forum,forumlar,forumdaş,  



***Güzel Bir Masal**

DUYGU SELİ Kategorisinde ve HİKAYELER Forumunda Bulunan ***Güzel Bir Masal** Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Padişahla karısının bir türlü çocuğu olmuyormuş, ne yapmışlarsa bir türlü bir çocuk sahibi olamamışlar. Bir gün yaşlı, uzun sakalları olan ...

+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: ***Güzel Bir Masal**

  1. #1
    Üyelik tarihi : 25.01.2008
    Şehir:KONYA Şubesi
    Cinsiyet: Bayan
    Konular: 1800
    Mesajlar : 5.854
    Aldığı Teşekkür:639
    Rep Puanı: 2160

    ***Güzel Bir Masal**

    Padişahla karısının bir türlü çocuğu olmuyormuş, ne yapmışlarsa bir türlü bir çocuk sahibi olamamışlar. Bir gün yaşlı, uzun sakalları olan beyaz bir adam saraya konuk gelmiş, padişah adamı çok sevip akşam yemeğine alıkoymuş. Yemekten sonra sakallı ihtiyar

    "Galiba sizin meyveniz yok" demiş.

    Padişah hemen atılmış,

    "Her meyveden var, ne istersiniz?" demiş.

    "Yok," demiş ihtiyar, "onu söylemiyorum, galiba sizin çocuğunuz yok, onu söylemek istiyorum."

    Padişahla karısının gözleri dolmuş,

    "Çok istedik, ama olmadı" demişler.

    "Peki" demiş ihtiyar, "ben size bir yol göstereceğim, dediklerimi yaparsanız çocuğunuz olur. Ülkenin en ucundaki dağın tepesinde bir pınar var. Baharın yaza bağlandığı gece, tam sabah olurken, mehtap batmadan, güneş de çıkarken çırılçıplak o pınara girip yıkandıktan sonra, 'hayırlısı neyse olsun' deyip birbirinize kavuşacaksınız."

    Yaşlı adam bunları söyledikten sonra odasına çekilmiş, ertesi sabah da kimseye görünmeden saraydan ayrılıp gitmiş. Padişahla karısı, büyük bir kalabalıkla yola çıkmışlar. Dağın başındaki pınara girip yıkanmışlar, sonra da çadırlarına çekilip yataklarına girmişler. Padişahın karısı,

    "Allahım bize bir evlat ver de nasıl verirsen ver" demiş.

    O gece padişahın karısı hamile kalmış. Aradan dokuz ay geçmiş. Doğum vakti gelmiş. Saraya ülkenin en ünlü ebelerini çağırmışlar. Ama sultan bir türlü doğuramıyormuş, ne yaparlarsa yapsınlar sultan bir türlü doğuramıyormuş. Kentte babasıyla ve üveyannesiyle yaşayan çok güzel ve çok fakir bir genç kız varmış. Padişah, öfkesinden karısını doğurtamayan bütün ebelerin başını vurdurtmuş. Bunu duyan kötü kalpli üveyanne, saraya gidip

    "Benim bir üvey kızım var. Sultanı doğurtsa doğurtsa o doğurtur" demiş.

    Bunun üzerine saraydan adam gönderip kızı çağırtmışlar. Kız başına ne geleceğini anlamış, doğru annesinin mezarına gitmiş, annesinden akıl sormuş:

    "Anneciğim ben ne yapacağım, hiç bir ebenin doğurtamadığı sultanı doğurtmak için beni çağırdılar. Benim de kellemi kesecekler."

    Tam o sırada ak sakallı bir ihtiyar peydah olmuş mezarın yanında,

    "Ağlama kızım" demiş, "ben sana ne yapacağını anlatacağım, dediklerimi yaparsan, kelleni kurtarırsın." Sonra kıza ne yapacağını anlatmaya başlamış. "Sultan benim dediklerimi tutmadı, hayırlısını isteyeceğine, ne olursa olsun dedi, bu yüzden de evlat yerine karnında bir yılan taşıyor şimdi, sen saraya gidince, hemen bir kazan süt isteyeceksin, sütü sultanın bacakları arasına yerleştireceksin, sütün kokusunu alan yılan da dışarı çıkacak."

