TC nin çağdaşlaşmasında kitle elitişim araçlarının katkıları nelerdir

Konusu 'Sorun Cevaplayalım' forumundadır ve Sitem tarafından 7 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. Sitem

    Sitem Üye

    Türkiye Cumhuriyetinin çağdaşlaşmasında kitle iletişim araçlarının katkılarını araştırma

    Ülkemizin geneli göz önüne alındığında ülkemizde en etkili kitle iletişim aracının televizyon olduğu söylenebilir.Çünkü televizyon diğer kitle iletişim araçlarından farklı olarak herkesin evinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Kitle İletişim Araçlarının Gelişimi. İlk Türk gazetesi 11 Kasım 1831'de çıkarılmaya başlanan resmi "Takvim-i Vekayi" dir. Bugün de "Resmi Gazete" adı ile yayın hayatını sürdüren bu gazeteden sonra "Ceride-i Havadis" gazetesi çıkmış ve özel ilanlarıyla dikkat çekmiştir. Toplumsal yaşamın aynası konumundaki Türk gazeteciliğinin, 1860 yılında yayınlanan "Tercüman-ı Ahval" gazetesi ile başladığı söylenebilir. Tercüman-ı Ahval’i, "Tasvir-i Efkar" izler. 1867-1878 yılları arasında yalnızca İstanbul'da yayımlanan süreli yayınların sayısı 113'e varır. Cumhuriyet dönemine kadar aralarında Basiret, İbret, Tercüman-ı Hakikat, İkdam, Sabah, Saadet, Tarik gibi gazetelerin yer aldığı bir süreç yaşanmıştır. Atatürk’ün kuruluşuna öncülük ettiği "İrade-i Milliye" ve Cumhuriyet döneminde "Ulus" adıyla yayımlanan "Hakimiyet-i Milliye", Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında etkin çalışmalarda bulunan gazetelerdir. Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında çıkan birçok gazete, bugünlere kadar uzanan bir geleneği de beraberinde taşımıştır. Yazılı basının bu doğrultuda yüzyılı aşan bir geleneğin temsilcisi olduğu görülmektedir. Gelişen teknoloji ve diğer olumlu koşullar ile birlikte, bugün Türkiye'de yayınlanan gazete türlerinde ve sayısında çok renkli ve çoğulcu bir dönemin yaşandığı söylenebilir.

    Radyo yayıncılığı yazılı basın kadar eski olmamakla birlikte, 1927'lerde düzenli etkinliklere başlamıştır. Gelişen radyo yayıncılığı, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (TRT) kurulmasıyla giderek güç ve anlam kazanmıştır. Bugün yerel ve ulusal ölçekte yayın yapan radyo istasyonu sayısının 1.000'i aştığı görülmektedir.

    Türkiye'de ilk televizyon yayını 1952'de gerçekleştirilmiştir. Ulusal, bölgesel ve yerel kanallar dahil bugün Türkiye'de 260'nin üzerinde televizyon kanalı yayın hayatını sürdürmektedir.

    KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ
    Kitle iletişimi toplumsal araştırmalarda üzerinde ısrarla durulan ve belki de en az açıklığın sağlandığı konu değişik araçların etkileridir. Birçok ülkede kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde, böyle bir sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir. Bir yanıt oluşturmak için çok şey yazılmış ve epeyce araştırma yapılmışsa da konunun hem kitle iletişim araçlarının genel önemi, hem de özelde kitle iletişiminin belirli düzeylerinin olası etkileri açısından yine de tartışmalı olduğu kabul edilmelidir. Bu konuda bitmeyen zorluklardan birisi araçların etkilerini araştıranlarla kitle, kitle iletişim araçları üreticileri ve alanda kamu politikalarını oluşturanlar arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklandığından tartışma kaçınılmaz olarak kullanılan terimlere bazı açıklıklar getirilmesiyle başlamıştır. Kitle iletişim araçları içerikleri ve örgütlenmiş biçimleriyle çok çeşitlilikler gösterir ve toplum üzerinde etkili olabilecek geniş bir alandaki faaliyetleri kapsarlar. Birey, grup, kurum ister bütün toplum ya da kültür düzeyinde olsun, etkilerin hangi düzeyde oluştuğu konusunda açıklığa sahip olmak zorunluluğudur. Bunların her biri veya hepsi herhangi bir yolla kitle iletişiminden etkilenebilir. Kitle iletişim araçlarının sadece bireysel siyasi görüşleri değil, yürütülüş ve başlıca etkinliklerinin düzenlenme biçimlerini de etkilenmesinin olası olduğu siyaset alanı iyi bir örnek oluşturmaktadır. İletişimin geniş, heterojen ve bilinmeyen izleyiciye doğru yöneltilen şeklidir. Genişliğin ölçüsü iletişimcinin / göndericinin izleyicilerle yüz yüze bir şekilde ilişki kurma olanaksızlığıdır. Heterojen olması kesinlikle saptanmış belli bir grup, elit gibi kamuya açık olmayanın ötesinde olmasıdır. Bilinmeyenin anlamı göndericiye izleyicilerin genellikle yabancı, bilinmeyen kişiler olmasıdır.
     
