2011 piyasa beklentileri

'Sosyal Konular' forumunda Violet tarafından 7 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. 2011 piyasa beklentileri , piyasa beklentileri 2011,

    PİYASALARDA GELİŞME VE BEKLENTİLER

    [​IMG]

    Piyasalarda algılamaların ve psikolojinin, ekonomilerin temel
    görünümlerinden ayrışabildiğinin ve uç noktalara gidebildiğinin ilginç
    örneklerinden biri geçen senenin ilk aylarında yaşanmıştı.
    Hatırlanacak olursa, kötümser yorumların tepe yaptığı Şubat sonu-Martbaşı döneminde ekonomilerin kötüleşme hızındaki yavaşlama sinyalleriyle birlikte küresel piyasalarda ciddi bir yükselişin
    başlayabileceğini öne sürmüştük.
    Piyasalarda hangi küresel makro temaların kabul gördüğünü, daha
    önemlisi bir sonraki temanın ne olabileceğini kestirmek oldukça
    önemli. 2009 için ana tema reflasyondu. Maalesef 2010 ve sonrası için
    bu temanın borç deflasyonu olma riski gerçek. Yaygın ve genel kabul
    gören enflasyon riski yerine biz deflasyon riskini oldukça ciddiye
    alıyoruz.
    Bu bağlamda 2009 sonlarında, ülke borç dinamikleri konusunun hem
    2010 hem de önümüzdeki senelerin önemli bir teması olacak diye tahmin
    ettiğimizi belirtmek istiyoruz. Piyasaların zaman zaman bazı
    ülkelerin, mali sıkılaşmanın ve bunun ekonomik ve sosyal maliyetine
    katlanıp katlanamayacaklarını test etmesi söz konusu olabilir diye
    düşünmüştük. Yunanistan ve en son da Macaristan’daki gelişmeler
    baktığımızda ne yazık ki haklı çıktığımızı görüyoruz.
    Kısa vadeli etkilerinin ötesinde, Macaristan’daki gelişmelerin
    oldukça önemli sonuçlara yol açabileceğini düşünüyor ve yakından takip
    edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
    Dikkat edilmesi gereken asıl husus bizce, artan borç oranları ve
    bütçe açıklarının piyasadaki risk primlerini arttırarak bu ülkeler
    için borçlanma maliyetlerini daha da arttırdığı ve bu şekilde fasit
    bir daire oluşturma potansiyeli oluşturduğu gerçeği. Bu fasit daire ve
    kendi kendini besleyen olumsuz süreçlerin, konumu daha sağlam olan
    ülkeleri de etkileme riski olduğunu da atlamamak gerekiyor.
    Göz önüne alınması gereken ve neredeyse hiç tartışılmayan bir
    diğer unsur ise borç sürdürülebilirliği endişelerini ortadan kaldırmak
    adına mali tedbirlerin alınması durumunun zaman zaman bütçe
    fetişizmine kadar ulaşan talepler karşısında devam eden toparlanma
    eğilimini zayıflatıp zayıflatmayacağı (şüphesiz burada alınan
    tedbirlerin niceliği kadar niteliği de önem taşıyor).
    Daha önce de belirttiğimiz gibi, küresel büyüme (ve borsalar,
    emtia gibi ‘riskli varlıklar’) açısından tarihsel olarak daha iyi öncü
    gösterge niteliğine sahip bazı verilerin (örneğin haftalık ECRI
    endeksindeki yıllık düşüş oranı geçen hafta -%9.8′e ulaştı) zirve
    yapıyormuş gibi bir görüntü oluşturması bizce önemli. Bu potansiyel
    zirvenin belli bir zaman (genelde aylar süren) farkıyla piyasalar
    açısından da bir zirve haline gelmesi olası. Varlıkların ve
    yatırımların bu bakış açısıyla yönetilmesi önümüzdeki dönem daha fazla
    önem kazanabilir diye düşünmeye devam ediyoruz.
    Her dönemin kendine özgü koşulları olsa da tarihten dersler
    çıkarmanın oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Şu anki ortamın bazı
    açılardan 2007 ilkbahar/yazına benzediğini düşündüğümüzü daha önce
    belirtmiştik. Hatırlanacağı gibi, söz konusu dönemde subprime mortgage
    konusu ilk defa biraz daha ciddiye alınmaya başlamıştı. Daha gerilere
    gidersek, içinde bulunduğumuz bazı açılardan dönem 1930′lu yılları da
    andırıyor. 1920′lerde ve sonrasında görev yapan politikacıların ve
    dört merkez bankası başkanının yaşadığı sorun ve ikilemlerin
    benzerlerinin tekrar yaşanabileceğini düşünüyoruz (Liaquat Ahamed’ın
    Lords of Finance isimli kitabının bu dönemi anlama açısından önemli
    bir başvuru kaynağı olduğunu düşünüyoruz)
    Önümüzdeki dönemde, maalesef bazı eski ekonomik ve yatırım
    tartışmaların tekrar canlanacağını düşünüyoruz. Gene maalesef bu
    konuların, genelde günlük bazda değerlendirme yapılan bu düşünce
    ortamında, yeterli hazırlık yapılmadan ve tedbir alma vakti azalmışken
    gündeme gelme ihtimali bizce yüksek.

