Türk Gelenek ve Görenekleri

Konusu 'Türkiye ile ilgili' forumundadır ve Ezlem tarafından 12 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem

    Ezlem Üye

    Ülkemizde örf adet gelenek görenek


    Doğum Gelenekleri

    Geçiş dönemlerinde ilki olan doğum dünyanın her yerinde olduğu gibi Anadolu’da da her zaman mutlu bir olay olarak kabul edilmiştir. Dünyaya gelen her çocuk sadece anne babanın değil aynı zamanda akrabaları, komşuları, soyu ve sopu da sevindirmektedir. Çünkü her doğum ailenin akrabaların soyun, sopun sayısını artırmaktadır. Sayının artması ise; gücün dayanışmanın artması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle küçük topluluklarda ve etnik gruplarda aileler nüfuslarının çokluğu oranında kendilerini güçlü ve dayanıklı hissetmektedirler. Yaygın olan “çocuk ailede ocağı tutturur” sözü de toplumun bu konudaki değer yargısını ve aileye bakış açısını ortaya koymaktadır.
    Yapmaması gereken davranışlara hamile kadın, hamileliği süresince;

    - Ayıya, maymuna, deveye bakmaz,

    - Balık, tavşan, paça, kelle yemez, sakız çiğnemez,

    - Cenazeye gitmez, cesede bakmaz,

    - Gizli saklı bir şeyi alıp yemez.


    Al Karısı inanışı

    Loğusa ve kırklı çocuklara sataştığı ve kimi zaman da onları öldürdüğü tasarımlanan alkarısı; al, cazı, cadı, al anası, al kızı, al karası, koncoloz, goncoloz, kara koncoloz gibi adlarla tanımlanmaktadır.

    Anadolu’da ahır, samanlık, değirmen, terkedilmiş virane yerlerde, su kuyusu, su kaynakları ve loğusa kadın ve kırklı çocuğun yalnız olduğu yerlerde bulunduğuna inanılan al karısından korunmak için halk birtakım uygulamalara baş vurmaktadır.

    Sünnet geleneği genel olarak;

    - Sünnet çocuğunun yaşı ve sünnet zamanı,

    - Tören ya da düğün hazırlığı,

    - Çocuğun hazırlanması,

    - Sünnet işlemi ve sünnetçi,

    - Hediye-armağan gibi alt konu başlıkları içerisinde incelenmektedir.

    TÜRKiYE’DE DİNİ BAYRAM GELENEKLERi:

    Türkiye’de resmi olarakta kutlanan iki tane dini bayram vardır Kurban Bayramı ve Şeker (Ramazan) BayramıKurban Bayramı dört gün Şeker(Ramazan)bayramı ise üç gün sürer ve bu bayramların Türk halkının yaşamında özel bir yeri ve anlamı vardır
    Bayramların kutlanması her bölgede farklı olabilirAncak temelde kutlamalar bir birine çok benzer
    Bayramlarda hazırlıklar bir iki hafta önceden ''genel bayram temizliği'' ile başlar Bayram için yiyecek ve giyecek listesi yapılırAlışveriş listesinde bayram şekeri ve kolonyası mutlaka yer alır Özellikle çocuklara bayramlık elbise ve ayakkabı almak için zengin- fakir herkes özel çaba gösterir ''Kurban Bayramı '' listesinde ise farkli olarak bir de KURBANLIK bulunur

    Bayramlar öncesinde kandil geceleri lokma yapılarak komşulara mahalle çocuklarına yakınlara dağıtılır Aynı gece Kuran okunarak ölüler için dua edilir
    Her iki bayramında bir önceki gününe Arife günü denir Arife günü mezarlıklar ziyaret edilir ve bayram yemekleri hazırlanır Bayram yemekleri de bölgeler göre ve bayramın türüne göre farklılık gösterir Elbette Kurban Bayramının ana menüsü kurban etinden oluşur Bunun yanı sıra börekler açılır dolmalar sarmalar yapılır Ancak her iki bayramında vazgeçilmez menüsünde baklava vardır Arife gecesi ailenin tüm bireyleri yıkanır Bayram sabahı erkenden kalkılır Herkes en yeni bayramlık giysilerini giyer Erkekler bayram namazına giderler kadınlar gerekli yemek ve sofra hazırlıklarını yaparlar
    Bayram namazı sonrasında erkekler toplu olarak mezarlıklara giderler Orada hem kendi yakınlarına hem de tüm ölülere dualar yapılır Ardından eve gelinir Sofraya hep beraber oturularak bayram yemeği yenir Yemekten sonra eller yıkanır ailede en büyükten başlayarak bayramlaşma yapılır Büyüklerin elleri öpülür Büyükler de küçüklere para vererek sevindirirler Kurban Bayramında genellikle hafif bir kahvaltıdan sonra Kurban kesme işiyle ilgilenilir ve öğlen yemeğine kurban eti pişirilir Sonra komşular akrabalar dostlar gezilerek bayramları kutlanır Bayram ziyaretine gelenlere kolonya şeker çikolata baklava bayram kahvesi (Kurban Bayramı ise kurban eti) ikram edilir
    Bazı yerlerde ''bayram şenliklerinin'' yapıldığı salıncaklarin kurulduğu çeşitli oyunların ve atraksiyonların olduğu ‘’şenlik alanları’’vardır Gençler ve çocuklar buralarda toplanarak gönüllerince eğlenirler
    Bu ''Dini Bayramlar''ın en önemli özellikleri :Bayramlarda insanlar bir araya gelir eş-dost-akrabalar ziyaret edilir küs olanlar barışır fakirlere yardım edilir dostluklar gelişir ve mutluluklar sevinçler paylaşılır
    Keşke insanlar 3-4 günlük bu bayramları tatil olarak görmese de geleneklerimiz gelecek kuşaklara da aktarılabilse!

