2.Süleyman'ın Tahta Çıkışı

'Osmanlı Tarihi' forumunda HazaN tarafından 23 Nisan 2010 tarihinde açılan konu


  1. 2. Süleyman'ın Tahta Çıkışı (8 Kasım 1687)

    2. Süleyman, Sultan İbrahim'in oğludur; 15 Nisan 1642'de İstanbul'da doğmuştur. Ağabeyi Sultan 4. Mehmed'in saltanatı döneminde kırk yıla yakın veliaht şehzâde olarak kalmıştır. Osmanlı tarihinde en uzun süre veliahtlık makamında bulunan şehzâdedir. Kanunî Sultan Süleyman'dan itibaren şehzâdelerin çocuk sahibi olmalarına müsaade edilmediği için çocuğu yoktu. Zamanın şartları içerisinde iyi bir eğitim alarak yetişmiştir. Dindar, merhametli, cesur bir insandır. Döneminde yaşanan hâdiseler ve belki de ağabeyinin zaafları sebebiyle rüşvet ve sefahate düşmandı.

    Ağabeyi 4. Mehmed'in saltanatının son yıllarında yaşanan Viyana bozgunu ve akabinde gelişen hâdiseler, Osmanlı tarihinin gerçekten hazin dönemlerinden birini teşkil eder. Serhatlerde yaşanan mağlubiyetler, devletin bütün zaaflarının âdeta bir ânda beraberce ortaya çıkması; becerikli, cesur, vatanperver devlet adamlarının yokluğu gibi sebepler, devletin devamlı şekilde toprak ve itibar kaybına sebep olmuştur. Başta Budin olmak üzere, yüzlerce yıllık Türk yurdu Macaristan topraklarının düşman eline geçmesi, buna mukabil padişahın av merakından ve benzeri zevklerinden vazgeçemeyişi bir memnuniyetsizlik meydana getirmişti. 1687 Ağustos'unda yaşanan Mohaç bozgunu, Eylül'de kazanılan Kamaniçe Zaferi'yle dengelenmeye çalışıldı ise de, akabinde Venediklilerin Mora'yı alıp Atina'yı işgal etmeleri bütün moralleri bozdu. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın idamında önemli rol oynayan dönemin Veziriazamı Sarı Süleyman Paşa'nın askerî hususlardaki kabiliyetsizliği ordunun disiplinine ciddi zararlar vermişti.

    Neticede; bir sefer organizasyonuyla başla¬yan huzursuzluk, isyana dönüştü. Sadrazam linç edilme korkusuyla sancak-ı şerîfi de alıp Peter¬varadin'e kaçtı. Bunu duyan asker iyice galeyana gelerek sadrazamın otağını yağmaladı. Serdar-ı ekremlik (başkomutanlık) makamına Halep Beylerbeyi Vezir Siyavuş Paşa getirildi, akabinde veziriazam oldu. Padişah ne olursa olsun, ordunun Belgrad'da kalmasını ve kışı serhatlerde geçirmesini istiyordu. İsyan hâlindeki ordu ise, çoktan İstanbul'un yolunu tutmuştu. Alt rütbedeki yeniçeri subaylarının teşviki ile başlayan isyan hareketinde, üst kademedeki komutanların ve devlet adamlarının sözü geçmez olmuştu. Âsilerin Edirne'ye yaklaşması ve doğrudan padişahı hedef almaya başlamaları üzerine Sadaret Kaymakamı (başbakan vekili) Vezir Recep Paşa, Padişah 4. Mehmed'in tahtını kurtarmanın artık mümkün olmadığını görerek oğlu Şehzâde Mustafa'yı tahta çıkarmak istedi. Ancak Şeyhülislâm daha yaşlı iki şehzâde varken bunun uygun olmadığı düşüncesiyle fetva vermeye yanaşmadı.

    Recep Paşa'nın yerine getirilen Köprülüzâde Mustafa Paşa, 8 Kasım 1687 günü sabah namazından sonra Ayasofya Camiî'nde ulemanın da hazır bulunduğu bir meclis akdederek, âsilerin gönderdikleri ve çeşitli talepleri ihtiva eden yazıyı okuttu. Neticede; yalnız avlanmakla vakit geçiren, devlet her taraftan hücuma maruz kalmışken liyakatli kişileri görevden uzaklaştıran ve devlet işleriyle ilgilenmeyen padişahın meşru görülemeyeceğine dâir fikir birliğine varılmıştır. Şeyhülislâmın fetvası ile şehzâdelerin yaşadığı Şimşirlik'e (kılıç dairesi) gidilerek Şehzâde Süleyman alınmış ve tahta çıkarılmıştır. Osmanlı tarihinin bu en nazik ve karışık döneminde tahta çıkan 2. Süleyman, vefatına kadar (23 Haziran 1691) bu görevde kalmıştır.