    FROTO’nun ABD’deye ihraç edilen araçları çağırma maliyeti yaklaşık
    olarak 4 bin TL olabilir

    Amerikan Ulusal Trafik Güvenlik Kurulu’nun Ford Transit’in
    tavanının yeterli güvenlik gereksinimini karşılamadığını belirtmesi
    üzerine, Ford’un Aralık 2008 ile Mayıs 2010 arasında üretilen ve
    ABD’ye ihraç edilen 33 bin 700 aracı geri çağırmaya karar verdiği dün
    medyada yer almıştı.
    Ford Otosan tarafından dün KAP’a yapılan açıklamada, sorunun
    plastik bir dübelden kaynaklandığı belirtildi. Habertürk’de yer alan
    haberde ise, bu işlemin Ford Otosan’a toplam maliyetinin 4 bin TL
    olabileceği bilgisi yer alıyor.
    Görüşümüz: Dün basında yer alan haber sonrası satış baskısı gören
    şirket hisseleri, Ford Otosan tarafından yapılan açıklama sonrasında
    kayıplarının önemli bir bölümünü geri aldı.

    AEFES’in yurtdışı iştiraki EBI 1YY10 hacim verilerini açıkladı

    Anadolu Efes’in yurtdışı bira işlerini yürüten EBI, Ocak-Haziran
    dönemine ait satış hacim verilerini açıkladı. Buna göre EBI’ın satış
    hacmi yıllık bazda %13.2 artışla 7.6 mn hl’ye ulaştı. Böylece şirketin
    2Ç10′da büyüme hızı 1Ç10′daki %10.5 olan büyüme hızının üzerinde %14.8
    olarak kaydedildi.
    Bugün AEFES ve CCOLA’nın hacim verilerini açıklamasını bekliyoruz.
    Görüşümüz: Özellikle EBI’ın faaliyette bulunduğu ülkeler arasında
    en büyük yeri tutan Rusya’da biraya getirilen vergiler nedeniyle bira
    fiyatına zam yapıldığı bir dönemde bu yüksek artışların yakalanmasını
    olumlu karşılıyoruz. Her ne kadar EBI’ın satış hacim verileri için bir
    piyasa ortalama beklentisi bulunmasa da açıklanan rakamların
    tahminlerin üzerinde olabileceğini düşündüğümüz için Anadolu Efes’in
    için hisse fiyatında olumlu etki görebiliriz diye düşünüyoruz. Ancak
    EBI’ın Anadolu Efes’in vergi faiz amortisman öncesi karlılığına
    katkısının yaklaşık olarak %25-30 olmasına bakarak bu pozitif etkinin
    sınırlı kalabileceğini tahmin ediyoruz.
    AEFES 1YY10 hacim verilerini açıkladı, nötr

    Anadolu Efes’in toplam bira satış hacmi bir önceki senenin aynı
    dönemine kıyasla %6,8 oranında artarak 12,0 milyon hl olarak
    gerçekleşmiştir. 2010 yılının ikinci çeyreğinde ise toplam bira satış
    hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre %9,6 yükselmiştir.
    Yurtiçi bira operasyonunun toplam satış hacmi (ihracat dahil)
    2Ç10′da 2Ç09′a göre %1,0 oranında artış kaydederken ihracat hariç bu
    rakam 0.9% artışa işaret etmektedir.
    Görüşümüz: Anadolu Efes’in yurtdışı bira operasyonlarını yürüten
    EBI’ın satış verileri dün açıklanmıştı ve beklentimizin bir miktar
    üzerindeydi. Bugün yapılan açıklamalarda ise şirketin gerek yurtiçi
    bira operasyonları gerekse meşrubat operasyonlarını yürüten Coca-Cola
    İçecek beklentilerimizle uyumlu sonuçlar açıklamıştır. O nedenle bugün
    açıklanan verilerin hisse fiyatı üzerinde önemli bir etki yaratmasını
    beklemiyoruz.

