10 kasım çocuk şiirleri

'Karışık Şiirler' forumunda EyLüL tarafından 9 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. 10 kasım şiirleri
    10 kasım çocuk şiiri
    Çocuk Şiirler 10 kasım ile ilgili

    Atatürk Yaşıyor Baba

    On kasımda üzgündü
    bulut buluttu gözleri
    "100'den çok fazla olacaktı
    yaşı "dedi canım babam
    "eğer yaşasaydı o büyük adam! "

    "Üzülme," dedim ona
    "Ben üzülüyor muyum bak! "
    Nedenini açıkladım sonra:

    Diyor ki öğretmenimiz:
    "Yaşayıp göçmüş insanların
    İsimlerinin sonunda
    İki sayı görürsünüz...
    İlki doğduğu yılı gösterir
    Öldüğü yılı gösterir sonraki.

    İngilterenin Ana Kraliçesi
    Elizabeth (1558-1603)
    Gibi örneğin
    eğer ölmemiş olsaydı, adının
    sonuna yıl yazılmazdı kadının.

    Atatürk'ünküne bakalım bir de
    Baştaki yıl var sondaki yok
    (1881 - ........)
    demek ki o ölmedi
    hâlâ Kocatepe'de
    dağları aşıyor baba
    denizlere ulaşıyor
    Atatürk yaşıyor baba!

    Fevzi Günenç


    10 Kasım

    Yıl otuz sekiz On Kasım Perşembe
    Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar.
    Sarsılıyor İstanbul yedi tepe,
    Yaman esmiş Dolmabahçe'de rüzgar.

    Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş,
    Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş.
    Böyle toptan bir yas nerede görülmüş,
    Beraber ağlıyoruz kurtlar, kuşlar.

    Bu memlekete en çok hizmet eden,
    Bu aşk ile dağlara gücü yeten,
    On sekiz milyonun omzunda giden
    Atam, Ankara sırtlarında yatar.

    İlhan DEMİRASLAN

    Atamın Öldüğü Gün

    Atamın öldüğü gün,
    Bir başkaydı bulutlar.
    Genç ihtiyar hep üzgün,
    Tükenmişti umutlar.

    Masmavi Karadeniz,
    Hırçındı, kabarmıştı.
    Daha sabah, gök, deniz,
    Sanki de kararmıştı.

    Bıraktı ardı sıra,
    Milyonlarca evladı.
    Bütün yürekler yara,
    Gözlerde kan ağladı.

    Kuşlar bir başka uçtu,
    O sabah gökyüzünde.
    Güller ise bir hoştu,
    Hüzün vardı yüzünde.

    Gitti Atam o gidiş,
    Dönmedi artık geri.
    Başladı son diriliş,
    Kaldı büyük eseri.

    Kasım KAPLAN

    Atatürk

    Bugün 10 Kasım anne.
    En içli yasım anne.
    Benim senin babamın,
    Kardeşimin, ablamın.
    Sevgili milletimin
    Sevgili vatanımın,
    içinden sesi anne.
    En büyük yası anne
    ATATÜRK bugün öldü
    Gül benzin bugün soldu.
    Yeni bir ülkü oldu,
    Gönüllerimize doldu.


    Atatürk Acısı

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Bir çıra gibi
    Yanar tutuşurum
    Gözbebeklerimde
    Taşıl ve soğuk çağlar yansır

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Atatürk'ü yaşarım Atatürk'çe
    Anadolu sokaklarına vuran günışığını
    İliklerime dek duyarım
    Umutlarımı alırım
    Yoz ve bağnaz kavramlardan
    Köksüz ve bilinçsiz ilkeler
    Yankımaz yapıtlarımda
    Ve akar gelir usuma Anadolu dağlarından
    Işıl ışıl gürül gürül bir su

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Toprağı, göğü ve denizleri
    Anadolu dağlarından seyrederim
    Atatürk acısı
    Yüreğime dek oturmuştur evrence

    Siz büyük ölüler
    Biz öldükten sora da yaşayacaksınız

    Şahinkaya Dil

    10 Kasım

    Bir bulut inmiş,beyaz,
    Karlı dağlar başına.
    Her 10 Kasım sabahı,
    Bir ateş düşer, döşüme.

    Nerdesin, ey Ata?m nerede?
    Sensiz millet, öksüz burada.

    Sanat, ilim, fen seninle.
    Sevinen, gülen seninle.
    Olmak isterdik inan,
    Ebediyen seninle.

    Dağların, ak başı kar mıdır?
    Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

    Yarım bıraktığın işler,
    Bugün, sanki seni bekler.
    Zengin millet hayalin,
    Acep, neden emekler?

    Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
    Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

    Hüseyin Celep

    On Kasım'larda Yürümek

    Atatürk'üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım

    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım

    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım

    Fazıl Hüsnü Dağlarca


    Ah bu 10 Kasımlar

    On kasım geldiğinde
    Yerler gökler üşüyor
    Öyle soğuk ki zinde
    Yeşil yaprak düşüyor

    Her gün Kocatepeden
    Yola çıkar Atatürk
    En yüce mertebeden
    Bize bakar Atatürk


    10 kasım çocuk şiiri

    Ben hiç 10 Kasım’a
    “Günaydın” demem ki
    Ben sensiz 23 Nisan’a
    Hoş geldin diyemem ki

    Seni özlesek bile
    Elden ne gelir ki
    Bir daha senin gibi
    Gelecek mi ne belli

    Bak 10 Kasım yine geldi
    Gözlerde yaşlar tükendi
    Aradan 78 yıl geçse bile
    Senin hatıran hiç bitmedi

    Sabahlar her zaman güzeldir
    Seni hatırlatmadıkça
    Günaydın denir ama
    10 Kasım olmayınca
     



  2. Cevap: 10 kasım çocuk şiirleri

    ATAMA MEKTUP

    Kapadın gözlerini,
    Üzdün milletini.
    Görmek isterdim seni,
    Tutmak isterdim elini,
    Ama bu,gökteki yıldızları bir şişeye koymak gibi.
    Seni ziyarete geldim.
    Herkesin elinde çiçek,
    Gözünde yaş,
    Göğsünde gurur vardı.
    Bu bizim atamız diyordu herkes.
    İlk gittiğin günden beri,
    Özledim seni.
    Keşke bu kadar çabuk ayrılmasaydın aramızdan,
    Bende cephede olsaydım
    Sendeki azmi görseydim
    Tanıklık etseydim zaferlerine
    Keşke bu kadar çabuk veda etmeseydin bize.

    Reyhan Akgün


    10 KASIM ATA’ YA SESLENİŞ

    Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
    Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
    Albayrak yarıda, durur direğim
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
    Hergün şehit geldi, millet kahroldu
    Şehit anaları saçların yoldu
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Güneşler tutuldu, ayda karardı
    Ağladı ulusun bahtı karardı
    10 kasımda ulus sana ağladı
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
    Savaşın sonunda zafere erdin
    Sana yas tutuyor, şimdi milletin
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Gündüz güneş idin, gecede aydın
    Bütün devrimleri ülkeye yaydın
    On kasım da aramızdan ayrıldın
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Yurdumuzdan hain düşmanı attın
    Kurtardın ülkeyi bayram yaşattın
    Ecel geldi atam, bahtımızı kararttın
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Devrimlerle bu günlere gelindi
    Zaferlerle bütün ulus sevindi
    Bayram etti ulus, sana güvendi
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Bakari’ yem ben Atamı ararım
    On kasımlar da, sever anarım
    Kaybettim ben Atama yanarım
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Yılmaz Bakar

    10 Kasım Geldiğinde

    Dal, yaprağını döker
    On Kasım geldiğinde...
    Yüreğime kış çöker
    On Kasım geldiğinde...

    Takvimler karalanır
    Hüzünler sıralanır
    Gönlümüz yaralanır
    On Kasım geldiğinde...

    Türk, Ata'sını anar
    Yürek, yasıyla yanar
    İçim nasıl da kanar
    On Kasım geldiğinde...

    O, liderlerin hası
    Dinmez gönlümün yası
    Silinmez yürek pası
    On Kasım geldiğinde...

    Gözümüzden yaş akar
    Gökten şimşekler çakar
    Ufuktan bize bakar
    On Kasım geldiğinde...

    Hüzün, maziyi eşer
    Zihnimde çile pişer
    Yüreğe ateş düşer
    On Kasım geldiğinde...

    Millet, Ata'yı arar
    Nesiller O'nu sorar
    Özlem, kalpleri yorar
    On Kasım geldiğinde...

    İzim, izinden koşar
    Gölgen, gölgemi aşar
    Hüzün yürekten taşar
    On Kasım geldiğinde...

    Boynunu büker dağlar
    Adını anar çağlar
    Tarihler O'na ağlar
    On Kasım geldiğinde...


    (M.Nihat MALKOÇ)

    Ata’nın Huzurunda

    Gözlerimiz nemlenir
    Ata’nın huzurunda…
    Hatıralar demlenir
    Ata’nın huzurunda…

    Dereler akmaz olur
    Ateşler yakmaz olur
    Şimşekler çakmaz olur
    Ata’nın huzurunda…

    Yaşlar dönüşür sele
    Dost selam verir güle
    Al bayrak gelir dile
    Ata’nın huzurunda…

    Güneş düşer toprağa
    Su can verir yaprağa
    Bulut yaş döker dağa
    Ata’nın huzurunda…

    Sözleri ferman olur
    Bakışı derman olur
    Hüzünler harman olur
    Ata’nın huzurunda...

    Damlalar sele gelir
    Bülbüller güle gelir
    Türkiye dile gelir
    Ata’nın huzurunda...

    Çınar yaprağın döker
    Selvi boynunu büker
    İçime hüzün çöker
    Ata’nın huzurunda...

    Hüzünler aşım olur
    Kederler yaşım olur
    Acı, yoldaşım olur
    Ata’nın huzurunda...

    Buğulanır gözlerim
    Hüzne banar sözlerim
    Tutmaz olur dizlerim
    Ata’nın huzurunda...