    EVLENME ADETLERİ

    Birleşmiş Milletler Nüfus Komisyonu’na göre “Erkek ve kadının kanuni birleşmesinden doğan müesseseye evlilik” denir (SERPER S 149)
    Evlilik insan gruplarının yaşantıları boyunca uyguladıkları ve geliştirdikleri sosyal öğelerle yüklü bir kavramdır Kültürler arası farklılık göstermesi sosyal öğelerin değişik kültürler içinde oluşması ve farklı değer yargılarıyla yüklü olmasıyla açıklanabilir Toplumlar kimin kiminle kaç eşle ve hangi koşullar altında evlenebileceğine dair bir takım kurallar yaratmışlardır Çok değişik uygulamalar olmakla beraber evlilik esas itibariyle toplum tarafından onanan kadın ve erkek ya da kadınlar ve erkekler arasında yaratılan bir ilişki türünü karakterize etmektedir İlişkinin belirli kalıplar içinde gerçekleşmesi de evliliğin sosyal bir kurum olarak ele alınıp incelenmesine olanak vermektedir Aile birliği sürekliliğini evlilik kurumuyla sağlar Başka bir deyişle evlenme olgusu aileyi oluşturan toplumsal ilişkileri belirli kalıplar içine yerleştiren bir sözleşmedir
    Anadolu’nun her tarafında evlenmenin yapılabilmesi için bu olay öncesi bir takım hazırlık ve aşamaların birbiri arkasına yapılması ve izlenmesi gerekir Bu nedenle halk (ister köy-geleneksel topluluklarında olsun ister şehir ve kasabaların geleneksel sınıflarında olsun) bu aşamaları işaretleyen bir takım kaideleri (görenekleri) ve seremonileri uygulamak zorundadır Evlenme ile ilgili göreneklerin çoğu söz konusu toplumlarda kuşaktan kuşağa geçmiş binaenaleyh gelenekleşmiş olup bunların yanı sıra yapıla gelmekte olan seremoniler de birtakım inançlar ve pratiklerden ibarettir Ancak çok eski zamandan beri uygulanan ve bugün artık Türkiye Türk topluluğunun malı kültürünün bir parçası haline gelmiş olan “Evlenme görenekleri ve seremonilerinin batılılaşma süresi sonunda gittikçe değişmekte oldukları da bir gerçektir Söz konusu görenekler ve seremoniler sıra ile ilkten sona doğru ana hatları şu aşamalara göre uygulanır: Evlenme arzusunu belirtme evlenme çağı görücü gezmek (dünürcülük) söz kesimi başlık nişan evlenme ve düğün

    Askerlik

    Toplumumuzda gelenekselleşmiş köklü bir geçmişe sahip olan askerlik kutsal bir görev olarak değerlendirilir Asker olmak onurlu ve erdemli bir insan olmayla özdeşleştirilir Özellikle kırsal kesimde askerliğini yapmayan kişiler hoş karşılanmaz sözleri dikkate alınmaz

    Topluma bu denli önem verilen bu görevin başlangıcında ve bitişinde diğer geçiş dönemlerinde olduğu gibi çeşitli törenler yapılmaktadır Uğurlama ve karşılama törenleri bölgesel farklılıklar göstermektedir

    Yurdumuzun her yöresinde yaygın olarak yapılan uygulamalardan biri pusulası (askere çağrı mektubu) gelen gençlerin akrabaları ve arkadaşları tarafından sırayla yemeğe davet edilmelidir Bu yemek yalnızca asker adayına verildiği gibi ailesiyle birlikte ağırlandığı da olmaktadır Yemek sırası ve sonrasında eğlenceler yapılması da yaygın bir uygulamadır
     

Sayfayı Paylaş