    CCOLA ilk 6 aylık satış hacmi verilerini açıkladı, nötr

    Coca-Cola İçecek’in bu yılın ilk altı ayında toplam satış hacmi
    %9.9 büyüyerek 302.9 milyon ünite kasaya ulaştı. Bu sonuçlarla
    şirketin 2Ç10′daki toplam hacim büyümesi ise yıllık bazda %10.7 olarak
    gerçekleşti. Yurtiçinde ilk çeyrekte düşük tek haneli büyüyen gazsız
    içecekler segmentinin 2Ç10′da yüksek onlu seviyede büyüme
    göstermesinin de etkisiyle, yurtiçi operasyonların hacim artışı
    2Ç10′da %9.9 olarak kaydedilirken yurtdışı operasyonlardaki büyüme
    ise aynı dönemde %12.9 oranında gerçekleşti.
    Görüşümüz: Her ne kadar Coca-Cola İçecek’in satış hacim verileri
    için bir piyasa ortalama beklentisi bulunmasa da açıklanan rakamların
    tahminlere genel olarak paralel olduğunu düşünüyoruz.

    SNGYO’dan arsa alımı

    Sinpaş GYO Marmaris’te 58.346 m2 alanlı gayrimenkulü 25 mn dolar
    bedelle aldığını açıkladı. Satış bedeli, ilk altı ay ödemesiz olmak
    üzere satışı takip eden yedinci aydan başlayarak 25 ay boyunca eşit
    taksitler halinde ödenecek.
    Görüşümüz: Satın alınan gayrimenkulun, Sinpaş GYO’nun
    Marmaris’teki arazisinin yanında olması dolayısıyla, söz konusu satın
    alma işlemi şirketin bir gayrimenkul projesi geliştirmesi işlemlerini
    hızlandırabileceği için yatırımcılar tarafından olumlu karşılanabilir.

    THYAO’nın iştiraki THY Teknik yeni bir bakım şirketine iştirak
    ediyor

    TYH’nin %100 iştiraki olan THY Teknik, global uçak bakım
    şirketlerinden Goodrich Corp’un iştiraki Goodrich Aerostructures ile
    HABOM projesi kapsamında faaliyet gösterecek yeni bir şirket kuracak.
    THY Teknik’in %40, Goodrich Aerostructures’ın %60 hissedar olacağı
    Goodrich-THY Teknik Teknik Servis Merkezi Sabiha Gökçen Havalimanı’nda
    kurulacak ve daha çok motor beşiği ve ‘thrust reversal’ denilen ani
    frenleme sistemlerinin bakım işleri ile uğraşacak. 2011′in ilk
    çeyreğinde hizmete başlaması planlanan şirketin yılda 20mn dolar
    civarında ciro yaratması bekleniyor.
    Görüşümüz: HABOM projesi kapsamında THY Teknik daha önce de yeni
    kurulan Pratt-Whitney Turkish Engine Center’a %50 oranında iştirak
    etmişti. İlk çeyrek finansal tablolarına göre grup dışından sağlanan
    bakım gelirlerinin THY’nin konsolide gelirleri içerisindeki payı
    yaklaşık olarak %2.3 düzeyinde bulunuyor. Yeni iştirakin şirketin
    finansal rakamları üzerinde önemli bir etki yaratmasını beklememekle
    birlikte, THY’nin uzun vadeli büyüme stratejisi paralelinde olumlu
    karşılıyoruz.
    THYAO Haziran ayı trafik verileri açıklandı, nötr

    Yılın ilk yarısında Türk Hava Yolları’nın ‘Arzedilen Koltuk
    Kilometre’ (AKK) rakamı geçen yılın aynı dönemine oranla %20 artışla
    30.4mn’a yükselirken, Ücretli Yolcu Kilometre (ÜYK) rakamı yıllık
    bazda %27 artarak 21.8mn’a ulaştı. ÜYK’nın aylık büyümesi Haziran’da
    %20 seviyesinde gerçekleşerek Mayıs ayındaki %24′lük büyümenin bir
    miktar gerisinde kaldı. Aylık bazda doluluk oranı 2 puan artarak %75′e
    ulaştı.
    Görüşümüz: Ocak-Haziran dönemi rakamlarına bakıldığında Türk Hava
    Yolları açısından beklenildiği gibi kuvvetli büyümenin devam ettiği
    görülüyor. Rakamlar uzun vadeli beklentilere paralel olmakla birlikte,
    kısa vadede hisse fiyatı üzerindeki etkinin sınırlı olmasını
    bekliyoruz.