    Kız saraya gitmiş, ihtiyarın dediklerini yapmış. Gerçekten de sultan, kocaman, kara bir yılan doğurmuş. Hemen padişaha haber vermişler. Sultan hanım ağlamış,

    "Ne yapacağız" diye bir zaman çırpınmışlar, sonunda "Yılan mılan, evlat evlattır," deyip yılanı kimseye göstermeden sarayın arka odalarından birine yerleştirmişler. Ülkede padişahın bir evladı oldu diye şenlikler yaptırmışlar. Aradan yıllar geçmiş, arka odada bırakılan kara yılan büyümüş, bir gün padişah babasına haber göndermiş,

    "Ben artık evlenmek istiyorum" demiş. Padişah, ne yapsın, bir tanecik evladı. Vezirlerden birinin kızını oğluna istemiş. Düğün yapılmış, gelini gerdeğe sokmuşlar, ertesi sabah kapıyı açmışlar ki, kızın cesedi bir köşede yatıyor. Yılan kızı sokup öldürmüş. Başka bir vezirin kızıyla evlendirmişler. Yılan onu da sokup öldürmüş. Saraydaki kızlar birer birer öldükten sonra, halktan kızlarla evlendirmeye baslamışlar. Yılan prens, o kızları da öldürmüş. Genç kızlar saraya gelin gidip birer birer ölüyormuş. Halk, prensin yılan olduğunu bilmiyormuş, ama prensle evlenen kızların öldüğü memlekette yayılmış, herkes kızını memleketten kaçırmaya çalışıyormuş. Bir gün yılanı doğurtan ebe kızın üveyannesi, saraya gitmiş,

    "Benim çok güzel bir kızım var, sultanı da zaten o doğurtmuştu, prensin dilinden o anlar, onunla evlendirin prensi" demiş.

    Hemen kadının evine adamlar gönderilmiş, kız babasından istenmiş. Adamcağız ne yapsın, padişaha hayır diyecek hali yok ya, kızını vermiş. Bunu duyan kız öleceğini anlamış, hemen annesinin mezarına koşmuş yeniden.

    "Anneciğim beni prensle evlendirecekler ama prens bir yılan. Beni de öteki kızlar gibi sokup öldürecek, genç yaşımda öleceğim" demiş.

    Kız annesinin mezarı başında ağlarken, beyaz sakallı ihtiyar görünmüş yeniden.

    "Ağlama" demiş, "yılan kılığındaki prens aslında çok yakışıklı bir delikanlıdır. Dediğimi yaparsan insan haline döner, çok mutlu bir hayat sürersiniz."

    "Ne yapacağım?" diye sormuş kız. İhtiyar da anlatmış.

    "Seni gerdeğe sokacakları zaman, üstüne kırk gömlek giyeceksin. Sen odaya girince yılan sana 'soyun' diyecek, sen bir gömleğini çıkart, sonra sen de ona 'sen de soyun bakalım yılan bey' de, o da derilerinden birini çıkartacak. Sonra sana yeniden, 'soyun' diyecek, sen gene ikinci gömleğini çıkarttıktan sonra ona 'sen de soyun yılan bey' diyeceksin. Böyle böyle kırk derisini de çıkarttıracaksın. Kırkıncı derisini çıkarttıktan sonra yakışıklı bir delikanlıya dönecek. Ama sakın ola ki, o bütün derilerini çıkartmadan sen soyunup kalma. O derilerini çıkartmadan soyunursan, seni çıplak görürse sokup öldürür."

