1402 Ankara savaşı özet

'Osmanlı Tarihi' forumunda Büsra tarafından 6 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. 1402 Ankara savaşı özet

    Ankara Savaşı (28 Temmuz 1402)

    Türk-İslâm tarihinin en önemli hâdiselerinden biri, Ankara Savaşı'dır. Cihan hâkimiyeti mefkûresine inanmış iki sultanın aralarındaki rekabet, nihayet savaşa dönüşmüştür. Moğol Hakanı Cengiz soyundan gelen ve onun mirasının peşine düşen Timur'un bu gayesini engelleyen üç önemli güç vardı: Doğu Avrupa'yı hâkimiyeti altına almış olan Altınordu Devleti, Anadolu ve Rumeli'de büyük fütuhat gerçekleştiren Osmanlı ve İslâm dünyası üzerinde güçlü bir nüfuzu bulunan Memluklu Devleti. Ancak bu devletlerin de kendi aralarında siyasî bir mücadeleye giriştikleri görülmektedir. Eflak ve havalisinin Osmanlı tarafından fethi sonrası, Tuna deltasında Osmanlı ve Altınordu Devleti karşı karşıya gelmişti. Anadolu'da ise, Malatya ve çevresinin Yıldırım Bayezid'in eline geçmesi, Osmanlı-Memluklu rekabetini daha da şiddetlendirmiştir. Dolayısıyla bu devletlerin Timur gailesine karşı bir araya gelme ihtimalleri yoktu.

    Nihayet Anadolu birliğini sağlamaya çalışan Yıldırım Bayezid'in Timur'un himayesinde olan Erzincan ve çevresini Ertanaoğulları'ndan almak istemesi, ilk kıvılcım oldu. Kendisinden yardım istenmesi üzerine Timur, Anadolu'ya girdi ve Sivas'a kadar ilerleyerek bütün coğrafyayı mahvetti. Bu sırada Osmanlı Sultanı İstanbul'u fethetmek üzere muhasara etmiş bulunduğundan, doğrudan Timur'a mukabelede bulunamadı. Daha sonra gelişen hâdiseler, bilhassa Yıldırım Bayezid'in hâkimiyetlerine son verdiği Batı Anadolu'daki beyliklerin idarecilerinin Timur'dan yardım talepleri, buna mukabil Timur'un topraklarını ellerinden aldığı Celâyir Sultanı ve Karakoyunlu Devleti idarecisi Kara Yusuf'un Osmanlı Sultanı'ndan yardım talepleri, büyük bir savaşın sebepleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Timur'un Anadolu'ya girerek Kemah'ı yeniden ele geçirdiği ve Ankara Kalesi'ni muhasara ettiği haberini alan Yıldırım süratle bu bölgeye geldi. Timur ise, askerini Çubuk Ovası'na yerleştirdi. Kuvvetlerinin büyük kısmı piyade olan Osmanlı, ekseriyetle süvari kuvvetlerine sahip Timur'u takip ederken hayli zorlandı. Bu sebeple savaş alanına gelen Osmanlı kuvvetlerinin bir süre dinlendirilmesi fikri, Timur'un bu zamanı kendi lehine kullanarak, Osmanlı kuvvetleri içerisine nifak sokmasına imkân sağladı.

    28 Temmuz günü Osmanlı kuvvetlerinin hücumu ile başlayan savaş, Hindistan'dan getirilen fillerin karşı hücumuyla şiddetlendi. Ancak savaşın en dehşetli ânında Osmanlı kuvvetleri içerisinde bulunan Anadolu Eyaleti askerlerinin ve Tatar kuvvetlerinin karşı tarafa geçmesi, savaşın kaderini değiştirdi. Yıldırım Bayezid'in etrafındaki kayınbiraderi Lazar komutasındaki Sırp kuvvetleri ve Yeniçerilerin mukavemeti de neticeyi değiştirmedi. Osmanlı ordusu dağıldı, şehzadeler savaş alanını terk etti. Osmanlı Sultanı, iki şehzadesiyle birlikte esir edildi.

    Ankara Savaşı iki Müslüman ordu arasında gerçekleşen tarihin tanık olduğu büyük felâketlerdendir. Bilhassa Anadolu'da Osmanoğulları'nın başlatmış olduğu fütuhata ve Anadolu birliğinin gerçekleştirilerek devletin sağlam temellere oturtulmasına büyük darbe vurmuş, devleti yıkılmanın eşiğine getirmiştir. Doğu Roma'nın da elli yıl kadar daha hayatiyetini devam ettirmesine imkân sağlamıştır. Timur açısından ise, sadece güç ve cihangirlik duygularının tatminine vesile olmuştur. Onun en büyük hayali olan Çin'in fethi konusunda da hiçbir yardımı olmamıştır. Kader açısından ise belki de, bundan sonra kuru cihangirlik davası güdeceklere büyük bir ibret vesikası olmalıdır.