    TTKOM’un 2Ç10 net karı 601 mn TL, beklentilerin üzerinde

    Satışlar: Şirketin konsolide satış gelirleri, 2010 yılının ilk
    altı ayında, 2009 yılının aynı dönemine kıyasla mobil segmentteki %11
    ve ADSL’deki %19.3′lük büyüme sayesinde toplamda %2 oranında artarak
    5,250 milyon TL’ye ulaştı.
    Operasyonel karlılık: Ara bağlantı maliyetleri, çağrı sonlandırma
    ücretlerindeki düşüş sayesinde şirketin vergi faiz amortisman öncesi
    karlılığında (VAFÖK) %3.7 oranında iyileşme yakalandı. Sonuç olarak
    Türk Telekom’un konsolide VAFÖK’ü geçen yılki 2,173 mn TL olan
    seviyesinden 1YY10′da 2,254 mn TL’ye yükseldi. Sabit hat tarafının
    VAFÖK marjında yıllık bazda hafif yükselişe karşın mobil taraftaki 3.5
    puanlık artışı oldukça olumlu olarak değerlendiriyoruz.
    Net kar: Geçtiğimiz yılki yüksek kur farkı zararının bu sene
    olmayışıyla şirketin net finansal giderlerinde keskin bir düşüş
    görüldü (1YY09: 271 mn TL gider, 1YY10: 7 mn TL gider). Operasyonel
    karlılıkta iyileşmeye finansman giderinden de olumlu katkı eklenince
    Türk Telekom’un net karı yıllık bazda %40 oranında artış göstererek
    1,147 mn TL’ye ulaştı. Şirketin 2Ç10′daki net karı ise bu sonuçlarla
    601 mn TL olarak gerçekleşmiş oldu.
    Görüşümüz: Özellikle mobil segmentinin VAFÖK marjında 1Ç10′da
    başlayan düzelmenin bu çeyrekte artarak devam etmesini olumlu olarak
    nitelendiriyoruz. Ancak sonuçların dün gün içerisinde açıklanmasına
    bakarak bugün için hisse fiyatına sınırlı yansıma olabileceğini
    düşünüyoruz.


    Küresel Piyasalar

    32 binden 70 bin seviyesine yükselmesi beklenen ABD Mayıs ADP Özel
    Sektör Dstihdamı 55 bin arttı. 455 bin beklenen ABD issizlik
    basvuruları bir miktar beklentinin gerisinde 453 bin olarak
    gerçeklesti.
    Yüzde 1.8 artması beklenen ABD Fabrika Siparisleri %1.2, 55.4?den
    55.6′a yükselmesi beklenen ABD ISM Dmalat dısı endeks ise 55.4 olarak
    gerçeklesti.
    Asya piyasaları dünyanın en büyük iki bakır üreticisinin Çin
    ekonomisini soğutmaya yönelik planlarının talebi düsüreceğine yönelik
    uyarıları sonrası son dört gündeki üçüncü düsüsünü gerçeklestirdi.
    Bugün açıklanacak issizlik verilerinin ekonomideki toparlaya
    yönelik iyimserliği destekleyeceğine yönelik beklentiler ile birlikte
    S&P Nisan ayındaki kazançlarını geri aldı.
    Anayasa Mahkemesi Baskanı Hasim Kılıç, Anayasa değisikliğine
    iliskin kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına iliskin bugün
    yapılan ilk incelemede ”küçük bir konuda” arastırma yapılmasına
    ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ilk incelemeye 8 Haziran 2010 Salı
    günü devam edeceğini bildirdi.
    Hürriyet gazetesinde TEB-Fortis birlesmesi ile ilgili olarak TEB
    Genel Müdürü Varol Civil islemlerin 2011 itibariyle tamamlanacağını
    belirtti. Birlesme sonrası yeni bankanın aktif büyüklük olarak 9.
    Büyük olması, 630 subesi ve 10 bin 500 çalısanının olması
    öngörüldüğüne yer veriliyor.
    Milliyet gazetesinde yer alan habere göre Çelebi Hava Servisi?nin
    %74 oranında ortağı olduğu Celebi Ground Handling Delhi Private
    Limited Hindistan?ın Delhi sehrindeki Uluslar arası Indra Gandhi
    Havalimanı?nda hizmet vermeye basladı. Havalimanına yapılacak
    yatırımlar ile birlikte 2012?de yıllık 37 milyon, 2016?da 50 milyon ve
    2021 itibariyle de 66 milyon yolcuya hizmet verilmesi planlanıyor.
    Sabah gazetesinin iddiasına göre GE?nin Garanti Bankası %20.85 lük
    hissesi ile ilgili olarak ikincil halka arz olasılığının gündeme
    gelmesi banka hissesinin ikinci seansta sert satıslara neden olduğu
    aktarılıyor. Bununla birlikte satıs sürecine yakın bir kaynaktan
    edinilen bilgiye göre ikincil halka arz yönünde alınmıs bir karar
    olmadığı ifade ediliyor. Bununla birlikte Habertürk gazetesinde yer
    alan habere göre ise Avrupa borç krizini göz önüne alarak GE?nin
    Garanti Bankası?ndaki hisselerini satma kararını askıya aldığı ve BDDK
    ile daha fazla temettü alabilme konusunda görüstüğü aktarılıyor.
    Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre Maliye Bakanı Mehmet
    Simsek ülke ekonomisinin hızla büyümeye devam ettiğini ve ilk çeyrekte
    %12?lik bir büyüme görülebileceğini aktardı.

