0-6 Yaş çocuğunun psikolojisi

'Bebek Bakımı' forumunda YAREN tarafından 20 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. - Çocuklu yaşam nasıl bir çelişkiyi içinde barındırır, anne ve baba olmak nedir, sorularıyla başlarsak?..
    Anne ve baba olmak ayrı bir ruhsal durumu temsil ediyor. Özellikle, anne-babanız hayattaysa, aynı zamanda çocuksunuz, aynı zamanda da kendi çocuğunuz var. Bu tür bir çelişkiyi de getiren bir ruh hali içerisindesiniz. Dolayısıyla, özellikle küçük çocuk anne-babaları açısından; içinde olunan duruma yakından bakmak, kendimizi yakından gözlemek için, anne ve baba olmak kişisel gelişimimiz için önemli bir fırsat. Hayatımıza getirdiği sorumluluklarla, yüklerle, fırsatlarla, sevinçlerle çok önemli bir pozisyon çocuklu yaşam…

    - Anneler çocuklu yaşama daha kolay uyum sağlıyorlar da, babalar bir süre şok geçiriyorlar sanki?..
    Evet, annelik çok kolay girilen bir ruh hali. Çünkü kadınlar, anne olmak için gereken donanıma sahipler. Biyolojik yapı, beyinleri, üreme organları ile anneliğe hazırlar. Babalar ise, aynı biyolojik donanımda değiller. Örneğin; İki haftalık loğusa annelerle yapılmış bir çalışmada, anneler çocuklarına baktıklarında, beyinlerinde hangi sistemlerin çalıştığı gözlemlenmiş. Ve bu kadınların, daha fazla çalışan bölgelerinin genellikle endişe, kaygı ve risk saptamayla ilgili beyin bölgeleri olduğu sonucuna varılmış. Dolayısıyla, annenin esirgeyiciliği, koruyuculuğu ve kollayıcılığı, adeta beyninde programlanmış vaziyette. Hatta, annenin olası problemleri olduğundan büyük görmesi ve buna göre poziyon alması bile söz konusu. Buna en güzel örnek, anne kedinin yavrusuna yaklaştığınızda verdiği reaksiyondur. Annelerde bebeğe adapte olmak üzere doğal bir avantaj söz konusu. Fakat, bu kaygılı ve endişeli hal aşırıya gittiğinde, annenin anneliğini yapmasını önleyip, sadece endişelerini tatmin ediyor. O sebeple, yüzde 10 annede doğum sonrası ciddi düzeyde depresyon görüyoruz.

    - Ya babalar, bebeklerine baktıklarında beyinlerinde hangi bölgeler faaliyet gösteriyor?
    Aynı çalışmada erkeklere baktığınızda beyinlerinde faaliyet gösteren bölgelerin, endişe ve kaygı ile pek alakası olmadığını, sadece öyle baktıklarını görüyoruz. Fakat, bu tablo erkeklerde de 6 ay sonra değişiyor. Ve bilhasa çocuğuyla daha çok vakit geçiren kişilerde, babalık rolünün yerleştiğini görüyoruz. Sonuçta, erkeklerin babalık rolüne adaptasyonları için 6 ay kadar beklemek lazım.
    Öte yandan, bazen erkeklere yeterince hazır olmadıkları bu rolü değişik sebeplerle vakitsizce oynatmaya gayret ettiğimizde, ya da erkek kendisi "Bunu benim yapmam lazım" diyerek babalık yapmaya kalktığında, yeterince hissetmediklerini ifade ediyorlar ve bundan dolayı da bazen suçluluk duyuyorlar.

    - Babalara rollerine ısınmaları konusunda bir öneriniz olabilir mi?
    Babalara önerim; babalık çocuğu kucağınıza alır almaz hissedilen bir duygu değildir, geliştirilen bir duygudur. Hatta, anneler için bile böyle olabilir. Çünkü herkesin motorunun ısınma hızı farklıdır. Erkeklerde kategorik olarak daha farklı olduğunu biliyoruz. Kadınlar için de tabii ki, bir değişkenlik var.

    İkinci husus, erkek olarak hızla babalık rolüne ısınmak istiyorsak, çocuğun günlük işleriyle uğraşma süremizi uzatmalıyız. Beziydi, banyosuydu, uyutulmasıydı gibi yerlerde, aktif ve gönüllü olmalıyız. Daha da ideali, hamileliğin son aylarında ve
    doğum sürecinde olaya tanık olmaktır.