  2. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    teşekürrrrrrrrrr
     
  3. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    hani göremiyom :D
     
  4. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    cevabı göremiyorum
     
  5. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşmasında kitle iletişim araçlarının katkılarını araştırınız.
    İletişimle ilgili olarak Atatürk’ün aşağıda yer alan sözünü inceleyelim.
    Atatürk 31.01.1930 Cuma günü el yazısı ile iletişim araçları konusunda “Tiyatro, sine ma, gramofon, radyo, telgraf da fikirlerin ya yımı ve duyurulması için çok önemli ve etkili vasıtalardır. Bir insanın, herhangi bir yerde söylediği sözleri sadece orada bulunanlar işi tebilir, etkisi anî ve sınırlıdır. Fakat bu sözler radyo ile söylenirse bütün dünya işitebilir. Telgraf da fikirlerin yayımlanmasında en seri araçtır.
    Çeşitli araçlarla kayıt edilen ve seri şekil de yayımlanan fikirler, bütün insanlığın ilerle mesine ve tarihe büyük hizmetler yapar.” di ye görüşlerini belirtmiştir.

    ATATÜRKÇÜLÜK BİRİNCİ KİTAP SAYFA 189

    9 Atatürk’ün yukarıdaki sözünden yola çıkarak kitle iletişim araçlarındaki değişim ve gelişmeleri açıklayınız.
    Atatürk iletişimde kitle iletişim araçlarını kullanmanın öneminin bilincinde bir liderdi. Gerek Millî Mücadele’nin zor günlerinde gerekse Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilerlemesi, gelişmesi ve çağdaşlaştırılmasında kitle iletişim araçlarından büyük ölçüde faydalanmıştır.
    Eylül 1919 Sivas Kongresi’nde haftada iki kez yayınlanacak İrade-yi Milliye adlı gazete nin çıkarılmasına karar verildi. Gazetenin ilk sayısı 14 Eylül 1919′da çıktı ve üç yıl yayın yaptı.
    • 10 Ocak 1920′de Hâkimiyet-i Millîye adlı gazete Mustafa Kemal’in önderliğinde çıkarılmış tır. Gazete Ankara’da yayımlanmıştır. Mustafa Kemal bu gazetede yazılarını imzasız veya başka bir isimle yayımlamıştır.
    • 6 Nisan 1920′de Atatürk Anadolu Ajansını kurdu. Millî Mücadele’nin ve Kurtuluş Savaşı‘nın her aşamasına ve cumhuriyet devrimlerine tanıklık eden bu kurum, Atatürk adı ile âdeta özleşmiştir.
    Atatürk iletişime oldukça önem veriyordu. O, insanlar arasındaki iletişim dillerini kullanma konusunda bir uzman kadar bilgili ve yetenekliydi. 1 Kasım 1928 tarihinde Arap alfabesininyeri ne Latin alfabesini getirmekle yazılı iletişimde yenilik yapmıştır.
    Böylelikle halk okuma yazmayı çok daha kolay öğrendi. Toplumda okuma yazma oranı yük seldi. Dünya devletleri ile iletişim bağlantıları gelişti. Sonuçta da toplumsal iletişim sağlanmış oldu.
     

Sayfayı Paylaş