    Teknik Bakıs

    Endeks günü %0,35 artıs (+194) ve 55407 puan ile tamamladı. Dslem
    hacmi 1.974 milyon TL olarak gerçeklesti. DMKB-30?da TUPRS, ENKAI,
    ASYAB en çok değer kazanan hisseler oldular. Hafta genelinde olası
    56900-57100 bandının satıs fırsatı yaratabileceğini belirttiğimiz
    endeks açılısta önemine değindiğimiz 56244 (56268) sonrası kar
    satısları ile seans içinde geri çekilmenin normal karsılanması
    gerektiğini belirttiğimiz 55500 seviyesine doğru çekildi.
    10-22 günlük ağırlıklı ortalamalar: 54684 ve 55017?dedir. Tepki
    amaçlı izlenebilir.
    56450 öncelikli direnç seviyesi olup, olası 57100 ve üzerinde yeni
    pozisyon açmak riskli olabilir.
    Destek 53885 53365
    Direnç 56450 56900-57100 57387 57645 57750-58100 57946 kuvvetli
    direnç

    Gösterge Tahvil

    25.01.2012 vadeli gösterge tahvilin faizi günü %8.68 seviyesinden
    kapattı. Gün içinde %8.62 – %8.77 aralığında islem gören tahvilde
    islem hacmi 1.224 milyon TL oldu. Tahvil/Bono faizleri enflasyon
    verisinden sonra faiz artırım sürecinin tahmin edilenden daha geç
    baslayacağı beklentisi ile 20 baz puanlık düsüsler kaydederek %8.60
    seviyelerine kadar geriledi. TUDK’in yayınladığı Mayıs ayı enflasyonu
    beklentilerin altında gerçekleserek TÜFE’de %0.36 ÜFE’de ise %1.15
    azaldı. Bu veriler ile yıllık enflasyon TÜFE’de %9.10′a geriledi.
    Önümüzdeki hafta salı günü açıklanacak Nisan ayı Sanayi Üretimi verisi
    takip edilecek.
    2030 vadeli USD cinsinden gösterge eurobondun getirisi %6.27 oldu.
    Türkiye’nin risk primini gösteren bu kağıdın 10 yıllık Amerikan
    bonoları arasındaki getiri farkı ise 15 baz puan azalarak 252 baz
    puana düstü.”

    “Beklentilerin gerisinde gelen TÜFE,
    Piyasa beklentisi altında kalarak Mayıs ayı TÜFE bir önceki aya
    gore %0.36 geriledi. Enflasyondaki düsüs gıda fiyatlarındaki %4.4
    gerilemesinden kaynaklanmaktadır. Gıda fiyatları etkisininin
    arındırıldığı çekirdek endeksi ise aylık bazda %1.6 arttı. Giyim
    ürünlerinde görülen mevsimsel artıs (aylık bazda %11) bu artısa temel
    neden olarak görülmekte. Yıllık bazda TÜFE enflasyonu %10.2?den %9.1?
    e, çekirdek TÜFE ise %5.6?dan %5.5?e geriledi. Yıllık bazda ÜFE
    %10.42?den %9.21? e geriledi. Genel görüntü itibariyle açıklanan Mayıs
    ayı enflasyon verisinin MB?nın faiz oranlarını mevcut seviyelerde
    bırakma adına elini bir miktar güçlendirdiğini düsünmekteyiz.

    Piyasa Beklentisi

    10-22 günlük ağırlıklı ortalamalar 54684 ve 55017?dedir. Tepki
    amaçlı izlenebilir. 53885 önemli destek.