2. Ahmetin Hayatı

'Osmanlı Tarihi' forumunda EyLüL tarafından 18 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. 2. Ahmetin Biyografisi


    2. Ahmetin Yaşamı


    II. Ahmet 25 Şubat 1643 doğumlu 21. Osmanlı padişahı ve 100. İslam halifesidir.

    Sultan İbrahim Han'ın üçüncü oğludur. Annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. 1643'te Edirne'de dünyaya geldi. İyi bir tahsil gördü. Arapça ve Farsça'yı mükemmel bir şekilde öğrendi. Kardeşi II. Süleyman'ın dört yıllık saltanatı sırasında sarayda kafes hayatı yaşadı. 21 Haziran 1691'de tahta çıktığı zaman 48 yaşındaydı. Ahmet Han'ın cülusu sırasında Osmanlı Devleti, İkinci Viyana Kuşatmasını takip eden harplerle meşguldü.

    Sultan II. Ahmed Han, tahta çıktıktan sonra ilk olarak; Avusturya üzerine giden Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa'ya ferman göndererek sadaretinin ve seferin devamını diledi. Fazıl Mustafa Paşa, 20 Temmuz'da Belgrad'a ulaşan Osmanlı ordusunu, Kırım kuvvetlerinin gelmesini beklemeden ve harp meclisinin kararına aykırı olarak Petervaradin önlerinde bulunan Avusturya ordusu üzerine sürdü. Tisa Suyunun Tuna'ya karıştığı Salankamen mevkiinde, şiddetli geçen harbin ilk anlarında Osmanlı ordusu üstün durumda iken serdarın vurularak şehit düşmesi üzerine, vaziyet Osmanlılar aleyhine döndü. Böylece Salankamen savaşı kaybedildi. Bu savaşta tarihçilerin; alim, dindar, alicenap, vakur ve adil bir kimse olarak vasıflandırdıkları, iyi bir devlet adamı ve komutan olan Fazıl Mustafa Paşa'nın şehit düşmesi, Osmanlılar için en büyük kayıp olmuştur.

    Çok merhametli ve vatanperver olan II. Ahmet Han, hasta olduğu zamanlarda bile, devlet işlerinden asla el çekmezdi. Zaman zaman kıyafetini değiştirerek halk arasında dolaşır, insanların dertlerini sabırla dinler, çare bulunması için gerekli yerlere emirler verirdi. İslamiyet'e hizmet hususunda derin bir mesuliyet hissi içinde hareket ederdi. Tahta çıktığı zaman söylediği Ben saltanata talip değildim. Allah-ü Teala fazl-ı kereminden bu aciz kuluna nasip eyledi. Bu nimetin şükrünü eda edemem. şeklinde sözleri onun nasıl manevi bir mesuliyetle devlet reisliğini kabul ettiğini anlatmakta ve milletine hizmet duygusunun derinliğini göstermektedir.

    Sultan II. Ahmet Han, bir mesele hakkında uzun uzun düşündükten ve bilenlerle istişare ettikten sonra karar verirdi. Sanatkarları korur, onlara değer verir, daha iyiye ve daha güzele yönelmeleri için çalışırdı. Hattat olup hattı güzeldi. Kur'an-ı Kerimlerin yanında başka kitapları da yazarak çoğaltırdı. Aynı zamanda şair olan Sultan Ahmet Han'ın kabri Kanuni Sultan Süleyman türbesinin içerisindedir.

    [​IMG]