi ile ilgili bulunmuş kayıtları da oldukça azdır. İddaa edildiği gibi, ne Uranüs' ün, ne de Neptün ve Pluto' nun varlığını tahmin edebilmişlikleri de yoktur. Ve hatta, gezegenlerin Güneş etrafında döndüklerini bile düşünmemişlerdir. Sonuçta, Sümerliler ve Nibiru ilişkilendirmesi sadece ve sadece Zecharia Sitchin isimli hayalperest tarafından ortaya atılmış bilimsel desteği olmayan ve ilgili çevrelerce de ciddiye alınmayan bir uydurmadan ibarettir.
    Diğer bir iddaa ise Nasa' nın 1983 senesinde Nibiru' nun varlığını keşefettiği idir. İlk başta bunu PlanetX (X Gezegeni) olarak adlandırdığı, daha sonra ise Xena ya da Eris ismini taktığıdır.
    NASA 1983 senesinde Kızılötesi Asronomy Uydusu (IRAS) ile 10 ay süren bir gözlem yapmış ve birçok kızılötesi kaynak belirlemiştir. Fakat ne yazık ki, bunlardan hiçbiri Nibiru, X Gezegeni ya da Güneş sisteminin uzak bölgesindeki bir gezegen değildir. Bu gözlem süresince 350.000 kadar kızılötesi kaynak kataloglanmış, ve haliyle de tanımlanmaları belli bir süreç almıştır. Başlatılmış olan bu kızılötesi gözlem günümüzde de daha gelişmiş cihazlar ile sürdürülmektedir. 10. gezegen hakkındaki söylenti, 1984 senesinde yayımlanan "NASA' nın IRAS Gözleminde Tanımlanamayan Kaynaklar" isimli bir bilimsel makaleye dayandırılmaktadır. Bu makalede yapılmış olan gözlem sonucundaki kaynakların bazılarının NASA tarafından tanımlanamadığından bahsedilmektedir. Fakat bu tanımlanamayan kaynakların zaman içersinde çok uzaktaki galaksiler olduğu ortaya çıkmış ve 1987 senesinde bir makale ile duyurulmuştur. Ama ne yazık ki bilimsel bir makaleyi çıkış noktası kabul ederek fitili ateşleyip dedikoduyu yaratanlar, sonrasında ortaya çıkarılan bilimsel gerçeklere karşı çıkarları gereği üç maymunu oynamayı seçmişlerdir.
    Ve hatta o çok bilmiş soruşturmacı zihniyetleri X gezegeni ya da Eris gezegeni hakkında NASA' nın bu gezegenin sahip olduğu yörüngeyi gizlemekte olup açıklamadığına dair iddaalarla işi hala bir ucundan hayallerindeki Nibiru gezegeninin varlığına bağlamaya çalışmışlardır.
    Birincisi X Gezegeni gibi bir kavram,içinde anlamı çelişkili iki sözcük bulunan ifadedir ve reel bir projede kullanılamaz. Bu kavram geçen yüzyıl astronomları tarafından ihtimal dahilinde olan ya da varlığı kesin olmayıp tahmin edilen objeler hakkında kullanılmaya başlanmış olan bir ifadedir. Ve objenin varlığı kesinleştikten sonra da gerçek söz konusu objeye gerçek bir isim atanarak, bir sonraki kesin tanımlanamamış objeyi adlandırmak üzere rafa kaldırılan bir ön tanımdır. Aynı hikaye Pluto ve Eris için de geçerlidir. Her iki obje de tam olarak tanımlanana kadar X Gezegeni olarak tanımlanmışlar, ne zamanki varlıkları net olarak açıklandığı andan itibaren isimlendirilmişlerdir.
    Eris gezegeni, son zamanlarda Güneş sisteminin uzak noktalarında keşfedilen birkaç cüce gezegenden biridir. Her biri kendi normal yörüngelerinde bulunmakta olup, hiçbirinin Dünya' nın yakınına gelme olasılıkları dahi bulunmamaktadır. Eris bizim Ay' ımızdan dahi küçük olup, yörüngesinin Dünya' ya en yakın noktasının uzaklığı 6.500.000.000 (6.5 Milyar) kilometredir. Dünya' nın Güneş' e olan uzaklığının 150 milyon km. olduğu düşünülürse, 43 kat fazla uzağımızdadır. Eris gezegeni hakkında hiçbir veri saklanmamasına rağmen, nedense bu gezegen bir Internet efsanesi şeklinde Nibiru'laştırılmaya çalışılmaktadır.
    Bir diğer iddaa ise Güney Kutbu Teleskobu' nun (SPT) NASA tarafından Nibiru gezegenini gözlemlemek amacıyla kurulduğudur. Bu iddaa sahiplerine göre, Güney kutbuna teleskop kurmanın başka hangi bir amacı olabilir ki?
    Güney kutbunda bir teleskop kurulmuş olduğu doğrudur. Fakat bu teleskop ne NASA tarafından kurulmuştur, ne de Nibiru' yu gözlemlemek amacıyla. Bu proje Ulusal Bilim Vakfı tarafından desteklemiş olup, kurulmuş olan da bir radyo teleskoptur, optik bir cihaz değildir, hiçbir görsel veri toplayıp, fotoğraflama yapamaz. Antarktika kısa dalga boylarında ve kızılötesi astronomik gözlem yapmak için mükemmel bir konumdur. Ve ayrıca gece-gündüz döngüsü çok az hissedildiği için de sürekli gözleme çok müsaittir. Ayrıca da, geometrik olarak sadece Güney Kutbu' ndan gözlemlenebilecek ve bu yüzden özellikle o noktada gözlem yapılmasını gerektirecek bir cismin var olması da mümkün değildir.
    Gelelim Internet' te dolaşan çeşitli Nibiru fotoğraf ve videoları. Bunların çoğunluğu lens flare efekti kullanılarak çekilmiş olan sahte Güneş imajlarıdır. Zaten bu yüzdendir ki, son zamanlarda da Nibiru gezegeninin Güneş' in arkasında gizlenmiş olduğu iddaaları ortaya atılmaktadır. Özellikle videolarda bu o kadar barizdir ki, her kamera hareket ettiğinde bu sahte yansıma imaj olması gerekenin tam tersi yönünde dans etmektedir. Bu yöntem çoğu UFO çekimlerinde de kullanılan bir yöntemdir.

    alıntı