2.dünya savaşında türkiye'nin dış politikası ve aldığı önlemler

'Sorun Cevaplayalım' forumunda By RiZeLi tarafından 9 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türkiye İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünya devletlerine karşı dost bir politika izliyordu. Ancak İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikalarına karşı İngiltere ve Fransa’ya daha yakın durmaya çalışıyordu.

    Türkiye bu savaşta toprak bütünlüğünü kazanmayı ve tarafsız kalmayı amaç edinmişti.

    Müttefik ve Mihver Grubu devletleri Türkiye’yi kendi saflarına çekmek için her yolu denediler.

    Türkiye savaşın başından itibaren Müttefik Devletlerle ile yakın ilişkiler kurmaya özen gösteriyordu. Ancak müttefiklerin bütün ısrarlarına rağmen savaş girmeme konusundaki tutumunu da sürdürüyordu.

    4-11 Şubat 1945'te ABD İngiltere ve Sovyet Rusya’nın katıldığı Yalta Konferansında II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulacak olan Birleşmiş Milletle Teşkilatı’na katılmak için 1 Mart 1945'e kadar Almanya ve Japonya’ya savaş açmak şartı getirildi. Bu gelişme üzerine Türkiye 23 Şubat 1945'te Japonya ve Almanya’ya savaş ilan etti. Türkiye böylece hem II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya siyasetinde söz sahibi olma imkanı elde etmiş hem de Avrupa’nın demokratik devletleriyle yakınlaşmıştır.

    İkinci Dünya Savaşı’nın Türkiye üzerinde olumsuz sonuçları da oldu. Ülkemiz insanı yanı başında yaşanan bu savaş sebebiyle sıkıntılı günler yaşadı. Çünkü Türkiye her an savaşa girecekmiş gibi hazırlık yaptığı için tarım sanayi ve ekonomi alanlarında duraklama dönemi yaşadı.

    İkinci Dünya Savaşı Sırasında Türkiye’de Alınan Önlemler

    Bütün illerde hava saldırısı tehlikesine karşı karartma uygulaması başlatılmıştır
    Almanların işgal tehlikesine karşı sivil savunma önlemleri alınmıştır.
    Tahıl stoklarına el konmuş ekmek zeytin şeker gibi ürünler karneyle verilmeye başlanmıştır. Buğday unundan pasta ve benzeri ürünlerin yapılması yasaklanmıştır.


    İkinci Dünya Savaşı döneminde büyük şehirlerde kimin ne kadar ekmek alacağı hükümet tarafından belirleniyordu. Bu amaçla ekmek karnesi düzenlenmişti. Herkesin aldığı günlük ekmek miktarı karnesine işleniyordu. Bu dönemde zeytin ve şeker gibi ürünler de karneyle veriliyordu. Bu uygulamaya yol açan esas etken savaş şartlarından dolayı temel gıda ürünlerini tasarruflu bir şekilde kullanma isteğiydi. Bu durum savaşın savaşa girmeyen ülkeleri de ekonomik ve sosyal yönden olumsuz etkilediğini göstermektedir.

    İstanbul’da özel otomobillerin trafiğe çıkması yasaklanmış daha sonra bu yasak ticari araçları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
    Savaş şartlarının getirdiği ekonomik sıkıntıları aşmak için yeni vergiler konmuştur.
    Tifo ve kolera gibi salgın hastalıkları önlemek amacıyla çalışmalar yapılmıştır.
    Askeri harcamalar artırılmıştır.
    Karadeniz’deki Türk gemi seferleri durdurulmuştur.
    Radyo yayınlarında kesinti yapılmıştır.
    Belli bölgelerde gece 23.00'dan sonra sokağa çıkma yasağı getirilmiştir.