    Kız hazırlanmış, alıp saraya götürmüşler, düğün olmuş. Sonra kıza gerdeğe gireceksin demişler. Kız da ihtiyar adamın dediği gibi kırk gömlek giymiş üstüne. Her şey ihtiyarın dediği gibi olmuş, bir kız çıkartmış gömleğini, bir yılan çıkarmış derisini, birlikte soyunmuşlar, sonunda kırkıncı deriden de sonra yılan çok yakışıklı bir delikanlı olmuş, ikisi yıllarca mutlu yaşamışlar...

    alıntı
    __________________
    [DIPNOT]Neyi istediğiniz değil..Neyi nasıl istediğiniz önemlidir..[/DIPNOT]

  2. #2
    Üyelik tarihi : 15.01.2008
    Şehir:ANKARALI
    Cinsiyet: Bayan
    Konular: 693
    Mesajlar : 4.320
    Aldığı Teşekkür:246
    Rep Puanı: 1312
    [glint]yılan kelimesi çok geçtiği için okumakta zorlansamda sonunu getirebildim ilginç bir hikayeymiş doğrusu
    emeğine sağlık ezlem paylaşım için teşekkürler:f118: :f118: [/glint]

  3. #3
    Üyelik tarihi : 01.05.2008
    Şehir:KONYA
    Cinsiyet: Bayan
    Yaş: 34
    Konular: 1968
    Mesajlar : 7.488
    Aldığı Teşekkür:1323
    Rep Puanı: 1358
    güzel bir masaldı teşekkürler

  4. #4
    Üyelik tarihi : 07.05.2008
    Şehir:İZMİR Şubesi
    Cinsiyet: Erkek
    Yaş: 35
    Konular: 43
    Mesajlar : 378
    Aldığı Teşekkür:3
    Rep Puanı: 484
    paylaşımına teşekkürler,güzel hikayeydi

  5. #5
    Üyelik tarihi : 30.09.2006
    Şehir:İSTANBUL/Avrupa Yakası
    Cinsiyet: Bayan
    Yaş: 23
    Konular: 0
    Mesajlar : 48
    Aldığı Teşekkür:1
    Rep Puanı: 100
    büyük bir keyifle okudum teşekkürler

  6. #6
    Üyelik tarihi : 24.09.2007
    Cinsiyet: Bayan
    Yaş: 33
    Konular: 94
    Mesajlar : 810
    Aldığı Teşekkür:4
    Rep Puanı: 1331
    Bende büyük bir zevkle okudum çok güzel bir hikayeydi teşekkürler...

  7. #7
    Üyelik tarihi : 07.01.2007
    Şehir:İSTANBUL/Avrupa Yakası
    Cinsiyet: Bay
    Konular: 125
    Mesajlar : 1.688
    Aldığı Teşekkür:174
    Rep Puanı: 848
    valla yılanları hiç de sevmem ama hikayeyi okudum paylaşımına teşekkürler ezlem

  8. #8
    Üyelik tarihi : 15.08.2008
    Cinsiyet: Erkek
    Yaş: 37
    Konular: 10
    Mesajlar : 53
    Aldığı Teşekkür:0
    Rep Puanı: 110
    hikayeyı okudum gerçekten güzeldi eline sağlık ezlem

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. masaL ßitti......!
    küLkedisi --> ŞİİRLER
    Cevap Sayısı: 1
    Son Mesaj: 15-09-2009, 14:38
  2. Masal Dizisi- Atv
    WisH --> Diğer Diziler
    Cevap Sayısı: 0
    Son Mesaj: 27-07-2009, 12:48
  3. Bir masal dinlemiştim
    €vrim --> Özlem şiirleri
    Cevap Sayısı: 2
    Son Mesaj: 26-03-2009, 10:25
  4. Masal Türü
    Aysell --> Ödev ve Tezler
    Cevap Sayısı: 0
    Son Mesaj: 04-01-2009, 19:51
  5. Sen Masal Söyle
    WisH --> ŞİİRLER
    Cevap Sayısı: 8
    Son Mesaj: 16-04-2008, 12:31

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Powered by vBulletin® Version 4.0.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tüm Hakları Saklıdır ©2006- 2010 Forumdas.Net
LinkBacks Enabled by vBSEO © 2010, Crawlability, Inc.
Copyright 2010 Style Powered By eTiKeT™ All Rights Reserved
Netopsiyon.com.tr Valid XHTML 1.0 Transitional