2012 Eurovision İtalya Şarkısı

'Şarkı Sözü' forumunda EyLüL tarafından 27 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. 2012 Eurovision İtalya Şarkısı Sözleri


    2012 Eurovision İtalya Şarkı Sözü

    Per Sempre Nina Zilli Türkçe Çevirisi

    Se un giorno tu
    If one day
    Eğer bir gün
    Tornassi da me dicendo che
    You came back, saying that
    Geri dönüp şunu dersen
    È stato un errore
    It was a mistake
    Bu bir hataydı
    Lasciarmi andare lontano lontano da te
    To let me go far, far from you
    (O zaman) Bırak uzaklara gideyim, senden çok uzaklara
    Se un giorno tu
    If one day
    Eğer bir gün
    Parlassi di me
    You spoke of me
    Benden bahsedip
    Dicendo che
    Saying that
    Şunu dersen
    Sono il tuo rimpianto e non riesci a dormire
    I am your regret and you cannot sleep
    Ben senin pişmanlığınım ve sen uyuyamıyorsun
    Allora ti direi
    Then I would say you
    Sonrasında sana şunu derim
    Stavolta sarebbe per sempre
    This time it would be forever
    Bu sefer sonsuza dek sürecek (ayrılık)
    Non importerebbe niente se
    Nothing would matter if
    Ne olursa olsun değişmeyecek.
    Le parole tue
    Your words
    Sözlerin
    Mi hanno fatto male ma tanto vale che
    Hurt me, but it might be
    İncitti beni , ama bir gün bu olacak.
    Stavolta sia per sempre
    That this time it is forever
    Bu sefer sonsuza dek sürecek. (Ayrılık)
    Perché l’orgoglio in amore è un limite
    Because the pride in love is an obstacle
    Çünkü gurur aşka köstektir/engeldir.
    Che sazia solo per un istante e poi
    That satisfies only for a moment and then
    Tatmin sadece bir dakikalıktır sonra
    Torna la fame
    The hunger returns
    Açlık yeniden başlar
    Se un giorno tu
    If one day
    Bir gün
    Sentissi che c’è qualcosa che
    You heard that there is something that
    Sen şunun gibi bir şeyi duyarsan (farkedersen)
    Non ti sai spiegare non ti lascia andare
    You are not able to explain, you would not let it go
    'Açıklayamamadığın ve kurtulamadığın bir şeyi'
    Non chiedere a me
    Do not ask me
    Bana sorma
    Neghi la verità
    You deny the truth
    Gerçekleri reddedersin
    Ora che non ti serve piangere
    Now it is useless to cry
    Şimdi ağlamak faydasız
    Puoi lasciarti cadere
    You can let yourself to fall
    Kendini bırakabilirsin boşluğa
    Dimenticare non basterà
    It will not be enough to forget
    Unutman için yeterli olmayacaktır.
    Ma illudimi che sia per sempre
    But delude me that it will be forever
    Ama avut beni bu sonsuze dek sürecek.
    Non importerebbe niente se
    Nothing would matter if
    Ne olursa olsun değişmeyecek.
    Le parole tue
    Your words
    Sözlerin
    Mi hanno fatto male ma tanto vale che
    Hurt me, but it might be that
    İncitti beni , ama bir gün bu olacak.
    Stasera non cedo a niente
    Today evening I do not give up
    Bu akşam vazgeçmedim
    Perché se perdo in amore perdo te
    Because if I get lost in love I loose you
    Çünkü aşkta kaybedersem seni kaybederim
    Che accendi il mondo per un istante e poi
    You light up the world for an instant and then
    Bir an için dünyamı aydınlattın ve sonra
    Va via la luce
    The light goes away
    Işıklar gitti
    E so che è stupido pensarti diverso
    And I know that it is silly to think you to be different
    Ve biliyorum senin farklı olabileceğini düşünmek aptallık
    Da ciò che sei realmente
    From what you really are
    Gerçekte olduğundan
    Di quello che ho dato non ho avuto indietro
    Of what I have given I have not had back
    Yaptıklarımın karşılığını alamadım
    Neanche quel minimo
    Even the minimum of it
    Azıcık bile olsa
    Per cui valga la pena di star male
    For whom it is worth to stay ill
    Kimin için hasta kalmaya değer (Senin için berbat bir halde kalmaya değmez.)
    Mentre affoghi nei tuoi errori
    While you are drowing in your mistakes
    Sen hatalarında boğuluyorken
    E cerco di capire l’irrefrenabile
    And I try to understand the irrepressible
    (Hatalarının) Önüne geçilemez olduğunu anlamaya çalışıyordum
    Bisogno di cercare amore
    I Need to look for love
    Benim aşka ihtiyacım var
    In quel terreno che è fertile neanche a
    In this ground that is fertile neither for
    Bu yer (senin yanın) bereketli/doğurgan* bir yer değil
    Morire
    Dying
    Ölmek için.
    E invece di morire ho imparato a respirare
    And instead of dying I have learned to breath
    Ve ölmek yerine nefes almayı öğrendim
    Per sempre uh yeah
    For ever
    Sonsuza dek
    Le parole tue
    Your words
    Sözlerin
    Mi hanno fatto male ma tanto vale che
    Hurt me but it might be that
    Beni incitti ama bu olacak.
    Stavolta non dirò niente
    This time I say nothing
    Bu sefer hiçbir şey demiyorum
    Perché l’orgoglio in amore è un limite
    Because the pride in love is an obstacle
    Çünkü gurur aşka köstektir/engeldir.
    Che sazia solo per un istante e poi
    That satisfies only for a moment and then
    Tatmin sadece bir dakikalıktır sonra
    Torna la fame
    The hunger returns
    Açlık yeniden başlar